Sayfa yolu
İBB Davası'nda adalet nerede? Savunma kısıtlandı, adil yargılama yapılmadı
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 09.07.2026 , 12:18 Güncelleme Tarihi: 09.07.2026 , 12:29
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Davası'nda dün ara karar açıklandı.
Ankara'da NATO Zirvesi devam ederken görülen davanın Mahkeme Başkanı 64. celsede ilk duruşmayı apar topar sonlandırdı.
İddianameyle ilgili tartışmalar bir yana; işkence, hak gaspı ve hukuksuzluğun her yerde olduğu yargılamaya dün savunmanın kısıtlanması da eklendi. Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu zaten sık sık duruşmalar sırasında konuşmasının engellenmek istendiğini, yüz yüze savunma yapmasının önüne geçildiğini söylüyordu.
İmamoğlu dün duruşmada Mahkeme Başkanı'nın kendisinin savunmasını yaklaşık 6-7 saatle sınırlandırmasına tepki gösterdi. Savunma ve adil yargılanma hakkının engellendiğine dikkat çekti. İmamoğlu bazı duruşmalara alınmamıştı. Bu duruşmalarda yapılan savunmaları dinleyemediğini, bunun hak ihlali olduğunu vurguladı.
İmamoğlu'nun "Ben savunma yapmaya değil, yargılamaya geldim" sözlerinden rahatsız olan Mahkeme Başkanı, istisnai durumlarda uygulanan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 203. maddesini gerekçe göstererek İmamoğlu'nun salondan jandarma eliyle zorla dışarı çıkartılmasına karar verdi.
Başkan, "Savunma hakkı bu kadar da sınırsız bir şey değil" sözleriyle, diğer celselerde de İmamoğlu'nun uzun konuşmasına izin vermeyeceğinin sinyalini verdi.
Zapta 'susma hakkını kullandı' yazıldı
İmamoğlu'nun "Susma hakkımı kullanmıyorum. Taleplerimi ve tespitlerimi anlatacağım” demesine rağmen Mahkeme Başkanı'nın isteğiyle tutanaklara, "susma hakkını kullandı" şeklinde geçirildi. Duruşma zaptına şöyle yazıldı:
Sanık Ekrem İmamoğlu’nun 'şu an savunma yapmayacağını ve sadece taleplerini ileteceğini belirttiği, sanığın ‘ben buraya yargılanmaya değil, yargılamaya geldim’ dediği ve ‘savunma yapmazsa susma hakkını kullanacağı’ şeklinde zapta geçirileceği bildirilmesine rağmen savunma yapmadığı görüldü. Bu yüzden de sanık İmamoğlu’nun susma hakkını kullandığı tespit edildi. Sanığın mahkeme başkanı ile sözlü münakaşalarına devam etmesi nedeniyle salondan çıkartıldı.
'Usuller uygulanmadı' vurgusu: 'Yokluğunda yapılan işlemleri İmamoğlu'na açıkladınız mı?'
Duruşmanın devamında söz alan İmamoğlu’nun avukatı Hasan Fehmi Demir, “Tutumunuz hakkı sınırlandırdığı gibi bir de Ekrem Bey’i salondan çıkardınız. Takdirinizle kamu gücünü kullanıyorsunuz fakat bunu kullanırken CMK’daki diğer usulleri uygulamadınız. Örneğin İmamoğlu salona getirildiğinde yokluğunda yapılan işlemleri ona açıkladınız mı?” diye sordu.
Savcı '203'ü uygula' demiş
ANKA'da yer verilen bilgiye göre, İmamoğlu’nun diğer avukatı Tora Pekin ise “Müvekkilimin talepleri savunma hakkını kısıtlayan taleplerinizi geri almanıza yönelikti. Almış olduğunuz karar, sadece hukuka aykırı değil gerçeğe, hakikata aykırı. Duruşma devam ederken savcının ‘203’ü uygula’ diye atlaması gözümüzden kaçmadı. Böyle bir kepazeliği ilk kez görüyorum” diye konuştu.
'Savunmadan kaçmadı'
İmamoğlu’nun avukatlarından Fikret İlkiz de İmamoğlu'nun sorgudan kaçmadığını vurguladı.
Mahkeme Başkanı da "Söz hakkı verdik, savunmasını yapsaydı" dedi.
Jet soruşturma: 'Kamu görevlisini tehdit'
İmamoğlu'nun " "Ben savunma yapmam, ben yargılayacağım" sözleri sonrası Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı hemen soruşturma başlattı.
Savcılık İmamoğlu hakkında "kamu görevlisini tehdit" suçundan soruşturma başlatıldığını duyurdu.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, İBB Davası'nın 64. gününde, "duruşma sırasında çekildiği anlaşılan görüntülerin sosyal medyada paylaşıldığının belirlendiğini" belirterek bu görüntüler hakkında da soruşturma başlattı.
4 bin sayfadan fazla iddianame, 140'ın üzerinde suçla yargılama
59’u tutuklu 414 sanıklı davanın iddianamesi ek klasörlerle birlikte 4 bin sayfayı aşıyor. Savcılık; İmamoğlu'nu "çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmek", irtikap, rüşvet ve ihaleye fesat karıştırmak gibi iddialarla ve 140'tan fazla suçla yargılıyor.
Dava itirafçıların yan çizdiği, sürekli ifade değiştirdiği, "bilmiyorum", "emin değilim", "duyduğumu söyledim" gibi ifadeler verdiği, hatta bir bölümünün aileleri ve işleriyle tehdit edildiği için suçlama yaptığını açıkça anlattığı bir noktada.
Sanıklar ve onları savunan avukatların neredeyse tamamı iddianamede somut suç delili ve suçlamalarla ilgili kanıt olmadığı vurgusu üzerinden savunma yapıyor.
Duruşmada adil yargılanma hakkının önüne geçen pek çok hukuksuzluk da yaşanıyor.
Hukuksuzlukları anlatan bazı örnekler:
- İBB davasının 47’nci gününde hakim karşısına çıkan ve gözaltında maruz kaldığı çıplak arama ve işkenceyi anlatan Medya AŞ yöneticisi Fatoş Pınar Türker’in sözleri büyük yankı buldu.
- Medya AŞ Genel Müdürü İpek Elif Atayman, SEGBİS'le yapılan duruşmaları eleştirdi, hakimlerin kendisini dinlemediğini, taleplerine karşılık verilmediğini kaydetti. Atayman daha önce yerde yatırıldığını, yeterli yemek verilmediğini anlattığı ifadesiyle gündem olmuştu.
- Tutuklu mimar Kahraman Yeşilyurt soruşturma aşamasında avukatlarının çok sayıda delil sunduğunu ancak bunların dikkate alınmadığını belirtti.
- Davanın 46’ıncı gününde savunma yapan tutuklu reklamcı Serkan Öztürk, soruşturma aşamasında verdiği bazı ifadelerin gerçeği yansıtmadığını söyledi. Öztürk, özellikle avukatı olmadan alınan üç ifadesinde söylediklerinin farklı şekilde tutanağa geçirildiğini belirtti.
- Tehditle, şantajla ifade vermeye zorlandığını savunan itirafçılar bir bir döküldü. Murat Kapki, savcıların tahliye vaadiyle kendisine kurgu ifadeler imzalattığını belirterek geri adım attı. Tutuklu “itirafçı” müteahhit Adem Soytekin de savcılıktaki beyanını yalanlamış, "O ifade bana ait değil" demişti.
- İBB Davası'nın 59. gününde savunma yapan Murat Ongun, soruşturma bilgilerinin bir savcı yakını aracılığıyla sızdırıldığını söyledi, "Eşimin tutuklanmaması için 1 milyon dolar talep ettiler" dedi. Murat Ongun, kendisiyle ilişkilendirilen şirketlere dair somut delil bulunmadığını söyledi, dosyada şirketler üzerinden çifte standart uygulandığını savundu.
- İBB Davası’nın 51’inci gününde savunma yapan İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökce, emniyete kendi isteğiyle giderek teslim olduğunu, buna rağmen kamuoyuna servis edilen gözaltı görüntülerinin kurgulandığını söyledi. Gökce, polis eşliğinde emniyete girişinin görüntülenebilmesi için üç kez dışarı çıkarılıp yeniden içeri alındığını belirtti.
Beyoğlu Belediye Başkanı dahil 6 kişiye tahliye
Peki İBB Davası'nda dün itibarıyla nereye gelindi?
Savcılık, tutuklu sanıklar Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski Medya A.Ş. çalışanı Ceyda Kıryak ve İBB Halkla İlişkiler Şube Müdürü Serap Karay’ın tahliyesini istedi.
Ara kararını açıklayan Mahkeme Heyeti ise İçişleri Bakanlığınca geçici tedbir olarak görevden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski Medya A.Ş. çalışanı Ceyda Kıryak, İBB Halkla İlişkiler Şube Müdürü Serap Karay, İSFALT Müdür Yardımcısı Mehmet Karataş, İBB Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanı Seyfullah Demirel ve Kültür A.Ş. Etkinlik ve Organizasyon Şefi Metin Bal’ın tahliyesine karar verildi.
Dava sürecinde şu ana kadar toplam 57 kişi tahliye edildi.
Mahkeme Başkanı, bir sonraki tutukluluk incelemesinin 6 Ağustos’ta yapılacağını bildirdi.
Sonraki duruşma 17 Ağustos’a bırakıldı.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.