Fidel'in 'farklı tutum'u
Elier Ramírez Cañedo
Fidel Castro, neredeyse bir asra yaklaşan devrimci bir ömrün ardından aramızdan ayrılalı dokuz yıl oluyor. Çoğumuzun bildiği gibi, Fidel doksan yıllık sağlıklı ve zafer dolu yaşamı boyunca yüzlerce suikast planını boşa çıkardı. Devrimi ve onun liderini hedef alan bu planlar, Küba istihbaratının kilit isimlerinden Fabián Escalante tarafından “Fidel’i Öldürmenin 634 Yolu” adlı kitapta belgelenmişti. Escalante, yüzlerce girişim arasından seçtiği bazılarını da geçtiğimiz aylarda yeni bir kitapla derledi. Fidel’in doğum gününde yayımlanan “Fidel Castro’yu Öldürmek İçin 10 Komplo” adlı bu çalışmada, anlatımı güçlendirmek adına kimi kurmaca unsurlar kullanılmış olsa da eser, Devlet Güvenliği arşivlerine ve yazarın bizzat yaşadığı deneyimlere dayanan belgesel nitelikli bir çalışma olmayı sürdürüyor.

Fidel’i ve Küba Devrimi’ni hedef alan komploların ABD tarafından planlandığı sır değil. Escalante’nin isabetle tarif ettiği gibi, CIA yıllar içinde yalnızca kendi kaynaklarına değil, karşı devrimci Kübalılara ve mafya çevrelerine de dayanan karmaşık bir mekanizma kurdu. Watergate Skandalı ve iç baskıların etkisiyle 1975’te ABD Kongresi’nde kurulan bir araştırma komisyonu sayesinde, CIA’in Fidel’e yönelik suikast girişimlerindeki rolü, ABD mercilerince de resmen itiraf edildi. Komisyon, 1961’de, CIA’in en yetkili iki ismi Allen Dulles ve Richard Bissell tarafından, “yabancı siyasi liderlerin fiziki olarak ortadan kaldırılması” amacıyla ZR/Rifle isimli operasyonun başlatılması için talimat verildiğini tespit etti. Komisyon yalnızca sekiz planı resmen kabul etmiş olsa da biliyoruz ki Escalante’nin belgelediği tüm suikast girişimleri, doğrudan ya da dolaylı biçimde bu operasyonun bir parçası olarak kurgulandı.
Pek çok insan bugün hâlâ şu soruyu soruyor: “İnsanlık tarihinin en güçlü devleti tarafından örgütlenen, planlanan, finanse edilen ve desteklenen 600’den fazla suikast girişimi karşısında Fidel nasıl hayatta kalabildi?” Kuşkusuz bunda Fidel’in sezgileri, halkın ve dostlarının desteği, Küba güvenlik aygıtının uyanıklığı ve Escalante gibi kadroların adanmışlığı belirleyici oldu. Fakat bunların ötesinde, etik bir üstünlükten de söz etmek gerekir.
Fidel’e yönelik komplolar, ABD iktidar elitinin “amaç uğruna her şey mubahtır” anlayışıyla bağlantılıydı. Buna karşılık, Küba Devrimi’nin ve Fidel’in tutumu radikal biçimde farklıydı: etik, insan hayatına saygı, düşmana karşı bile nefret ve intikamdan uzak durma ilkesi. Fidel, 20 Mayıs 2005’te yaptığı ve daha sonra kitapçık olarak yayımlanan konuşmasında bunu “farklı tutum” (la conducta diferente) olarak adlandırmıştı. Bu konuşmada Fidel, ABD emperyalizminin saldırıları, terör ve sabotaj planları ile provokasyonları karşısında Küba’nın hayatta kalmasını ve siyasal meşruiyetini yalnızca askeri-siyasi manevralara değil, aynı zamanda ahlaki tutarlılığına borçlu olduğunu vurguluyordu.
Fidel’e göre devrim sadece bir iktidar mücadelesi değil, aynı zamanda ahlaki bir projedir. “Farklı tutum”, devlet terörüne devlet terörüyle karşılık vermemeyi, düşmana karşı bile etik sınırları aşmamayı, nefret yerine adalet ve onur üzerinden siyaset yürütmeyi içerir. Sierra Maestra’daki ilk çatışmalardan itibaren esirlere gösterilen insani muamele, Playa Girón’daki paralı askerlerin serbest bırakılması için yürütülen müzakereler, Kübalı istihbaratçıların ABD başkanlarına veya toplumuna yönelik saldırı planlarını önceden haber vererek engellemeye çalışmaları (örneğin Gabriel García Márquez üzerinden iletilen uyarılar) bu “farklı tutum”un somut örnekleridir.
Terörün sayısız kez hedefi olmuş bir halka ve lidere “terörist” damgası vurulsa da, Fidel’in “ahlaki yeleği”, yani devrimci etiğe dayalı bu farklı tutum, hem onun kişisel hikâyesinin hem de Küba Devrimi’nin direncinin anahtarıdır. Dün, Başkomutan’ı fiziken ortadan kaldırmak için yıllarca uğraşanlar —ki Fidel, 90 yaşında, yenilgi tatmadan bu dünyadan ayrıldı— bugün büyük bir hayal kırıklığı ve dizginlenemez bir nefretle onun düşüncelerine, mirasına ve örneğine saldırıyor. Aslında saldırdıkları, Devrim’in kendisi ve Küba halkıdır.
Fakat bu boyun eğmez adanın yiğit halkı, Fidel’in ölmesine asla izin vermeyecek; hele ki doğumunun yüzüncü yıldönümünde, asla!
Yazar: Elier Ramírez Cañedo
Yayınlandığı yer: La Jiribilla
Yayınlandığı tarih: 11/08/2025
Derleyen: Göksun Özhan
"Küba Gerçeği", 2023 Şubat ayında Türkiye Komünist Partisi'nin (TKP) girişimiyle başlatılan bir yayın.
Küba'da siyaset, ekonomi, yaşam, kültür gibi konularda Kübalı yazarların ürettiği makalelerin çevirilerini yayımlayan Küba Gerçeği'nde çıkan makaleler, artık soL'da paylaşılacak.
