Sayfa yolu
İsrail’in Gazze’den kaçırdığı çocuk doktoru Ebu Safiyye'den uzun süre sonra ilk görüntü: 'İşkence izleri var'
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 11.06.2026 , 17:35
İsrail'in Gazze Şeridi'nde Aralık 2024'te alıkoyduğu ve o tarihten bu yana hapiste olan Kemal Advan Hastanesi Müdürü Dr. Husam Ebu Safiyye, tutulduğu tek kişilik hücreden duruşmaya çevrimiçi katıldı.
İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ndeki saldırıları sırasında 27 Aralık 2024'te alıkoyduğu Kemal Advan Hastanesi Müdürü doktor Ebu Safiyye'nin duruşması görüldü.
Ebu Safiyye, İsrail Yüksek Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutulduğu Nefha Hapishanesi'nden telekonferans yoluyla katıldı.
Duruşmadaki telekonferans görüntüsünden alınan ve sosyal medyada paylaşılan fotoğrafta, Ebu Safiyye'nin tek kişilik hücresinden elleri kelepçeli olarak duruşmaya katıldığı görüldü.
İsrail'in hiçbir gerekçe sunmadan 530 günden beri hapishanede tuttuğu doktor Ebu Safiyye'nin tek kişilik hücredeki yorgun ve aşırı kilo kaybetmiş hali dikkati çekti.
Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları Örgütü (Euro-Med) Başkanı Rami Abdu, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, doktor Ebu Safiyye'nin yargılandığı İsrail Yüksek Mahkemesi'ndeki duruşmaya gazetecilerin katılmasına izin verilmediğini belirtti.
Abdu, Filistinli doktorun avukatı Nasır Ebu Avde'nin savunma için girdiği salondan kısa süre sonra çıkarıldığını belirterek, "Avukat Ebu Avde, başsavcılık ve mahkeme arasında tartışılacak gizli bazı maddeler olduğu gerekçesiyle salondan çıkarıldı" dedi.
Duruşmanın sonucuna ilişkin ise mahkemeden henüz açıklama yapılmadı.
Avukat Ebu Avde, müvekkilinin duruşmada İsrail tarafından hukuksuz şekilde alıkonulduğunu ve serbest bırakılmasını talep ettiğini aktardı.
Ebu Avde, Filistinli doktorun mahkemede yaptığı savunmada şunları dile getirdiğini kaydetti:
Ben çocuk doktoruyum, hasta, yaralı ve savunmasız kişilere sağlık hizmeti sağladım. Görevimi uluslararası hukuka ve insani standartlara uygun olarak yerine getirdim, tutuklanmam ise haksız ve keyfidir. Derhal serbest bırakılmamı talep ediyorum.”
3 Haziran'dan beri tek kişilik hücrede tutuluyor
Doktor Ebu Safiyye'nin avukatı Ebu Avde, birkaç gün önce AA'ya yaptığı açıklamada, müvekkilinin hapishanede zorlu koşullarda yaşadığını, yemek ve su verilmeden elleri bağlı tutulduğunu söylemişti.
Ebu Safiyye'nin tıbbi ihmale maruz kaldığını aktaran Ebu Avde, Filistinli doktorun çeşitli kronik hastalıkları olduğunu ve son zamanlarda düzenli ilaç ve tedavi hizmetlerinden mahrum bırakıldığını anlatmıştı.
Müvekkilini en son 26 Mayıs'ta ziyaret ettiğini belirten Ebu Avde, İsrail makamlarının Ebu Safiyye'yi 3 Haziran 2026'dan itibaren güneydeki Nefha Hapishanesi'nde tek kişilik hücrede tecrit ettiklerini kaydetmişti.
Gazze Şeridi'nin kuzeyinde yer alan Kemal Advan Hastanesi’ni uzun süren kuşatan İsrail ordusu Aralık 2024’te hastaneye baskın düzenlemişti. Ebu Safiyye’nin hastaneden çıkarak yıkıntıların arasından İsrail askeri aracına doğru yürüdüğü anlar gündem olmuştu.

Ebu Safiyye gittiği araçta görüşme yapmaya çalıştığı İsrail askerlerince alıkonulmuştu.
O günden beri İsrail hapishanelerinde tutulan Ebu Safiyye hakkında İsrail Berşeva Bölge Mahkemesi, 28 Nisan'da "Yasa Dışı Muharipler Yasası" kapsamında, kendisine herhangi bir suçlama yöneltilmeksizin tutukluluk süresinin uzatılmasına karar vermişti.
Oğlu İlyas Ebu Safiyye: Yüzündeki belirgin işkence izleri var
Ebu Safiyye'nin ’nin oğlu İlyas Ebu Safiyye babasının hücredeki görüntüleri hakkında konuştu.
Babasının ortaya çıkan son görüntüsünün, yüzündeki işkence izlerini ve cilt hastalığının ellerine kadar yayıldığını açıkça ortaya koyduğunu söyleyen İlyas Ebu Safiyye, AA muhabirine yaptığı açıklamada, babasının görüntülerinin İsrail gözaltı merkezlerinde yaşananlara ilişkin “canlı bir tanıklık” niteliği taşıdığını belirtti.
Bir yıldan uzun süredir ilk kez kamuoyuna yansıyan babasının, Kudüs’teki İsrail Mahkemesi'ndeki duruşmasına tutulduğu hücreden video konferans yöntemiyle katıldığını ve görüntülerde ellerinin kelepçeli olduğunu aktaran İlyas Ebu Safiyye, aile olarak görüntüde sadece uzun aylardır görmedikleri babalarının yüzünü değil, aynı zamanda acının izlerinin çehresine kazındığını gördüklerini dile getirdi.
Babasının yüzünün sol tarafında belirgin işkence izlerinin bulunduğunu ve cilt hastalığının ellerine kadar yayıldığını belirten İlyas, “karşılarında acıların tükettiği bir beden” gördüklerini ifade etti.
Ailenin görüntüyü büyük bir şokla karşıladığını aktaran İlyas, evde bir anlık sessizliğin ardından gözyaşı, hüzün ve büyük bir sarsıntının yaşandığını dile getirdi.
Sağlığına ilişkin iyi bir haber beklerken karşılarına çıkan görüntünün, babasının tutulduğu koşulları açıkça ortaya koyduğunu söyleyen İlyas, en büyük acının ise hayatını, hastaları tedavi etmeye adamış bir insanın bu halde görülmesi olduğunu kaydetti.
Oğul İlyas, dünyanın ise tüm bu yaşananları sessizce izlediğini vurguladı.
'Sessizlik artık suça ortaklıktır'
Aile bireylerinin derin bir çaresizlik yaşadığını belirten İlyas, babasının maruz kaldığı duruma ilişkin, "Suskunluk artık yalnızca sessizlik olarak değerlendirilemez, aynı zamanda suça ortaklıktır" değerlendirmesinde bulundu.
Bu sessizliğin yaşananlara ortak olmak anlamına geldiğini söyleyen İlyas, "Son görüntüler, işkenceyi ve sağlığının kötüye gittiğini ortaya koyuyor" diye konuştu.
“Eğer bu kamuoyuna yansıyan hal ise kim bilir görünmeyen tarafta neler yaşanıyor?” diyen İlyas, belirsizliğin aile üzerindeki yükünü anlattı.
Babasının acı çektiğini ancak kendilerinin ona ulaşamadığını belirten İlyas, bunun aileyi derin bir çaresizliğe sürüklediğini vurguladı.
İlyas, "Babamın görüntüsü yalnızca bir tutukluluk fotoğrafı değil, aynı zamanda duyulmayan bir yardım çağrısıdır" ifadelerini dile getirdi.
İLGİLİ HABER
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.