Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

İBB Davası | Reddi hakim talebi reddedildi, ilk celse bitti

İBB davası, savunma hakkına yönelik kısıtlamalar ve cezaevi çevresindeki eylem yasakları altında bugün Silivri’de görülmeye başlandı. İlk duruşmada basına getirilen sınırlı kontenjan, avukat sayısına yönelik kısıt ve güvenlik ablukası var. Mahkeme heyeti ve İmamoğlu arasında çıkan gerilimin ardından heyet salonu terk etti, tutuklu sanıklar salondan çıkarıldı. İmamoğlu'nun avukatları reddi hakim talebinde bulundu. Talepler reddedilirken davanın ilk celsesi sona erdi.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 09.03.2026 , 10:56 Güncelleme Tarihi: 16.03.2026 , 12:29

19 Mart 2025 tarihinde gözaltına alınan ve dört gün sonra yolsuzluk suçlamasıyla tutuklanan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve 106’sı tutuklu 402 sanığın yargılaması bugün başladı. Mahkeme heyeti ve İmamoğlu arasında çıkan gerilimin ardından heyet salonu terk etti, tutuklu sanıklar salondan çıkarıldı. Saat 13:30'a kadar duruşmaya ara verildi. Aranın ardından İmamoğlu'nun avukatları, mahkeme heyetinin tarafsızlığını yitirdiği gerekçesiyle reddi hakim talebinde bulundu. Talepler reddedilirken davanın ilk celsesi sona erdi.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) cumhurbaşkanı adayı olmasının ardından gelen bu operasyonu pek çok yeni suçlama ve dolayısıyla soruşturma da takip etti. Savcılık İmamoğlu’na 142 ayrı suç yöneltiyor ve bu 142 suçtan cezalandırılmasını istiyor. İstenen ceza 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapis cezası. Mahkeme yargılamanın 12,5 yıl süreceği öngörüsünü paylaşmıştı. Yalnızca ilk duruşmanın 35-40 gün sürmesi bekleniyor.

İmamoğlu’nun lideri olduğu iddia edilen örgütün 99 üyesi var. Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün örgüt yöneticisi olmakla suçlanıyor.

Yaklaşık 4 bin sayfa olan iddianame 7 bölümden oluşuyor. Bunlar arasında CHP’yi ele geçirmek, Cumhurbaşkanı adaylığı için fon oluşturmak gibi suçlamalar var.


soL, İmamoğlu iddianamesini pek çok yanıyla detaylıca incelemişti:


Silivri’de duruşma yasakları

Dava öncesinde, Marmara Ceza İnfaz Kurumu çevresinde "güvenlik kordonu" oluşturuldu. Silivri Kaymakamlığı, bölgede bir ay sürecek geniş kapsamlı bir eylem yasağı ilan etti.

Yasak kararı, cezaevi kampüsünün tel örgü sınırından itibaren 1 kilometre yarıçaplı alanı kapsıyor. Bu alan içerisinde yapılmasına izin verilmeyen faaliyetler ise şöyle sıralandı:

  • Toplantı, gösteri yürüyüşü, çadır kurma ve stant açma.
  • Basın açıklaması, röportaj yapma, kamera ve cep telefonu ile görüntü alma.
  • Döviz/pankart açma, slogan atma.
  • Duruşma alanına siyasi veya mesaj içerikli sembollü kıyafetlerle giriş.

Bölgede sadece fiziki değil, teknolojik önlemler de en üst seviyeye çıkarıldı. Emniyet güçlerinin bölge genelinde sıkı trafik kontrolleri gerçekleştireceği ve yerleşke çevresinin dronlar aracılığıyla havadan sürekli kayıt altına alınacağı duyuruldu.

Duruşma salonu: Bir dizi kısıtlama kararı

Marmara Kapalı Cezaevi otoparkında inşasına başlanan yeni duruşma salonunun henüz tamamlanmaması nedeniyle, yargılama mevcut kampüs içerisindeki 1 No’lu salona alındı. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, davanın kapsamı ve sanık sayısının fazlalığını gerekçe göstererek duruşma düzenine dair bir dizi kısıtlama kararı açıkladı.

Mahkeme heyeti, duruşma salonuna sadece 25 gazetecinin alınmasına hükmetti. Bu kontenjanın 5’i uluslararası basın temsilcilerine ayrılırken, aynı basın grubundan birden fazla muhabirin içeri girmesi yasaklandı. Salona giremeyen gazeteciler, duruşmayı farklı odalardaki ekranlardan takip etmek zorunda.

Savunma ve izleyici kısıtı

Sanıkların savunma hakkına yönelik sınırlamalar da dikkat çekti. Mahkeme kararıyla her sanık için en fazla 3 avukat sınırı getirilirken, duruşmayı izlemek isteyen sanık yakınlarından ise yalnızca birer kişinin içeri girmesine öncelik verileceği bildirildi.

Duruşmanın ilk gününde şu aşamaların kaydedilmesi bekleniyor:

  • Avukatların usule ilişkin taleplerinin ve "reddi hâkim" taleplerinin değerlendirilmesi.
  • İddianame özetinin veya tamamının okunması.
  • 106 tutuklu sanığın kimlik tespiti.

Uzun süreli yargılama takvimi

Mahkemenin belirlediği takvime göre, duruşmaların nisan ayı sonuna kadar haftanın dört günü kesintisiz sürmesi planlanıyor. İlk aşamanın mayıs sonuna kadar tamamlanması öngörülürken, Ekrem İmamoğlu’nun hazırladığı savunmanın bir günden fazla sürebileceği ifade ediliyor.

CHP’den 1 km uzakta dayanışma çadırı

Duruşma öncesinde Silivri Kaymakamlığı, cezaevi çevresindeki 1 kilometrelik alanda 31 Mart'a kadar eylem ve gösteri yasağı ilan etmişti. Bu yasak; basın açıklaması, pankart açma ve çadır kurma gibi faaliyetleri kapsıyor.

Bu kısıtlamalara karşı CHP, cezaevine yaklaşık 1 kilometre uzaklıkta bir "Dayanışma Merkezi" kurdu. Ocak ayındaki Aziz İhsan Aktaş davası döneminde kiralanan ve İBB davası süresince açık kalacağı belirtilen bu merkezde; avukatlar, gazeteciler ve tutuklu yakınlarının temel ihtiyaçları karşılanacak. Ayrıca parti tarafından bölgeye kurulan çadırlarla yurttaşların davanın takibi için gerekli desteği alması hedefleniyor.

İmamoğlu ve heyet arasında tartışma: Heyet salondan çıktı, tutuklular da çıkarılıyor

Sanıkların duruşma salonuna gelmesinin ardından duruşma başladı ancak İmamoğlu ve mahkeme heyeti arasında tansiyon yükseldi.

Davanın hakimi, ilk celsede tutuklu sanıkların, ikinci celsede tutuksuz sanıkların savunmalarının alınacağını söyledi. Bir buçuk aylık bir program yaptıklarını belirten hakim, tutuksuz sanıklar için yakalama kararı çıkartılmayacağını belirtti. Mahkeme başkanı, yargılamanın ses veya görüntü kaydının bir yere düşmesi halinde yargılamayı seyircisiz yapacağını söyledi. Tutuklu sanıkların selamla konuşması isteği mahkemece reddedildi.

Hakim, "Şu an söz alma, selamlama zamanı değil" derken salondakiler alkışlarla İmamoğlu'na destek verdi. İmamoğlu, "Söz almak istiyorum bu benim hakkım" derken hakim söz vermedi.

Avukatın İmamoğlu'nun selamlama konuşması yapmasındaki talebine mahkeme başkanı "Böyle bir usûl yok. Hukuki olarak da yok" yanıtını verdi. İmamoğlu bu yanıtın üzerine kürsüye geldi. İmamoğlu "Böyle yargılama yapamazsınız, saklanamazsınız" şeklinde heyete yanıt verince “uyarılmasına rağmen konuşan İmamoğlu’nun devam ederse salondan çıkarılacağı” bildirildi.

İmamoğlu, tartışma üzerine kürsüye çıktı, uyarılara rağmen kürsüye geldiği için hakkında zabıt tutuldu. Hakim, "Bu şekilde yargılamaya devam edemeyiz, lütfen yerinize geçin" dedi. Avukatların itirazı devam ediyor.

Sanık avukatları, yandaş Yeni Şafak gazetesinde sanık listesinin yayınlanmasına tepki göstererek avukatlara verilmeyen bu listenin nasıl Yeni Şafak'a sızdırıldığını sordu. İzleyicilerden gelen tepkilerin ardından mahkeme başkanı, salonun boşaltılmasını istedi. Mahkeme heyeti, duruşma salonundan ayrıldı.

Özgür Özel: Buradan çıkarsak bir daha almazlar

Heyetin salonu terk etmesinin ardından salonun izleyiciler tarafından tamamen boşaltılması talebini CHP kabul etmedi. Salonu terk etmeyen Özel, 13.30'a kadar ara verilen duruşmada yaptığı değerlendirmede, “Biz buradan çıkarsak bir daha içeriye almazlar aileleri de. Bu doğru bir şey olmaz. Ama bunun dışında yani usulüne göre gelse bir ara verse zaten herkes çıkacak” dedi.

Özel şöyle konuştu:

“Bugün sabahleyin aslında aileler, milletvekilleri ve avukatlar olarak salonda yerimizi aldık ve dünden itibaren de bir provokasyon kokusu olduğunu seziyorduk. Geçmişte bazı işte grupların, örgütlerin, yapıların devlete karşı provokatif girişimleri oluyordu. Şimdi devleti yönetenlerin millete karşı provokatif girişimleri var. Bugün duruşma başladı. Bu kadar önemli bir duruşma. Normalde tamamen tutuksuz yargılamanın olması gereken bir noktada bir yıldır içeride tuttukları insanlar ve avukat söz istiyor, avukata söz vermiyor. 700 yıla yargıladığı Sayın Ekrem İmamoğlu söz istiyor. Ona söz vermiyor ve ilk an 2430 yıl ceza istiyor. Ekrem İmamoğlu söz istiyor ve Ekrem İmamoğlu'na dönüyor diyor ki sanık Ekrem diye sesleniyor.

Avukatın sorusunun ardından gerginlik: Özel, ‘hakimin kimyası bozuldu, salonun psikolojik olarak kontrolünü kaybetti’ dedi

Buna salon tepki verince bu sefer dönüp Ekrem Bey siz demeye başlıyor. İlk başta onlarca kez senli benli ve güya itibarsızlaştırmaya yönelik birtakım davranışlar. Sonra bir avukat güç bela sesini duyurdu dedi ki ‘Şu an verdiğiniz liste var, Aykut Erdoğdu ile başlayan Ekrem İmamoğlu ve Fatih Keleş ile biten bir liste var’ dedi. Haftalardır mahkeme kalemine sorulduğunu ancak ‘hazır değil’ denilerek verilmediğini belirtti. Avukat ‘savunmaya hazırlanacağız, nasıl verilmedi bu liste bize, cevap verin’ dedi. Mahkeme heyeti ‘hazır değildi’ deyince, avukat ‘bu dün Yeni Şafak gazetesinde yayınlandı. Avukatlara verilmeyeni yandaş bir gazeteye nasıl veriyorsunuz?’ dedi. Buradan sonra hakimin kimyası bozuldu, ‘salonu boşaltın’ dedi. Emirle, talimatla, iktidarın gazetesine, iktidarın hakimlerinin haber sızdırdığı suç üstü yakalandı. Salonun psikolojik olarak kontrolünü kaybetti ve demek ki aklında baştan beri olduğu için ‘salonu boşaltın’ dedi."

‘Adrese teslim bir heyet oluşturmuşlar kendilerine göre’

Özgür Özel, 13.30’a kadar ara verildiğini, milletvekilleri ve ailelerin salonu boşaltmayacağını belirtti. Usulüne göre ara verse herkesin çıkacağını söyleyen Özel, “suçluluğun telaşı, aldığı talimatları uygulama, aklınca böyle şey, Ekrem Başkana senli benli konuşarak bir itibarsızlaştırma girişimine ne avukatlar izin verir ne aileler izin verir” dedi. Ailelerin sükuneti koruduğunu söylerken hakimin salonu germeye çalıştığını söyledi.

Özel şunları söyledi:

“Bu salon niye boşalsın kardeşim? Bir senedir insanlar birbirini bekliyorlar, bugünü bekliyorlar. Bu salon niye boşalsın? Salonu boşaltın. Bugün milletvekilleri olmadan, aileler olmadan yargılayan yarın avukatsız yargılayacağım der. Öbür gün ben yargılamayı yaptım kararım budur der. Burası öyle kusura bakmasın ama sahra altı bir ülke falan değil.”

“Canını okumalarına rağmen anayasaya göre bir hukuk devleti burası. Savunma diye bir hak var. Masumiyet diye bir karine var. Orada her fırsatta Ekrem İmamoğlu suç örgütü diyen ve 15,5 milyon vatandaşın oy verdiği, 25,5 milyon vatandaşın imza verdiği kişiye senli benli birinci teke şahsı konuma çalışan adam hakikaten kendini kaybetmiş yani olacak bir iş değil.”

“40'ın hakimi şimdiki hakim geçmişten beri Adalet Bakanı ile çok yakın ilişkiler içinde olan bir hakim ama iki tane üyeden emin olamadılar. Buraya yeni iki üye bir hakim koydular. Akın Bey'in razı olduğu buraları ona emanet etmek istediği davayı düşürdüğü 40'ın hakimim dışarıdan yeni yolladıkları iki tane yardımcı getirdiler. Nerede doğal hakim ilkesi? Nerede doğal hakim ilkesi? Adrese teslim bir heyet oluşturmuşlar kendilerine göre. Minareden at beni in aşağı tut beni. Burada akıllarınca yargılama yapacaklar. Bu yüzden yani zaten sanık lehine delil toplamayıp sanıklara ilk günden beri suçlu muamelesi yapan, resmini yasaklayan ya Belediye Başkanının resmini yasaklıyor ceza almadan anlayış şimdi kendi siparişiyle oluşturduğu heyetle yargılama yapacak.”

Duruşma yeniden başladı: Sırayla reddi hakim talebinde bulunuldu

Duruşma yeniden başlarken Aziz İhsan Aktaş da salona geldi. Aktaş salona jandarma eşliğinde geldi. Ekrem İmamoğlu, elinde “Millete Emanet” kitabı ile salona girdi. Verilen aradan sonra duruşma, İmamoğlu ve Mehmet Pehlivan’ın avukatı Hasan Fehmi Demir’in usule ilişkin talepleriyle başladı.

İmamoğlu’nun avukatı Demir, iddianamenin kabulünden sonra mahkemenin yapısının değiştirildiğini söyledi. Tutuklu sanıklara 80 bin sayfalık ek klasörler ve iddianamenin incelenmesi için 24 saat süre verildiği belirtti ve “24 saatte bu evrakların incelenmesi olanaklı mı?” diye sordu.

İmamoğlu’nun avukatı Hasan Fehmi Demir, mahkemenin bağımsızlığını ve tarafsızlığını yitirdiği gerekçesiyle reddi hakim talebinde bulundu.

İmamoğlu'nun avukatlarından Fikret İlkiz de reddi hakim talebinde bulundu. İmamoğlu'nun avukatlarının ardından söz alan Necati Özkan'ın avukatı Yiğit Akalın, "Hakkınızdaki red kararını değerlendirmeden talep vermek istemiyoruz" dedi.

Necati Özkan'dan sonra Serdal Taşkın'ın avukatı Ali Rıza Dizdar da aynı talepte bulundu.

Bir reddi hakim talebi de Fatih Keleş’in avukatından geldi.

Mahkeme Başkanı, reddi hakim talebine yönelik olarak şu anda karar vermeyeceğini söyledi.

Reddi hakim talebi reddedildi, ilk celse bitti

Mahkeme başkanı reddi hakim talebini reddetti. Mahkeme başkanı, "Reddi hakim talepleri davayı uzatma gerekçesiyle geri çevrildi. Tefrik taleplerin reddine karar veriyoruz" ifadelerini kullandı.

Bugünkü celse sona erdi. Duruşmaya yarın devam edilecek. Mahkeme heyeti duruşmayı Ramazan ayı dolayısıyla bu saatte bitirdiğini belirtti. Duruşma yarın 10:00'da devam edecek.

T24’ten Can Öztürk’ün haberine göre, duruşmanın ardından İmamoğlu’nun avukatı Tora Pekin, “Reddi hakim talebimizi reddetmenize itiraz edeceğiz. Yarın aslında duruşmayı yapmamanız gerekiyor. Müvekkilim de sabahtan beri söz almak istiyor” dedi. Söz almak isteyen İmamoğlu’na mahkeme başkanı “Ekrem Bey sabahtan beri duruşmayı sabote ediyorsunuz” dedi.

Söz almak isteyen İmamoğlu mahkeme başkanına “Siz bu davada sağlıklı yargılama yapamazsınız. Böyle olmaz” dedi. Başkan, “Söz vereceğiz sıranız gelince, gayet de yaparız” dedi.

İmamoğlu, "Siz buraya yargılama yapmaya değil başka bir şeye geldiniz. Burada yaptıklarınızın hepsinin hesabını vereceksiniz. Ancak böyle kaçarak gidersiniz” diye konuştu.

İmamoğlu’na yanıt veren savcı, “Bana o elini kaldıramazsın. O elini indir!” diye bağırdı.

Salonu terk eden savcıya tepki gösteren İmamoğlu, sözlerini şöyle noktaladı:

“İçinizde biraz mertlik varsa, bu insanları bırakın tek başıma benimle mücadele edin. Yazıktır bu millete. Burada kişi başına 3 tane jandarma düşüyor. Hâkim kaçarak gittiyse kendi bilir. Ben onları 4 defa yendim, 5 değil 7 defa da yenerim.”

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.