Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

İBB Davası: SEGBİS'le yapılan duruşmalar, dinlemeyen hakimler, dikkate bile alınmayan talepler ve işkence

İBB Davası içeriğindeki tutarsızlık ve çelişkiler bir yana; hak gaspı ve hukuksuzluk en başından beri soruşturmaya sirayet etti. Bunlardan sonuncusu ise işkence iddiaları oldu. Soruşturmayı yürütenlerin nasıl tehdit ve şantajla davayı bugünlere getirdiğini hatırlattık.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 10.06.2026 , 12:07 Güncelleme Tarihi: 10.06.2026 , 12:16

Algoritmaya müdahale edin: Tek bir işlemle soL Haber’i Google’da ‘tercih edilen kaynak’ olarak seçin, aramalarınızda soL öne çıksın.


İBB davasının 47’nci gününde hakim karşısına çıkan ve gözaltında maruz kaldığı çıplak arama ve işkenceyi anlatan Medya AŞ yöneticisi Fatoş Pınar Türker’in sözleri büyük yankı buldu. 

Çocuklarının velayeti üzerinden tehdit edildiğini söyleyen Türker, evinde gözaltına alındığı andan itibaren yaşadıklarını tek tek anlattı. Çocuklarına su bile verilmesine engel olunduğunu, nezarethanede pislik içerisinde uzun süre yerde yattıklarını, kendisine baskı yapıldığını söyledi.

Savcının SEGBİS odasında kendisine "Fatoş şimdi ağlarsın böyle karşımda. Ben sana ne dedim? Ben senin ne olduğunu biliyorum ama bu adamlar sana kumpas kuracak demedim mi? Niye konuşmadın sen? Verecektin ifadeni gidecektin" dediğini ifade eden Türker, şöyle devam etti:

'Ya bana gelir konuşursun ya da malını mülkünü, çocuklarını alacağım'

"‘Bak şimdi sen git. Eşyalarını topla. Ben sana Çağlayan’dan araba göndereceğim. Geleceksin. Burada bana ifadeyi vereceksin, buradan çocuklarına gidersin’ dedi. Ben de dedim ki ‘Savcım yeniden ifade vermemi istiyorsanız veririm. Bir avukatıma sorayım’. Karşımdaki savcıya ‘Yok efendim’ diyecek hâlim yok. Ben bilmiyorum bir de hakikaten, ilk kez tutuklanmışız. ‘Tamam. Ben avukatıma bir danışayım’ dedim. Böyle yaptı (masaya vurarak) ‘Hâlâ avukat diyorsun bana. Sen bu kafayla bir daha çocuklarını asla göremeyeceksin. Sen bekarsın, değil mi? Velayetleri de sende? Senin çocukların reşit de değildi, değil mi? Eh, artık Sosyal Hizmetler alır senin çocuklarını’ dedi. Bir anneye böyle denir mi? ‘Mal varlığı tedbiri için karar var benim elimde ama ben 28 Mart Cuma günü mesai bitimine kadar sana süre veriyorum’ dedi. Savcım bunu dedi ve o gün tebliğ edildi. ‘Ya bana gelir konuşursun ya da malını mülkünü de alacağım’ dedi.”

Fatoş Pınar Türker hapishanede 40 metrekarede, 16 kişilik odada 25 kişi kaldıklarını da söyledi.

'Hakimler dinlemedi, taleplerime karşılık vermeden bağlantıyı kesti'

Bu konuşmalar İBB Davası'nda hiç şahit olmadığımız ve ilk kez duyduğumuz manzaralar değil.

İçeriğindeki tutarsızlık ve çelişkiler bir yana; işkence, hak gaspı ve hukuksuzluk davanın her yerinde. Ekrem İmamoğlu da duruşmalar sırasında sık sık konuşmasının engellenmek istendiğini, yüz yüze savunma yapmasının önüne geçildiğini söylüyordu. İmamoğlu dün de jandarmanın kendisini merdivende ittiğini söyleyerek tepki göstermişti.

Dün ifade veren Medya AŞ Genel Müdürü İpek Elif Atayman da benzer sıkıntıları yineledi. Atayman, SEGBİS'le yapılan duruşmaları eleştirdi, hakimlerin kendisini dinlemediğini, taleplerine karşılık verilmediğini kaydetti:

Hemen her ay yapılan tutukluluk incelemelerinde, bazen avukatlarımın da katılımıyla, SEGBİS yoluyla yapılan duruşmalarda savunma yapmaya çalıştığım hakimlerin bir kısmı beni hiç dinlemedi. Hakkımdaki somut suçlama ve delillerin ne olduğu yönündeki sorularım, tarafıma soru sorulması taleplerim cevapsız kaldı. Söylediklerimin bir kısmı da kısaca tutanağa yansıttıktan hemen sonra tutukluluğun devamına karar verip bağlantıyı kesti.

İBB sanığı Afyon'da tutuklu: '72 gün hücrede kaldım'

"Bu dosyanın en uzağa sürülen sanığı oldum. Bugün aradan 15 ay geçmiş olmasına rağmen mevcut durumunda bir iyileştirme olmamasından dolayı hâlâ bu sürece muhatabım. Geçici olarak Silivri’deyim. İşlediğim iddia eden suçların tümü İstanbul’da ancak ben Afyon’dayım. Silivri’ye geri nakil talebim de reddedildi. Burada büyük bir çelişki ve hukuka aykırı bir uygulama olduğunu vurgulamak isterim" dedi.

Atayman daha önce yerde yatırıldığını, yeterli yemek verilmediğini anlattığı ifadesiyle gündem olmuştu. Atayman 72 gün hücrede kaldığını, ardından 5 gün koğuşta tutulduğunu, daha sonra ise bir parça ekmekle 7,5 saat bilekleri kelepçeli halde, bir metrekarelik zırhlı bir kabinin içinde Afyon'a sevk edildiğini söylemişti.

'Avukatların sunduğu somut deliller dikkate alınmadı'

Önceki gün savunma veren tutuklu mimar Kahraman Yeşilyurt soruşturma aşamasında avukatlarının çok sayıda delil sunduğunu ancak bunların dikkate alınmadığını belirtti. Yeşilyurt, “Avukatlarımız, para verildiği iddia edilen yerlerin kamera kayıtlarının incelenmesini istedi. İhalelere ilişkin bilirkişi raporu alınmasını talep etti. Yaptığımız işlerin fotoğraflarını, faturalarını ve tüm evrakları dosyaya sunduk. Savcılık bunların hiçbirini araştırmadı” dedi.

'Avukatım olmadan alınan üç ifademde söylediklerim farklı şekilde tutanağa geçirildi'

Davanın 46’ıncı gününde savunma yapan tutuklu reklamcı Serkan Öztürk de benzer hukuk dışı uygulamalara işaret etti. Soruşturma aşamasında verdiği bazı ifadelerin gerçeği yansıtmadığını söyleyen Öztürk, özellikle avukatı olmadan alınan üç ifadesinde söylediklerinin farklı şekilde tutanağa geçirildiğini öne sürdü. Serkan Öztürk, “Söylediklerime yorum katılarak yazılmış ifadeleri kabul etmiyorum” dedi.

Tehditle, şantajla ifade vermeye zorlananlar...

Daha önce de itirafçıların tehditle, şantajla ifade vermeye zorlandıkları ortaya çıkmıştı.

Ailesiyle, işiyle, tutuklanmakla tehdit edilen isimlerden bazıları bu durumu anlatmıştı.

İBB davasında "etkin pişmanlık"tan yararlanan patron Murat Kapki, savcıların tahliye vaadiyle kendisine kurgu ifadeler imzalattığını belirterek geri adım atmıştı.

Tutuklu “itirafçı” müteahhit Adem Soytekin de savcılıktaki beyanını yalanlamış, "O ifade bana ait değil" demişti.

'İtirafçı ol, İBB davasını büyüt'

Bu tablo üst düzey bürokratlara kadar uzanmıştı. Kemal Kılıçdaroğlu'nun, aylar önce "çok önemli bir belediye başkanını" ziyaret ederek "İtirafçı ol, İBB davasını büyüt" dediği öne sürülmüştü. Özgür Özel son grup toplantısında iddiaları doğrulayan bir konuşma yapmıştı.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.