Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Ankara’nın kapısına kilit vurma hazırlığı: AKP’nin NATO korkusunun kaynağında ne var?

AKP iktidarı, 7-8 Temmuz’daki NATO zirvesi öncesi kentin kapısına kilit vurmaya hazırlanıyor. Kentte OHAL ilan etmeye hazırlanan AKP’nin korkusunun arka planına gelin hep birlikte bakalım.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 23.06.2026 , 11:07 Güncelleme Tarihi: 23.06.2026 , 11:23

soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.


Pek çok Avrupa ülkesi, toplantının Sayın Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde Türkiye'de yapılacak olmasının Başkan Trump'ın zirveye katılmasını mümkün kılan en önemli faktör olduğunu söylüyor. Cumhurbaşkanımız olmasa, Türkiye olmasa, Trump gelmeyecekti.

Avrupa Birliği'nin, başta ülkemiz olmak üzere AB üyesi olmayan NATO müttefiklerini dışarıda bırakan güvenlik yaklaşımlarından vazgeçmesini ve NATO'yu destekleyici pozisyonuna geri dönmesini ümit ediyoruz. Aksi takdirde Avrupa Birliği'ni bu yaklaşımının Avrupa'nın güvenliği ve dayanıklılığına ABD'nin Avrupa'da kuvvet azaltmasından daha fazla zarar vereceğini değerlendiriyoruz. Gerçek şu ki, Türkiye güçlü savunma yetenekleri ve sanayisiyle Avrupa'nın güvenliğine ve savunmasına daha da fazla katkı sağlayabilir. Avrupalı pek çok dostumuzun bunun farkında olduğunu biliyor diğerlerinin de bunu çok iyi analiz edeceğini ve makul bir yaklaşım sergileyeceklerini düşünüyoruz.

Bu sözlerden ilki Hakan Fidan’a, ikincisi ise Yaşar Güler’e ait.

AKP’nin iki kritik koltuğunu işgal eden iki bakan da NATO Zirvesi’nin kendileri için önemini “kavramış” durumda. Öyle ki Milli Savunma Bakanı Güler, “Türkiye'nin, Soğuk Savaş dönemindeki kanat ülkesi rolünden Avrupa coğrafyasının tamamında güvenlik sağlayabilen merkezi bir müttefik olarak konumlandığı role geçiş yaptığını” söyleyecek noktaya gelmiş durumda.

Haberin başlığındaki sorumuzun yanıtı, aslında tam da bu açıklamalarla veriliyor.

Uzun süre ciddi bir kriz ve yönetme sorunu yaşayan AKP iktidarı, bu sorunu Atlantik ittifakına ve NATO’ya tam boy teslimiyetle aşma kararlılığında.

AKP, kendi krizini, düzenin krizini aşmak adına NATO Zirvesi’ne büyük ihtiyaç duyuyor.

Ek olarak NATO’ya, ABD’ye ve hatta diğer Batı ülkelerine “sunacak” çok fazla şeyi olduğuna vurgu yapıyor.

Atlantik ittifakına “kazan kazan” önerisi yapan AKP, tam da bu nedenle büyük bir korku da duyuyor.

Kentin kapısına kilit vurmak

Bu korku dolayısıyla Ankara’yı iki hafta boyunca kapatma, kuş uçurtmama kararı almış durumdalar.

Birtakım pazarlıklar yapıp ellerini kollarını sallayıp gidemezler. Bu ülke sahipsiz değil, bunun gösterilmesi lazım. Bu ülkede bu onursuzluğa isyan eden herkes mitinge gelmelidir.

Bu sözlerse TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan’a ait.

Okuyan, AKP’nin NATO zirvesi öncesi attığı adımlar ve stratejisine işaret ettiği konuşmasını bu sözlerle, 5 Temmuz’da Tandoğan’da yapılacak mitinge çağrıyla sonlandırıyordu.

Bu sözlerin söylendiği yayının hemen ardından, Ankara Valiliği bir genelge daha yayımlayarak kentte adeta “çıt çıkarmayı” yasaklandığını duyurdu.

13 gün boyunca Ankara’da en ufak bir protesto gösterisine izin vermeyeceğini ilan eden AKP, batılı müttefiklerine “ülkeye tam anlamıyla hakim olduğunu” göstermeyi planlıyor.

Bunun için mitingleri yasaklamaya çalışıyor, eylem yapabilirler diye insanları zirve öncesi gözaltına alıyor.

Sadece bunlar da değil.

Trump’ın uçağı daha “güzel” bir piste insin diye 10 milyar liranın üzerinde bir para harcanarak yeni pist ve VIP salonu yapılıyor, bunun için de Şeker Fabrikası’nın lojmanı boşaltılarak yıkılıyor.

Bu da yetmiyor, Fransa Cumhurbaşkanı “Ben her sabah koşarım” dediği için kentin az sayıda yeşil alanından hangisini ona tahsis edip, yurttaşları almayacaklarını planlamaya çalışıyorlar.

Sadece bunlar da değil… 

Ankara’da milyonlarca kişinin yaşadığı kritik birçok ilçede adeta hayatı durduracak kararlar alıyorlar. Memurlara bir hafta idari izin verip, sokağa çıkmayı, araç kullanmayı, birçok cadde ve meydana inmeyi polis zoruyla engelleyeceklerini şimdiden ilan ediyorlar.

NATO zirvesi sırasında düğün yapmak, eğlenmek dahi yasak Ankaralılar için.

  • Kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarınca 6 Temmuz Pazartesi ile 12 Temmuz Pazar tarihleri arasında, sınav, sempozyum, panel, mezuniyet töreni, şenlik, konser, eğlence, kutlama ve benzeri kamuya açık etkinlikler yapılamayacak.
  • Zirvenin yapılacağı alanlar, delegasyonun konaklayacağı yerler ve geçiş yapacağı güzergahlar başta olmak üzere belirlenen hassas bölgelere yetkisiz araç ve şahısların girişine kapatılacak,
  • Söz konusu tarihler arasında hava sahasında (Valilik izni haricinde) her türlü insansız hava aracı (drone vb.) uçuşu yasaklanacak.
  • Açık ve kapalı alanda yapılacak toplanma, toplantı ve gösteri yürüyüşü, basın açıklaması, açlık grevi, oturma eylemi, protesto eylemi, miting, stant açma, çadır kurma, el ilanı/bildiri/broşür dağıtma, afiş/pankart asma vb. eylem/etkinliklerin 28 Haziran 2026 günü saat 00.00’dan 10 Temmuz 2026 günü saat 23.59’a kadar (13 gün) süre ile yasaklanacak.

Tüm bunların amacı ne sorusunun yanıtı yukardaki paragrafta gizli.

AKP, temsil ettiği düzenin amiral gemisi ABD ve NATO’ya “bu ülkenin sahibi biziz” mesajı vermek istiyor.

Mesele bu.

Tam da bu nedenle Kemal Okuyan’ın yukarıda işaret ettiğimiz sözleri daha da büyük bir önem kazanıyor:

“Bu ülke sahipsiz değil, bunun gösterilmesi lazım.”


Algoritmaya müdahale edin: Tek bir işlemle soL Haber’i Google’da ‘tercih edilen kaynak’ olarak seçin, aramalarınızda soL öne çıksın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.