Sayfa yolu
İsrail’in 'büyük tehdit' senaryosu ve AKP’nin konforlu 'düşmanlığı': Türkiye 'yeni İran' olabilir mi?
Yayın Tarihi: 26.06.2026 , 13:34 Güncelleme Tarihi: 26.06.2026 , 13:40
"Yeni bir Türk tehdidi ortaya çıkıyor. Çok net olmak istiyorum: Türkiye ve Katar; Suriye’de nüfuz kazandılar, bölgenin her yerinde ve başka yerlerde de nüfuz arayışındalar. Buradan uyarıyorum: Türkiye yeni İran’dır. Katar ve Türkiye; büyümekte olan ve nihayetinde ihayetinde İran'ın yarattığı kadar tehlikeli olabilecek ‘Müslüman Kardeşler’ canavarını besliyorlar. Türkiye, Suudi Arabistan’ı bize karşı döndürmeye ve nükleer güç sahibi Pakistan ile birlikte düşman bir ‘Sünni ekseni’ kurmaya çalışıyor."
Bu sözler, ana muhalefet lideri Yair Lapid'i arkasına alarak yeniden iktidar yarışına giren eski İsrail Başbakanı Naftali Bennet'e ait.
İsrail Kültür ve Spor Bakanı Miki Zohar'ın yaptığı çağrı ise şöyle:
"Türkiye'ye bir düşman devlet gibi davranmaya başlamalıyız. Eğer Türkiye bizimle savaş yolunu seçerse, şüphesiz çok ağır bir bedel ödeyecektir. İsrail kendisini nasıl savunacağını ve kendisine zarar verenlere nasıl zarar vereceğini bilir. Aynı şeyi düşünen İranlılar da vardı ve şimdi nerede olduklarına bakın. Eğer Türkler de aynı şeyi düşünüyorlarsa, çok daha kötü bir durumda olacaklar."
Şimdi bu açıklamalara bir yenisi daha eklendi. İsrail Diaspora Bakanı Amichai Chikli, çok benzer vurgularla şu açıklamayı yaptı:
"Erdoğan Türkiye'sinin çok tehlikeli bir vizyonu var ve bu iki bileşene dayanıyor. Birincisi Neo-Osmanlıcılık: Osmanlı'yı yeniden inşa etmek. İkincisi ise hilafetçi İslamcı vizyon. Buradaki ana aktör de şu anda Ahmed Şara. Erdoğan'ın Türkiye'si ve Şara'nın Suriye'si artık İran'dan çok daha endişe verici bir tablo oluşturuyor. İran'ın Şii imparatorluğu dönemi, Esad Suriye'sinin ve Hizbullah'ın oluşturduğu dönem sona erdi. Yeni eksen; Müslüman Kardeşler, Erdoğan'ın Türkiye'si, Suriye ve Katar'dan oluşan eksen."
Sadece siyasiler de değil, İsrail medyasında da bu konu stratejik bir argümana dönüşmüş durumda. Maariv ve Globes gibi yayın organlarında çıkan köşe yazılarında, "İran'ın bölgede zayıflamasıyla birlikte oluşan boşluğu Türkiye'nin dolduracağı ve uzun vadede İsrail'in karşısındaki en büyük askeri/stratejik tehdidin Ankara olacağına" yönelik iddialar gündeme getiriliyor.
Hatta geçtiğimiz yıl, Channel 13'te yayımlanan bir programda gündeme getirilen "Hamas'la çeyrek finali, İran'la yarı finali oynadık ve kazandık. Final ise Türkiye ile olacak" sözleri de sıkça basına yansımaya başladı.
AKP'nin Neo-Osmanlıcılık girişimleri ve Türkiye'ye giydirmeye kalkıştığı bu "kaftanın" gerçekliği olsa da Türkiye gerçekten İsrail'in düşmanı olabilir mi?
soL, 2023'te gerçekleştirilen Aksa Tufanı Operasyonu'nun ardından İsrail'in Filistin'de giriştiği soykırımı da AKP iktidarının bu soykırıma karşı büründüğü ikiyüzlü siyaseti de kapsamlı şekilde işledi.
Bu nedenle "Türkiye gerçekten İsrail'in düşmanı olabilir mi?" sorusuna sadece şu birkaç örneği vermek bile yeterli olacak:
- Filistin'e yönelik destek söylem düzeyinde kalırken, "stratejik ortak" İsrail'le olan ticaret aylarca hız kesmeden devam etti.
- AKP bir yandan mitinglerle, gıyâbî cenaze namazlarıyla şovu sürdürdü, bir yandan İsrail’le rekor seviyelere ulaşan ticaretle patronların servetlerine servet kattı.
- Kamuoyunda Gazze'de soykırıma devam eden İsrail ile "ticareti durdurun" talebi yükselirken, AKP Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci açıkça "katliam ayrı, ticaret ayrı" şeklinde savunma yaptı.
- Tepkileri çeşitli yalanlarla inkar eden AKP iktidarı, Gazze'deki can kaybı 33 bini, yaralı sayısı ise 75 bini aştıktan sonra geri adım atmak zorunda kaldı.
- İsrail'le ticaret önce 9 Nisan'da kısıtlandı, ardından 2 Mayıs'ta tamamen durduruldu. Ancak 2 Mayıs'tan itibaren Filistin'e ihracatın katlanması ve üç aylık artışın yüzde 1275'e ulaşması da dikkat çekti.
- Yine İsrail’e ihracatın durdurulduğu dönemde, "Filistin'e gidiyor" kılıfında ihraç edilen demir ve çeliğin yanı sıra yüzlerce ton dikenli tel de satıldı.
- Öte yandan Türk patronlar tarafından işletilen yüzlerce geminin yine bu süreçte İsrail limanlarına gittiği ortaya çıktı.
- Ticaret arka yollardan devam etse de Türkiye üzerinden İsrail'e taşınan petrol akışına da müdahale edilmedi. İsrail'in enerji ihtiyacının büyük kısmı Azerbaycan tarafından sağlanırken, Azerbaycan'ın İsrail'e sattığı petrol ise Türkiye topraklarından geçen Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı üzerinden İsrail’e taşınmaya devam ediyor.
- AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin, İsrail'in enerji ihtiyacını karşılaması nedeniyle tepkilere neden olan Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı'nın "varlığından onur duyduklarını" söyledi.
- ABD’nin İsrail’i korumak üzere bölgeye gönderdiği gemilerden biri olan USS Wasp adlı amfibi hücum gemisi beş gün boyunca İzmir Limanı'na demirledi. İktidardan da “Gazzeli din kardeşlerimiz” edebiyatı yapanlardan da herhangi bir ses çıkmadı.
- AKP kontrolünde yapılan şov niteliğindeki mitingler dışında yapılan eylemlere, basın açıklamalarına polis saldırıları düzenlendi. Birçok kişi gözaltına alındı.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.