Breadcrumb
Aziz İhsan Aktaş davası başlıyor: Detaylarda kaybolmamak için esas neye bakmak lazım?
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 27.01.2026 , 07:45 Güncelleme Tarihi: 27.01.2026 , 16:10
20 Kasım 2025’te iddianamesi çıkan “Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü” davasının duruşmaları bugün Silivri’de İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlanıyor.
İddianamenin konusu, Türkiye’nin dört bir yanında AKP’li, CHP’li, MHP’li ayırmadan onlarca belediyeyle iş tutup para cukkalamış olan Aziz İhsan Aktaş çevresi üzerinden dönen dolandırıcılık işlerinin, yalnızca CHP’li belediyelerle ilgili olanlarını suç ilan etmek, diğerlerini ellememek.
Dolayısıyla, daha sınırları çizildiği anda siyasi nitelik kazanan dava, “suç örgütü” denilen yapının “lideri” Aziz İhsan Aktaş sokakta elini kolunu sallayarak gezmesine rağmen onlarca sanığın aylardır hücrelerde kalıyor olmasıyla daha baştan topal hale geliyor.
Dava kapsamında Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ve Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere yargılanacak. Ayrıca Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar ve Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin’in de aralarında bulunduğu 200’e yakın sanık da yargılanacak.
Davayı gerçekten anlayabilmek için nelere bakmalıyız?
İddianamenin çıkmasının ardından soL’da yayımladığımız dosyada şu değerlendirmeyi yapmıştık:
Kamuoyunu ilgilendiren mesele pirincin taşını ayıklamak değil. Kamuoyunu ilgilendiren, bu pirinçle kim ne pişiriyor, bize ne yedirmeye çalışıyor, onu anlamak.
Davanın ilk birkaç günü, kimlik tespiti ve iddianamenin okunmasıyla geçecek. Sonra savunmalar başlayacak. Ve medyada büyük bir kuru gürültü kopacak. Hükümet kanadı sürekli birtakım detayları, isimleri, yalan yanlış boca edip kamuoyunun davayı ve içeriğini anlamasını değil, kabullenmesini hedefleyecek. Medyanın CHP kanadı da iddianamede bolca bulunan detaylardaki hatalara odaklanacak, bu hatalar üzerinden davanın siyasi oluşuna işaret edecek, Özgür Özel’in yaklaşımıyla “Tüm arkadaşlarımız günahsız” noktasında set çekip geçit vermemeye çalışacak.
Peki, bu kakafoninin ortasında, bu davayı gerçekten anlayabilmek için nelere bakmalıyız?
1. Adil yargılama hakkına saldırı, İmamoğlu davasının provası olacak
Aktaş dosyası, “Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü” dosyasından ayrı. Oraya da bolca atıf var, ama farklı dava. Yine de, sonuçta, aynı siyasi operasyonun parçası. Bu açıdan, Aktaş davasının görülmesinde kamuoyuna yedirilmeye çalışılan hukuksuzluklar, İmamoğlu davası için prova niteliğinde olacak.
İlk ciddi saldırı, henüz dava başlamadan geldi: Mahkeme, şehir dışındaki sanıkların savunmalarının bulundukları şehirde alınmasına karar verdi. Böylece sanıklar, mahkeme heyetinin karşısına çıkıp, onların ve izleyenlerin gözlerinin içine bakıp, kanlı canlı savunma yapamayacak.
Mahkeme ayrıca salona alınacak gazeteci sayısına da, sanki futbol federasyonuymuşçasına lakayıt şekilde kısıtlama getirdi: 20 yerli, 5 yabancı. İlk giden mi girecek, listeyi kim belirleyecek belli değil. Belli olan, tüm Türkiye’yi ilgilendiren davadan kamuoyunun gereğince haberdar olmasının önüne geçme çabası.
2. 2019 sınırı ne kadar ihlal edilebilecek?
İddianameye göre Aktaş suç örgütü 2013 yılında kuruldu. Büyüdü, semirdi. Ama 2020 yılında Ekrem İmamoğlu İBB Başkanı olunca “sıçrayışa geçti” ve “altın çağını yaşadı”. Ve iddianame, 2019 ve öncesinde olan biteni asla, katiyen suç kabul etmiyor.
Savcılık, bir nevi, “suç örgütü kurmak suç değildir, büyütmek de suç değildir, semirtmek de suç değildir, ama altın çağını yaşatmak suçtur” diyor.
Önümüzdeki duruşmalarda örgütün 2019 öncesinde, daha ziyade CHP dışı belediyeler ve kamu kurumlarıyla girilen ilişkilerin ne kadar gündeme sokulacağı, bakılması gereken noktalardan biri.
3. CHP’li olmayan belediyeler ve devletle ilişkiler ne kadar sorgulanabilecek?
İddianame, Aktaş’ın yalnızca CHP’li belediyelerle girdiği ilişkiyi suç sayıyor. Durum o kadar absürt ki, Aktaş’la yakın ilişkinin amiyane tabirle suyunu çıkarmış Isparta Belediyesi ve Kütahya Belediyesi’ne dair dosyalar da iddianamenin sunulmasının ardından Başsavcılık tarafından “hele bir onları da gönderin de bakalım” diye istendi. Fakat akıbetleri ne oldu, bilinmiyor.
Şimdi bu yolsuzluk şebekesinin CHP’nin ötesindeki faaliyetleri ne kadar faş edilebilecek, bu da davada bakılması gereken noktalardan biri.
Ülkemizde yargı sistemi tepetaklak oldu, hukuksuzluklar en çok mahkemelerde karşımıza çıkmaya başladı. Adaletin sesi güçlensin abone olun, soL'a güç verin.
4. İmamoğlu’yla nasıl bağlanacak?
Türkiye’deki yerel yönetimlerde, her şeyin piyasaya ihaleyle yaptırılması zorunluluğu gibi birçok sebepten dolayı büyük bir yolsuzluk ve rüşvet çarkının döndüğü herkesin malumu. Aktaş “örgütü”nün hedef alınmasının temel sebebi, CHP’nin belediyelerini elinden almak ve konuyu esas hedef olan İBB ve İmamoğlu’na bağlamaktı.
İddianame, bunu dolaylı olarak yapıyordu. Duruşmalarda İmamoğlu dosyasıyla bu dosya arasında nasıl atıf ve geçişkenlikler olacağı da bakılması gereken bir diğer nokta.
5. İktidar nasıl sunacak?
İmamoğlu paketi diyebileceğimiz davalar maratonu, aslında bu ay diploma davasıyla başladı. Fakat Aktaş davası, içeriği ve sanıkları bakımından ana davaya daha benzer büyüklük ve ağırlıkta.
Önümüzdeki günlerde bu davanın, siyasetin temel konularından biri haline gelmesi kaçınılmaz. İktidar ortaklarının davaya dair alacakları pozisyon, bu nedenle önem taşıyacak. MHP’nin ara ara yaptığı “adil yargılama” çıkışlarının somut karşılığının ne olduğu da biraz daha iyi anlaşılacak. “İşte bunlar hırsız” söyleminin aynı şekilde devamı, iktidar cenahı açısından, biraz beceriksizce kurulmuş olan oyunda pek de yeni hamle planlanmadığına işaret edebilir.
6. Hangi gazeteciler ‘Özgür Özel muamelesi’ni benimseyecek?
Başından sonuna siyasi olan bu davada, çok sayıda suç olduğu da iddianameden anlaşılıyor. Özellikle Rıza Akpolat’ın başında olduğu Beşiktaş Belediyesi, yıllardır CHP’liler dahil kamuoyunca rüşvet ve yolsuzluk çarkının büyüklüğüyle tanınıyordu.
CHP lideri, “tüm arkadaşlarımız günahsız” diyerek, partisi açısından toptancı bir savunma çizgisi formüle etti.
Duruşmaların başlamasıyla beraber hangi gazetecilerin sorgusuz sualsiz bu çizgiyi benimseyecekleri, hangilerinin bu işi yalnızca yargılayanları ve yargılananları değil, tüm buna zemin oluşturan düzeni sorgulayacakları, kamuoyu açısından bakılması gereken en önemli noktalardan biri olacak.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.