Breadcrumb
Dört bir yanı Amerikancılık sarınca: Suriye’de neler oldu?
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 19.01.2026 , 13:23 Güncelleme Tarihi: 19.01.2026 , 14:21
Suriye'de uzun bir süredir tüm aktörlerin karşılıklı hamleleriyle süregiden bilek güreşi turnuvasının yürütücüsü de, hakemi de ABD’ydi.
Şam’daki cihatçı çetelerden İsrail’deki soykırımcı hükümete, “Rojava Devrimi”nin SDG’sinden Türkiye’deki AKP iktidarına kadar bütün taraflar Amerikancıydı.
Sırayla gidelim.
Esad iktidarının sonlanmasının ardından büyük oranda istediğini alan bir ABD vardı; Türkiye’nin, İngiltere’nin, İsrail’in ve cihatçı çetelerin desteğiyle.
Bu ilk faslın sonunda iktidara sondaki güç, IŞİD artığı HTŞ taşındı.
Bu geçişe ABD müttefiki SDG de “devrim” diyerek destek çıktı.
Peki, neler olacaktı? Suriye halkı bir bütün olarak, üstelik yukarıdaki koalisyon eliyle, özgürlüğe mi kavuşacaktı?
soL’da uzun süredir işaret ettiğimiz üzere atılan bu adımlar Suriye yönetilsin diye değil, yönetilemesin diyeydi.
Türkiye’de patronlar ve siyasi iktidar yıllardır yatırım yaptıkları cihatçıların iktidarı sonrası Suriye pastasından en büyük payı almak için atağa kalktı.
Yeni Osmanlıcılık da çözüm süreci de bir kez daha ve yeniden tam buraya doğdu.
Ancak karşılarında uzun süredir çıkarların çatıştığı İsrail faktörü vardı.
Bu tabloda başını PYD/YPG’nin çektiği “Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi Bölgesi” sözü edilen aktörlerin bilek güreşi alanına döndü.
İsrail, 5 Ocak’ta ABD arabuluculuğunda HTŞ hükümetinden istediğini alınca, SDG bölgesi üzerindeki desteği ve iddiasını en azından önceki “radikalliğine” kıyasla geri çekti.
Suriye’deki işgal sahasını genişleten, Suriye’de Filistinli direniş gruplarını yok edip bunu da cihatçı HTŞ eliyle hayata geçiren İsrail, bölgenin İran ve Hizbullah’a desteğinin de tamamıyla ortadan kalktığı bir anda istediğini büyük ölçüde almış oldu.
Bunun nişanesi de HTŞ ile imzalanan anlaşma oldu.
Öte yandan AKP iktidarının çözüm sürecinde masaya sürdüğü kırmızı çizgilerle bölgedeki denklem arasında ciddi gerilimler yaşanmaya devam etti.
AKP iktidarı bölgenin HTŞ’ye tam entegrasyonunu isterken, tümenler halinde katılımı kırmızı çizgi ilan etmişti. Dünkü anlaşma bu başlıklarda birlikte AKP lehine başka maddeler de içeriyordu.
Ancak çözüm süreci ve Suriye’deki denklemin önümüzdeki süreçte nereye bağlanacağı hâlâ oldukça tartışmalı ve ciddi gerilimlere gebe olmaya aday gibi görünüyor.
Aşiretler, cihatçı çeteler, ABD ve İsrail
SDG’nin Suriye’de uzun süredir kontrol alanında tuttuğu bölgeler, ABD desteği ilgili noktalardan çekilir çekilmez kısa sürede elden çıktı.
Burada SDG’nin ‘devrim’ olarak tanımladığı süreçte, uzun süredir işbirliği yaptığı ABD kadar, aşiretlerin aldığı pozisyon da önemli belirleyenlerden biri oldu.
İlgili aşiretler ABD ve İsrail desteğinin çekilmesi sonrası anında direksiyonu HTŞ lehine kırdı ve bunun sonucu olarak Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi Bölgesi, kendi çıkarları açısından oldukça kritik birçok noktayı kısa sürede kaybetti.
YPG bu süreci tersine çevirmek adına masaya IŞİD ile mücadele kartını koymak istese de, bu kart da IŞİD artığı HTŞ’yi bir güldürü sonucu IŞİD ile Mücadele Koalisyonu’na katan ABD eliyle boşa düşürülmüştü zaten.
Sonuç olarak ortada emperyalistlerin istediği gibi yapılandırma olanaklarına sahip olduğu bir Suriye var ve burada herkese yeni roller ve sınır alanları dağıtan da ABD oluyor, en azından şimdilik…
Suriye’de bu tablo konuşulurken eksik olan ne?
Tüm bu yaşananları sırasıyla aktarırken konuşulmayan tek bir aktör olduğunu görüyoruz.
Suriye’nin her bir bölgesinde HTŞ’nin ya da doğrudan ABD’nin çıkarları doğrultusunda büyük bir yoksulluk ve katliam tehlikesiyle yaşamaya çalışan Suriye halkı…
Her yanıyla gericilik ve milliyetçiliğin alan kapladığı bir tablonun sonunda halkların payına bir kez daha özgürlük değil, büyük güçlerin bilek güreşinde dolgu malzemesi olmak düşüyor.
Halkın işin içine girmediği; kendi örgütlü gücüyle emperyalizmi ve gericileri püskürtmeye çalışmadığı, bu güçleri müttefiki ve özgürleştiricisi olarak gördüğü her durumda, emekçilerin payına yenilgi düşmeye devam ediyor.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.