Sayfa yolu
Güneş toplayan minik eller: 4 yaşındaki Ardıç'tan abluka altındaki Küba'ya taşınan umut
Özgür Tuna
Yayın Tarihi: 06.08.2026 , 13:04 Güncelleme Tarihi: 06.08.2026 , 13:06
Ardıç ağacı, en çorak toprakta bile yaşamı yeşerten direnciyle bilinir. Tıpkı Nâzım Hikmet’in Havana Röportajları’nda hayranlıkla anlattığı, o zorlu koşullarda umudu dimdik ayakta tutan Küba halkı gibi...
Nâzım’ın dizeleriyle selamladığı bu mücadele, bu kez Çanakkale'deki minik Ardıç’ın ellerindeki fırça darbelerinde canlandı. Yükselen renklerin ahengiyle birlikte Küba halkıyla dayanışmaya omuz veren 45 sanatçının en genciydi Ardıç, daha 4 yaşında.
Geçtiğimiz Haziran ayında Çanakkale’de, "Küba’ya Güneş Topluyoruz" bağış kampanyası kapsamında bir resim sergisi düzenlendi. Bu kampanya, Amerika’nın sosyalist Küba’ya yönelik soykırım seviyesindeki ekonomik ablukasına karşı Türkiye’de José Martí Küba Dostluk Derneği (JMKDD) tarafından başlatılmıştı.
Gelin kısaca sergiyi hatırlayalım…
Çanakkale'de kentin tarihi mekanlarından Yalı Hanı’nda açılan sergi JMKDD, Çanakkale Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi ve Çanakkale Nâzım Hikmet Kültür Sanat Topluluğu’nun ortak organizasyonuyla, 45 sanatçının135'ten fazla eseriyle hayat buldu.
Sergiye katılan Küba'nın Ankara Büyükelçisi Alejandro Francisco Diaz Palacios konuşmasında, “ABD'nin abluka kapsamında attığı son dönemdeki en ileri adımlardan bir tanesi adayı bir petrol kuşatması altına almak ve böylece ağır bir enerji krizine sürüklemek oldu” sözleriyle ablukanın güncel durumunu hatırlattı.
Uzun süren ablukaya rağmen Küba halkı hiçbir zaman dayanışmadan ve mücadeleden vazgeçmedi. Tüm olanaksızlıklara rağmen bugüne kadar 21 ülkede 3,5 milyondan fazla kişiye sağlık hizmeti götüren Kübalı doktorlar, yaklaşık 80 bin insanın hayata tutunmasını sağlayarak dayanışmanın sadece sözde değil, eylemde nasıl hayat bulduğunu tüm dünyaya gösterdi.
Büyükelçi Palacios’un dikkat çektiği bu ağır kuşatmanın karanlığına inat, Küba’nın yıllardır en zor koşullarda bile dünyaya sunduğu o karşılıksız dayanışmanın bir çıktısıydı Ardıç’ın resmi. Bu küçük fırça darbeleri, sosyalist Küba halkının insanlığa örnek olduğu dayanışmanın yansımasıydı.
Che Guevara portresi: Zafere kadar daima!
Büyükelçi Palacios’un ablukanın ağırlığını anlattığı o anlarda, Çanakkale'deki sergi alanında dayanışmanın en saf hali yaşandı. Büyükelçi, sergiye oğlu ve kızı Lucia ile katılmıştı. Lucia, henüz 4 yaşındaki Ardıç ile hemen hemen aynı yaşlardaydı, farklı dilleri konuşsalar da aynı umudu taşıyorlardı.
Bu benzerlik, Ardıç’ın minik ellerinden şekillenen tabloyu Lucia’ya ve Küba halkına bir dostluk hatırası olarak sunma fikrini doğurdu.
Ardıç’ın imzasını taşıyan ve Küba'nın ölümsüz simgelerinden Che Guevara’yı minik bir çocuğun gözünden betimleyen o renkli portre, sadece bir resim değil, aynı zamanda bir halkın direnişine gönderilen onurlu bir selamdı.
Resmin arkasında, çocuksu bir el yazısıyla ancak kocaman bir yürekle şu not düşülmüştü: "Lucia, Küba halkının yanındayız."

Bu anlamlı hediye, serginin ardından Küba Büyükelçiliği’ne ulaştırılmak üzere Ankara’ya doğru yola çıktı ve Küba'nın Ankara Büyükelçiliğine ulaştı. Tabloyu Lucia'ya ulaştırmak için teslim alan Ankara Büyükelçiliği İkinci Misyon Şefi Oscar Redondo Ramos, bu dayanışmanın önemini bir kez daha ifade ederek Türkiye'de Küba halkı için yapılan çalışmaların kıymetinden söz etti.
Ardıç’ın fırçasından dökülen renkler, artık okyanusları aşarak Havana’ya, Lucia’ya ve Küba çocuklarına ulaşacak.
İLGİLİ HABER
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.