Sayfa yolu
İBB Davası’nda Murat Ongun konuştu: 'Ne MASAK raporu var, ne para trafiği, ne belge...'
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 01.07.2026 , 08:26 Güncelleme Tarihi: 01.07.2026 , 11:15
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında olduğu 59'u tutuklu, 414 sanıklı İBB Davası’nın duruşması, 59’uncu gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 1 No’lu Duruşma Salonu’nda devam etti.
Dün tutuklu Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un savunması başladı. Ongun, savunmasında alt taşeron ve etkinlik ihalelerine ilişkin suçlamaları hedef aldı.
ANKA Haber Ajansı'nın verdiği bilgilere göre, Vedat Şahin ve Duygu Fikirli’nin ifadelerine değinen Ongun, her iki ismin de organizasyon işlerinin fiilen yapıldığını anlattığını söyledi. Vedat Şahin’in, “Malzeme temininden sahne yapımına kadar tüm işleri eksiksiz yaptım. Güldem Şık’ın söylediği firmalara faturaları kestim” dediğini aktaran Ongun, bunun alt taşeron sisteminin doğal işleyişini gösterdiğini savundu.
Duygu Fikirli’nin de 2022-2024 arasında birçok organizasyonda hizmet verdiklerini, keşif yaptıklarını ve işi tamamladıktan sonra yönlendirilen firmalara fatura kestiklerini söylediğini belirten Ongun, “Ortada yapılmamış iş yok. Herkes işin yapıldığını anlatıyor” dedi.
Ongun, savcılığın dosyada sıkça yer verdiği “yüzde 500-600 farkla fatura kesildiği” iddiasına ilişkin ise somut hiçbir örnek bulunmadığını savundu. “Tek bir örnek fatura bile yok” diyen Ongun, savcılığın bu iddiayı doğrulayacak belge aramamasını da eleştirdi.
'Savcılık bazı şirketleri örgüt firması ilan etmiş'
Savcılığın bazı şirketleri “örgüt firması” ilan ettiğini söyleyen Ongun, En Direct, Kreatif ve Antre şirketlerinin yalnızca bazı itirafçı ifadelerinde isimleri geçtiği için bu kategoriye alındığını savundu. Antre firmasının sahibi Kahraman Yeşilyurt’un “örgüt kasası” ilan edildiğini belirten Ongun, savcılığın ayrıca kendisini de bu şirketin gizli sahibi gibi gösterdiğini söyledi.
Ongun, “6 yılda yalnızca bir kez telefonla konuşmuşuz. O da babam vefat ettiğinde taziye için aramış. Görüşme yok, buluşma yok, MASAK raporu yok, para trafiği yok. Buna rağmen insanlar cezaevinde. Bu mu hak ve adalet?” dedi.
Kendisiyle Kahraman Yeşilyurt arasında hiçbir somut bağ bulunmadığını söyleyen Ongun, buna rağmen itirafçı Kabil Taşçı’nın beyanıyla suçlama üretildiğini ifade etti.
'Hayatında beni görmemiş bir dolandırıcının sözüne inanılıyor'
Kabil Taşçı’nın sahte fatura nedeniyle mahkûm olmuş bir isim olduğunu belirten Ongun, bu kişinin beyanlarının çok sayıda eylemde delil olarak kullanıldığını söyledi. Ongun, “Hayatında beni görmemiş bir dolandırıcının sözüne inanılıyor, bana inanılmıyor. Bu kişi neden benden daha itibarlı kabul ediliyor?” diye sordu.
Savcılığın 21 farklı eylemde Taşçı’nın ifadelerini delil olarak kullandığını söyleyen Ongun, bunun iddianamenin güvenilirliğini zedelediğini savundu.
Bazı şirketler büyük ihaleler almasına rağmen örgüt firması olarak gösterilmemiş: 'Kriter ne?'
Eylem 83 kapsamında bazı şirketlerin büyük montanlı ihaleler almasına rağmen örgüt firması olarak gösterilmediğini söyleyen Ongun, rakamlarla örnek verdi.
Bysel Elektronik’in yalnızca bu eylemde 18,8 milyon liralık, toplamda yaklaşık 50 milyon liralık iş aldığını belirtti. 3-2-1 firmasının bu eylemde 27,9 milyon liralık, toplamda 305 milyon liralık iş aldığını söyledi.
KNK Grup’un 220 milyon liradan fazla, Nokta CTB’nin yaklaşık 70 milyon liralık iş aldığını belirten Ongun, BBM Büyük Baskı Merkezi’nin de 150 milyon liradan fazla ihale kazandığını ifade etti.
Ongun, “Bunlar yüz milyonlarca liralık iş alıyor ama örgüt firması sayılmıyor. Antre ya da Kreatif ise örgüt firması ilan ediliyor. Kriter ne?” diye sordu.
Savcılık kamu zararını değiştirmiş: 'Defalarca okudum nedenini anlayamadım'
Eylem 84’te savcılığın önce 45,5 milyon lira kamu zararı iddiası yazdığını, değerlendirme bölümünde ise bu rakamın 18,7 milyon liraya düştüğünü söyleyen Ongun, bu farkın açıklanmadığını ifade etti.
Ongun, “Defalarca okudum, bu rakam neden değişmiş anlayamadım” dedi.
Aynı eylemde Kültür A.Ş.’nin toplam 173 milyon liralık alt ihale yaptığını belirten Ongun, savcılığın örgüt firmalarına gittiğini iddia ettiği kısmın yalnızca 18,7 milyon lira olduğunu söyledi.
“Eğer amaç örgüte para aktarmaksa neden 173 milyonun tamamını değil de sadece yüzde 11’ini aktarmış olalım?” diyen Ongun, iddianamenin kendi içinde çelişkili olduğunu savundu.
'Normal telefon trafiği suç delili gibi gösteriliyor'
Ongun, kendisine atfedilen örgüt yapılanmasına ilişkin suçlamaların da somut delilden yoksun olduğunu söyledi.
Adı örgüt üyesi olarak geçen birçok kişiyle telefon irtibatı dahi bulunmadığını belirten Ongun, 35 kişinin 18’inin İBB ya da iştirak şirketlerinde çalışan mesai arkadaşları olduğunu söyledi.
Bu 18 kişinin 8’iyle telefon görüşmesi bile yapmadığını savunan Ongun, dışarıdaki 17 kişiden yalnızca 3’ünün sosyal çevresinden isimler olduğunu anlattı.
“Bazı kişilerle 5-6 yılda 5-6 kez konuşmuşuz. Bayram, kandil, ölüm, kalım olur insanlar arar. Bu normal telefon trafiği suç delili gibi gösteriliyor” dedi.
HTS kayıtlarında adı geçen bazı kişilerle hiçbir bağlantısı olmadığını da söyleyen Ongun, iş insanı Fikri Murat Demir’i hayatında hiç görmediğini savundu. “Bir kez bile telefonla konuşmadım. İrtibat var diyen hangi gün, kaç dakika konuştuğumu ortaya koysun” diyen Ongun, Taner Çetin’in asistanı Arzu Can için de benzer durumun söz konusu olduğunu söyledi.
'Serdar Haydanlı dosyanın en kritik başlıklarından, bir yılda milyonluk ihaleler almış'
Savunmasının devamında Serdar Haydanlı ve 4,5G şirketine ilişkin dikkat çekici veriler paylaşan Ongun, bu örneğin dosyanın en kritik başlıklarından biri olduğunu söyledi.
Haydanlı’nın ifadesinde 2001’de bilgisayar mühendisliği eğitiminin ardından Ankara’ya döndüğünü, tıbbi malzeme sektöründe çalıştığını ve 2011-2017 arasında hiçbir iş yapmadığını anlattığını aktardı. Ongun, “2017’de birden 4,5G adlı etkinlik şirketi kuruyor. Bir yıl sonra da milyonluk ihaleler almaya başlıyor” dedi.
Özgür Özel, Mart ayında, soruşturmada adı geçen ve "naylon fatura" kesmekle suçlanan Serdar Haydanlı'nın şubeden serbest bırakıldığını açıklamış, "İşlemleri şaibeli hale getirecek gizli tanıklar var" demişti. Başsavcılık bu konuyla ilgili açıklama yaparak iddiaları yalanlamıştı.
"4,5 Grup" isimli şirketin sahibi Serdar Haydanlı, iktidarla işbirliği yaparak çok sayıda "organizasyon" düzenledi. Yavuz Sultan Selim Köprüsü açılışı, Teknofest İstanbul, İstanbul'un Fethi'nin 566. Yıldönümü etkinlikleri, TOGG yerli otomobil lansmanı gibi "büyük işler" bunlardan bazıları.
'5 ayda bugünün parasıyla yaklaşık 600 milyon liralık ihale almış bu da mı normal?'
4,5G şirketinin 2018’in sonu ile 2019 başı arasında çok kısa sürede çok sayıda ihale aldığını belirten Ongun, rakamların dikkat çekici olduğunu söyledi.
Toplam 50 firma arasında 20’sinin hiç ihale kazanamadığını, 30 firmanın ise toplam 64 ihale aldığını anlatan Ongun, firma başına ortalama 2 ihale düştüğünü ifade etti. Buna karşın 4,5G’nin davet edildiği 6 ihalenin 5’ini kazandığını söyledi.
Ongun, “1 yıllık şirket, 5 ayda bugünün parasıyla yaklaşık 600 milyon liralık ihale almış. Bu da mı normal?” diye sordu.
Şirketin yalnızca 26 Ekim’de 2 ihale ve 3 iş artışı aldığını belirten Ongun, “Bir günde bu kadar iş artışı ve ihale alan şirket var. Buna rağmen örgüt firması denilenler biz oluyoruz” dedi.
Savunmasının bu bölümünü, 4,5G ile iddianamede örgüt firması olarak gösterilen şirketleri kıyaslayacağını belirterek tamamladı.
Ongun, savunmasının devamında iddianamede “örgütün ana firmaları” olarak gösterilen şirketlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İddianamede reklam ve etkinlik alanında toplam sekiz şirketin “ana örgüt firması” olarak tanımlandığını belirten Ongun, etkinlik ve organizasyon alanındaki dört ana şirketin Antre, OMR, Edge Rate ve İmagine olduğunu söyledi. Ongun, “İddianamede açıkça ‘örgütün ana firmaları bunlardır’ deniliyor” dedi. Antre firmasının son 5 yılda İBB’den toplam 481 milyon liralık iş aldığını belirten Ongun, OMR firmasının ise aynı dönemde 231 milyon liralık iş aldığını söyledi.
Bu iki şirketin toplamda 712 milyon liralık iş hacmine ulaştığını ifade eden Ongun, “Savcılık bu iki firmayı örgütün ana firmaları arasında sayıyor” dedi.
Edge Rate firmasının 5 yılda 333 milyon lira, İmagine firmasının ise 45 milyon lira iş aldığını aktaran Ongun, dört şirketin toplam iş hacminin yaklaşık 1 milyar liraya ulaştığını söyledi.
'Serdar Haydanlı’nın şirketine iddianamede herhangi bir suçlama yapılmıyor'
Ongun, bu rakamları Serdar Haydanlı’nın 4,5G şirketiyle karşılaştırdı.
4,5G’nin yalnızca 5 ay içinde yaklaşık 600 milyon liralık ihale aldığını hatırlatan Ongun, bu şirketin iddianamede herhangi bir suçlama konusu yapılmadığını vurguladı.
“Dört ana örgüt firması denilen şirket 5 yılda toplam 1 milyar liralık iş almış. Tıbbi cihaz satıcısının kurduğu şirket ise 5 ayda 600 milyon liralık ihale almış. Ama o örgüt firması değil” dedi.
Ongun, “O namuslu, dürüst, özgür ve çocuklarıyla birlikte. Buradaki insanlar ise çocuklarından, eşlerinden, annelerinden, babalarından ayrı şekilde cezaevinde tutuluyor” ifadelerini kullandı.
İmamoğlu ile Ongun’un bazı şirketlerin fiili ortağı veya sahibi olduğu iddiası: 'Somut delil yok'
İddianamenin 86’ncı sayfasına dikkat çeken Ongun, savcılığın “Ekrem İmamoğlu ve Murat Ongun’un bazı şirketlerin fiili ortağı veya sahibi olduğu tespit edilmiştir” dediğini aktardı. Ancak bu tespiti destekleyen somut hiçbir delil ortaya konulmadığını savundu.
“Bu dört aydır burada anlatılıyor. Savcı tek bir şirket için ‘şu belgeyle Murat Ongun’a ait olduğunu tespit ettim’ diyebiliyor mu?” diye sordu.
Ongun, dosyada böyle bir belge bulunmadığını belirterek savcılığın yalnızca soyut iddialarla hareket ettiğini söyledi.
'100 bin lira sermayeli şirket 5 ayda 600 milyon liralık ihale almış'
Savcılığın bir başka iddiasının da örgüt firmalarının sermaye yapısına ilişkin olduğunu belirten Ongun, iddianamede “300 bin lira sermayeli şirket 300 milyon liralık ihale alabilir mi?” sorusunun yöneltildiğini söyledi.
Ongun, bu sorunun 4,5G örneğinde daha da çarpıcı hale geldiğini savundu. Ticaret Sicil kayıtlarını incelediğini belirten Ongun, 4,5G’nin kuruluş sermayesinin yalnızca 10 bin lira olduğunu söyledi.
Şirketin 2017’de kurulduğunu, o tarihte dolar kurunun 3,05 lira olduğunu ifade eden Ongun, bu sermayenin bugünkü değerle yaklaşık 120 bin liraya denk geldiğini belirtti.
Ongun, “100 bin lira sermayeli şirket 5 ayda 600 milyon liralık ihale almış. Bu gerçek, belgeli ve nettir” dedi.
Geçmiş dönem yönetimine de işaret eden Ongun, aynı mantıkla Mevlüt Uysal dönemi yöneticilerinin de yargılanması gerektiğini söyledi.
Serdar Haydanlı’nın yükselişine dikkat çekti
Serdar Haydanlı’nın yükselişine dikkat çeken Ongun, 4,5G ile başlayan sürecin burada da bitmediğini söyledi.
Haydanlı’nın sonraki yıllarda Türkiye’nin en büyük sahne ve ses sistemleri şirketlerinden biri olan Staras’ın sahibi haline geldiğini belirten Ongun, bu hızlı büyümenin dikkat çekici olduğunu ifade etti.
“Bir yılda şirket kuruyor, yüz milyonluk ihaleler alıyor, ardından Türkiye’nin en büyük ses ve sahne şirketlerinden birini satın alıyor. Ama usulsüzlük bizde aranıyor” dedi.
Ongun, yorulduğunu söyleyerek savunmasına devam etmek istemedi. Duruşma bugün Ongun'un savunmasıyla devam edecek.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.