Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Bu ‘gurur’ AKP’nin: Türkiye 23 Nisan'a neden bu haberlerle girdi?

Evet, bu düzen yarattığı korkunç karanlık ve çürümüşlükle en çok çocukları hedef alıyor. Sonra da çocukları "suç canavarı" ilan edip 15 yaşındaki çocuğa nasıl müebbet hapis cezası verebileceğini, 12 yaşındaki çocuğu nasıl daha uzun süre cezaevinde tutabileceğini tartışıyor. Mücadele etmemiz gereken bu ülkenin çocukları değil, çocukların hayatını karartan bu düzenin ta kendisidir, çok açık değil mi...

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 23.04.2026 , 10:34 Güncelleme Tarihi: 23.04.2026 , 10:59

Bugün 23 Nisan… Hem ulusal egemenliğin hem de çocukların umutlu geleceğine dair tarihsel bir imza olan bugün, aradan geçen 106 yılın ardından düzen eliyle un ufak edilmiş durumda.

İşgal altında olan bir ülkenin ayağa kalkışının simgesi olan günün yıldönümünde, ülkemiz NATO’nun, ABD emperyalizminin ve çok uluslu tekellerin işgali altında.

Hem ABD hem de NATO her gün daha fazla ülkemizin içine yerleşiyor, iktidarı da Meclis muhalefeti de Amerikancılık bayrağı altında birleşiyor.

Ancak bu haberimizin konusu bu değil, çocuklar…

23 Nisan hem ülkenin egemenliği hem de çocuklarına adanmış bir gün.

Peki, biz 106 yıl sonra 23 Nisan’a hangi haberlerle giriyoruz?

Gelin hep birlikte içinde bulunduğumuz karanlık tabloya bakalım…

Çocukları nasıl daha fazla cezalandırabiliriz?

“Maraş milat oldu: Yeni çocuk yasası geliyor”

Bu başlık bugünkü gazete manşetlerinden biri.

Ülkenin 23 Nisan 2026’da getirildiği noktayı o kadar iyi özetliyor ki.

Haberden, suçun niteliğine göre 15-18 yaş arasındaki çocuklara müebbet hapis cezası verilmesi, bazı suçlarda yaş eşiklerinin daha sert cezalar için 15 yaştan 12 yaşa indirilmesi gibi düzenlemelerin hazırlıklarının yapıldığını öğreniyoruz.

12 yaşındaki çocuklara nasıl daha ağır ceza veririz diye kafa yorulan bir iklime teslim edilmiş durumda ülkemiz.

Sadece bu da değil, devam edelim haberlere bakmaya.

Çocukların sosyal medyaya girişine yaş sınırlaması, çocuklara "akıllı" değil "tuşlu telefon" kullandırılması önerisi bugünkü gazetelerin diğer “çocuk” haberleri.

Ülkenin en tehlikeli varlıkları çocuklar ve hep birlikte onları nasıl cezalandırabileceğimizi tartışıyoruz 2026’nın 23 Nisan’ında.

İçinde yaşadığımız patron düzeni, ülkeyi yöneten siyasi iktidar ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in hiçbir suçu yok....

Bu yüzden de tüm medya “azılı suçlu” çocukların peşine düşmüş durumda.

Öyle ya, çocuklar artık ortaokul düzeyinde uyuşturucu kullanıyor, satıyor, çetelere katılıyor, daha ne olsun?

Kimse çocukların sokak çetelerinin ve mafyaların nasıl kolay lokması haline getirildiğini konuşmuyor bile.

Oysa her şey o kadar açık ki… Kapatılan bir tekstil atölyesiyle bir çocuğun hayatının karartıldığı düzen o kadar iç içe ki…

Günlerdir çocuklar üzerinde terör estirenler, tüm suçlarının ve günahlarının bedelini çocuklara yıkmaya çalışanlar, çıkıp büyük bir icat yapmışlar gibi “okullarda 7 kademeli bir güvenlik önlemi aldık” diyenler, bugün bir okul yönetiminin okula çanta yerine şeffaf poşetle gelinmesini istediğini görmeyecek, bu olayda sorumlulukları olduğunu dahi düşünmeyecek.

Tüm okullara kamera yerleştirip, okul girişlerine turnike yerleştirecek, bunların parası da çocukları için endişelenen yoksul halktan çıkarılacak ve iktidar tüm gerekli önlemleri almış olacak.

Sadece bu mu?

Değil tabii ki.

Okullar daha fazla tarikatlara, cemaatlere teslim edilecek. Eğitim müfredatı daha da gerici hale getirilecek, tüm bu karanlıktan doğan saldırılara ise yine göz yumulacak.

Enes Kara’nın nasıl ölüme sürüklendiği, Ensar Vakfı’nda neler yaşandığı, 6 yaşındaki çocukla evlenilebilir diyenlerin kimler olduğu gündem edilince, gündem eden tehdit edilecek.

Çocuklar bu yıl 23 Nisan’a hangi haberlerle girdi diye sormuştuk başta, dün gündeme gelen bir haberle noktalayalım:

“Diyarbakır Kulp’a bağlı Koçkar Köyünün fahri imamı Mehmet Latif Yeprem, 17 yaşındaki bir kız çocuğuna nitelikli cinsel istismarda bulundu. Yeprem, Jandarma sorgusunda “Olayla ilgim yok” derken savcılık sorgusunda “Şeytana uydum” dedi ve dosyanın kapatılmasını istedi. Adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.”

Evet, bu düzen yarattığı korkunç karanlık ve çürümüşlükle en çok çocukları hedef alıyor.

Sonra da çocukları “suç canavarı” ilan edip 15 yaşındaki çocuğa nasıl müebbet hapis cezası verebileceğini, 12 yaşındaki çocuğu nasıl daha uzun süre cezaevinde tutabileceğini tartışıyor.

Mücadele etmemiz gereken bu ülkenin çocukları değil, çocukların hayatını karartan bu düzenin ta kendisidir, çok açık değil mi...

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.