Sayfa yolu
Arca, Alp Havacılık ve Samsun Yurt Savunma: AKP’nin silahlanma hamlesinin arkasında ne var?
Yayın Tarihi: 13.07.2026 , 14:29 Güncelleme Tarihi: 13.07.2026 , 15:16
AKP iktidarının içeride yaşadığı krizi aşmak adına tam boy direksiyon kırdığı Atlantikçiliğin yeni dönemi için en somut adımlar son NATO Zirvesi’yle birlikte atılmış oldu.
Ülkeyi ABD ve Batı'nın çıkarları doğrultusunda yeni sıcak savaşların parçası kılabilecek bu süreç, patronların iştahını kabartmış durumda.
Silahlanmaya ayrılacak bütçenin çılgın boyutlara ulaşması halkların yoksulluğunu daha da derinleştirecekken, patronlar ise daha çok kazanmak için bu yeni döneme entegre olmaya başladı bile.
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, 2025’te 17,9 milyar dolarlık yeni sözleşme imzalandığını açıklarken, yine 2025’te 10 milyar 54 milyon dolarlık ihracatın yanında, 184 milyon dolar savunma hizmet ihracatı yapıldığını da açıklıyordu.
Daha önce son derece ihmal edilebilir olan Türkiye'nin savunma sanayi hamleleri, giderek daha büyük bir hacme ulaşma eşiğinde.
Tabii ki halkın aleyhine, patronların lehine olacak şekilde.
Mesele Baykar'dan ibaret değil
AKP iktidarı özellikle son 10 yılda savunmaya ayırdığı bütçe ve kaynakları patronların da talebiyle ciddi şekilde artırmış durumda.
Ankara'daki NATO Zirvesi kapsamında düzenlenen Savunma Sanayii Forumu'nda konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, savunma alanına yönelik ciddi teşvik ve desteklere devam edeceklerini "müjdelerken", 5 milyar dolarlık yeni bir destek paketini ilan ediyordu örneğin.
Bölgedeki savaşların tamamını bu teşviklerin sonuç almasına vesile olacak bir test sahası olarak gören patronlar, Ukrayna, Karabağ, Libya, Suriye ve Irak’taki sıcak çatışmaları son derece "başarılı" şekilde değerlendirdi.
Buna İran savaşıyla birlikte, eskisinden çok daha güçlü şekilde Körfez ülkelerini de dahil etmiş oldular.
Sonuç olarak bu “zengin” test sahasında elde edilen başarılarla birlikte Erdoğan ailesinin damadı Selçuk Bayraktar’ın şirketi Baykar'ın adı bir hayli öne çıktı.
İHA-SİHA üreticisi Baykar, 2025 yılında faaliyet gösterdiği ürün segmentinde dünyanın en büyük ihracatçısı olurken, 2,5 milyar dolarlık ürün satışının tam 2,2 milyar dolarlık kısmını ihracatla elde etmiş oldu.
ASELSAN, Roketsan, TAİ gibi doğrudan devletle bağı olan savunma sanayi kuruluşlarını bir kenara bıraktığımızda silahlanma denildiğinde akla gelen ilk şirketin Baykar olduğu açık.
Ancak patronların silahlanmadan kazandığı payı tek başına Baykar’ın temsil ettiği de doğru değil.
Son dönemde iktidarın açtığı alanlarla birlikte birçok patron grubu direksiyonu silahlanmaya kırmaya başladı, dahası da olacak gibi görünüyor.
Bu yıl başında savunma sanayisinde Türkiye’nin ihracat şampiyonları listesi açıklanırken, Baykar bu listenin ikinci sırasında yer alıyordu.
İlk sırada ise ne TUSAŞ ne ROKETSAN ne de ASELSAN yer alıyordu.
soL’da bu haberin ilk dosyası olarak gündeme getirdiğimiz ARCA, listenin ilk sırasında yer alıyordu.
Şimdi bu listenin 10. sırasında yer alan bir diğer “özel” şirketin, ALP Havacılık’ın kısa öyküsüne yakından bakalım.
Alp Havacılık’ın yükselen yıldızı
Alp Havacılık 1998 yılında Eskişehir’de kurulan bir şirket.
1959 yılında kurulan Alpata Grubu’nun bünyesinde faaliyet gösteren şirketin kurucusu Necdet Alpata.
Alpata'nın 2008’deki ölümünün ardından şirketin yönetim kurulu başkanlığı görevini oğlu Tuncer Alpata devralmış durumda.
TUSAŞ ve TEİ’nin ardından Türkiye’nin en çok havacılık ihracatı yapan firması konumunda olan Alp Havacılık, dünyanın değişik bölgelerine “uçuş kritik/döner component, alt sistem ve sistem imalatı yapan” bir firma.
Alp Havacılık dünyanın havacılık devleri arasında yer alan Lockheed Martin, Raytheon Technologies, Honeywell, Safran, Heroux Devtek için üretim yapıyor.
Bunun yanı sıra Türk Havacılık ve Uzay Sanayi (TAI), TEI ve Aselsan için de çeşitli parçaların üretimi yine Alp Havacılık tarafından gerçekleştiriliyor.
Şirket ürettiği ürünlerin nerelerde kullanıldığını şöyle açıklıyor:
Black Hawk, Seahawk, S-76, S-92, CH53, H-160, Boeing 737, Boeing 747, Boeing 767, Boeing 777, Boeing 787, Airbus A319/NEO, Airbus A320/NEO, Airbus A321/NEO, Airbus A330, Airbus A340, Airbus A350, Airbus A380, Embraer 550, Gulfstream G500, Gulfstream G600, Gulfstream G650, Falcon 10X, F-15, F-18, B-2, F-35 (Geçmiş Dönem Üretimi), F-22 (Geçmiş Dönem Üretimi); gibi hava platformları ve PW1100G, PW1200G, PW1500G, PW1700G, PW1900G, F100, PW150, PW535, PW980, F135 (Geçmiş Dönem Üretimi), PD170, TS1400, HTF 7000 Series, APUs.
Alp Havacılık’ın sahiplik yapısında ise ilginç bir ayrıntı var.
Alp Havacılık, Amerikan Sikorsky firmasının ortak girişim şirketi.
Söz konusu ortaklığın sadece yönetim kurulu seviyesinde olduğu ifade edilirken, operasyonların tamamının Türkiye’den yürütüldüğü ifade ediliyor.
Büyümenin arkasındaki iz
“Tuncer Bey, Ülkü Hanım’ın, ananın duasını aldığın müddetçe sırtın yere gelmez.”
Bu sözler, dönemin Başbakanı Binali Yıldırım’a ait.
Binali Yıldırım, şirketin Sikorsky yetkililerinin de katıldığı yeni üretim tesisinin açılışında Alp ailesine şükranlarını sunup bunları söylüyordu.
"AKP iktidarı olarak sanayileşmeyi, katma değeri yüksek teknolojik ürünleri kendi imkanlarıyla üretmeyi sağlayacak çalışmalara hem hız verdiklerini hem de destek olduklarını" söyleyen Yıldırım, bu konuda her dönemde ciddi teşvikler verdiklerini, bugün bunların karşılığını görmekten mutluluk duyduklarını söylüyordu.
Yani AKP iktidarı, patronlar için her şeyi yaptığını, düzenin bunun meyvesini aldığını ilan ediyordu.
Sadece Havacılık değil, her yerde varlar
Alp Havacılık’ın bağlı olduğu Alpata AŞ bünyesinde birçok farklı sektörde faaliyet gösteriliyor.
Örneğin şirketin bağlı bir firması üzerinden dağıtım ve pazarlaması yapılan ürünler arasında Philip Morris, Erikli, Uludağ, Dimes, Haribo, Redbull gibi markaların ürünleri bulunuyor.
Necdet Alpata A.Ş. Otomotiv Şubesi üzerinden ise Opel ve Chevrolet'in yetkili satıcısı ve satış sonrası merkezi Alpata Grubuna katılmış durumda. Buna ek olarak daha sonra Peugeot ve Citroen’in, satış ve satış sonrası hizmetleri de yine bu grup tarafından alındı.
1995 yılında kurulan ve Anadolu Sigorta acenteliği ile faaliyete başlayan Alpata Sigorta ise, sonrasında Allianz, Axa, Gulf, Mapfre, Groupama, AkSigorta, Sompo Japan, Acıbadem Sigorta, HDI, Halk Sigorta ve Türkiye Sigorta yetkili acenteliklerini de bünyesine ekledi.
Yani şirket sadece havacılık alanında değil, birçok başlıkta atak yapan büyük bir holding haline geldi.
Samsun Yurt Savunma ya da Canik
“Dünyanın önde gelen hafif silah üreticilerinden CANiK, Birleşik Krallık'ın köklü savunma sanayi şirketlerinden AEI Systems'ı satın aldı.”
"Dünya genelinde savunma harcamaları 3 trilyon dolara yaklaştı ve Avrupa savunma bütçesini artırma kararı aldı. İngiltere'deki tesisimiz Avrupa pazarındaki fonlara erişim konusunda stratejik bir avantaj sağlıyor. Dünyanın en büyük 100 savunma sanayi şirketi arasına girme hedefimiz var. Sıralamada ilk 100 şirket arasına giriş cirosu yaklaşık 500 milyon dolar. Bizim hafif silah ve orta kalibredeki başarımızı tüm grup şirketlerimizle konsolide ettiğimizde bu lige girmek ve kalıcı olmak en büyük hedeflerimizden biri."
Bu sözler Samsun Yurt Savunma Grup Genel Müdürü Cahit Utku Aral’a ait.
"Türk savunma sanayisi ciddi anlamda büyüyor. Türkiye ile Birleşik Krallık arasında savunma sanayisindeki ortaklığı çok kıymetli. Bu alanda Türkiye koşuyor, yürümüyor. Hatta koşmuyor da sprint atıyor. Hızlı, hızlı çabuk bir şekilde gidiyor. Son birkaç haftadır da bunun örneklerini görüyoruz. TCG Anadolu'dan yerli ve milli ilk insanlı süpersonik jet uçağı Hürjet'e ve ilk insansız savaş uçağı Kızılelma'ya kadar Türkiye'nin başarıları ve bu konudaki ilerlemesini dünya görüyor. Net bir vizyon, liderlik ve başarılı işler ortaya konuluyor. Türkiye'nin yaklaşımından birçok ülkenin öğreneceği şeyler var. Birleşik Krallık da dahil olmak üzere."
Bu sözler ise Birleşik Krallık İstanbul Başkonsolosu ve Doğu Avrupa ve Orta Asya Ticaret Müsteşarı Kenan Poleo’ya...
Yukarıda işaret ettiğimiz üzere, AKP iktidarının açtığı alanı değerlendiren bu şirketlerin hepsi, devasa büyüme rekorlarına imza atıyor.
Hafif ve ağır ateşli silahlar üretimiyle öne çıkan Samsun Yurt Savunma, Canik markasıyla dünyaya da yayılmış durumda.

ABD’de de bir üretim tesisi kuran firma, METE MC9 PRIME adlı ülkede ürettiği bir silaha sahip.
Ateşli silah pazarında zirvede yer alan ABD’de en büyük hacme sahip 4’üncü marka haline gelen Canik, 70’den fazla ülkeye ihracat yapıyor.
Öyle ki, şirket Ankara’daki NATO Zirvesi’nde ABD’li patronları ağırlamayı kendine görev edindi.
Zirve kapsamında düzenlene “Türkiye-ABD Savunma Sanayii İş Birliği Yuvarlak Masa Toplantısı”na sponsor oldular, yeni kâr olanaklarını masaya yatırdılar.
Samsun Yurt Savunma Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Aral, CANiK’in dünyanın en büyük 6’ncı hafif silah üreticisi olduğunu söylerken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan döneminde sektörün önünün tamamen açıldığını, dünya çapında işler yapılmaya başlandığını söyleyip tersinden şükranlarını dile getiriyordu.
Aral, şu sözleriyle ise büyümenin arkasındaki öyküyü anlatıyordu:
“CANiK, 5 yıl önce yıllık 350 bin adetlik tabanca satışıyla sektöründe önde gelen firmalar arasında yerini aldı. Ardından 2022 yılında 12.7x99mm Ağır Makineli Tüfek kalifikasyonunu başarıyla tamamlayarak Türkiye’de bu silahı üretebilen ilk firma olma ünvanını elde ederken, dünya genelinde ise bu silahı üretebilen beşinci firma oldu. Bugün, Ukrayna-Rusya Savaşı, bu silahın dünyadaki en iyi üreticisinin CANiK olduğunu, savaştaki performansıyla kesin olarak tescilledi. Aynı zamanda CANiK, yıllık 5.000 adet 12.7x99mm üretimi ile bu silahın dünya genelindeki üretim kapasitesinde lider konumundadır. Yine 2022 yılında İngiliz AEI Systems firmasının satın alınması ile de orta kalibre top pazarına girerek TP, HEI, Proximity mühimmatlarını kullanabilen düşük geri tepmeli 30x113mm topu üreten dünyada 3 firma arasına girmiştir.”
soL Haber, bir süredir iktidarın ağır saldırısıyla karşı karşıya. soL'a yönelik kapsamlı saldırıya karşı geri adım atmadan haber yapmaya, gerçekleri işaret etmeye devam edeceğiz. Bu süreçte tüm okurlarımızdan soL'a abone olarak mücadelemize güç vermelerini rica ediyoruz.
Neden önemli?
“NATO’nun Ukrayna’da dahil olduğu savaşa Türkiye’nin de dahil olması için planlar yapıldı. Yeni NATO tugayları kuruluyor. Hepsinde Türkiye var. Avrupa deli gibi silahlanıyor. Ülkelerin ekonomisi militarize oluyorsa savaş kapıda demektir. Gerçek bir tehdit ile karşı karşıyayız.”
TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan’ın İstanbul’da düzenlenen NATO karşıtı etkinlikte dile getirdiği üzere büyük bir tehditle karşı karşıyayız.
Tüm dünyada savunma sanayisine yönelik ciddi bir yöneliş var.
Bu yönelişin bir sonucu olarak AKP iktidarı ve patron düzeni, ortaya çıkan pastaya gözlerini dikmiş durumda.
Yapılan büyük teşvik ve desteklerin ardından OTOKAR ve BMC gibi savunma sanayisinde uzun süredir ana aktör olanların yanına kısa sürede yeni büyük oyuncular eklenmiş oldu.
Bu haberde işaret ettiğimiz Samsun Yurt Savunma ve Alp Havacılık’ın kökü ne kadar geriye giderse gitsin, asıl atakları bu son döneme denk düşüyor.
Ukrayna Savaşı’nın, Arca Savunma’nın 6 yıllık öyküsünün bir anda İSO 500’e 12. sıradan girmesine nasıl vesile olduğuna işaret ettiğimiz haberi de bir kez daha hatırlatıyoruz.
Sonuç olarak “fena mı, Türk patronlar silah üretiyor, büyük paralar kazanıyorlar, lider konuma yükseliyor” deniyor…
Fena…
Adı geçen üretimlerin tamamı bu haberde de işaret ettiğimiz üzere ülke savunması değil, daha fazla kâr elde etmek üzerine kurulu. Bu düzende aksi zaten mümkün değil.
Üstelik tüm bu silahlanma hamlesinin arkasında Türkiye’de batıya göre çok daha ucuz olan iş gücü, yani emekçilerin ağır sömürüsü duruyor.
Önümüzdeki dönem bu açıdan çok daha vahşi yeni hamlelerin gelmesi, ülke sanayisinin bu perspektifte bir atakla yeniden kurulması hayli olası.
Bu yüzden mesele hem NATO'nun yeni saldırılarına hem de patronların tüm dünyadaki silahlanma atağına karşı örülecek duvardan, örgütlü karşı koyuştan geçiyor.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
İLGİLİ HABER
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.