Sayfa yolu
Doruk maden işçileri soL'a konuştu: Kim koruyor bu patronları?
Özgür Tuna
Yayın Tarihi: 31.07.2026 , 19:40 Güncelleme Tarihi: 31.07.2026 , 19:41
Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik işçileri Haziran ayından bu yana haklarını almak için mücadele ediyor. Bakanlıkların garantörlüğüne ve verilen sözlere rağmen haklarını alamayan işçiler direnişlerini Ankara’ya taşıdı.
Eskişehir’den Ankara’ya uzanan bu hak arama mücadelesinde işçiler, sadece ödenmeyen ücretlerinin değil, neden karşılarında durulduğuna ilişkin soruların da peşine düşüyor.
Geçtiğimiz günlerde işçiler, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklamalar yaptı. Bugün Ulus Meydanı'nda bir araya gelen Türkiye Meden İşçileri Sendikası üyesi maden işçileri soL’a konuştu.
'Bizim gitmediğimiz yer kalmadı, ben sorayım kim var bu adamın arkasında?'
Gittikleri hiçbir kapıdan somut bir sonuç alamadıklarını ifade eden maden işçisi Mehmet hem Enerji hem de Çalışma Bakanlığı’ndan verilen sözlerin havada kaldığını hatırlattı.
"Bizim gitmediğimiz yer kalmadı. Enerji Bakanı'na gittik. Çalışma Bakanı'na gittik. Söz verdiler ama tutmadılar. Bu adamın arkasında kim var, bilmiyorum. Ben sana soruyorum: Ne var, kim var bu adamın arkasında?"
'Birileri devamlı patronları koruyor, aslında bizleri koruması lazım…'
Devletin kendileri yerine patronu koruduğunu dile getiren maden işçisi Cemal, nisan ayından bu yana maaş alamayan işçilerin borç sarmalına girdiğini anlattı.
"Birileri koruyor devamlı patronları; aslında bizleri koruması lazım iken onları koruyorlar. Bizim şu an bazı arkadaşlarımız nisan, mayıs, haziran, temmuz aylarında maaşlarını alamadılar. Bu insanlar kirada oturuyor, faturaları var, çocuklarının üstü başı var, bir sürü masrafları var. Herkes borçlu. Geçenlerde bir arkadaşım diyor: '60 bin TL borcum var, ödüyordum taksitle, ödeyemeyince 600 bin TL’ye çıktı, şu anda ancak faizlerimi ödemeye çalışıyorum,' diyor. Bunun bir şekilde düzeltilmesi lazım."

'Bilmiyorum, devlet mi var bu adamın arkasında?'
Patronun paranın cebinden çıkmasını istemediğini ve işçilere "Senede 3 maaş versem yeter" dediğini aktaran maden işçisi İbrahim, emeğinin karşılığını bekleyen ailelerin geçim derdinde olduğunu vurguladı. Konuyla ilgili tüm bakanlıkların durumdan haberdar olduğuna işaret eden İbrahim, sözlerine şu şekilde devam etti:
"Bu patron maden şampiyonu; almadığı ruhsat yok. Ankara’nın yüz ölçümü kadar maden ruhsatı varmış. Bilmiyorum, devlet mi var bu adamın arkasında, kim var bilmiyorum. Kimse bir şey söyleyemiyor bu adama. Çok mu büyük bu adam? Yarın Türkiye’nin başına bela olur bu, Türkiye’yi satar bu adam. Böyle böyle zenginleşiyor, daha da büyüyor. Devlet de bir şey diyemiyor mu? Bu adam, Sabahattin Yıldız, kim, biz de bilemiyoruz. Bakanlarımızın hepsinin haberi var. Enerji Bakanımızın var, Çalışma Bakanımızın var."
Madenlerin özel sektör eliyle işletilmesine işçiler ne diyor?
Yaşanan hak gasplarının ötesinde, madenlerin özel sektör eliyle işletilmesine derin bir itirazı dile getiren işçiler, mevcut durumu kamu kaynaklarının hırsızlarca yağmalanması olarak görüyor.
'Türkiye’nin başına bela bunlar'
Maden sahasının patrona adeta "bedava" verildiğini savunan maden işçisi İbrahim, bu sürecin sadece bir kişinin zenginliğine zenginlik kattığını ifade etti:
"Burası bu insana bedava verilen bir yer, özelleştirme değil. Bu insanın zenginliğine zenginlik katılmış. Bu adam zaten hırsız. Bunu veren kim, bilmiyorum ama büyüdükçe büyütmeye çalışıyorlar bu adamı. Türkiye’nin başına bela bunlar."
'Yoksa bir zengin alıyor, işine geldiği gibi hareket ediyor'
Cumhuriyet’in kuruluşundan itibaren madenlerin devlet eliyle işletildiğini ve o dönemlerde kâr ettiğini hatırlatan maden işçisi Cemal, madenlerin yeniden kamuya geçmesi gerektiğini vurguladı.
"Cumhuriyet’in kuruluşundan beri aslında devlet işletiyordu ve devamlı kârdalardı. Daha sonra zarar etmeye başladılar. Bu zararı ettiren müdür kim ise, nasıl zarar ettirdiyse o araştırılsın. Tekrar eskisi gibi kamu çalıştırsın. Yoksa bir zengin alıyor, işine geldiği gibi hareket ediyor; sonra millet de boyuna borçlanıyor onun yüzünden. Milli servettir madenler, boşa gitmemesi lazım. Bu adamlar bu serveti boşa harcıyor. Su akar, göz bakar hesabı; biz o suyu kullanmıyoruz, boşa gidiyor."
'Onaylamıyorum, istemiyorum özelleştirilmesini'
Patronun faaliyet gösterdiği her yerde binlerce insanın mağdur edildiğine dikkat çeken maden işçisi Mehmet, özelleştirmeye neden karşı olduğunu şu sözlerle aktardı:
"Tabii ki devlet eliyle işletilmeli, çünkü malum bu adam bir sürü insanı mağdur etti. Bu adam binlerce kişiyi mağdur etti; biz belki deve de kulağız. Elazığ’da var, Rize’de var; çalıştırdığı her yerdeki insanlar mağdur. O yüzden onaylamıyorum, istemiyorum özelleştirilmesini."
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.