Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

İstanbul Üniversitesi'nde neler oluyor: Üniversiteye şeriatçı baskını

İstanbul Üniversitesi öğrencileri, Beyazıt yerleşkesinde gericilerin LGBT pikniğine gericiler saldırmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

soL - İstanbul

Yayın Tarihi: 21.06.2022 , 18:43 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Geçtiğimiz Cuma günü İstanbul Üniversitesi (İÜ) Beyazıt yerleşkesinde "Eşitlik Topluluğu"nun düzenlediği LGBT pikniğine gericiler saldırmış, etkinlik iptal edilmişti. Aynı gün okula gelen gerici güruh şeriat bayrağı açmış ve öğrencilere saldırmıştı. soL, konuya ilişkin Eşitlik Topluluğu, İstanbul Üniversitesi'nin Sesi Dayanışması ve Türkiye Komünist Gençliği (TKG) İstanbul Üniversitesi Örgütü'nden değerlendirmeler aldı.

İstanbul Üniversitesi'nin Sesi adına Erdenay’la yaptığımız röportajda olayların nasıl başladığını, neler olduğunu ve sonrasını sorduk:

Olay öncesinde ne oldu?

Eşitlik Topluluğu sene başından beri kimi tehditlere maruz kalıyordu ancak yaşanan son olay öncesinde gerici/milliyetçi gruplar tarafından sosyal medya üzerinden "uyarı" adı altında topluluk açıkça daha öncekilerden çok daha yoğun bir şekilde tehdit edilmeye başlandı. 

'Sarıklı gericiler ve faşist çeteler bir korku ortamı hazırladı'

Gün içinde okulda neler oldu?

Sosyal medya üzerinden edilen tehditler bir tepki oluşturmuş olsa da gün içinde okulda oluşturulan korku havası öğrencilerin bir araya gelmesini engelledi, okul içerisinde ve yoğunlukla dışarıda devriye dolaşan öğrencilikle yakından uzaktan alakası olmayan sarıklı gericiler ve faşist çeteler bir korku ortamı hazırlarken güvenlik ise sürekli okul öğrencilerine müdahale etmeye çalıştı. Gün içinde arkadaşlarımız sayısız kere kıyafeti, saçı, bir gericiyi rahatsız edebilecek görünüme sahip herhangi bir özelliği yüzünden tehdit ve taciz edildiler. Bu sırada durum kendisine bildirilen dekanın sınavlarla meşgul olduğunu söyleyip olayı geçiştirmeye çalışması da idarenin kimin tarafında yer aldığını bize bir kez daha göstermiş oldu.

'Arkadaşlarımız okulla alakasız cübbeli sarıklı gericiler tarafından sıkıştırıldı'

Etkinliğin iptalinin ardından neler yaşandı?

Etkinlik iptal edildikten sonra iletişim fakültesi yakınlarındaki arkadaşlarımız okulla bağlantısı bulunmayan 35-40’lı yaşlardaki cübbeli sarıklı gericiler tarafından sıkıştırıldı ve linç edilmeye çalışıldı, sonrasında da tehlike unsuru okul öğrencileriymiş gibi arkadaşlarımız gözaltına alındılar.

Olayların merkezinde ne yer alıyor?

Olayların merkezinde okulda örgütlenen dinci gerici örgütler ve polis-rektörlük eliyle korunan ülkü ocakları denilen yapılanma var. Okul yönetimi din özgürlüğü altında gerici vakıf ve derneklere, milli gençlik diyerek faşist çetelere okulun kapılarını sonuna kadar açıyor. Gericiler, din özgürlüğü adı altında kendilerine açtıkları her alanda benimsemedikleri tüm yaşam tarzlarına daha doğrusu laikle ilintili her şeye saldırıyorlar. Bu durumun kabul edilmemesi gerekiyor. Yakın zamanda okul kampüsünden bir iftar programına gelen eleştirilere özgürlük üzerinden cevap gelmişti, bu ciddi bir yanılsama. Gericilerin okulda örgütlenmesinin önü özgürlük adı altında meşrulaştırılamaz. Geçen Cuma neden meşrulaştırılamaması gerektiğini açıkça göstermiştir.

'Sessiz kalan rektör ve akademisyenler saldırıların ortağıdır'

Eşitlik Topluluğu'ndan soL’a konuşan bir öğrenci ise yaşadıklarının nedeninin bu insanların sahip olduğu nefret ve fobi olarak değerlendiriyor. Okulun yaklaşımına dair de tepkilerini dile getiren Eşitlik Topluluğu üyesi, “Öğrencilerine yöneltilen linç tehdidine sessiz kalan rektör de okulumuzda görevli akademisyenler de bizlere yapılan bu saldırıların ortağıdır. Üniversitelerdeki LGBTİ+ toplulukları olarak benzer bir durumlarla karşı karşıyayız. Kulüplerimiz kapatılıyor, engelleniyor; topluluklarımızın faaliyet alanları kısıtlanıyor. Buradan söylemek istiyoruz: Öğrencilerine yöneltilen linç tehdidine sessiz kalan rektör de okulumuzda görevli dekanlar ve akademisyenler de bu saldırıların ortağıdır” dedi. 

Kolluk görevlilerinin muamelelerine de değinen Eşitlik Topluluğu üyesi, “O gün orada bize saldırmak için toplanan kalabalığa müdahalede bulunmayan kolluk kuvvetleri etkinliği iptal edip dağılma çağrısı yapmamıza rağmen alanda bulunan 26 kişiyi ablukaya ve ardından ters kelepçeyle gözaltına aldı. Polis bunu alanda bulunan kişileri korumak, onları alandan çıkarabilmek için yaptığını söyledi. Kolluk kuvvetleri, arkadaşlarımızı ters kelepçeyle araca bindirerek, telefonlarına el koyarak mı koruyor? Neden onlara ulaşmamız engelleniyor? Ayrıca olay tutanağında Beyazıt Meydanı'nda bize saldırmak için toplanan gruplara 'tepki amaçlı toplanan grup' denirken, hedef gösterilen etkinlikle dayanışmak için kendi üniversitelerinde bekleyen öğrenciler de 'eylemci' olarak ifade edildi. Okulumuzda yapmak istediğimiz etkinliğin 'kanuna aykırı' olduğu söylendi" ifadelerini kullandı.

'Aydınlanma kavgası yükseltilmeli'

Konuya dair görüşlerini aldığımız TKG İstanbul Üniversitesi üyesi Enes ise olan olayların gerici örgütlenmelerin ne kadar tehlikeli yapılar olduklarının tekrardan gözler önüne serilmesi konusunda önemli olduğunu ifade etti. Uzunca bir süredir okullarda piyasacı ve gerici örgütlenmelerle mücadele ettiklerini söyleyen TKG üyesi, okullardaki aydınlanma kavgasını yükselttikçe bu gibi yapıların bu kadar cüretli hareket edemeyeceklerini belirtti. Ayrıca TKG üyesi sözlerini bitirirken, Tüm İstanbul Üniversitesi öğrencilerini eşitlik ve özgürlük mücadelesi için TKG saflarına davet etti.  

Okuldan tepkiler

Okulda LGBT pikniğine dönük saldırıyı destekleyen kulüplere karşı Tıp Fakültesi öğrencileri de ortak bir bildiri yayımladı. Bildiride yapılan desteği mahkum eden genç hekim adayları, laikliğin önemine ve savunulmasına dikkat çektiler.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.