Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Yükleniyor...

İşçilerden Ankara Anıtpark’taki 1 Mayıs mitingine çağrı

Ankara’da bu yıl Anıtpark’ta yapılacak 1 Mayıs mitingi öncesi işçilerden soL’a açıklama geldi. Emekçilerin sesinin 1 Mayıs kürsüsünden yankılanacağını belirten işçiler, “Sosyalizm ve Cumhuriyet için 1 Mayıs’ta, saat 15.00’de Anıtpark’ta buluşalım” diyor.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 26.04.2026 , 08:41

Bu yıl İstanbul Kartal Meydanı, Ankara Anıtpark, İzmir Bostanlı Demokrasi Meydanı ve Adana İller Bankası Kavşağı'ndaki dört merkezde yapılacak 1 Mayıs mitingleri için çağrılar sürüyor.

Ankara’da saat 15.00’de Anıtpark’ta yapılacak 1 Mayıs mitingi öncesi, işçiler soL Haber’e açıklamalarda bulundu.

Farklı sektörlerden, dayanışma ağlarından ve THTM temsilciliklerinden işçilerin 1 Mayıs mesajları şöyle:

'Hayatımızı çalanlara karşı fabrika işçileri Anıtpark'ta buluşacak'

Mehmet Sıddık Kaplan, Kaynak Ustası, PE Fabrika İşçileri Dayanışma Ağı

Ankara oldum olası hep memur kenti olarak anılırdı. Şimdi ise özellikle savunma sanayisi ekseninde gelişen ve yapılandırılan Ankara sanayisiyle durum değişiyor. Ankara'da çeşitli fabrikalarda, atölyelerde, sanayi bölgelerinde çalışan işçi nüfusu 200 bin kişiyi aşmış durumda. Artık Ankara bir sanayi kentine dönmüş durumdadır. Aileleri de hesaplayınca Ankara'nın neredeyse altıda birine yakın bir nüfus ortaya çıkıyor. Özellikle pek çok sanayi bölgesinin savunma sanayisi ile gelişmesi pek çok sorunu da beraberinde getirdi. Silah üretiyoruz adı altında pek çok işyeri sendikasız, grevsiz, işçi haklarından bir haber durumdadır. Özellikle örgütlenme özgürlüğü baskılanmakta ve işçilere yoğun zorunlu mesailer dayatılmakta. Yoksulluk ve hayat pahalılığındaki artış ise bu konuda fabrika yönetimlerinin eline işçileri adeta altın tepside sunuyor. Geçinemeyen büyük işçi yığınları çareyi fazla mesaide, olmazsa ek işte, o da olmazsa kumar, çeteleşme, mafya veya tarikat ağlarında arıyor. Tüm bunlar olurken hayatımız parçalanmış, ülkemiz can çekişir durumda. Hayatımızı çalanlara karşı özellikle fabrikalarda ve sanayi bölgelerinde çalışan tüm işçi arkadaşlarımızı bizlerle birlikte 1 Mayıs'ı kutlamak için Anıtpark'taki mitinge davet ediyoruz. Biliyoruz ki çok büyük çoğumuz hayatında hiç 1 Mayıs’a katılmadı. Hep birlikte 1 Mayıs'ta Anıtpark'a!

'Kabul ettiğim her işin, yaşamımı elimden alabileceğini bilerek çalıştım'

Murat, İnşaat İşçisi, PE İnşaat İşçileri Dayanışma Ağı

Çoğu arkadaşım gibi ne bir iş güvencem ne düzenli bir aile yaşamım ne de can güvenliğim var. Nerede iş bulursam oraya, bazen başka şehirlere, bazen başka ülkelere, arkamda sevdiklerimi bırakarak, onlar için onlar olmadan çalışmaya gidiyorum. Yaşamak zorunda olduğum için çalışmayı kabul ettiğim her işin, yaşamımı elimden alabileceğini bilerek çalıştım. Değişsin istiyorum bu düzen. Hayatta kaldığım her gün için şükrettiğim değil, emeğimin karşılığını alarak, insanca yaşayabileceğim bir hayat istiyorum. Bunun için bu kaderi ve isteği benimle paylaşan tüm inşaat işçisi arkadaşlarımla birlikte 1 Mayıs'ta Anıtpark'ta olacağım.

'İletişim emekçileri olarak kendimizi işçi sınıfının bir parçası olarak görüyoruz'

Hasan Ulubaş, Basın Emekçisi, PE İletişim Emekçileri Dayanışma Ağı

İletişim emekçileri olarak güvencesizlik, düşük ücret, yoğun çalışma ve artan siyasal baskı altında çalışıyoruz. Haber üretimi sermaye ve iktidar ilişkileri tarafından kuşatılırken, emeğimiz değersizleştiriliyor, mesleki özerkliğimiz sistemli biçimde aşındırılıyor. Soru sormanın, haber yapmanın dahi baskı altına alındığı bu düzende, gazeteciler yalnızlaştırılmak ve susturulmak isteniyor. Ancak bu tablo yalnızca bizim değil, tüm işçi sınıfının ortak sorunudur.

1 Mayıs’ta Anıtpark’ta olmak, bu düzene karşı sözümüzü birlikte kurmaktır. İletişim emekçileri olarak kendimizi ayrıcalıklı bir yerde değil, işçi sınıfının bir parçası olarak görüyoruz. Güvencesizliğe, yoksullaşmaya ve baskıya karşı mücadeleyi büyütmek, dayanışmayı güçlendirmek için tüm emekçileri Anıtpark’ta yan yana gelmeye çağırıyoruz.

'1 Mayıs'ta tüm meslektaşlarımızı sınıfına davet ediyoruz, Anıtpark'a'

Bulut Çelik, Öğretmen, THTM Öğretmen İnisiyatifi

Biz öğretmenler, mesleğimizin itibarsızlaştırıldığı, özel sektörde güvencesiz koşullarda çalışmak zorunda kaldığımız, can güvenliğimizin dahi sağlanamadığı koşullarda çalışmayı hak etmiyoruz. Memleketin her yerinde olduğu gibi eğitimde de piyasacılık çürütüyor. Sağlıklı okullarda çalıştığımız, dinci gericiliğin, tarikatların, cemaatlerin, çetelerin cirit atmadığı okullarda, geleceğe umutla bakacak nesilleri yetiştireceğimiz bir gelecek mümkün. 1 Mayıs'ta tüm meslektaşlarımızı sınıfına davet ediyoruz. 1 Mayıs'ta Anıtpark'a!

Ankara Belediye işçileri 1 Mayıs'ta Anıtpark'ta

Ali, Belediye İşçisi, PE Belediye İşçileri Dayanışma Ağı

Bürokratik düzen sendikacılığının geldiği noktayı bizzat yaşayarak öğreniyoruz maalesef. Belediyenin yürüttüğü hizmetler birçok alanda olduğu gibi, emek alanında da şirketlerin insafına terk edilmiş durumda. Kadrosuz ve güvencesiz çalıştırılan işçiler, belediyenin iştirak şirketleri üzerinden sömürülüyor ve mevcut düzen sendikacıları bu durumu yalnızca seyrediyor. Çalıştığımız belediyenin hangisi olduğu veya o belediyede hangi sendikanın yetkili olduğu da hiç fark etmiyor. Artık hiçbir belediyede kadrolu işçi istihdamı yapılmıyor mesela. Ve bu kadrosuz, güvencesiz çalışma biçimi mevcut sendikalar tarafından hiç gündem edilmiyor. Düzen sendikacıların bize dayattıkları buysa şayet, bizler de başka bir alanda kendi 1 Mayısımızı kendi sözümüzde kutlamayı, bayramımızı diğer işçi arkadaşlarımızla birlikte geçirmeyi tercih ediyoruz.

Bilişim Emekçileri Ankara Dayanışma Ağı Anıtpark'a çağırıyor

Tekin Okent, Yazılımcı, PE Bilişim Emekçileri Dayanışma Ağı

Yazdığımız kod, kurduğumuz sistemler ve geliştirdiğimiz uygulamalar bu ekonominin omurgasını oluşturuyor. Bedeli ise bize kesiliyor: uzayan mesailer, “çok acil” teslimler, güvencesiz sözleşmeler ve sürekli performans baskısı. “Esneklik” denilen şey fiilen sınırsız erişilebilirlik. 1 Mayıs 1889’da işçiler 8 saatlik iş günü için sokağa çıkmıştı; bugün bilişimde fazla mesai çoğu zaman adı konmamış bir norm. Ürettiğimiz değer bir avuç insanı zenginleştirirken, teknoloji giderek savaşın ve toplumsal denetimin aracı haline getiriliyor. Emeğimize yabancılaşıyor, yaptığımız işi sorguluyoruz. Buna şimdi bir de yapay zekâ eklendi: verimlilik söylemiyle iş yükünü artırmanın ve güvencesizliği derinleştirmenin aracı olarak kullanılıyor.  Oysa bu araçları geliştiren biziz; nasıl ve kimin yararına kullanılacağını belirleme gücü de bizde olmalı. Biliyoruz: kod yazanın, sistem tasarlayanın, atölyede demir işleyenin, fabrikada montaj yapanın sorunu da çözümü de ortak. İnsanca bir yaşam ve düzen için, PE Bilişim Emekçileri Ankara Dayanışma Ağı olarak bu 1 Mayıs’ta Anıttepe Parkı’nda olacağız.

'Tüm avukatları, stajyerleri ve hukuk emekçilerini 1 Mayıs’ta Anıtpark’a çağırıyoruz'

Yusuf Hatipoğlu, Avukat, Boyun Eğmeyen Hukukçular

Avukatlar ve tüm hukuk emekçileri, mevcut hukukun ve devlet yapısının hangi toplumsal ve ekonomik ilişkilerin ürünü olduğunu yakından bilmelidir. Yasaklanan toplantı ve grevler, haksız gözaltı ve tutuklamalar, emekçilerin temel haklarına yönelik saldırılar, adalete erişimi zorlaştıran düzenlemeler, kadın katilleri ve çocuk istismarcılarının ellerini kollarını sallayarak gezmesi bu sermayeci düzenin emekçi halkımız üzerinde hukuk ve yargı eliyle inşa ettiği sömürü ve baskının somut göstergesidir. Avukatlar ve tüm hukuk emekçileri bir yandan mesleki olarak bu türden hukuk garabetleriyle mücadele ederken, diğer yandan düşük ücret, güvencesizlik, geçim kaygısı ve mobbing ile karşı karşıyadır. Bu koşullar altında eşit, özgür ve tam bağımsız bir ülke mücadelesini büyütmek acil bir görevdir. Tüm avukatları, stajyerleri ve hukuk emekçilerini 1 Mayıs’ta Anıtpark’a bu mücadeleyi birlikte yükseltmeye çağırıyoruz.

'Örgütlü bir halk olmanın ne demek olduğunu göstermek için'

Hilmi Katoğlu, Kök Çarşısı Emekçileri

Yurdumuzda sistematik olarak sömürüldüğümüz, birçok haktan yoksun edildiğimizin farkındayız. Sömürüye, hukuksuzluğa karşı ayağa kalkmak gerektiğini biliyoruz. Örgütlü bir halk olmanın ne demek olduğunu göstermek için 1 Mayıs’ta Anıt Park’da olacağız.

Kamu emekçilerine Anıtpark çağrısı

Candan, Kamu Büro İşçisi

Kamuda çalışan büro emekçileri olarak karşı karşıya kaldığımız tabloda liyakatsizlik, baskılar, artan iş yükü ve giderek eriyen ücretler öne çıkıyor. TÜİK’in açıkladığı enflasyon verileri ile halkın yaşadığı gerçekler arasındaki uçurum büyürken maaşlarımız hızla değer kaybediyor, yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesi veriyoruz. Keza, kurumlarımızdaki keyfi uygulamalar ve ayrımcılık da zaten gittikçe bozulan çalışma barışını topyekûn ortadan kaldırmış durumda. Bu durum, birlikte mücadele etmenin olanaklarını da zayıflatıyor. Üstelik idari baskı ve beslenen ceza korkusu sendikal mücadeleye katılımın önünde ciddi bir engel haline gelmiş vaziyette. Tüm bu yaşananlara “promosyon sendikacılığı”nın eklenmesiyle gerçek bir temsiliyet sorunu ortaya çıkmış durumda. Kamuda çalışan büro emekçileri olarak bu tabloya karşı insanca yaşam talebimizi yükselteceğimiz 1 Mayıs’ta, Anıtpark’ta olacağız. Tüm mesai arkadaşlarımızı da birlikte sesimizi büyütmek için Anıtpark’a çağırıyoruz.

Emekliler 1 Mayıs'ta Anıtpark'ta olacak

Ruhi Uyar, Emekli

Emeklilerin kazanılmış haklarından, sanki bir lütufmuş gibi söz edilmesinin son yıllarda daha da arttığını görüyoruz. 20-25 yıl çalışıp sosyal güvenlik primi ödeyen emekçilerin devlet bütçesine yük olduğu anlatılıyor. Böylece emeklilerle çalışanlar karşı karşıya getiriliyor. 1 Mayıs miting alanlarında bir araya gelerek alın terimizi savunmuş oluruz. Hep birlikte olup mücadelemizi yükseltirsek onurlu bir duruş sergilemiş oluruz.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.