Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

İBB Davasında ikinci gün | Savunmalar başladı, ara karar tarihi belli oldu

Silivri’de görülen 402 sanıklı İBB davasının ilk günü, Ekrem İmamoğlu ile mahkeme başkanı arasındaki “söz hakkı” tartışması ve reddi hâkim taleplerinin reddiyle son buldu. İkinci günde İmamoğlu ile hakim arasında 'oturma düzeni' tartışması yaşandı. Dün verilmeyen konuşma izni bugün verildi. Mahkeme başkanı, arife gününe kadar savunmaların süreceğini, nisan ayının sonunda ara karar verileceğini duyurdu. Savunmalar Aykut Erdoğdu ile başladı.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 10.03.2026 , 09:28 Güncelleme Tarihi: 11.03.2026 , 18:27

9 Mart 2025 tarihinde gözaltına alınan ve dört gün sonra yolsuzluk suçlamasıyla tutuklanan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve 106’sı tutuklu 402 sanığın yargılaması ikinci gününde devam edecek.

Savcılık İmamoğlu’na 142 ayrı suç yöneltiyor ve bu 142 suçtan cezalandırılmasını istiyor. İmamoğlu hakkında istenense 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapis cezası. Mahkeme yargılamanın 12,5 yıl süreceği öngörüsünü paylaşmıştı. Yalnızca ilk duruşmanın 35-40 gün sürmesi bekleniyor.

İmamoğlu’nun lideri olduğu iddia edilen örgütün 99 üyesi var. Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün örgüt yöneticisi olmakla suçlanıyor.

Yaklaşık 4 bin sayfa olan iddianame 7 bölümden oluşuyor. Bunlar arasında CHP’yi ele geçirmek, Cumhurbaşkanı adaylığı için fon oluşturmak gibi suçlamalar var.

Duruşma öncesi gerginlik: Tartışmanın ardından avukatlar duruşma salonuna alındı

CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, avukatların duruşma salonuna alınmadığını söyledi. Tanal, duruşmaya sadece ismi yazılı olan avukatların alma talimatı nedeniyle tartışma çıktığını duyurdu. Avukatların içeri alınmaması nedeniyle İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu ve Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı'nın yanına gitti. 

Gazeteci Hilmi Hacaloğlu’nun aktardığına göre, kapı hâlâ açılmadı. Avukatlar, “Savunma susmadı, susmayacak” sloganları atıyor.

Avukatlar bir kez daha kimlik tespiti yapılmasını kabul etmedi. Tartışmaların ardından avukatlar duruşma salonuna alındı.

Duruşma salonunda gazeteciler, tutuksuz sanıklar alındı. Tutuklu sanıkların duruşma salonuna getirilmesi bekleniyor. Saat 10.00'da başlayacak duruşma henüz başlamadı.

Tutuklu sanıkların el sallamasına engel: Duruşma başladı

Hacaloğlu bugün de sanıkların el sallamasına jandarmanın fiziki müdahalede bulunarak engellediğini aktardı. Heyet başkanı gelmeden jandarma Ekrem İmamoğlu'nu oturtmaya çalıştı. İmamoğlu, "Ben oturmayacağım ayakta kalacağım" dedi. Salona döndü, "Ben ayaktayım" diye bağırdı. Tutuklu sanıklar da ayağa kalktı.

Heyetin gelmesiyle süren gerilimin ardından mahkeme başkanı, Ekrem İmamoğlu’nun söz hakkı verilmeden kürsüye çıkmayacağını taahhüt etmesini istedi. İmamoğlu mahkeme başkanının isteğini kabul etti. Bunun üzerine mahkeme başkanı askerleri yerinden kaldırdı, kriz çözüldü. Duruşma yoklamanın yapılmasıyla başladı.

İmamoğlu: Başsavcı gibi görünen siyasinin ‘ahtapotun kolları’ diyerek Ankara’ya nasıl selam çaktığı ortada

İddianamenin özeti 32 dakika sürdü ve tamamlandı. Sanık savunmaları başlamadan önce Ekrem İmamoğlu söz hakkı istedi, mahkeme başkanı talebi kabul etti. İmamoğlu, “Her satırda ismimin geçtiği bir özeti aktardınız. Türkiye’nin en önemli siyasi davalarından biri başlıyor. Savunma listesi dün paylaşıldı. Burada söz hakkı vermiyorum demeniz elinizde bulunan ceza muhakemesine uymuyor” dedi. Yaklaşık yarım saat konuşan İmamoğlu, son olarak "Bu sistemin derdi benimle, savunmamı yapmaya hazırım. Bu insanlar tutuksuz yargılansın. Benimle bu şekilde bir süreç yönetin. Çoklu söz alma hakkımı sizin takdirinize sunuyorum" dedi.

Mahkeme başkanı, savunmalara başlanacağını, kimlik tespitini de savunma sırasına göre yapacaklarını söyledi. Ekrem İmamoğlu, iddianame özetinin okunmasının ardından sanık kürsüsüne çıktı. "İddianamede neredeyse her cümlede ismimi geçirdiniz. Usule karar verecek uygulayacaksınız ama buna karar vermeden bizi dinlemek zorundasınız. Size söz vermeyeceğim demenizin hukuka uygun olmadığını düşünüyorum" dedikten sonra iddia makamını şu sözlerle eleştirdi:

"Bir iddia makamı var. Bana göre şaibelidir, bana göre suçludur. Bunlar bir gün yargılanacak. Toplumun yüzde 70'i bunun siyasi olduğunu düşünürken sizin 'Ben sizi dinlemeyeceğim' demeniz davanın meşruiyet sorununu yaratır. Sonuçta yine siz karar vereceksiniz. Benim sözümün dinlenmesi sizin heyetinizi rahatlatır. Uygun görürseniz ben buraya kadar hangi koşullarla süreç buraya geldi onu anlatayım. Ben caminin içinde miting yapanlar gibi değilim 3 bin yılla yargılanıyorum."

Mahkeme başkanının "Zaten savunma yapacaksınız" sözüne İmamoğlu "Lütfettiniz" diyerek yanıt verdi.

Geçen ay Adalet Bakanı olarak atanan ancak öncesinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yapan Akın Gürlek'i de eleştiren İmamoğlu, "Asrın yolsuzu dedi bize o siyasetçi görünümlü başsavcı. Böyle bir şey olabilir mi? Ne yaşıyoruz biz? Asrın arsızı bu, asrın arsızı" dedi.

Ekrem İmamoğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“Meselenin özü siyasidir. Başsavcı gibi görünen siyasinin ‘ahtapotun kolları’ diyerek Ankara’ya nasıl selam çaktığı ortadadır. Seçim iptal etmekle olmuyor, tutuklayarak olur demiş. Siyasi bir karardır bu. ‘Başarılı olursan bakan olursun’ denmiştir.”

“Bu iddianamenin adı iftiranamedir. 15 yıllık belediyeciliklerinde ne yapmışlarsa İmamoğlu’na mal etmişlerdir. Ben 8-9 duruşmaya geldim. Her zaman geldim konuştum. Dün söz hakkı vermediniz. Ben belediye başkanıyım. Ben bir dahaki seçimlerde cumhurbaşkanı adayıyım.”

“Lütfen burada bu yargılama sürecini bir düzene koyunuz. Ben en son sizi dinleyeceğim diyorsunuz. Ben en son konuşurum. Benim ailemle ilgili şahsımla ilgili mart ayından beri yapılan ahlaksız haberleri o alçak kurumların sayfalarında yayınlanıyor. Cevap vermemiz lazım. O yüzden sizin beni bırakın son ya da başta dinlemeyi, arada bile dinlemeniz lazım.”

Mahkeme başkanı, İmamoğlu’nun konuşmasını böldü, “Talebi alalım” dedi, İmamoğlu devam ediyor:

“Ara verdikten sonra bu asker arkadaşlarımızı bırakın. Burada saygın bir şekilde duralım. Ben askerimizin bu durumda olmasını kabul edemiyorum. Etrafımız ateş topu yanıyoruz. Savaş tepemizde dönüyor. Bir ejderha var dünyanın her tarafına ateş topları sallıyor. Bir bakıyorsun Güney Amerika’da bir bakıyorsun Ortadoğu’da. Biz de onun kuyruğuna tutunuyoruz. Böyle liderlik anlayışı olmaz. Türkiye’nin tek liderlik anlayışı yurtta sulh cihanda sulh. Mahkemede de sulh.”

Ekrem İmamoğlu'nun konuşmasının ardından duruşmaya 13.30'a kadar ara verildi. Öğle arasının ardından savunmalarla devam edilecek, ilk savunmayı Aykut Erdoğdu yapacak.

Aradan sonra duruşma yeniden başladı, Mahkeme Başkanı ara karar için tarih verdi

Halk TV’de yer alan habere göre mahkeme başkanı savunmalarla duruşmanın başlayacağını söyledi. Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Tora Pekin itiraz etti, avukat taleplerinin alınmasını istedi ve usule aykırı işlem yapıldığını belirtti. Mahkeme başkanı “12 yıldır ceza yargılaması yapıyorum, ilk kez böyle şeyler duyuyorum” dedi

Salonda tansiyon yeniden yükseldi. Avukatlar usule ilişkin talepte bulunmak için ısrar ediyor. Mahkeme başkanı, “Dün ısrarla usule ilişkin talepleri sordum. Israrla reddi hakim talebinde bulundunuz. Yetti artık kötü niyet bu” diye yanıt verdi.

Bir avukatın tensip zaptının okunmasını istemesi üzerine mahkeme başkanı, "Neyin peşindesiniz Avukat Bey? Herkes okudu zaten. Avukat Bey söz hakkı vermeyeceğim lütfen yerinize oturun. Savunmasız duruşmayı yapmak ne demek ya uzatıyorsunuz. Ben sanığın savunmasıyla başlayacağım" dedi.

Mahkeme Başkanı karar için tarih verdi:

"Bu hafta dört gün planladım. Pazartesi Perşembe yapacağız. Zaman sınır belirlemedik. Ramazanla ilgili “erken bitirelim” diye düşündük. Birinci celseyi bitirme zamanı nisan sonu. Sadece tutuklu sanıkların savunmalarını bitirmeyi planlıyoruz. Bu arada bayrama kadar duruşma yapacağız, pazartesi, salı, çarşamba günü. Nisan başında ara değerlendirme yapılacak tutuklu sanıklar için tahliyelere ilişkin, nisan sonunda asıl değerlendirmeyi yapacağız ara kararı açıklayacağız"

İstanbul Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu “Öneriler dinlenseydi 15 dakika içinde biterdi. Usule ilişkin 10 dakikalık önerileri alalım” dedi. Mahkeme başkanı Kaboğlu’nun önerisini reddetti. Mahkeme başkanı arife gününe kadar savunmaların süreceğini, nisan ayının sonunda ara karar verileceğini söyledi ve Aykut Erdoğdu’nun savunmasına geçildi.


Duruşmada 'Kim bu Kamu oğlu, 1980 doğumlu Kamu Hukuku?' sorusu

ANKA'dan Zuhal Çiloğlan'ın haberine göre, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından hazırlanan tensip zaptında, müşteki olarak 1 Ocak 1980 doğumlu "Kamu Hukuku, Kamu oğlu" şeklinde hatalı bir isim yazıldığı görüldü. Avukat Ali Rıza Dizdar ise tensip zaptının yapay zeka ile yazıldığını iddia ederek "Kim bu Kamu oğlu, 1980 doğumlu Kamu Hukuku? Şu anda salonda mı?" diye tepki gösterdi. 

Mahkeme başkanı ise “Ben yapay zeka kullanmayı bile bilmiyorum” diye yanıt verdi.

Ancak, mahkeme heyeti tarafından hazırlanan tensip zaptına bakıldığında, müşteki olarak 1 Ocak 1980 doğumlu "Kamu Hukuku, Kamu oğlu" şeklinde hatalı bir isim yazıldığı görüldü. 


Erdoğdu 'Savunma hakkımız kısıtlandı' dedi, avukatı beraat ve tahliye talep etti

Aykut Erdoğdu, İBB davasında ilk savunmasını yapan isim oldu. Erdoğdu, savunma hakkının engellediğini söyleyerek “Öncelikle şunu şöyleyeyim savunma hakkımız kısıtlandı. Bana bir iddianame verdiler. 4 bin sayfada kendi bölümümü okudum. Bir ayda haftada 2 saat bilgisayar hakkı verdiler bize. 10 aydır hengame içindeyiz. Bir geldim ilk sırada olduğumu öğrendim” dedi.

“10 aydır hücredeyim. İddianame hücrenin yarısını kaplıyor sayın başkan. Bizim savunma hakkımız kısıtlandı. Son bir ay kala haftada iki saat bilgisayar kullanma izni verdiler. Toplam 8 saatte bu iddianameye karşı savunma yapmam bekleniyor. Ertan Yıldız isimli şahıs Fatih Keleş'e para götürdüğümü söylemiş. 4 'delil' ile iddianame hazırlanmış. İçerideki şahıs hapisten kurtulmak için birinin adını veriyor, O çıkıyor ben içeri giriyorum. Bunun adı 'etkin pişmanlık'. Neresi etkin neresi pişmanlık bunun? İkincisi banka dekontu şirketin bir çalışanı para çekmiş. Ben nereden bileyim? Üçüncüsü baz kayıtları. Ben para falan taşımadım. Somut delil varsa söyleyin. Anlıyorım Cumhurbaşkanı'nın siyasî baskısı var. Ama cumhurbaşkanı adına, CHP adına değil millet adına karar vereceksiniz siz.”

BirGün’den Kayhan Ayhan ve Öncü Durmuş'un haberine göre, ara kararın nisan ayından önce verilmesi gerektiğini belirten Erdoğdu'nun avukatı Hüseyin Ersöz, "Her dava gününde tutukluluk incelenmesi mümkündür. Tutukluluk hallerinin devam edip etmeyeceği, söylediğiniz nisan başındaki ara karara bırakılmamalı. Özellikle savunmalarını tamamlayan sanıklar göze alınarak haftalık tutukluluk incelenmesini talep ediyorum" dedi.

Ara kararın nisan ayından önce verilmesi gerektiğini belirten Erdoğdu'nun avukatı Hüseyin Ersöz, "Her dava gününde tutukluluk incelenmesi mümkündür. Tutukluluk hallerinin devam edip etmeyeceği, söylediğiniz nisan başındaki ara karara bırakılmamalı. Özellikle savunmalarını tamamlayan sanıklar göze alınarak haftalık tutukluluk incelenmesini talep ediyorum" dedi.

Ersöz, diğer taleplerini ise şöyle sıraladı:

  • Aile görüşü de ara karar olarak alınmalı
  • Duruşma günleri haricinde açık ve kapalı görüşler yapılmalı
  • Basın mensuplarına ayrılan alan yetersiz, önlerinde masa bile yok. Avukatlardan boşalan alana geçirilebilirler.

Daha sonra savunmaya devam eden Ersöz, soruşturma aşamasında gözaltı kararının hukuka aykırı olduğunu ve özgürlük hakkını kısıtladığını söyledi. Arama ve el koyma işlemlerinin hukuka aykırı olduğunu vurgulayan Avukat Ersöz, "Bu sebepten hukuka aykırı delil sayılır" dedi.

"Sizin cebinizden 1.2 milyon dolar çıksa bunu ne zaman çektiğinizi unutur musunuz? Ben unutmam. Müvekkilim saniyeler içinde Fatih, Beyoğlu ve Üsküdar baz istasyonlarında sinyal vermiş. Saniyeler içinde 3 farklı ilçede bulunmak mümkün mü?" diyen Hüseyin Ersöz, müvekkili Aykut Erdoğdu için tutukluluk incelemesi ile birlikte beraat ve tahliye talep etti.

Ersöz’ün ardından Ömer Süha Aldan ve Tuba Torun Erdoğdu savunma yaptı. Aykut Erdoğdu’nun hem eşi hem de avukatı olan Tuba Torun Erdoğdu, sürecin kendisi için de zor olduğunu, neredeyse her gün cezaevine gittiğini söyledi ve “Biz bu ülkede adaletin var olduğuna yürekten inanmak istiyoruz” dedi. 

Torun'un savunmasının ardından ikinci celse sona erdi.


Dün neler oldu?

19 Mart 2025 tarihinde gözaltına alınan ve dört gün sonra yolsuzluk suçlamasıyla tutuklanan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve 106’sı tutuklu 402 sanığın yargılaması bir yıl sonra başladı. İmamoğlu’nun söz istemesi üzerine mahkeme heyetinin talebi reddetmesinin ardından çıkan gerilimin sonunda heyet salonu terk etti, tutuklu sanıklar salondan çıkarıldı. Saat 13:30'a kadar duruşmaya ara verildi. 

Aralarında Özgür Özel'in de bulunduğu seyircilerin dışarı çıkmaması üzerine CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile görüştükten sonra mahkeme heyeti bu kararından vazgeçmişti. Aranın ardından İmamoğlu'nun ve sanıkların avukatları, mahkeme heyetinin tarafsızlığını yitirdiği gerekçesiyle reddi hakim talebinde bulundu. Talepler reddedilirken davanın ilk celsesi sona erdi. Kimlik tespiti ikinci güne kaldı.

Mahkeme heyetini eleştirdiği için Özel hakkında soruşturma başlatıldı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Özel hakkında mahkeme heyetine hakaret iddiasıyla resen soruşturma başlattı. Özel, “Paçalarından acemilik akıyor! 4 bin sayfa iddianame olan 2 bin 400 yıl ceza istenen, dünyanın en karmakarışık iddianamesinin içinden çıkacak adam heyecandan mahkemenin kapısın bulamıyor” ifadelerini kullanmıştı.

Duruşma takvimi nasıl olacak?

Mahkemenin belirlediği takvime göre, duruşmaların nisan ayı sonuna kadar haftanın dört günü kesintisiz sürmesi planlanıyor. İlk aşamanın mayıs sonuna kadar tamamlanması öngörülürken, Ekrem İmamoğlu’nun hazırladığı savunmanın bir günden fazla sürebileceği ifade ediliyor.

Silivri’de bir ay sürecek yasaklar

Dava öncesinde, Marmara Ceza İnfaz Kurumu çevresinde "güvenlik kordonu" oluşturuldu. Silivri Kaymakamlığı, bölgede bir ay sürecek geniş kapsamlı bir eylem yasağı ilan etti.

Yasak kararı, cezaevi kampüsünün tel örgü sınırından itibaren 1 kilometre yarıçaplı alanı kapsıyor. Bu alan içerisinde yapılmasına izin verilmeyen faaliyetler ise şöyle sıralandı:

  • Toplantı, gösteri yürüyüşü, çadır kurma ve stant açma.
  • Basın açıklaması, röportaj yapma, kamera ve cep telefonu ile görüntü alma.
  • Döviz/pankart açma, slogan atma.
  • Duruşma alanına siyasi veya mesaj içerikli sembollü kıyafetlerle giriş.

Duruşma salonunda gazetecilere kısıtlama

Marmara Kapalı Cezaevi otoparkında inşasına başlanan yeni duruşma salonunun henüz tamamlanmaması nedeniyle, yargılama mevcut kampüs içerisindeki 1 No’lu salonda görülüyor.

Mahkeme heyeti, duruşma salonuna sadece 25 gazetecinin alınmasına hükmetti. Bu kontenjanın 5’i uluslararası basın temsilcilerine ayrılırken, aynı basın grubundan birden fazla muhabirin içeri girmesi yasaklandı. Salona giremeyen gazeteciler, duruşmayı farklı odalardaki ekranlardan takip etmek zorunda.

soL Haber’in İmamoğlu iddianamesi dosyası

soL, İmamoğlu iddianamesini pek çok yanıyla detaylıca incelemişti:

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.