Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Erdoğan: Mekke Anlaşması İsrail’e karşı kurulmadı

Erdoğan Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın imzaladığı Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın İsrail'e karşı bölgesel bir ittifak olduğu yorumunu reddetti. Cumhurbaşkanı, anlaşmanın herhangi bir üçüncü ülkeyi hedeflemediğini, ancak taraflardan birine yönelik saldırının tüm taraflara yapılmış sayılacağını söyledi.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 25.09.2026 , 17:51 Güncelleme Tarihi: 25.09.2026 , 18:37

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın İran'a, İsrail'e veya başka bir ülkeye karşı kurulmuş bir ittifak olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savundu. Erdoğan, anlaşmanın üç ülkeden herhangi birine yönelik silahlı saldırının tüm taraflara yapılmış sayılmasını öngördüğünü belirtirken, verilecek karşılığın saldırıya uğrayan ülkenin ihtiyaçlarına göre belirleneceğini ifade etti.

Erdoğan, ABD merkezli Newsweek dergisinin sorularını yanıtladı. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, İran-ABD savaşı, İsrail, Suriye, Türkiye-ABD ilişkileri, Rusya-Ukrayna Savaşı, PKK'nin silah bırakma süreci ve Türkiye'nin dış politika yönelimine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan'ın açıklamalarında Mekke Ortak Savunma Anlaşması da önemli başlıklardan biri oldu.

'İran'a, İsrail'e veya herhangi bir üçüncü ülkeye karşı kurulmuş bir ittifak değil'

Erdoğan'a, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan anlaşmanın ABD'nin güvenlik garantilerinden bağımsız olarak İran ve İsrail'e karşı kurulduğu yönündeki yorumlar soruldu.

Erdoğan ise bu değerlendirmeye karşı çıkarak Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın “İran'a, İsrail'e veya herhangi bir üçüncü ülkeye karşı kurulmuş bir ittifak olarak değerlendirilmesinin doğru olmayacağını” söyledi.

Erdoğan, “Güvenliğimizi tahkim etmek, caydırıcılığımızı artırmak ve bölgemizde kalıcı istikrarı güçlendirmek istiyoruz” dedi.

Anlaşmanın Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51'inci maddesindeki meşru müdafaa hakkına dayandığını belirten Erdoğan, üç ülkeden herhangi birine yönelik silahlı saldırının tüm taraflara yapılmış sayılacağını söyledi.

Ancak bunun otomatik olarak askeri müdahale anlamına gelmediğini belirten Erdoğan, verilecek karşılığın saldırıya uğrayan ülkenin çağrısı ve ihtiyaçları temelinde belirleneceğini ifade etti.

Bu kapsamda istihbarat, lojistik veya mühimmat desteğinin yanı sıra daha ileri askeri desteğin de gündeme gelebileceğini söyleyen Erdoğan, “Irak'ta, Yemen'de veya başka bir yerde meydana gelebilecek her hadiseye bugünden otomatik bir askeri senaryo yazmak doğru olmaz” dedi.

'Diplomasiden azami ölçüde istifade edilmeli'

Erdoğan, Türkiye'nin doğrudan komşusu İran ile ABD ve İsrail arasındaki savaşın bölgesel ve küresel etkilerine ilişkin soruyu da yanıtladı.

ABD'nin NATO müttefiki, İran'ın ise Türkiye'nin komşusu olduğunu belirten Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'la son görüşmesinde İran ile ABD arasındaki gerilimde diplomasiden “azami ölçüde” yararlanılması gerektiğini söylediğini aktardı.

İranlı muhataplarla da iletişim kanallarının açık olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye'nin çatışan taraflarla konuşabilmesini gerilimi düşürmek için kullanmaya çalıştığını ifade etti.

Erdoğan, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin enerji arzını ve küresel ticareti doğrudan etkilediğini belirterek önceliklerinin çatışmanın yayılmasını önlemek, ticaret yollarının güvenliğini korumak ve tarafları yeniden müzakere masasına döndürmek olduğunu söyledi.

Trump'la ilişki: 'Türkiye-Amerika ilişkilerini üçüncü bir ülke üzerinden tarif etmiyorum'

Erdoğan, Trump'la doğrudan ve açık konuşabildiği bir ilişkisinin bulunduğunu belirterek bunun Türkiye-ABD ilişkileri açısından önemli bir imkan olduğunu söyledi.

İsrail'in ABD yönetimi üzerindeki etkisi ve İsrailli yetkililerin Türkiye'yi “sıradaki tehdit” olarak nitelendirmesine ilişkin soruya ise Erdoğan, “Türkiye-Amerika ilişkilerini üçüncü bir ülke üzerinden tarif etmiyorum” yanıtını verdi.

Erdoğan, İsrail yönetimiyle birçok konuda ciddi görüş ayrılıkları bulunduğunu belirterek, İsrail'de Türkiye'yi yeni bir tehdit kaynağı olarak sunmaya yönelik söylemin “İsrail'deki iç siyasi süreç ve seçim atmosferiyle bağlantılı olduğunu değerlendirdiklerini” söyledi.

Suriye: 'İsrail'in saldırıları istikrarın tesisini güçleştiriyor'

İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırılarına ilişkin konuşan Erdoğan, Türkiye'nin Suriye'nin egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve milli birliğinin korunmasını istediğini söyledi.

Erdoğan, İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırılarının ülkenin egemenliğine zarar verdiğini söyledi.

Türkiye'nin İsrail'le askeri çatışmaya girme ihtimaline ilişkin soruya ise Erdoğan, “Türkiye dış politikasını kaçınılmaz savaş senaryoları üzerinden kurmaz” yanıtını verdi.

Yunanistan'ın üçüncü ülkelerle yaptığı savunma anlaşmalarının da Türkiye tarafından otomatik olarak tehdit şeklinde değerlendirilmediğini söyleyen Erdoğan, buna karşın Türkiye'nin meşru haklarına yönelik adımların takip edildiğini belirtti.

'Çözüm' süreci vurgusu

Erdoğan, PKK'nin fesih ve silah bırakma kararlarının Türkiye açısından önemli bir eşik olduğunu ancak alınan kararların sahada uygulanmasının asıl belirleyici unsur olduğunu söyledi.

Örgütün bütün unsurlarıyla silah bırakması ve tasfiye edilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, Suriye'deki silahlı unsurların da merkezi devlet yapısı altında bütünleşmesi gerektiğini ifade etti.

İran'daki gelişmeler sırasında PKK/PJAK'ın ortaya çıkan koşullardan yararlanma girişimlerini de takip ettiklerini belirten Erdoğan, İran'ın iç meselelerinin dış müdahalelerden uzak şekilde İran halkı tarafından çözülmesi gerektiğini söyledi.

Erdoğan, “Türkiye'nin ölçüsü etnik kimlik değildir, terör, şiddet ve millî güvenliğimize yönelik tehdittir” dedi.

Rusya-Ukrayna Savaşı: 'Yeniden müzakere masasının kurulmasına hazırız'

Rusya-Ukrayna Savaşı'nın daha geniş bir çatışmaya dönüşmesi riskini göz ardı etmediklerini belirten Erdoğan, savaşın yeni ülkeleri içine çekmesinin önlenmesinin Türkiye'nin önceliği olduğunu söyledi.

Karadeniz'de ticari deniz taşımacılığının, ticaret yollarının ve enerji altyapısının savaşın dışında tutulması gerektiğini belirten Erdoğan, Türkiye'nin yeniden müzakere masasının kurulmasına ve barışın önünün açılmasına katkı sağlamaya hazır olduğunu söyledi.

Erdoğan: 'Türkiye'ye Batı mı, Doğu mu tercihi dayatılmasını doğru bulmuyoruz'

Erdoğan, Türkiye'nin giderek çok kutuplu hale gelen dünyadaki konumuna ilişkin soruya ise Türkiye'ye “Batı mı, Doğu mu?” şeklinde bir tercih dayatılmasını doğru bulmadıklarını söyleyerek yanıt verdi.

Çin'le ticaret ve yatırım ilişkilerini geliştirmek istediklerini belirten Erdoğan, Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridoru, TRIPP ve Kalkınma Yolu projelerine de değindi.

Türkiye'nin Doğu ile Batı arasındaki konumunun çok boyutlu dış politikayı gerekli kıldığını belirten Erdoğan, NATO'daki ittifak ilişkilerini korurken yeni ortaklıklar geliştirmeye devam edeceklerini söyledi.

Erdoğan, Türkiye'nin hedefini “kendi iradesiyle hareket eden, bölgesinde istikrarı tahkim eden ve küresel meselelerde söz ve sorumluluk sahibi güçlü bir ülke” olmak şeklinde tanımladı.


soL'un 4 kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz. 

soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın. 

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.