Breadcrumb
Emekliler dört merkezdeki 1 Mayıs mitinglerine çağrı yaptı
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 30.04.2026 , 07:38
1 Mayıs’ta saat 15.00’te İstanbul Kartal Meydanı, Ankara Anıtpark ve İzmir Bostanlı Demokrasi Meydanı’nda ve saat 12.30’da Adana İller Bankası Kavşağı'nda yapılacak mitinglere katılım çağrıları sürüyor.
İşçilerin, gençlerin yaptığı çağrının ardından şimdi de emeklilerden bu 1 Mayıslara katılım için çağrılar geldi.
Emekli yurttaşların 1 Mayıs mesajları şöyle:
‘Emekli haklarının konuşulduğu bir kürsü olacağı için Ankara Anıtpark’ta olacağım’
Muteber Osmanpaşaoğlu: Emekli olsam da işçi sınıfının bir parçasıyım. Emeğin değeri için, sosyal haklarımız ve yaşam güvencemizi savunmak için mücadelenin devam etmesi gerektiğine inanıyorum. Emeklilik bir defteri kapatmış olmak değil, notlar alarak sayfaları çevirmeye devam etmek olmalıdır. Emeklilik, geçmişte verilen emeğin karşılığıdır. Bu karşılık giderek küçülmekte, gelir-gider dengemiz bozulurken sosyal haklarımız, yaşam kalitemiz sürekli gerilemektedir. Emeklilerin maaş, sağlık ve yaşam koşulları da “emek mücadelesinin” bir parçasıdır. Kendimi artık çalışmıyor olsam da emekçilik tanımının dışında görmüyorum. Emeklilerin “yük” gibi sunuluyor olmasına karşı en güçlü sesin Anıtpark'ta çıkacağına, siyasi kimliğimizi ancak orada ortaya koyacağımıza inanıyorum. Emperyalizme, işçi düşmanlığına, patronların isteklerine göre yürütülen politikalara karşı en tutarlı duruş da orada sergilenecek ve somutlaşacak. Anıtpark'taki kürsüde gerçekler dile getirilirken tam da ait yerde olduğumu hissedeceğimi biliyorum.
Firuze Tanıl: 34 yıl çalışan bir emekliyim. SSDP adı altında 14 yıl haraç ödedim. Emekli maaşıma hiçbir faydası olmadı. Şu an aldığım maaşla ne kira verebilirim ne de faturalarımı ödeyebilirim. Ancak kızımın maddi dayanışmasıyla ayakta kalmaya çalışıyorum. Kullandığım ilaçların katılım payı çok fazla, rutin muayenelere randevu almakta zorlanıyorum. Randevular dolu. En önemlisi torunumun bilimsel ve laik eğitim alması için, diğer çocukların ve gençlerin tarikat evlerinde ve yurtlarında kalmamaları için, emeklilere dilenci muamelesi yapıldığı için 1 Mayıs'ta Anıtpark'tayım. Emekli haklarının konuşulduğu bir kürsü olacağı için Anıtpark’ta olacağım.
‘Kırıntıları değil ülkeyi istiyoruz diyenler Bostanlı Demokrasi Meydanı’na’
Serdar Öz: Ben bir emekli kamu çalışanıyım. Yıllarca emekli olduğumuzda rahatça yaşayabilmeyi hayal ederek çalıştık. Bugün ise açlık sınırlarında gezinen maaşlar ile yoksulluk ve hayat pahalılığıyla mücadele ediyor, iş bulabilirsek yaşlarımıza ve fiziksel kısıtlarımıza rağmen yeniden çalışıyoruz. Emeklilerin maaşlarını belirleyenler verdiğimizle yetinin, buna da şükür deyin, sesinizi çıkarmadan evinizde oturun diyorlar. Biz olmazsak bunu da bulamazsınız diye tehdit ediyorlar. Maaşlarımızın hakkımız olduğunu unutturmak için iyilik yapıyorlarmış, lütufta bulunuyorlarmış gibi davranıyorlar. Hayır, insanca bir yaşam sürmek hakkına sahibiz, çalışırken olduğu gibi bugün de işçi sınıfının bir parçasıyız. Aynı sorun ve sıkıntılardan mustaribiz. Haklı taleplerimizi dile getirmek için 1 Mayıs'ta alanlardayız. İşçilerle birlikte "kırıntıları değil ülkeyi istiyoruz" diye haykırmak için emekli yurttaşlarımızı 1 Mayıs saat 15.00’te İzmir Bostanlı Demokrasi Meydanı’nda buluşmaya çağırıyoruz.
Mehmet: Bir emekli olarak bu yıl 1 Mayıs’ta TKP ile İzmir Demokrasi Meydanı’nda olacağım. İşçilerin, emekçilerin, emeklilerin kürsüsünün kurulacağı; 1 Mayıs’a yakışan bir içerikle hepimize enerji verecek, ses getirecek bir 1 Mayıs olacağını düşünüyorum. Bu yüzden TKP’nin 4 ayrı ilde 1 Mayıs mitingi düzenleme kararını destekliyor, bunun biz emeklilerin de sesinin daha çok duyulmasını sağlayacağını düşünüyorum. Yaşasın 1 Mayıs!
’Tüm emeklileri Kartal Meydanı’na çağırıyorum’
Cüneyt Gül: Artan hayat pahalılığı karşısında maaşlarımız erirken, insanca yaşam hakkımız bu düzen ile elimizden alındı. Yıllarca kar kış, gece gündüz demeden çalışıp devlete para ödedik, emekli olarak bizler sadaka değil 25-30 yıl boyunca ödediğimiz bu paraları emekli maaşı olarak insanca, huzurlu ve rahat bir yaşam için geri istiyoruz. Barınmaya ve temel ihtiyaçlara erişimin biz emekliler için lüks değil, doğal bir hak olmasını, hastanelerde aylarca randevu beklememeyi ve ücretsiz olmasını, eğitimde okumanın bir bedelinin olmamasını, her yaşlı gibi huzurlu, mutlu ve nitelikli bir yaşamı istiyorum. Evden çıkınca maddi tarafını düşünmeden sosyal mekanlara erişmeyi, buralarda huzurlu ve nitelikli zaman geçirmeyi, çocuklarımla ve torunlarımla birlikte seyahat etmeyi istiyorum. Ama bu saydıklarımın hiçbirini emeklisine sahip çıkmayan bu iktidar ve düzen karşısında gerçekleştiremiyorum. Bu nedenle "yaşasın 1 Mayıs, yaşasın emek ve dayanışma mücadelemiz" diyen tüm emeklilerimizi 1 Mayıs'ta Kartal'a davet ediyorum.
‘İnsanca yaşayacak bir gelir, erişilebilir sağlık ve sosyal hayat’
Meliha Denizli: İnsan çalışırken emekli olacağını pek düşünmüyor. Yıllarca çalışıp bir düzen kuruyor ama emeklilik gelince gerçekler ortaya çıkıyor. Ben bir öğretmen emeklisiyim. İlk başta fena görünmeyen maaş, zamanla eriyor. Alım gücü hızla düşüyor; markette, pazarda, faturada bunu her gün hissediyoruz. Yaş ilerledikçe sağlık sorunları artıyor ama düşen gelirle tedavi olmak zorlaşıyor. Çalışarak açığı kapatmak mümkün değil. Düşük gelir sadece geçimi değil, sosyal hayatı da kısıtlıyor. İnsan yaşamayı emekliliğe erteliyor ama o noktada ne sağlık ne de maddi güç yeterli oluyor. Sosyalleşme alanları yok denecek kadar az. Park ve kahve dışında seçenek yok. Ulaşımda verilen haklar bile toplum içinde tepki çekiyor, emekliler hedef haline getiriliyor. Sağlık sistemi ayrı bir sorun. Randevular aylar sonrasına veriliyor, kamu yetersiz, özel hastaneler pahalı. Geçim derdiyle sağlık harcaması arasında sıkışıyoruz. 30 yıldan fazla çalıştım, öğrenciler yetiştirdim. Emekliliği hak ettim. Ama bugün geldiğimiz noktada emekliler giderek yoksullaşan, yalnızlaşan ve görmezden gelinen bir kesim haline geliyor. İstenen çok şey değil: insanca yaşayacak bir gelir, erişilebilir sağlık ve sosyal hayat. Bunun için 1 Mayıs’ta Kartal’a…
‘Emekliye reva görülen hayatı kabul etmeyen herkesi Adana’daki mitinge davet ediyorum’
Derya Aytürk: Ben 60 yaşımda kaybettiğim eşimin emekli maaşı ile geçinmekteyim. Eşim gibi ben de uzun zaman hizmet sektöründe çalışmış olsam da güvencesiz çalıştırıldığım için emekli olamadım. Bu düzen kayıt dışı, beyaz yakalı, mavi yakalı dinlemeden hepimizin üstüne kabus gibi çökmüş durumda. Bu karanlıktan mücadele ile kurtulacağıma inandığım için 1 Mayıs günü ben de Adana’da İller Bankası Kavşağı’nda yapılacak mitingde yer alacağım. Emekliye reva görülen hayatı kabul etmeyen herkesi 1 Mayıs’a çağırıyoruz.
İnci Özkan: Emekli öğretmenim. Eğitim sisteminin çöktüğü, gençlerin geleceksizleştirildiği, emeklilerin yoksulluğa mahkum edildiği, çocukların okullarda hunharca katledildiği, sağlık sisteminin çöktüğü, kamu kaynaklarının fütursuzca satıldığı bir düzene hayır diyen herkesi, örgütlü güce inanan, işçi sınıfının yanında olan Türkiye Komünist Partisi ile 1 Mayıs Emekçi Bayramı'nı Adana'da kutlamaya davet ediyorum.
Aynur Kaya: Ev hanımı olarak yaşadım. Dört çocuğumu yurtsever, dürüst insan ilkesiyle yetiştirdim. Boşandım. Sosyal yardımlaşmaya gittim, eşim ölmediği için destek alamayacağım söylendi, öldürülmeden boşandığım için şükrettim. Yeşil kart alınca “neyse sağlığımı güvenceye aldım” diye sevindim. Çalışmak isteyince tecrübe istendi. Babamdan emekli, sigortalı oldum. Çocuklarımın desteği ve eski eşimin emekli maaşı ile geçiniyorum. 15-16 yaşımdan beri sosyal devlet umudum ile yaşıyorum. İnsanın evsiz, aç kalma, hasta olursam korkusu olmadan yaşadığı, kadının kimseye ihtiyaç duymayacağı, yurdumuzun bağımsız ve huzur içinde yaşadığı bilim, spor, sanatta örnek ülke olduğu umudum ile Anıtpark'ta olacağım.
‘Örgütlü sınıf hakkını aradığı sürece umut vardır’
Abdullah Karabacak, Emekli Öğretmen: 28 yıl boyunca hiçbir şeyi dert edinmedim, kendi kurtuluşumu halkımızın kurtuluşu ile birlikte gördüm. Halkın bilinçlenmesine önem verdim. Bu yüzden öğretmen olduktan hemen sonra gidip sendikalı oldum. Bugünse emeklilik bir sorunlar yumağı. Yaşam mücadelemizi yükseltmek için 1 Mayıs’ta Anıtpark’ta olacağım.
Didem Gerçek, İşçi Emeklisi: Emekli olmama karşın hâlâ çalışan biriyim; emekli maaşıyla insanların maddi ve kültürel gereksinimlerini karşılayabilmesini geçtim, sadece ev kirasını bile karşılamayan ücretlere mahkûm edilmiş durumdayız. Kötü ekonomi, kötü siyasi yönetimlerin faturasının halka kesilmesinin artık bir sonu olmalı; ekmek pahalı, emek ise ucuz olmamalı. Örgütlü sınıf hakkını aradığı sürece umut vardır. Emeğiyle var olanlar gibi, emeğine yabancılaşıp sınıfını unutmayanlar gibi ben de 1 Mayıs’ta Anıtpark’tayım.
‘Artık bizim de bu 1 Mayıs’ta söyleyeceklerimiz var’
İhya Uyar, İşçi Emeklisi: Artık bizim de bu 1 Mayıs’ta söyleyeceklerimiz var. Bizi yok sayıyorlar, hatta çok yaşıyorlar bile dendi bizim için. Adaletsizlik ve eşitsizliğin kaynağı olan sermayedarlara sesimizi yükseltmemiz gerekiyor. Asla boyun eğmeyeceğimizi göstermek için dövizlerimizle, 1Mayıs’ta Anıtpark’ta birlikte olalım.
Dilek Sıngın, İşçi Emeklisi: Emek emek ördüğümüz emekliliğimizi ancak mücadelemizle koruyabiliriz. İnsanca, onurlu bir dayanışmayı yükseltmek için yan yana geleceğiz. Emekliler olarak sadaka değil, hakkımızı istiyoruz. Yaşamak istiyoruz! Tüm emeklileri sesimizi birleştirmek için Anıtpark’a bekliyoruz.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.