Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Yükleniyor...

Asıl değişmez hükümler bunlar: CHP’nin yeni programında Batı ve NATO ekseni bize ne anlatıyor?

Meclis’teki partilerin özellikle dış politikada emperyalist ülkelerle kurulan bağımlılık ilişkisini merkeze alan yaklaşımları isimler değişse de hiçbir şekilde değişmiyor. CHP’nin hazırladığı son parti programı taslağı da bunun ispatlarından biri. Programın kimi bölümlerinin AKP programına büyük benzerliği de ayrıca dikkat çekici.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 25.11.2025 , 14:22

Dün soL’da yer verdiğimiz haberde CHP’nin bu ay sonunda yapacağı kurultaya sunacağı yeni parti programını ele almaya başlamış, ilk olarak laiklik vurgusundaki erozyona işaret etmiştik.

“CHP'nin yeni parti programı cumhuriyetin artık gözden çıkarıldığını, AKP düzeniyle tamamen uzlaşıldığını ilan ediyor. Laiklik tanımından eğitime, tarikatlardan Diyanet’e kadar pek çok başlıkta yapılan değişiklikler 'güncelleme'den ziyade bir teslimiyet tablosu çiziyor” şeklinde değerlendirdiğimiz bu başlığın ardından bugün de programın dış politika kısmına odaklanacağız.

Burada sadece CHP'ye ilişkin değil, bir bütün olarak Meclis'te grubu bulunan tüm partileri kapsayan büyük benzerlikler var. Bu benzerlikler programların ilgili bölümlerinin ve ruhunun adeta kopyala-yapıştır olmasını sağlıyor.

AKP ile başlayalım örneğin:

“Türkiye gerek coğrafi, gerekse tarihi açıdan Avrupa ile yakın ilişkiler içinde olmuştur. Bu nedenle Avrupa ülkeleriyle ilişkiler Türkiye’nin dış politika gündeminde en üst sıralarda yer almaya devam edecektir. Türkiye Avrupa Birliği ile ilişkilerinde, taahhütlerini ve Birliğin üyelik için öteki aday ülkelerin de yerine getirmesini istediği şartları bir an önce sağlayacak… Türkiye’nin NATO bünyesinde bugüne kadar ortaya koyduğu katkıya paralel olarak, yeni Avrupa savunma stratejisi çerçevesinde oluşturulan Avrupa Güvenlik ve Savunma Kavramı (AGSK) içinde hak ettiği yeri alması yolundaki çabaları sürdürecektir.”

Şimdi de CHP’nin “yeni” programına bakalım:

“CHP, çok boyutlu bir dış politika anlayışını savunurken, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü ilkelerine bağlılığının gereği olarak Türkiye’nin Batı İttifakı içinde güçlü ve yönlendirici bir konumda olmasını sağlayacaktır. CHP’ye göre Avrupa Birliği üyeliği en önemli dış politika hedeflerinden biridir. Bu hedefin gerçekleştirilmesi için Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik sürecine yönelik demokratik reformlar hızla hayata geçirilecektir. Bu kapsamda Gümrük Birliği Anlaşması somut müzakere hedefleri belirlenerek güncellenecektir. Ülkemizin Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği, AGİT, NATO gibi Batı İttifakı’nın çatı kuruluşlarında güçlenecek etkin varlığı, uluslararası karar ve ilişkilerde ulusal çıkarlarımızın korunmasını sağlayacaktır.”

1 Mart ayıklaması ne anlatıyor?

Programın detaylarına girip benzerlikleri aktarmaya devam edeceğiz ama iki programın da “bam teli” burası.

İki parti de Türkiye’nin dış politikadaki ana eksenin AB ve NATO ittifakı olduğunu en başa yazıyor. 

Geri kalan tüm taktik ve stratejiler bu temel üzerinde yükseliyor.

CHP'nin önceki yönetiminin de Amerikancı çizgisine dair en ufak şüphe bulunmasa da mevcut programda yer alan "1 Mart tezkeresi" hatırlatmasının yeni programdan çıkarılması dikkat çekici.

Sonuç olarak ortada şaşırılacak bir şey yok.

CHP’nin Dışişleri Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Namık Tan, muhtemelen hazırlanan bu yeni programın dış politika kısmının mimarı.

Tan kısa süre önce AKP’nin dış politikadaki hat değişikliğini olumlu bulduğunu belirten bir yazı kaleme almış, "İktidar her ne kadar deyim yerindeyse ‘kuyruğu dik tutmak’ adına içeriye dönük anlatısını değiştirmese bile bu hat değişikliğinde ana muhalefet CHP’nin etkisinin de olduğunu herhalde teslim ederler" demişti.

soL’da Tan’ın bu yazısını ele almış, ortada bir hat değişikliği olmadığını, AKP ile CHP’nin “aklın yolu” diye tarif ettikleri başlığın Amerikancılık olduğuna vurgu yapmıştık. Kavganın da "hangimiz daha iyi hizmet ederiz" kavgası olduğunu belirtmiştik.

CHP’nin yenilenen programıyla AKP’nin programı arasındaki benzerlikler, Tan'ın vurguladığı "aklın yolu"yla yakından ilgili.

Tan'ın bu açıklamasının yanı sıra soL'un ülke gündemine getirdiği, CHP'li Utku Çakırözer tarafından hazırlanan skandal NATO raporu da yine bu "aklın yolu"yla ilişkili.

 

Detaylarda da ortaklık var: Daha iyi tüccarlar burun farkıyla önde

Öte yandan AKP ile CHP'nin programlarındaki dış politika kısmındaki ana doğrultu ortaklığı dışında “daha az” önemli görünen diğer başlıklarda da dikkat çekici bir benzerlik söz konusu. Tabii AKP’nin kuruluş kodlarında çok daha gelişkin olan tüccarlık/dış politika bağının daha net formüle edilmesi dışında.

Bazı örnekler verelim:

  • AKP Programı: Rusya Federasyonu ile Orta Asya ve Kafkasya’da rekabete değil işbirliğine dayanan dostça ilişkiler sürdürecektir. Çin ve Güney Doğu Asya’daki dinamik ekonomilerle ilişkileri çok yönlü olarak ele alacak ve Türkiye ile bu ülkeler arasında daha sıkı ilişkiler geliştirmeye çalışacaktır.
  • CHP Program Taslağı: Çok boyutlu dış politika anlayışı çerçevesinde ilişkiler çeşitlendirilecek; Rusya, Çin ve diğer bölge ülkeleriyle dengeli, ulusal çıkar odaklı, eşitlik temelinde ilişkiler yürütülecektir.

     

  • AKP Programı: Kıbrıs sorununun çözümünde adadaki Türk halkının varlığının, kimliğinin ve kendi geleceğini tayin etme hakkının göz ardı edilemeyeceği görüşünde olup çözümün, adada mevcut iki devletin varacağı uzlaşmaya dayanması gerektiğine ve bu sorun çözümlenmeden Kıbrıs Rum kesiminin Avrupa Birliği’ne alınmasının, sorunu daha karmaşık hale getireceğine inanmaktadır.
  • CHP Program Taslağı: Cumhuriyet Halk Partisi; Türkiye ile Kıbrıs arasındaki tarihi, kültürel, ekonomik ve sosyal bağlar çerçevesinde KKTC’yi kardeş vatan olarak görmekte; Kıbrıs Türkünün siyasal eşitliğini ve uluslararası hukuktan doğan haklarını savunmaktadır. CHP, Kıbrıs Türk Toplumunun iradesini ve bu iradeye sahip çıkmak için verdikleri varoluş mücadelesini; siyasi aidiyet gözetmeksizin her daim temel alır.

     

  • AKP Programı: Kafkasya’da soğuk savaş dönemi şartlanmaları bir yana bırakılarak işbirliği imkanları aranacaktır. Böylelikle Türkiye, zengin yeraltı ve yer üstü kaynaklarına sahip olan bu bölgenin, Orta Doğu ve Balkanlar’la ekonomik açıdan bütünleşmesine katkıda bulunmaya çalışacaktır. Türkiye’nin Balkan politikasını, bölgedeki ülkelerle tarihi, kültürel ve ekonomik ilişkilerimiz ışığında geliştirecek ve gerekirse yeniden şekillendirecektir.
  • CHP Program Taslağı: Orta Doğu, Kafkasya, Karadeniz, Balkanlar, Akdeniz ve Orta Asya bölgelerinin tamamında ülkemizin etkili bir güç olması için aktif bir politika yürütülürken tüm coğrafyalarda siyasal, ekonomik ve kültürel alanlarda ilişkilerimiz derinleştirilecektir.

     

  • AKP Programı: Partimiz, Türkiye’nin İslam ülkeleriyle ilişkilerine özel bir önem vermektedir. Bu nedenle, bir yandan bu ülkelerle ikili işbirliğimizin artırılması, öte yandan İslam Konferansı Örgütü’nün (İKÖ), uluslararası alanda daha saygın yer edinebilmesi ve insiyatif alabilen dinamik bir yapıya kavuşturulması için çaba sarf edecektir. Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile tarihi, kültürel ve sosyal yakınlığımıza rağmen, Türkiye’nin bu ülkelerle ilişkilerinde beklentileri karşılayamadığı bir
    gerçektir. AK PARTİ, Türk cumhuriyetleriyle ilişkilerin en ileri noktaya taşınarak bölgenin geniş bir işbirliği alanına dönüştürülmesi için çaba sarf edecektir.
  • CHP Program Taslağı: Türkiye'nin diplomatik gücünü artırmak için aynı zamanda Birleşmiş Milletler (BM) başta olmak üzere; Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) gibi çok taraflı uluslararası kuruluşlardaki etkinliği güçlendirilecek ve bu kuruluşların daha etkin çalışmasına öncülük edilecektir.

     

  • AKP Programı: Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının, bulundukları ülkelerdeki haklarının daha fazla korunması için çaba sarf edecek, gerek o ülkelerde gerekse Türkiye’de karşılaştıkları sorunların ortadan kaldırılması için mevcut mekanizmaları daha etkin biçimde işletecek, gerekirse yeni mekanizmalar oluşturacaktır.
  • CHP Program Taslağı: Yurtdışında yaşayan yurttaşların ve soydaşların haklarının korunması için gerekli bütün adımlar atılacaktır. Türkiye Cumhuriyeti pasaportunun saygınlığı artırılacak ve vatandaşlarımızın özgürce seyahat hakkı güvence altına alınacaktır.

Meclis’teki partilerin özellikle dış politikada emperyalist ülkelerle kurulan bağımlılık ilişkisini merkeze alan yaklaşımları isimler değişse de hiçbir şekilde değişmiyor. CHP’nin hazırladığı son parti programı taslağı da bunun ispatlarından biri olarak kayıtlara geçmiş durumda.

DOSYA

1

CHP'nin yeni programı

CHP'nin henüz taslak halindeki yeni programı, partide bir makas değişikliğine işaret ediyor. soL, bu dosyada CHP'nin sermaye düzeniyle kurduğu uyuma, NATO eksenine olan tartışmasız sadakatine ve laikliği sessizce tasfiye edişine mercek tutuyor.

CHP'nin 'normalleşme' yolculuğunun son durağı: 2025 programında laiklik nasıl tasfiye edildi?CHP'nin yeni programı: Sermayenin kazanımları korunacakYeni CHP programı üzerine

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.