Breadcrumb
Eğitim süresi kısalıyor, çocuk işçiliği artıyor: Okula gidemiyor, gitse de devam edemiyorlar
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 30.09.2025 , 15:04 Güncelleme Tarihi: 01.10.2025 , 18:13
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Türkiye'deki muhtemel eğitim süresinin (MES) 2024’te bir önceki yıla göre toplamda yüzde 3,4 azalarak 17,2 yıl olduğunu açıkladı.
Buna göre Türkiye'de ilkokula başlama çağındaki bir bireyin en yüksek eğitim kademesini tamamlayana kadar eğitim hayatında geçirmesi muhtemel süre 2024 yılında 17,2 yıl oldu. İlkokul çağındaki bir bireyin ortaöğretimi tamamlayana kadar eğitimde geçirmesi muhtemel süre 11,9 yıl, okul öncesi eğitimde ise 1,5 yıl olarak hesaplandı.
Kadınlarda yüzde 3, erkeklerde yüzde 3,8 azaldı
DHA'nın haberine göre, ilkokula başlama çağındaki bir bireyin en yüksek eğitim kademesini tamamlayana kadar eğitim hayatında geçirmesi muhtemel süre bir önceki yıla göre toplamda yüzde 3,4 azaldı. MES, erkeklerde 2023 yılına göre yüzde 3,8'lik azalış ile 16,7 yıl olurken, kadınlarda yüzde 3'lük azalış ile 17,6 yıl oldu.
2024 yılında, il düzeyinde en yüksek muhtemel eğitim süresi 19 yıl ile Karabük ve İstanbul'da gerçekleşti. Karabük ve İstanbul'u, 18,9 yıl ile Bayburt, 18,6 yıl ile Ankara, 18,5 yıl ile Rize, Erzincan ve Dersim izledi.
Muhtemel eğitim süresi en düşük olan iller 14,4 yıl ile Şanlıurfa ve Şırnak olurken, bu illeri sırasıyla 14,6 yıl ile Muş, 14,7 yıl ile Ağrı ve 15,2 yıl ile Mardin izledi.
Kadınlarda en yüksek MES değeri Dersim'de, erkeklerde ise Bayburt'ta gerçekleşti. Muhtemel eğitim süresinin erkeklerde en düşük olduğu il olan Ağrı'yı, sırasıyla Şırnak, Muş, Şanlıurfa ve Mardin takip ederken; MES'in en düşük olduğu iller kadınlarda; Şanlıurfa, Şırnak, Muş, Ağrı ve Mardin oldu.
'Çocuklar ya hiç okula gitmiyor, ya da okulda kalacak kadar korunamıyor'
Eğitim-İş Sendikası, verilerin Türkiye’de eğitimin çöküşünü tüm çıplaklığıyla ortaya koyduğunu belirtti. Sendikadan bugün yapılan açıklamada, "Muhtemel eğitim süresi yani okula başlayan bir çocuğun mevcut okullaşma oranları sabit kalırsa eğitimde geçirmesi beklenen süre – 2022 yılında 18,2 yıl iken, 2023’te 17,9’a, 2024’te ise 17,2 yıla gerilemiştir. Daha çarpıcı olan, zorunlu eğitim için hesaplanan MES’in 2024’te 11,9 yıla düşerek 12 yıllık zorunlu eğitimin bile altına gerilemesidir" denildi.
Sendika, MES verilerinin yüksekliğinden tek başına olumlu anlam çıkarılamayacağının altını çizerken, düşük verilerin "çocuk işçiliğinin patladığının kanıtı" olduğunu vurguladı:
"MES, çocukların gerçekten mezun olup olmadığını ya da nitelikli öğrenim görüp görmediğini ölçmez; yalnızca kayıtlı kalma süresini tahmin eder. Daha yüksek sayılar bazen eğitim sisteminin daha uzun sürmesinden, bazen de öğrencilerin sınıf tekrarına zorlanmasından kaynaklanabilir. Yani 'uzun eğitim süresi' tek başına başarı değil; tersine, tekrarlar ve okulda kalma sorunlarıyla da ilgili olabilir.
Türkiye’de bu göstergenin düşüşü, yalnızca okul dışında kalan çocukların arttığını değil, aynı zamanda çocuk işçiliğinin patladığını da kanıtlıyor. Kısacası, çocuklar ya hiç okula gitmiyor, ya da okulda kalacak kadar korunamıyor."
'Eğitim sistemi, çocukları okulsuz ve geleceksiz bırakıyor'
İktidarın son aylarda saldırdığı zorunlu eğitimin kâğıt üzerinde varlığını sürdürdüğü, gerçekte çocukların ucuz işgücü pazarına mahkûm edildiği hatırlatılan açıklamada, en temel hak olan eğitim hakkının tartışmalı hale geldiği belirtildi.
Şöyle denildi:
"Bu tablo, 'eğitimde yol alıyoruz' masalının çöktüğünü gösteriyor. TÜİK ve MEB verileri, iktidarın kendi resmi istatistikleriyle bile yalanlandığını ortaya koyuyor. Tarikat protokolleriyle gericileştirilen, rant uğruna kamusal niteliği zayıflatılan eğitim sistemi, çocukları okulsuz ve geleceksiz bırakmaktadır."
Yoksulluk eğitimi vurdu: 'Avrupa’da eğitimi yarıda bırakan gençlerin oranı en yüksek olduğu ülkeyiz'
Üniversiteleri hedef alan her türlü müdahaleye karşı Ankara’da Hacettepe Üniversitesi önünde ve Türkiye genelindeki üniversitelerde dün eylem yapan Eğitim-İş, üniversite öğrencilerinin yaşadığı ekonomik ve sosyal zorlukları da hatırlattı. Sendika Başkanı Kadem Özbay, "TÜİK verilerine göre 2024 yılında 383 bin öğrenci ekonomik imkansızlıklar nedeniyle üniversiteyi terk etmiştir. 2025 itibariyle lisans, doktora, yüksek lisansta kaydını sildiren toplam öğrenci sayısı 1 milyon 202 bin 752, son 10 yılda ise 19 milyondur. EUROSTAT (Avrupa İstatistik Ofisi) verilerine göre Türkiye, yüzde 18,7 ile Avrupa’da eğitimi yarıda bırakan gençlerin oranının en yüksek olduğu ülkedir" dedi.
Üniversiteye girmeyi başaran milyonlarca gencinse barınma, beslenme ve ulaşım masrafları altında ezildiğini söyleyen Özbay, "Üniversite bitirilse bile karşılığı düşük ücretli işsizliktir" dedi.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.