Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Fon krizi çığrından çıkıyor: Bunca rezalet birkaç güne sığdı

Fon krizinde milyarlarca lira hâlâ içeride. Vurgunun merkezinde yer alan 12 isim de hâlâ açıklanmadı. Fatma Betül Sayan Kaya hakkında ifade, gözaltı ya da suç duyurusu yok. Konan tedbirler saatler içinde kalktı. Skandal AKP içinde yeni isimlere uzandı. Sadece birkaç güne sığan rezaletler bu yazıda.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 01.10.2026 , 10:57

Fon vurgunu patlayalı günler oldu. Bu kısa sürede yaşananlar tek tek bile akıl almaz. Hepsini yan yana koyunca tablo daha da ağırlaşıyor.

Bazı isimler hâlâ açıklanmadı. Bazı isimlerin ifadesi bile alınmadı. Bir gün konan tedbir aynı gece kalktı. Bir şarkıcının evi arandı. İktidar partisinin ekonomi sorumlusu "mağdurum" dedi. Hepsini sırayla anlatıyoruz.

Önce kısaca: Ne oldu?

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) 17 Eylül'de 7 şirkete ait 131 yatırım fonunun işlemlerini durdurdu. Fonlar tasfiye edilecek. Yani kapatılacak. Kiminin 5 bin lirası kiminin 500 milyonu fonların içinde kaldı.

Soruşturmayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı yürütüyor. Savcılığa göre bazı hisselerin fiyatı 100 kata kadar yükseldi. Fiyatlar yapay biçimde şişirildi. Savcılık buna "kuvvetli suç şüphesi" diyor. Şimdiye kadar 58 kişi tutuklandı.

Rakamlar büyük. Ama asıl mesele rakamlar değil. Mesele, soruşturmanın nasıl işlediği.

12 isim hâlâ gizli

Vurgunda en büyük payı bulunan Tera Yatırım’a ait 1 numaralı fon, 2021 yılında 12 kişi ile kurulmuştu. O dönem halka kapalı olan fon 4 yılda enflasyondan arındırılmış haliyle bile 518 kat getiri sağladı. 

İddialara göre, ilk kurşunu atan bu 12 kişinin büyük bölümünün doğrudan AKP ile bağlantısı var. İktidar bu isimleri işin en başından beri açıklamıyor. 

Fatma Betül Sayan Kaya: Önce sessizlik, sonra istifa, sonra yine sessizlik

Fatma Betül Sayan Kaya’nın adı uzun süre ağızlara alınmadı. Rakamları ilk olarak muhalefet açıkladı. Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre Kaya ve eşinin Özata Denizcilik’in şaibeli hisseleri üzerinden 4 ayda 2 milyar liradan fazla getiri elde ettiğini duyurdu.

Üstelik Kaya çifti, kriz patlamadan önce haberdar edilmiş gibi parayı tam zamanında çekmişti.

Günler geçti, Kaya bu iddialara yanıt vermedi. 26 Eylül'de görevlerinden affını istedi. İstifa metninde "süreç" ve "siyasi sorumluluk" gibi sözler vardı. Ama tek bir iddiaya tek bir cevap yoktu.

Sonra ne oldu? Neredeyse hiçbir şey.

SPK, Özata Denizcilik hisseleri için 11 kişi hakkında suç duyurusunda bulundu. Kaya çifti bu 11 kişinin arasında yer almadı. Gürlek'in beşinci dalga açıklamasında da Kaya'nın adı geçmedi. İfadesinin alındığına dair de bir bilgi yok.

29 Eylül akşamı Başsavcılık, Kaya çiftinin ve çocuklarının mal varlığı için tedbir istedi. Bu talep istifadan günler sonra geldi.

Parti tarafında görünen tek adım ise başka oldu. AKP'nin internet sitesinden Kaya'nın sayfası kaldırıldı. Cumhuriyet'in haberine göre partinin WhatsApp gruplarından da çıkarıldı. Kaya’nın şimdilik aldığı tek “ceza” bu.

2 milyarı iade etti mi, etmedi mi?

29 Eylül'de Ekonomim, Kaya çiftinin yaklaşık 2,2 milyar lirayı Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın bildirdiği hesaba yatırdığını yazdı. 

Haber, çiftin "etkin pişmanlık" hükmünden yararlanmak istediği yorumlarına yol açtı. Bu hüküm SPK Kanunu'nda var. SPK'nın suç duyurusunda bulunduğu kişi, elde ettiği menfaatin iki katını 15 gün içinde öderse ceza almıyor.

Ama önce SPK'nın suç duyurusu gerekiyor. Kaya çiftinin adı suç duyurusu listesinde yok. Üstelik iade edildiği söylenen tutar, kazancın iki katı değil. Kazanç yaklaşık 2 milyar lira. İki katı yaklaşık 4 milyar eder. Hesap tutmuyor.

Nitekim dolaylı bir yalanlama geldi. İktidara yakınlığıyla bilinen gazeteci Nagehan Alçı, iki kaynağına dayanarak, haberin doğru olmadığını, paranın iade edilmediğini söyledi. Alçı bir şey daha ekledi: Ortada hukuki bir süreç yokken iade yapılamazdı.

Kaya cephesinden, Hazine'den ya da SPK'dan ise iadeyi doğrulayan veya yalanlayan resmi bir açıklama gelmedi.
İki ihtimal var.

İade yapıldıysa, ortada suç duyurusu bile yokken milyarlar kimin talimatıyla ve hangi kapsamda yatırıldı?

Yapılmadıysa, bu kadar büyük bir haber nereden çıktı? Ve iktidara yakın bir gazetecinin "hukuki süreç yok" demesi neyi gösteriyor?

Hangisi doğru olursa olsun, tablo değişmiyor. Hukuki süreç yok.

Tedbir geldi, tedbir gitti

Önce tedbir nedir, onu söyleyelim. Savcılığın, bir kişinin malını satmasını, devretmesini ya da paradan çıkarmasını engelleyen önlemi.

27 Eylül sabahı 42 kişi, 46 şirket ve 18 fon hakkında mal varlığı tedbiri gündeme geldi. Kararı Adalet Bakanı Gürlek duyurdu. Listede Tera Yatırım ve Pusula Yatırım gibi şirketler vardı. Melis Sandal, Erdin Özel ve Feridun Geçgel gibi isimler de vardı.

Aynı gece Başsavcılık yeni bir yazı gönderdi. SPK'nın "yeni değerlendirme ve bildirimleri" gerekçesiyle tedbirler kaldırıldı. Bir gün bile sürmedi.

Sonra tedbirlerin yeniden uygulandığı haberleri çıktı. Başsavcılık bunu yalanladı. Yeni bir tedbir kararı yoktu.

Listedeki isimlerden Melis Sütşurup Sandal hakkında yandaş basında bir iddia dolaştı. Buna göre tasfiye edilen fonlardan 11 milyar 126 milyon lira çekmişti. Sandal sadece rakamı yalanladı, doğrusunu da söylemedi.

Soru basit. Bir gün önce "kuvvetli suç şüphesi" denilen mal varlığı, hangi yeni delille serbest kaldı? SPK'nın hangi yeni değerlendirmesi 106 kişi ve kuruluşu bir gecede serbest bırakmaya yetti?

Soruşturma Yazıcı ailesine uzandı, hızla geri adım atıldı

Aynı oyun 30 Eylül'de tekrarlandı. O günkü yazıyla 30 kişi hakkında mal varlığı ve sermaye piyasası araçlarına yönelik tedbir istendi. Listede Mustafa Yazıcı da vardı.

Mustafa Yazıcı, Hayati Yazıcı'nın oğlu. Babası AKP'nin kurucularından. Eski Gümrük ve Ticaret Bakanı. Şimdi Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı.

Kısa süre sonra yeni bir yazı geldi. "Alınan ifadeler ve toplanan diğer deliller" gerekçesiyle beş kişinin tedbiri kaldırıldı. Bunlar Ali Emre Ballı, Güven Çapan, Hayati Efe Oğuz, Murat Yönaç ve Mustafa Yazıcı. Yönaç, BDDK'nın eski başkan yardımcısı ve Adil Katılım Bankası'nın kurucusu.

Peki bu kadar kısa sürede hangi ifadeler alındı? Hangi deliller toplandı? Ortada bir açıklama yok.

Şarkıcıya arama ve gözaltı, Kaya'ya ifade bile yok

30 Eylül'de şarkıcı Nil Özalp gözaltına alındı. Evinde arama yapıldı. Mali Suçlarla Mücadele Şube ekipleri gitti.

Gerekçe, Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız'a ait bazı belgeleri bulundurduğu iddiası.

Ama aynı soruşturmada, hakkında milyarlarca liralık kazanç iddiası olan bir eski bakan için arama, gözaltı ya da ifade haberi yok.

Eski SPK Başkanı 'şüpheli' oldu

30 Eylül'de eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül, "şüpheli" sıfatıyla ifadeye çağrıldı. Gönül, AKP'li eski bakan Vecdi Gönül'ün oğlu.

SPK, borsayı ve fonları denetleyen kurum. Yani bu işi izlemesi gereken düzenleyici kurumun eski başkanı, şimdi soruşturmada şüpheli sıfatıyla ifade verecek.

Aynı hız Kaya için neden yok?

Tüm izler AKP'ye çıkıyor

Özata Denizcilik yönetim kurulu üyesi İskender Balcı, fon krizinden günler önce görevinden istifa etti. Balcı, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik'in damadı. Aynı zamanda BDDK Kurul Üyesi Mustafa Balcı'nın oğlu.

Soruşturmada şimdiye dek tutuklanan birçok isim de AKP ile bağlantılı. Pusula'nın yönetim kurulu başkanı Serdar Turan, eski AKP Gençlik Kolları Başkanı. Pusula Portföy yöneticisi Muhammed Yarız, eski AKP İstanbul Gençlik Kolları yönetim kurulu üyesi. Özata Denizcilik yönetim kurulu başkanı Özdemir Ataseven ise AKP Tuzla İlçe Başkan Yardımcısı.

AKP'li Zeybekci, Kaya’dan daha çok para yatırmış

Nihat Zeybekci, AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Ekonomi İşleri Başkanı. İki dönem Ekonomi Bakanlığı yaptı.

Ortağı olduğu 4 şirket, Tera Portföy'ün TP2 adlı para piyasası fonuna para yatırmış. Bu fon, 17 Eylül'de tasfiye edilen 131 fondan biri. Zeybekci bunu Sözcü'den İsmail Saymaz'a doğruladı. "455 bin mağdurdan biriyim" dedi.

Zeybekci’nin içeride kalan parasının yaklaşık 250 milyon lira olduğu tahmin ediliyor. Bu rakam Kaya çiftinin yatırdığı 163 milyon liranın üstünde.

Zeybekci önce "devletin ihmali var" dedi. Tepki gelince geri adım attı. Yeni açıklamasına göre devlet görevini ihmal etmezdi. İhmal varsa, bunu kurumlar ve sorumlular yapmıştı.

Üstelik Erdoğan'ın krizi konuşmak için ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda Zeybekci yoktu.

Erdoğan'ın danışmanlığından Tera yönetimine...

Gazeteci Murat Ağırel'in aktardığına göre, fon krizinin uzandığı bir diğer AKP'li isim Ertan Aydın.

Gazeteci İsmail Saymaz da geçen hafta konuştuğu Aydın'ın, yurtdışına çıkışının yasaklandığını söyledi.

Aydın uzun yıllar Erdoğan'ın siyasi başdanışmanıydı. Geçen yıl da vurgunun merkezinde yer alan Tera'nın yönetimindeydi.

Borsanın başkanvekili, borsa vurgununu çözecek

Erdoğan 29 Eylül'de ekonomi kurmaylarıyla toplandı. Krizi çözmek için Devlet Denetleme Kurulu (DDK) görevlendirildi. DDK Başkanı Salih Tanrıkulu.

Tanrıkulu, Kasım 2023'te Borsa İstanbul yönetimine seçilmiş, Başkanvekilliği yapmıştı. Yani borsanın yönetiminde yer almış bir isim, borsa üzerinden yapılan vurguna çözüm arayacak.

Bacayı sarana dek ateşi görmeyen Tanrıkulu, şimdi yangının nedenini araştıracak. 

Muhalefet milletvekilinin eşine soruşturma

Yeni Parti Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, fon soruşturmasına dair soru soran isimlerden biri. 28 Eylül'de Kaya'nın ifadesinin ne zaman alınacağını sordu. Soruşturmanın "siyasi ve bürokrasi ayağının" araştırılmasını istedi.

Ertesi gün, 29 Eylül'de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, eşi Serpil Yavuzyılmaz hakkında soruşturma başlattı. Suçlamalar "yağma" ve "kamu kurum veya kuruluşlarının zararına dolandırıcılık". Duyuruda soruşturmanın hangi olaya dayandığı yazmıyor.

Yavuzyılmaz, eşi üzerinden tehdit edildiğini ve susturulmaya çalışıldığını söyledi. 

Bahçeli: Hesap sorulsun ama Cumhur İttifakı sorgulanmasın

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli yazılı açıklama yaptı. Kamu malına el uzatan kim varsa hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini söyledi.

Aynı açıklamada, bu olayın Cumhurbaşkanı'na ve Cumhur İttifakı'na yönelik bir saldırıya dönüşmemesi gerektiğini de savundu. 

Şimdi Kaya örneğine bakalım. Eski bakan, AKP'nin genel başkan yardımcısıydı. İddiaya göre 163 milyon lirayı 2 milyar liraya çevirdi. Hakkında suç duyurusu, ifade ya da gözaltı yok.

"Hesap sorulsun" demek kolay. Asıl soru şu: Hesap kimden, nasıl ve ne zaman sorulacak?


soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz.

soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.