Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

İktidarın gazetecilerle savaşı: Fon soygunu haber yasağıyla aşılmaya çalışılıyor ama sıkıntı çok daha büyük!

Ülke haftalardır fon vurgununu konuşuyor. İktidar vurgun gündemden düşmeyince medyayı ve gazetecileri hedefe koyan yeni bir saldırı dalgası başlattı ama iktidarı bu da kurtarmayacak gibi görünüyor.

Ali Ufuk Arikan

Yayın Tarihi: 16.10.2026 , 16:52 Güncelleme Tarihi: 17.10.2026 , 00:13

“Fon konusunda umutsuzluğa kapılmaya başladım. Zamana yayacaklar ve konunun üstü kapatılacak gibi görünüyor. Ama bu bir yara açtı, bu yara kapatılmazsa derinin altında bir kanser hücresi gibi bünyeyi saracaktır, içten içe konuşulacaktır. Umarım yanılırız, dosya kapanmamıştır, gündemden düşmemiştir. Eğer böyleyse, beklemediğimiz kötü sonuçlar doğuracak.”

“Hüdayi Vakfı mükemmel bir metinle üzerine düşeni yaptı. Kendini reisçi sayanlar vakfa parmak salladı. Beyler bayanlar, siz yoktunuz Hüdayi vardı. Dolayısıyla sesinizi kesin oturun aşağıya, o metinde en küçük bir kötü niyet yok.”

Bu sözlerin ilki Erdoğan’ın eski metin yazarı Aydın Ünal'a, ikincisi ise Yeni Şafak yazarı İsmail Kılıçarslan’a ait.

Ünal’ın AKP’nin bünyesini saracak kanser hücresi korkusu son derece dikkat çekici.

Kılıçarslan’ın “mükemmel” dediği metinde ise “Fon krizi bir kaza değil, denetimsizliğin, göz yummanın ve kayırmacılığın sonucudur. Suçlular ve sorumlular hesap vermeden kimse güvenden söz edemez” ifadesi yer alıyor.

Bu girişin nedeni, fon vurgunu sonrası yaptığı haberler nedeniyle üst üste muhalifleri hedef alan iktidarın, kendi yandaşları konusunda ne yapacağını sormak değil.

AKP’nin içinde uzun süredir ciddi bir güç savaşı var.

Bu savaşın Erdoğan sonrasına hazırlıkla ilgili bir yanı olduğu yandaşların da gündemine girmiş durumda.

Sonuç olarak fon krizi de patlama ve gündemde kalma şekli de biraz da bu durumla ilişkili.

Yukarıda aktardığımız, fon krizi dolayısıyla AKP’yi alttan alta vuran ve "içeriden" gelen bu çıkışların tamamı, krizin beklenmedik bir anda iktidar adına raydan çıkabileceğinin de işareti.

Peki, tablo AKP içinde buyken, iktidar neden muhalif medyaya ve gazetecilere savaş açtı?

Saldırıların ardı arkası kesilmiyor

AKP iktidarı uzun süredir medyaya sistematik bir saldırı gerçekleştiriyor.

Televizyon kanallarına el konulup kayyım atanıyor, gazeteciler tutuklanıyor, haberler erişime engelleniyor, gazeteler ve gazetecilerin sosyal medya hesapları engelleniyor.

Son dönemde bu saldırılardan soL Haber’in de payına soruşturma tehditleri, davalar, erişim engelleri, sosyal medya sansürleri düştü.

940 bin takipçili X hesabımız kapatıldı, hakkımızda yalan ifadelerle soruşturma açıldığı duyuruldu.

Şimdi bu saldırı dalgası iyiden iyiye kontrolden çıkmış görünüyor.

Sözcü gazetesi editörü Mustafa Balcı, fon vurguncularından biriyle AKP Sözcüsü Ömer Çelik’in aynı karede bulunduğu fotoğrafı yayımladıktan sonra tutuklandı.

Suçlama konusu “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” olarak gösterildi. Hangi bilgi, kimi yanılttı sorusuna yanıt dahi verilmedi.

Gazeteci Şaban Sevinç de yine Ömer Çelik paylaşımları ve iddiaları nedeniyle aynı suçlamayla tutuklandı.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile ilgili fon vurgunu iddialarını gündeme getiren gazeteci Murat Ağırel ve bu iddialarla ilgili sorular soran gazeteci İsmail Saymaz hakkında ev hapsi kararı verildi.

Ağırel, belli ki “hıncını” alamayan iktidar tarafından bir başka suçlamayla, bu kez haber yapmadığı bir konuda ev hapsindeyken gözaltına alındı.

Bu gelişmelerden sonra Halk TV’ye el konulup kayyım atandı.

Hemen ardından bu kez de gazeteci Bahadır Özgür, yine fon kriziyle ilgili yaptığı haberler nedeniyle “gizlilik kararını ihlal” iddiasıyla gözaltına alındı, adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.

Bu süreçte onlarca habere erişim engeli getirildi, birçok sosyal medya hesabı bu nedenle erişime engellendi.

Bu adımlarla fon vurgunu konusunda "kontrol dışı" adımların önünün kesilmesi, iktidarın zorlandığı başlıkların da deşilmesi engellenmek isteniyor.

İşe yarıyor mu?

Tüm bu yaşananların ardından bu hamlelerin iktidar açısından sonuç verip vermediği ciddi bir tartışma konusu.

Sadece iktidar temsilcilerinin sosyal medya hesaplarının altına dolan yorumlara baktığımızda dahi üzeri örtülmek istenen krizin nasıl can yakıcı bir hâl aldığı anlaşılıyor.

Üstelik başta da aktardığımız üzere, yandaş medyanın içinde yer alan unsurların açıklamalarına, yıllarca AKP ile aynı yolda yürüyen tarikatların çıkışlarına bakarsak, bu tabloyu bir de AKP içindeki krizle birlikte okursak durum iktidar için pek de parlak görünmüyor.

Böylesi bir sürüklenme ve kriz halinde bir de sürekli olarak “muhalif” medyaya, gazetecilere saldırı iktidarın elini güçlendirmekten ziyade, fon soygunundaki krizli tabloyu daha da katmerli hale getiriyor.


soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz. 

soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.