Sayfa yolu
Asistan hekimler Sağlık Bakanı'yla görüştü: 'Sorunların çoğu AKP'nin sağlık politikaları kaynaklı'
Yayın Tarihi: 27.12.2021 , 07:15 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:11
36 saatlik nöbetin ardından çalıştığı hastaneden ayrılan Ankara Şehir Hastanesi Kadın Doğum Kliniği Asistanı Dr. Rümeysa Berin Şen, Gölbaşı'nda sağ şeritte park halinde bekleyen bir kamyona arkadan çarpması sonucu yaşamını yitirmişti.
Asistan hekimler, uzun ve yorucu çalışma saatleri ile hastanelerin yükü altında yaşamaya çalışırken, 36 saate varan nöbet sisteminden, yöneticilerinin mobbinginden ve giderek düşen eğitim kalitesinden şikâyetçi. Salgınla birlikte iş yükü iyice çığrından çıkarken, eksik ve yetersiz ödemeler de sorunu iyice çözülmez hale getirmiş durumda.
Öte yandan asistan hekimler bir süredir taleplerine kulak verilmesini isteğiyle bir dizi eylem yaptı, seslerini duyurmaya çalıştı. Bu sürecin ardından da geçtiğimiz günlerde üniversite hastanelerindeki asistan hekimlerin temsilcileri Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'yla görüşmek üzere Bakanlığa çağrıldı. Sağlık çalışanlarının grev yaptığı gün Ankara'da Bakan Koca'yla görüşen asistan hekimler hem hastanelerdeki son durumu hem de taleplerini anlattı.
Bu toplantıya katılan temsilcilerden biriyle görüşen soL, asistan hekimlerin Bakan Koca'ya taleplerini sordu. Hekimler taleplerinin dinlendiğini ancak Bakan'ın her konuya "olumlu" yaklaşmasının AKP'nin sağlık politikalarıyla çeliştiğine dolayısıyla kalıcı somut adımların atılmasının zorluğuna işaret etti.
'En hayati bölümler en az tercih edilen bölümler haline geldi'
Sağlık Bakanı'yla asistan temsilcilerinin geçtiğimiz günlerde bir görüşmesi oldu. Bu görüşmede neler konuşuldu? Bakanlık asistanları neden görüşmeye çağırdı?
Asistan hekimlerin pek çok sorunu var. Uzun süredir nöbet ertesi izin ve 36 saatlik çalışmayla ilgili rahatsızlıklarını belirtiyorlar. Geçtiğimiz ay bir asistan arkadaşımızın nöbet sonrası kaza yaparak yaşamını yitirmesi nedeniyle de pek çok yerde eylem yapılmıştı. Dolayısıyla zaten bir rahatsızlık vardı ve Bakanlık bunun farkındaydı.
Bakanlığın toplantıya başlarken gösterdiği ilk slayt da Tıpta Uzmanlık Sınavı'nda (TUS) yerleşme verilerinde yıllara göre önemli oranda düşüş olduğuydu. Tıp öğrencileri ve asistanların Almanca dil kurslarına gitmesi ve yeni dil öğrenme çabası da oldukça yaygınlaşmıştı. Bakanlık tüm bu gelişmeler ve çıkan sesler üzerine üniversitelerden çağırdıkları asistan temsilcileriyle görüşmek istedi. Çağırılırken net bir açıklama da yapılmamıştı.
Tıpta şu anda en hayati bölümler en az tercih edilen bölümlerin kadın doğum, acil, çocuk cerrahisi ve göğüs cerrahisi olması da gündeme geldi toplantıda.
Bir diğer konu da malpraktis davalarında çok ciddi cezalar çıkması oldu. Malpraktis davaları hekimin işlem sırasında yaptığı hatadan dolayı ödemesi gereken ceza. Türkiye'ye AKP döneminde fiilen girdi. En çok da cerrahi bölümleri etkiledi. 'Komplikasyon' dediğimiz risk literatürde de, tıp kitaplarında da var aslında. Piyasacı bir ortamda sağlık avukatlarının her türlü komplikasyon üzerinden malpraktis davaları açıyor. Böylelikle doktorlar daha az risk alabilecekleri bölümleri tercih ediyor. Asistanlar daha az ceza olmasını dile getirdi, Sağlık Bakanı olumlu baktı ve kesin Adli Tıp raporları olmasını sağlayacağız da dedi.
'Bugün yaşadıklarımızın sebebi AKP'nin sağlık politikalarından kaynaklanıyor'
Sorunların dile getirildiği konularda Bakan Koca'nın size tepkileri nasıldı? Taleplere nasıl yaklaştı?
Bakan her soruna 'Haklısınız, adım atılıyor' dedi. Hiçbir istek ve eleştiriye olumsuz yanıt vermedi. Bu biraz da politik bir tutum gibi geldi. 'Sizin yanınızdayız' mesajı vermiş oldu. Öte yandan bugün yaşadıklarımız AKP'nin sağlık politikalarından kaynaklanıyor ama AKP'nin Sağlık Bakanı her şeye olumlu bakıyor.
Bir örnek, sevk zincirinin geri gelmesini talep eden bir temsilci oldu mesela. AKP bunun üzerine sağlığı kurdu ve sevk zincirini kaldırıp, herkesin aile hekimliklerini vs aşarak en üst basamak hastaneler ulaşmasını sağladı. Bunun sonucunda da grip olanlar 3, basamak üniversite hastanelerinin acillerini doldurdu. Daha ciddiyeti olan hastalar uzun sıralarla baş etmek ya da polikliniklerden geç gelen randevular almak durumunda kaldı. Bu dile getirildiğinde ise Bakan konuyla ilgili kısmen adım atıldığını dile getiriyor ancak bunun olacağını sanmıyorum çünkü AKP'nin sağlık politikalarına ters adımlar olur. Bu da toplantının niyetini gösteriyor.
'Ayda 15 nöbet tutan bölümler var'
Toplantının esas gündemleri ne oldu?
Toplantının ana gövdesini oluşturan iki başlık vardı. Biri nöbet ertesi izin, diğeri ise hekimlere duyurulan ücret artışı konusu.
Nöbet ertesi izin geçen ay gündem olmuştu. Şu anda asistan hekimlerin nöbet süreleri 36 saati buluyor. Hatta bildiğiniz gibi geçtiğimiz ay yaşamını yitiren meslektaşımız Rümeysa Şen nöbet çıkışı kaza yapmıştı. Buna yönelik asistan hekimler uzun süredir ses çıkarıyor, net bir şekilde kanun garantisiyle yasaklanması gerektiğini ve ücret kesintisinin de engellenmesini istiyor. Ancak durum Başhekimin inisiyatifina bırakılmış durumda. Buna yasal olarak önlem alınsın, ücret de azaltılmasın dedik. Nöbet ertesi izin kullanılıyorsa da alınan ücret düşüyor. Buna yönelik geçiş sürecinde nöbet ücret katsayı artışı ile azalmanın önüne geçilmesi önerildi.
Ayrıca doktorlar mesai dışında da çalışıyor. Sabah 05.00-06.00'da gelip 18.00-19.00'da çıkıyor bir cerrahi asistanı. Üstelik bunlar hesap edilmiyor, kimse tarafından dikkate alınmıyor. Nöbet ertesi izin kullanılmak istenildiğinde ise '8 saat mesaide çalışmadın o zaman kesiyoruz paranı' deniliyor. Bunların da dikkate alınmasını istediğimizde, Bakan bunun zor olduğunu belirterek, nöbet ücret katsayına daha sıcak baktı.
Bakan ayda en fazla 7 nöbetle sınırlama planı olduğundan bahsetti. Mevzuatta asistan hekimler için şu anda '3 günde 1'den fazla nöbet tutamaz' diyor ama tabi uygulanmıyor. Ayda 15 nöbet tutan bölümler bile var.
Bakan bir de, 'Nöbet ertesi iznin gelmesi için başhekimlere yazı yazdık uygulayın diye uygulanmıyor' dedi. Buna yönelik 'sert adımlar' atacağız dedi ancak somut bir şey söylemedi.
Bir yandan asistan hekimlerin bazı kaygıları var. Nöbet ertesi izin kullandığımızda sayı azalacak ve işler tamamlanamayacak gibi. Buna Bakan Koca'nın yanıtı, önümüzdeki dönemde 'kadro artışı' yapılacağı oldu. Tıpta Uzmanlık Sınavı'nda (TUS) ciddi bir kontenjan artışı olacak dedi Bakan. Bu sorunu çözülebilir belki bir aşamada çözebilir ama eğitimin iyileştirilmesi lazım. Bunu da gözeteceklerini söylese de yine somut bir şey belirtmedi.
'Eğitim azaldı, dersler zorunlu tutulmalı'
Asistanların eğitiminin aksaması konusunda nasıl bir yaklaşım oldu?
Asistanlar, Tıpta Uzmanlık Öğrencisi olarak geçer ve aslında hastanedeki varlık amacı eğitim almaktır. Pratikte ise hizmet vermek oluyor ve bu durum çok fazla yerde eğitimin önüne geçiyor. Eğitimlerin, asistanların hasta bakmadıkları saatlere, öğle arasına konulduğunu bile biliyoruz. Bu iyi yerler, birçok yerde bu bile yok. Bu konuyla ilgili talebimiz de derslerin zorunlu tutulması talebi oldu.
Öte yandan hastanelerde eğitimi verecek kişiler kalmadı, hepsi özele geçti, istifa etti. Bu da eğitimi azalttı.
Bakan'dan ücret artışı açıklaması: Sabırlı olun
Ücret artışı çok konuşuldu. Sağlık Bakanı geri çekilen tasarının son durumuna ilişkin bilgi verdi mi?
Ücret artışı için Bakan burada daha çok 'halkta hekimlere karşı hassas algı var, bunu beslemeyelim' dedi. Bu tam da görüşme gününe denk gelen greve ilişkin söylenmiş olabileceğini düşünüyorum bunun.
Aslında AKP'nin sağlık politikaları aslında yine halkta bu algıyı oluşturan. Ücret artışı da kendileri tarafından ilk kez 'doktorlara sürprizimiz var, maaşlarına 5 bin lira zam yapacağız' denilerek sunuldu zaten. Üstelik kimi kapsadığı, artış miktarı belirli olmayan bir şeydi. Bakan bu konuda, 'Bu artış olacak' diye garanti verdi. Tasarının ilk haline nazaran artışın emeklilik dışındaki alana da yansıyacağını söyleyerek, 'Sabırlı olun' dedi.
'Asistan hekimler dinamik halde ve bu durum Bakan görüşmesiyle kapanmadı'
Bakan 'sağlıkta şiddet' konusunda somut adım atma garantisi verdi mi?
Sağlıkta şiddet aslında kışkırtmalar sonucu bu hale geldi. Son 20 yılda çok arttı. Toplantıda hukuki yaptırımların yetersiz olduğunu söyledik. Bakan bu görüşe katıldı. Bir yandan da hastanelere x-ray cihazı konulmaya başlandığını ve bunun yaygınlaşacağını ifade edebildi yalnızca.
Tüm bunların ötesinde Bakan'ın konuşmasında belli sözler vardı. Biz asistanlar bunların takipçisi olacağız. Bu sorunların çoğu AKP'nin sağlık politikaları kaynaklı. Asistan hekimler dinamik bir dönemden geçiyor ve bu durum Bakan görüşmesiyle de, grevle de kapanmadı.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.

