Breadcrumb
Cemiyette Pişiyorum'dan yeni albüm: 'Asıl espri de burada, oldukça iyimser'
Fotoğraf: Onur Girit
Yayın Tarihi: 30.10.2025 , 00:00 Güncelleme Tarihi: 30.10.2025 , 16:27
Gittim bir kırtasiyeye, verdim nüfus cüzdanını, dedim ‘Arkalı önlü tarayıp flasha atabilir misin?’ Oradan çıktım bir internet kafeye girdim, Paint’i açıp 1997’nin 7’sini 5 yaptım. Sonra başka bir kırtasiyeye: ‘Abi bunun renkli çıktısını alacağım.’ Ardından biraz makas becerisi, araya yerleştirilen sert bir karton ve yapıştırıcı… Ölen mesleklerden herhalde… Sokaklarda kimlik kaplayanlar olurdu, artık yok. Neyse dedim ‘Abi bu kaplanacak’, dedi ‘Sahte bu, hayırdır?’ Biraz yalan ve biraz da fazla ödemeyle işte yeni T.C. Nüfus Cüzdanı! İlk Cemiyette Pişiyorum konserime böyle gittim…
2000'li yıllarda Cemiyette Pişiyorum'u birçok kez canlı dinledim. Rutubetli barlar, cızırtılı mikrofon sesleri, bir yerden sonra nefes alınamayacak havasız bir ortam. Böyle anlatınca kulağa kötü geliyor ama asla kötü değildi. Bir de şöyle bak: Güzel müzik, esprili anlatım, yeni arkadaşlar, yırtık pantolonlar, boyanan saçlar...
"Cemiyette Pişiyorum deyince aklına ne geliyor?" sorusuna bunlar gibi çeşitli yanıtlar verildi. 25 yılda birçok anı birikiyor tabii. Dinleyicileri bir kenara bırakırsak...
Ne yaşandı bu 25 yılda? Cemiyette Pişiyorum nasıl kuruldu, bu zamana kadar neler yaptı? Geçtiğimiz haftalarda yayınlanan yeni albümleri "Endüstri" nasıl hazırlandı? Artık daha mı "oturaklılar"?
Kült punk -veya en azından punk kökenli ve etkileşimli- grubu Cemiyette Pişiyorum, soL'un sorularını yanıtladı.
Mizah amaçlı hazırlanan listeden seçilen isim
90’lı yılların sonlarında Beyoğlu pasajlarındaki sahaflarda zaman geçiren Tolga Can Saygılı ve Ali Özdemir, Anabala Pasajı’nın alt katındaki Cevdet’in dükkanında tanıştı. Bu tanışıklık zamanla birlikte müzik yapma fikrine evrildi ve grup 2000 yılının sonbaharında kurulmuş oldu.
Grup kurulmuştu ama ismi ne olacaktı? Grubun gitaristi ve solisti Tolga bu süreci şöyle anlatıyor:
Sahaflara takıldığımız dönemlerde bazı fanzin serileri hazırladık. O serilerden birinde (Hayat Bir Pantolondur) punk grubu kurup da isim bulamayanlara öneriler sunduğum mizahi bir liste vardı. O dönemde grup isimleri tek kelimelik ve yaratıcılıktan uzaktı (İs, buz, küf, yosun, su vs.). Bu durumun monotonluğuna gönderme yapan bir listeydi.
Gruba isim bulamayınca bu listeye başvurdular: Estonya’da Simit Yedim, Nurettin’in Süt Kabı, Cemiyette Pişiyorum… Kararları Cemiyette Pişiyorum’dan yana oldu.
‘Köken punk fakat gelinen nokta için sadece punk demek yetersiz kalıyor’
Grubun bas gitaristi Ali, punk müziği geçmek bilmeyen bir diş ağrısı olarak tanımlıyor ve şöyle devam ediyor:
Punk, araba veya son model cep telefonu almayı hayattaki başarımlardan birisi olarak gören, hayata karşı tek derdi bilmem ne dizisindeki bilmem kim karakterinin yaptığı entrikalar olan insanda, tiksinti ve dehşet uyandırmaktır.
Kendi yaptıkları müziğin ise punktan çıkma ya da punkla dirsek temasında olan türlerin bir karşımı olduğunu söylüyor ve grunge, ska, oldschool punk, newschool punk, reggae gibi türleri örnek gösteriyor.
O zaman kendi yaptıkları müziği nasıl tanımlıyorlar?
Ali: Ben post punk deyip geçiyorum. Cemiyette Pişiyorum da diyebilirim, çünkü 100 metre öteden anlarsın o duyduğun müziğin Cemiyette Pişiyorum'un müziği olduğunu.
Tolga: Punk, artık yaptığımızı tanımlamak için yeterli değil. Cemiyette Pişiyorum içinde punk öğeler de barındırır fakat "sadece punk" olarak tanımlarsanız, bizi kısıtlamış olursunuz. Özellikle ilk dönem şarkılarda kendine özgü bir hikâye anlatım dili geliştirildi. Zamanla klasik punk tarzından ve tavrından daha farklı bir yöne evrildi. Köken punk fakat gelinen nokta için sadece punk demek yetersiz kalıyor. Daha zengin ve çok yönlü bir yaratım var.
‘Distorşınlı çocuk şarkıları yapıyoruz, saf ve bize özgü…’
Grup, 10 Ekim 2025’e kadarki süreçte altı tane albüm çıkarttı,1 çok sayıda konser verdi.
Ali “Ana akım dışında bir kültürün var oluşuna ufak da olsa bir katkı sağladık. Kendini dışarıda hisseden insanların hayatına dokunduk bir şekilde” ifadeleriyle, Tolga ise “Elimizden geldiği kadar kayıt yaptık ve konser verdik. Samimi kalmaya özen gösterdik. Distorşınlı çocuk şarkıları yapıyoruz. Saf ve bize özgü. Bu, uzun soluklu bir süreç” diyerek özetliyor bu 25 yılı.
Fakat bu 25 yıllık maceranın son 10 yılında bir durgunluk oldu. Son albüm 2015 yılında çıktı, konserlerin sayısında azalma yaşandı… Cemiyette Pişiyorum bu süreçte ara mı vermişti?
Tolga: Planlı bir ara vermedik. Pandemi dönemi, doğal olarak askıya alındı her şey. Dönem sonrası ekstra bir artış oldu. Eve kapanan kitle, keşfedecek bir şey daha buldu sanıyorum: "Türkçe Punk!"
Ali: Aynı şehirde, çok sık konser vermek istemiyoruz. Sonuçta beste grubuyuz ve konsere gelenlerin, aynı şarkıları duymaktan sıkılmasını istemiyoruz.
10 yılın ardından gelen albüm: Endüstri
Aradan geçen yılların ardından grup önce iki tekli yayınladı, sonra 10 Ekim’de “Endüstri” albümünü erişime açtı.
Peki, son albümün üzerinden geçen 10 yılın ardından Endüstri albümünü yapmaya nasıl karar verdiler, albümün hazırlık süreci nasıl geçti?
Ali: Aynı şarkıları çalmaktan bıkmıştık. Karar vermemize gerek yoktu zaten. Şarkılar yerinde duramıyordu hadi artık kaydedin bizi diye.
Tolga: Albüm yapmak, malum sebepler yüzünden maddi anlamda pek kolay olmuyor. Fazla masraflı bir sektör. İşin içine akustik davul ve gürültülü gitarlar girince boyut değişiyor. Müzikten para kazanamıyorken, dünya standartlarında bir albüm yapmak "punk" damgası yemiş bir grup için özellikle zor. Tanışmış olduğumuz bazı insanların yönlendirmeleriyle kapı kapıyı açtı ve bunu halledebileceğimize karar verdikten sonra işe giriştik.
Süreç iki yıla yakın sürdü. Bu da maddi yükümüzü oldukça arttırdı. Psikolojik olarak oldukça yorucuydu. Bir yandan hayat devam ediyor ve kimsenin ne yaptığımızdan haberi yok. Diğer yandan dünya etrafımızda son hızıyla dönmeye ve bizi savurmaya devam ediyor. Yine de yanımızda olan dostlar ve yerel sanatçıların desteği ile bu süreci atlattık.

Asıl espri de burada: 'Oldukça iyimser bir albüm’
Sormaya devam ediyorum: "Diğer albümlerden alışık olduğumuz "esprili anlatım" -doğru tanım nedir tam emin olamadım ama- bu albümde daha az gibi geldi bana. Hatta biraz daha "oturaklı" bir albüm olarak tanımlayabilirim. Siz diğer CP albümlerini düşündüğünüzde Endüstri'ye nasıl bakıyorsunuz?"
Albümdeki parçaların son 10 yılda yazıldığını ve 40’lı yaşlarının özeti olduğunu söylüyor Tolga. Albümde genel bir depresyon, reddediliş, kayboluş ve ölüm temasının hâkim olduğunu belirtiyor ve şöyle devam ediyor:
Asıl espri de burada: Her şeye rağmen, bu albümü tamamlayabilmiş olmamız. Tüm albümü dinleyip, "Bu herifler bile hayata tutunmaya çalışıyorsa, demek ki yaşamaya değer bir şeyler var" diyorsunuz sonunda. Bu anlamda oldukça iyimser bir albüm.
Bazı gizli numaralar da mevcut. Dikkatli dinlediğinizde anlayabiliyorsunuz. Birkaç spoiler vereyim. Şarkılardan birinde son dizeye geldiğinizde, şarkının mezarda yatan ölmüş biri tarafından söylendiğini fark ediyorsunuz. Bir diğerinde "Karıştırır sağı, solu" diye bir cümle var. Vokalin EQ panlaması, "sağ" derken soldan, "sol" derken sağdan geliyor. Çünkü sağı ve solu birbirine karıştırıyor. Yolunu kaybetmiş! Aynı kelimenin (karıştırmak) siyasi yönden de bir anlamı var. Sağ ve solu kavga ettirmek, birbirine düşürmek, ortalığı karıştırmak. Diğerlerini de ben söylemeyeyim artık. John Fante kızmasın sonra! Bu albüm, gelmiş geçmiş en iyi CP albümüdür. Bir sonraki gelene dek!
'100 yaşına kadar devam edeceğiz, 101 fazla olur ama'
Ayrıca albümle birlikte yeni Cemiyette Pişiyorum konserleri de duyuruldu.
“Peki bundan sonra Cemiyette Pişiyorum'u sahnede daha sık görecek miyiz?” sorusuna Ali’den “Umarım görürüz” cevabı geliyor. Tolga ise belli standartların altında kalmamaya çalışarak ellerinden geldiğince çok sahne almaya çalıştıklarını anlatıyor: “Çünkü gelen izleyici de artık kalitesiz ses ve ortama maruz kalmasın istiyoruz. İlk 20 yıl her türlü ortamda ve kötü şartta çaldık. Artık öyle olmamalı.”
Öte yandan grup artık hayatına duo (ikili) olarak devam ediyor. Gerekçe ise grubun varlığını maddi ve manevi devam ettirebilmelerinin tek formülünün bu olması. “Grup olarak iki kişiyiz fakat canlı gösterilerde ekip olarak 10 kişiye kadar çıkabiliyoruz. Davulda bize Sarp Çehreli eşlik ediyor. Kafamıza zeplin düşmezse 100 yaşına kadar devam edeceğiz. 101 fazla olur ama” diye ekliyor Tolga.
Albümün ardından şimdilik iki konser duyuruldu. İlki 8 Kasım’da İstanbul’da, diğeri ise 2 Aralık’ta Ankara’da.
- 1
Bu altı albüm dışında, 2024 yılında Live At Babylon albümü de yayınlandı. Fakat bu albüm, diğer albümlerde bulunan şarkılara yer verilen bir seçkinin konser kaydından oluşuyor.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.