Sayfa yolu
Azerbaycan basınından AKP'ye 'ekonomi' mesajı: 'Kardeşliğe evet, cüzdana hayır'
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 01.11.2026 , 10:42
AKP ile Azerbaycan hükümeti arasındaki "başörtüsü" gerilimi sürüyor.
Bakü'yü eleştiren Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral’ın görevden alınması da arayı yumuşatmaya yetmemiş ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ankara’da yapılan Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ne katılmamıştı.
Ancak BBC Türkçe'nin aktardığına göre Azerbaycan'da hükümet yanlısı Day.az internet sitesinde yayımlanan bir makale, bu siyasi ve kültürel anlaşmazlığın altında daha temel bir sorunun yatabileceğini öne sürdü.
Yazıda, "Azerbaycan, Türkiye'nin en büyük yatırımcılarından ve en yakın müttefiklerinden biri olmaya devam edecek, ancak Türkiye'nin mali destekçisi olmak istemiyor" vurgusu öne çıktı.
Milyarlarca dolarlık bir ilişki: SOCAR
Azerbaycan'ın devlet enerji şirketi SOCAR, Türkiye'nin en büyük yabancı yatırımcısı.
SOCAR Türkiye yönetimine göre, şirketin enerji, petrokimya ve lojistik sektörlerindeki toplam yatırımları 18 milyar doları aşıyor.
SOCAR'ın Türkiye'deki başlıca varlıkları arasında, 2018 yılında devreye alınan ve şirkete yaklaşık 7 milyar dolara mal olan STAR petrol rafinerisinin yanı sıra 2008 yılında SOCAR portföyüne eklenen Petkim de yer alıyor.
Ancak ekonomik bağımlılık karşılıklı.
Türkiye, Azerbaycan gazının Avrupa'ya tedariki için kilit bir transit ülkesi ve Azerbaycan da Türkiye'nin önemli gaz tedarikçilerinden biri. Haziran 2026'da imzalanan 15 yıllık anlaşmaya göre, 2029'dan itibaren Absheron sahasından Türkiye'ye toplam 33 milyar metreküp gaz taşınacak.
Bu ilişkilerin ekonomik yönü, uzun süredir "tek millet, iki devlet" sloganının gölgesinde kalmıştı. Ta ki İlham Aliyev, "son mermiye kadar" kendi paralarıyla silah satın aldıklarını ve "kimsenin onlara yardım etmediğini" söyleyene ve Aliyev hükümetine yakın bir haber kaynağı olan Day.az'ın Türkiye'ye fiilen "biz sizin bankanız değiliz" mesajını gönderene kadar.
Desteklemek, güç vermek için tüm okurlarımızı soL Haber'e abone olmaya davet ediyoruz.
Azerbaycan'dan Türkiye'ye 1 milyar avro
Bu siyasi ve kültürel çatlağın ekonomik boyutu aslında dört yıl öncesine dayanıyor. Türk lirasının 2021 yılında yaşadığı hızlı değer kaybı sürecinde, Ankara çeşitli ülkelerle merkez bankası SWAP anlaşmaları yapmak için girişimlerde bulunuyordu. Ocak 2022'ye gelindiğinde, bazı Türk yetkililerin Bakü ile 1 milyar avroluk bir SWAP anlaşmasına varılacağı yönündeki sızıntıları, Azerbaycan Merkez Bankası tarafından kesin bir dille yalanlandı.
Ancak aynı dönemde farklı bir mali işlem gerçekleşti: Azerbaycan Devlet Petrol Fonu (SOFAZ), Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'na altı aylık vadeli 1 milyar avroluk mevduat yatırdı. SOFAZ, bunun bir kurtarma paketi değil, yatırım stratejisinin bir parçası olduğunun altını ısrarla çizdi.
Bu tercih oldukça stratejikti. Bir SWAP anlaşması, iki merkez bankası arasında siyasi şekilde "arkanızdayız" mesajı taşırken, vadeli mevduat sadece bir yatırım aracı olarak nitelendiriliyor. Yani Bakü, Türkiye'nin döviz ihtiyacını karşılarken, bunu bir mali kefalet ya da siyasi bir kurtarma operasyonu olarak sunmaktan kaçındı: "Yatırımcı olurum ama zayıflayan liraya kefil olmam."
2026: İlişkilerde kırılma ve Aliyev'in 'son mermi' çıkışı
Azerbaycan'ın okul üniformaları üzerinden "başörtüsü" kurallarını değiştirmesi ve Erdoğan'ın BM kürsüsünden yaptığı açıklamalar ise biriken gerilimi su yüzüne çıkardı. Erdoğan'ın eski danışmanı Oktay Saral'ın Bakü'nün kararını "kabul edilemez" bulmasının ardından, Saral görevden alındı. Ancak asıl yanıt İlham Aliyev'den geldi.
Yeni Azerbaycan Partisi kongresinde konuşan Aliyev, Türkiye'nin adını anmadan, "Kimsenin yardımına ya da himayesine ihtiyacımız yok... Tüm silahlarımızı, son mermiye kadar dünya piyasa fiyatlarından, hatta bazen daha pahalıya, kendi paramızla satın aldık" çıkışını yaptı. Bu sözler, hükümet yanlısı basında, Ankara ile ilişkilerin sadece "karşılıksız kardeşlik" masalı olmadığı, Bakü'nün silahların bedelini fazlasıyla ödediği şeklinde yorumlandı.
Katar hatırlatması ve 'Cüzdan, hayır'
Bu tartışmaların ardından, hükümet destekli internet sitesi Day.az, SOCAR'ın Türkiye'deki milyarlarca dolarlık yatırımlarını ve Türk şirketlerinin Karabağ'daki faaliyetlerini hatırlattı. 2018'de Türkiye'ye mali destek sunan Katar'ı örnek göstererek şu ifadeleri kullandı:
"Bakü'yü yeni bir Katar'a dönüştürmeye gerek yok. Azerbaycan bütçesi, Türk hükümetinin yedek fonu değil. İki devlet, iki egemenlik ve iki bütçe anlamına gelir. Kardeşler, evet. Cüzdan, hayır."
Day.az sitesi, Türkiye'nin Karabağ'daki milyarlık projelerini ve Azerbaycan'ın deprem yardımlarını hatırlatarak "Karabağ için savaşan Azerbaycan askeriydi" vurgusuyla, 2020'deki askeri desteğin kalıcı bir borç olarak sunulmasına karşı çıkıyor.
soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
İLGİLİ HABER
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.