Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Yükleniyor...

CHP'nin yeni programı: Sermayenin kazanımları korunacak

CHP’nin yeni program taslağının “Kalkınma ve Ekonomi” bölümünde kalkınma, kamuculuk, planlama gibi kavramlar kullanılsa da sermaye düzeninin ihyasına devam etme sözü veriliyor. Teknik açıdan alabildiğine özensiz, beceriksiz, eklektik bir metin ortaya çıkmasına rağmen yan gözle de olsa “sola bakmama” taahhütü kuvvetli.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 27.11.2025 , 12:56

CHP’nin yeni program taslağının “Kalkınma ve Ekonomi” bölümü, “Arada kamuculuk, planlama, emekçiler sözcüklerinin geçeceği ama özü sermaye dostu, liberal bir metin yaz. Biraz da yeşil dönüşüm, mor dönüşüm, dijital dönüşüm, sürdürülebilirlik gibi trendleri serpiştir” komutuyla ChatGPT’ye yazdırılmış bir metin izlenimi bırakıyor. Son birkaç kalkınma planı dahil olmak üzere AKP iktidarının Orta Vadeli Program, Sanayi Strateji Belgesi, Yeşil Mutabakat Eylem Planı gibi politika dokümanlarıyla ruh olarak örtüşen, ama onlara kıyasla teknik olarak çok daha yüzeysel ve eklektik bir metin ortaya çıkmış. 

Bu arada ChatGPT’ye de haksızlık ediyor olabiliriz. Böyle bir istekte bulunulduğunda ChatGPT, sermaye iktidarının ve TÜSİAD başta olmak üzere sermaye örgütlerinin müktesebatını veri alacağı için çok daha gelişkin bir metin üretme ihtimali yüksek.

'Emekçilerin partisi'nden inceltilmiş sömürü vaadi

CHP’den kamucu ya da klasik denebilecek bir sosyal demokrat program beklemek güç. Programın emekçiler odaklı hazırlanmış olma ihtimali bulunmuyor. Nitekim “Emek Politikaları” bölümü de “Cumhuriyet Halk Partisi, kalkınmanın ve toplumsal refahın yaratıcı gücü olan emeğin ve emekçilerin partisidir. CHP’nin kalkınma anlayışının temelinde emeğin özgürleşmesi ve emekçilerin çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi yer alır” ifadeleriyle başlamasına rağmen devamında “emek verimliliğinin artırılmasından”, “nitelikli işler yaratılması” ve benzeri argümanlarla anaakım iktisadın “daha çok sömürü daha çok refah” diye özetlenebilecek edebiyatıyla emekçilere inceltilmiş sömürü olanakları vaad ediyor. 

İktisadi düzlemde sola göz kırpmaktan bile kaçınılıyor

Sermaye cephesinden değerlendirildiğinde de bir düzen partisi olarak yan gözle bile olsa “sola bakmama” taahhütü vermek dışında, ciddiyetsiz bir program taslağı olduğu söylenebilir. “Mevcudu sürdürme”, 23 yıllık AKP iktidarının kazanımlarına bağlılık ekonomi ve kalkınmayla ilgili bölümlerin en güçlü mesajı. Bu mesajı vermeye öyle odaklanılmış ki birtakım ezberlerin üstünkörü tekrarı dışında sermayeye herhangi bir “vizyon” sunmaya pek yer kalmamış. Oğuz Oyan’ın Salı günü soL’da yayımlanan değerlendirmesinde işaret ettiği gibi emperyalizmle uyumun altı kuvvetli bir şekilde çiziliyor, ancak orada da “güvenli” sınırlar içinde kalınmış.

Sanayi ve ticaret politikası, yeşil kalkınma gibi başlıklarda uluslararası hakim yaklaşımın dışına çıkılmıyor. Bir dizi kavram altını biraz Türkiyeli doldurma gayretine bile girilmeden basmakalıp bir şekilde kullanılıyor. Örneğin “iklim politikası” çerçevesinden hızlıca bir ezber haline getirilen “adil geçiş” ya da “adil dönüşüm” kavramı kullanılıyor. Müphem bir fosil yakıt kullanımı yüksek sektörler ifadesi dışında Türkiye’de bu kapsama hangi sektörler giriyor, bunlara yönelik nasıl bir yaklaşım söz konusu, stratejik sektörler, sanayi politikası, ticaret politikası bağlamında bu sektörler nasıl değerlendiriliyor, anlaşılmıyor. Benzer şekilde sermaye düzeninin “yüksek katma değerli, yüksek teknolojili” sektörlere geçiş ezberi tekrar ediliyor, bu noktada da düzen içi hareket alanı bile kullanılmıyor. Metnin bütününde herhangi bir sermaye kesimini ürkütmeme hassasiyeti çok yüksek. 

Kalkınma ilkeleri: Altı boş kavramlar uçuşması

“Kalkınma İlkeleri” başlıklı bölümde “Kamucu: Halkın Yararı ve Toplumsal Fayda” alt başlığından başlayarak anlamlarından koparılmış kavramlar uçuşmaya başlıyor. Halk kim, toplum kim, yarar ne fayda ne? Bu sorulara yanıt bulamadan kamuculuğun CHP tarafından “halkın yararını ve toplumsal faydayı gözetmek” olarak tanımladığını öğreniyoruz.  Bununla kalmıyor, öğrenmeye devam ediyoruz: “Kamucu anlayış, piyasaların etkinliğini sağlayarak serbest girişimlerin önünü açacaktır. Devlet, üretici ve girişimcidir. Devlet, toplumsal fayda temelinde üretici ve toplumsal amaçlara dönük stratejik hedef odaklıdır.” Devamında “Planlı” diye bir alt başlık geliyor, yarım kalmış herhalde, altını okuyalım anlarız  diye düşünerek devam edildiğinde CHP’nin kalkınma vizyonunun planlamaya dayandığı, planlamanın da stratejik hedeflerin toplumsal fayda temelinde eyleme dönüştürülmesi olduğu görülüyor. Tabii kamu ve özel sektör elele planlıyor, kamu özel sektörün sağlıklı ve uzun vadeli yatırım kararları almasını güvence altın alıyor. Daha önce Altılı Masa dokümanlarında zikredilen ulusal bir planlama kurumunun oluşturulmasına da yer veriliyor, “kamu ve özel sektör arasında dinamik bir etkileşim içinde çalışacak” bir kurum olarak tarif ediliyor. 

Kamuculuk ve planlama, kabaca kamunun olanaklarının özel sektör için etkin bir şekilde seferber edilmesi olarak tanımlanıyor, içleri tamamen boşaltılıyor.

Piyasa dostluğu her şeyin üzerinde

Stratejik sektörlerde kamunun etkinliğinin artırılacağı vurgulanıyor. Üç eksende stratejik sektör tanımı yapılıyor: Temel hakların korunması, yaşamsal sektörler, verimlilik ve insana yakışır işler yaratılması. Bu başlıklar altında bazı sektörler ima edilmekle birlikte çok rahat daha somut sektör spesifikasyonu yapılıp hedefler konulabilecekken çok soyut ifadelerle, özellikle de mevcut durumdaki felaketlerin (barınma, sağlık, eğitim, enerji, tarım ve gıda) giderilmesine neredeyse hiç işaret edilmeden geçiliyor. 

Yeni özelleştirmeler yapılmayacağı, kamu-özel işbirliği modelinde Hazine garantisi verilmeyeceği gibi rötuşlar vaad edilse de şaibeli ve tartışmalı olan uygulamaları düzeltme, sınırlı da olsa devletleştirme boyutuna girmemeye özen gösteriliyor. 

İlgili bölümlerde serbest piyasanın dinamiklerinin çalıştırılması, rekabetçiliğin önünün açılması, tekelleşmenin bu bağlamda önlenmesi vb vurgular fazlasıyla kuvvetli.

DOSYA

1

CHP'nin yeni programı

CHP'nin henüz taslak halindeki yeni programı, partide bir makas değişikliğine işaret ediyor. soL, bu dosyada CHP'nin sermaye düzeniyle kurduğu uyuma, NATO eksenine olan tartışmasız sadakatine ve laikliği sessizce tasfiye edişine mercek tutuyor.

CHP'nin 'normalleşme' yolculuğunun son durağı: 2025 programında laiklik nasıl tasfiye edildi?Asıl değişmez hükümler bunlar: CHP’nin yeni programında Batı ve NATO ekseni bize ne anlatıyor?Yeni CHP programı üzerine

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.