Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Her şey patronlar için: Eğitim her kademede işgücünün parçası haline mi getiriliyor?

Patronların tüm hayallerini bir bir gerçekleştiren iktidar, "erkenden istihdama katma, özel sektörle işbirliği" projesine üniversiteleri de ekledi. YÖK Başkanı, patronların okullara gireceğini müjde olarak duyurdu. 7 il pilot seçildi bile.

Fotoğraf: AA

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 03.10.2025 , 13:41

Geçtiğimiz günlerde Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) yaptığı açıklamayla muhtemel eğitim süresinin azaldığını öğrendik. Buna göre Türkiye'de ilkokula başlama çağındaki bir bireyin en yüksek eğitim kademesini tamamlayana kadar eğitim hayatında geçirmesi muhtemel süre yüzde 3,4 oranında düşerek 17,2 yıl olarak hesaplandı.

Verilerin Türkiye’de eğitimin çöküşünü tüm çıplaklığıyla ortaya koyduğu yorumları yapıldı, sendikalar işçileşen çocuklara ve okula devam edemeyen öğrencilere işaret etti.

Eğitim sistemi çocukları okulsuz ve geleceksiz bırakırken, yoksulluk yalnızca lise ve ilköğretimi değil yüksek öğrenimi de vurdu. Avrupa’da, eğitimi yarıda bırakan gençlerin oranı en yüksek olduğu ülke haline geldik.

İktidar eğitimdeki bu karanlık tabloya rağmen bir süredir başka adımlar da atmaya hazırlanıyordu.

Son aylarda zorunlu eğitim tartışmaya açıldı. İktidar, yandaş dernek ve platformların desteğiyle zorunlu eğitimin kısalması ihtiyacı olduğu iddiasına zemin hazırladı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de bu düşüncelere katıldığını duyurdu. Ancak gerçeğin çok farklı olduğu düzenlemenin detaylarının paylaşılmaya başlamasıyla anlaşılmıştı.

Asıl hedeflenen patronların ucuz işgücü ihtiyacını karşılamaktı. Hem de bunun ortaokul düzeyine kadar indirilmesi hayal ediliyordu. Liselerde MESEM yoluyla devam ettirilen sisteminse genişletileceği anlaşıldı.

Bu kez gözlerini üniversite öğrencilerine diktiler

"Erken yaşlardan istihdam, özel sektörle işbirliği" hayallerine üniversitelerin de eklendiği ortaya çıktı.

Dün Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, üniversitelerle ilgili yeni düzenlemeleri "2030'a Doğru Türk Yükseköğretiminin Yol Haritası" ismiyle duyurdu.

Üniversitenin 3 yılda bitirilmesine olanak tanıyacaklarını, ders planlarını sadeleştireceklerini, "uygulama ve araştırma temelli öğrenme modelleri" hayata geçireceklerini, doktora süreçleri, 4 yıllık mezuniyet için gerekli 240 AKTS ve yaz okullarının gözden geçirileceğini anlattı.

"Öğretim elemanı yetersizliği, mevcut kapasite fazlalığı ve kimi programlarda talep düşüklüğü sebebiyle eczacılık, diş hekimliği ve bazı sağlık programlarında önümüzdeki dönemde yine kontenjan sayılarında düzenlemeye gideceğimizi paylaşmak isterim" diyen Özvar, vakıf üniversitelerinde de başta hukuk kontenjanları olmak üzere tüm kontenjanların yeniden değerlendirileceğini ifade etti.

Ardından da ağzındaki baklayı çıkardı:

"7 ilde işyerinde uygulamalı eğitim modeli başlatılacak."

Üniversite öğrencileri 'işyeri temelli mesleki eğitim' denilerek sömürülecek

YÖK Başkanı Özvar, ilerleyen dönemde yükseköğretimin en önemli gündem başlıklarından birinin, "ön lisansı ve lisans düzeylerini kapsayacak şekilde işyerinde uygulamalı eğitim modelinin yaygınlaştırılması" olacağını söyledi.

Bugüne kadar amacına hizmet etmeyen staj uygulamalarını işyeri temelli mesleki eğitime dönüştürmenin ilk öncelikleri olacağını kaydetti. Ve devam etti:

"Öğrencilerimizin yalnızca sınıfta değil, doğrudan iş hayatının içinde deneyim kazanmalarını sağlayacak bu model onların daha donanımlı, üretken ve istihdam odaklı bireyler haline getirecektir. Bugün itibarıyla stajlar 20 günü, 30 günü aşmayan, gerek öğrenci gerekse firmalar tarafından cazip görülmeyen bir sürece işaret etmektedir. Dolayısıyla bunu dönüştürmek, bunu değiştirmek hepimizin üzerinde temel bir vazifedir. Bu dönemde üzerinde duracağım konulardan bir tanesi bu olacaktır, hiç şüpheniz olmasın."

Bu kapsamda Konya, Gaziantep, İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir ve Ankara olmak üzere 7 ilde pilot uygulamalara başlayacaklarını belirten Özvar, söz konusu illerdeki üniversitelerin "öğrenci kapasitesi, işletmelerin üretim ve istihdam potansiyeli, sektörlerin staj ve uygulamalı eğitim imkanları" gibi verilerini detaylı bir şekilde ortaya koyacak bir envanter çalışmasını tamamlamak üzere olduklarını dile getirdi. 

Patronlar için adım atmaya hazırlandıklarını itiraf eden YÖK Başkanı, özellikle sektör bazlı sınıflandırmalar yapacaklarını söyledi, atmayı planladıkları adımı "büyük dönüşüm" olarak nitelendirdi.

Patronlar doğrudan okullara sokulacak

"Tek başımıza değil, güçlü bir ortaklık modeliyle hayata geçirdiğimizi bilmenizi isterim" diyen Özvar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı'nın da dönüşüme aktif katılacaklarını, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve her illerdeki sanayi ve ticaret odalarının "sürecin önemli paydaşları olarak projeye destek verdiğini" ifade etti.

"Uygulamalı eğitim modeli"nin alınacak sonuçlara göre kısa sürede tüm ülkede yaygınlaştırılacağını dile getiren Özvar, "Böylece yalnızca meslek yüksekokullarında değil, lisans programlarında da öğrencilerimizin eğitim süreçlerini gerçek iş ortamlarıyla bütünleştiren, istihdamla doğrudan bağlantılı bir yükseköğretim anlayışını kurumsallaştırmış olacağız" diye konuştu.

Kime hizmet ettiklerini, dönüşüm ne için yapıldığını saklamayan Özvar, Türkiye'deki bütün sektörlerin beklentilerini dikkate aldıklarını bildirdi.

"Staj ve uygulama imkanlarını genişleteceklerini" savunan Özvar, eğitim kurumlarının şirketlerle iç içe geçeceğinin sinyalini de verdi: "Amacımız meslek yüksekokullarını yalnızca diploma veren kurumlar olmaktan çıkarıp, istihdamın en güçlü aktörlerinden biri ve gençlerimiz için cazip bir tercih merkezi haline getirmektir."

'Türkiye-Suriye Dostluk Üniversitesi yakında hizmete girecek'

YÖK Başkanı Özvar, ayrıca "Türkiye'nin yükseköğretiminin yalnızca Türk dünyasında değil, aynı zamanda İslam coğrafyası ve Afrika'da da güçlü bir cazibe merkezi haline gelmeye başladığını" öne sürerek şöyle konuştu:

"Suriye ile yürütmekte olduğumuz ortak üniversite kurma anlaşmamız şu an itibarıyla hayata geçmek üzeredir. Şam'da inşallah Türkiye-Suriye Dostluk Üniversitesi yakında hizmete girecektir. Bu üniversite çatısı altında ülkemizin köklü diğer üniversiteleri de programlar açabilecektir."

Özvar'ın söylediğine göre Ekim ayı içerisinde gerçekleştirecekleri Yükseköğretim Eğitim Programları Danışma Kurulu toplantısında bütün bu başlıklar detaylı biçimde değerlendirecek ve ilgili tarafların görüşlerini alınarak nihai düzenlemeler şekillendirilip kamuoyuyla paylaşılacak.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.