Sayfa yolu
Kemal Okuyan: Oyun bozucu Erdoğan'ın elinde koz yok, AKP muhalefeti dağıtmasına rağmen ülkeyi yönetemiyor
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 23.06.2026 , 00:25 Güncelleme Tarihi: 23.06.2026 , 11:08
Algoritmaya müdahale edin: Tek bir işlemle soL Haber’i Google’da "tercih edilen kaynak" olarak seçin, aramalarınızda soL öne çıksın.
soL TV'de yayınlanan Komünist Bakış programında bu hafta "AKP nereye gidiyor?" sorusu masaya yatırıldı. Programda NATO zirvesi ve Küba'daki son durum da konuşuldu.
TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, Erdoğan'ın adaylığının yeniden duyurulmasının ne anlama geldiği sorusunu, "Muhalefeti dağıtma niyetiyle hamleler yapılıyor ama öte yandan görüyoruz ki, AKP'nin elinde kendi öyküsü yok. Bir oyun kurma, heyecanlandıran, topluma bir şey söyleyen söylemleri yok. Bugün Ömer Çelik de yeni bir şey söylemedi. 'Çözüm' sürecine ilişkin de yeni bir şey yoktu. İsrail tehlikesine işaret etti. AKP zamanı durdurmuş durumda, vakit kazanmaya çalışıyorlar" diye yanıtladı.
Erdoğan'ın adaylığının daha önce de çeşitli AKP'li isimler tarafından dillendirildiğini hatırlatan Kemal Okuyan, bu adaylığın hayata geçmesi için herhangi bir şey de yapılmadığını ifade etti. Adaylık için bazı hamlelere ihtiyaçları olacağını kaydeden Okuyan, "Birincisi seçimler. Tarihe ilişkin bir şey söylüyorlar ama aslında söylemiyorlar. 'Zamanında yapılacak' ısrarı epeydir var. Bundan ne kastedildiğine ilişkin görüşlerse farklı dedi.
TKP Genel Sekreteri şöyle devam etti:
Seçimleri erkene çekmeye isteksizler, temel nedeni olarak ekonomi gösteriliyor. Bir yandan da anketlerde işler, muhalefeti bu kadar dağıtmalarına rağmen iyi gitmiyor.
İki CHP olmasına, oyların dağılması umuduna bel bağlamaya başladılar. Unutulan bir şey var ki, AKP'nin oyları artmıyor. Cumhurbaşkanlığı seçiminde ise işler daha çok karışıyor, seçime partiler katılmıyor.
Söylenen seçim tarihlerine baktığımız zaman, insanların enerjisi düşüyor, AKP içerisinde bazı isimler Erdoğan'ın yardımcıya ihtiyacı olduğunu yazdılar. 2033'e kadar sürecek olay diyelim ki. Bu çok gerçekçi gelmiyor. AKP'de de hem bir arayış hem de mücadele var. Zaman zaman Hakan Fidan zaman zaman Bilal Erdoğan öne geçti burada, karşılıklı hamleler yapıldı. Herkesin ötekine karşı elinde koz olduğu biliniyor ama orada da durmuş durumdalar.
Önümüzdeki seçimde Erdoğan'ın adaylığı niyeti var ama bu gerçekçi mi? Ayrıca aday olsa dahi, yerine gelecek kişiye dair bir şey ortaya çıkmalı, gücü ve otoritesi sarsılmadan birinin belirlenmesi gerekiyor. Burası da belirsiz. Erdoğan ısrarla işaret etmiyor, kendi oğlu dahil. Bunun arkasında yalnızca Erdoğan'ın devam etme isteği ya da birilerinin 'Erdoğansız olmaz' demesi yok. AKP'nin elinde Erdoğansız devam etmek için elinde koz yok.
İktidara gelirken elinde koz vardı, büyük bir rüzgarla geldi. Demokratikleşme diyordu, islamcılara vaatleri vardı, AB dedi, bazı solcular ve Kürt yurttaşları heyecanlandıran söylemleri olmuştu. Şimdi ellerinde yeni anayasa ve çözüm süreci. Aslında bunlar birbirine bağlı. Ancak o da gitmiyor. AKP tabanında hareketlenmeye neden olacak bir öykü yok ellerinde. O yüzden AKP'nin arayışı Erdoğan sonrası yeni liderden de ibaret değil.
Bir şey yazmaya çalışıyorlar ve unutmayalım burada da yetenekliler. Ama Erdoğan'ın 25 yıllık öyküsüne bakınca Erdoğan iyi oyun kuran değil, iyi oyun bozandır. Bu siyasette ittifak bozmaktır. Böyle bakınca da şu gerçekle yüzleşiriz; doludizgin ittifak bozmaya devam ediyor. Altılı masanın bozulmasında AKP'nin müdahalesi olduğunu biliyoruz. Sonra CHP ile HDP ya da DEM arasında bir ilişki vardı, onu bozdular, yerine de bir şey koymadılar. Şimdi devam ediyor, CHP'nin içini bozuyorlar.
Türkiye'de sürekli olarak yıkan ama yerine bir şey koymayan bir siyasi özne AKP, sürekli masa dağıtıyor. Bunun maliyetleri olur. Bunun maliyetlerini en çok ödeyeceklerden biri de AKP'dir. Erdoğan'ın yerine alternatif isimlerle ilgili çok ciddi kuşku var, AKP tabanında bile. AKP yeni lider çıkaramıyor ancak Erdoğan, 'Benim veliahtım budur' diyebilirdi ama bunda gecikti. İkna edici bir lider henüz yok. Daha önemlisi 2023 ve özellikle 2024 seçimlerinde epey bir belediyeyi kaybettiler. Oradan sonra çözüm süreci ortada duruyor ve bir de tuhaf operasyonlar var. CHP'yi yönetilemez hale getirdiler."
'AKP ülkeyi yönetemiyor'
Kemal Okuyan, Nevzat Evrim Önal'ın "CHP operasyonlarında AKP istediğini elde etti mi? Sosyal demokrasinin bu kadar hırpalanması düzenin hırpalanması anlamına gelmiyor mu?" sorusunu da yanıtladı.
CHP operasyonlarında AKP'nin başarılı olduğunu söyleyen Okuyan, "Artık dikiş tutmaz" diyerek Ekrem İmamoğlu stratejisi ile Özgür Özel'in stratejisi arasında bir boşluk olduğunu belirtti. CHP'deki karmaşayı görüp, "Ben etkili olabilirim" diyen aktörlerin sayıca fazla olduğuna da dikkat çekti. Bunun AKP'nin de sorunu olabileceğini vurguladı.
"Hayat pahalılığı sürüyor ve Türkiye konusuz yönetilebilir bir ülke değil. Diğer yandan DEM tabanında bir beklenti yaratıldı, ortada bir şey yok. Buradan umutlananlarda bir psikolojik kopuş başlıyor. Ülkede ana muhalefete oy veren ve vermek isteyenler arayış içerisinde. Bu kesim de tepkili. Asıl ilginci AKP tabanı da hoşnutsuz, herkes izliyor. Bu durum da AKP'nin işini kolaylaştırmıyor" şeklinde konuştu.
TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, NATO Zirvesi'ne dikkat çekerek Türkiye'de yalnızca dış politika eksenli bir çerçeveden bir öykü yaratmanın mümkün olamayacağını söyledi. Baskın seçim ihtimaline de kapıyı kapatmayan Okuyan, AKP'nin bunu da tercih edebileceğini vurguladı. Öte yandan AKP'nin içinde bulunduğu durum nedeniyle sandıktan istediği sonucu alamamasıyla da seçimden çıkılabileceğini belirtti. "AKP'de bir yönetme problemi var" dedi.
'Erdoğan NATO zirvesinde Türkiye'yi görünür bir şekilde Avrupa'nın içerisine çakma derdinde'
Ankara'da Temmuz ayında yapılacak NATO zirvesi de programın gündemlerindendi. AKP'nin bu zirveden beklentileri bağlamında konuşulan toplantıyla ilgili Kemal Okuyan şunları söyledi:
Emperyalizm ve NATO ittifakı, bir askeri saldırı örgütü olarak devam etmek ve güçlenmek zorunda. 'NATO dağıldı' diyenler hiçbir şey bilmiyorlar. NATO'da sorunlar var o ayrı. Ancak şu anda deli gibi silahlanıyorlar.
AKP şu anda NATO'nun yüksek geriliminden faydalanmaya çalışıyor. Son 1,5 yıldır nikah tazeleme sürecindeler. Avrupa'da Türkiye ile rekabet eden ülke Yunanistan. Ülkenin ekonomik gücüne ve NATO açısından değerine bakınca Türkiye'yle rekabet edemez. Avrupa'dan Türkiye'ye bakınca ne görünüyor? Evet canlarını sıkan bir lider var, pazarlık yeteneği var doğru ama ihtiyaç var ve Türkiye buraya oynuyor. Türkiye AB'ye üye yapılmayacağını bilse de sokuluyor. Türkiye burada yalnız değil. Türkiye, Norveç ve İngiltere AB üyesi değil ve silahlanma yani Avrupa'nın güvenliği konusunda rol üstleniyorlar. Avrupa'da İngiltere ve Türkiye olmadan Avrupa'nın askeri bir güç haline gelmeyeceğini söyleyen İspanya, İtalya, Polonya, Romanya, Portekiz var. Almanya'nın tutumunu da epey değiştirdiler. Fransa da değişmeye başladı.
Erdoğan bu NATO zirvesinde Türkiye'yi görünür bir şekilde Avrupa'nın içerisine çakma derdinde. Bunu yapabilir. Düzen siyasetinde göstermelik de olsa bir akıl olmadığından bunu rahatlıkla yapacak. Türkiye'nin devrimcileri, komünistleri, yurtseverleri olmasa itiraz da gelmeyecek. Türkiye'nin emperyalist dünyadaki artan rolü, silah, asker, savaş üzerinden olacak ve bu bir başarı olarak sunulacak. AKP'nin niyeti bu."
AP'nin Gürlek yaptırımı ne anlama geliyor?
Avrupa Parlamentosu'nun Adalet Bakanı Akın Gürlek'e yaptırım önerisine de değinen Okuyan, bunun önemsiz olmadığını ancak bir hükmü bulunmadığını ifade etti. "Ellerini güçlü tutmak istiyorlar" diyen Okuyan, tek bir siyasi öznenin elinin güçlenmesinden duyulan rahatsızlığı hatırlattı.
"İnsan hakları, demokrasi onların umurunda değildir. Sadece iktidarın alternatifi olsun isterler" dedi.
Rusya ile ilişkiler: 'Hakan Fidan gidip NATO zirvesi öncesi tepkileri ölçtü'
"Hakan Fidan gitti, olası bir NATO zirvesindeki Türkiye'nin tutumuna, Türkiye'nin Karadeniz'de Ruslar'ı sıkıştırmaya dönük hamlelerine ilişkin Ruslar'ın tepkisini ölçtü" diyen Kemal Okuyan, Rusya'nın da sıkışmış halde olduğu için yüksek perdeden tepki vermediğini belirtti. Ve ekledi:
Türkiye sistematik bir biçimde NATO eksenine yerleşiyor, orada görev üstleniyor. Türkiye'nin motor güç olduğu silah endüstrisini de unutmayalım. Evet abartıldığı kadar yok ama 40'a yakın ülkeye silah satmak az buz şey mi? Herkes dron üretimine bakıyor ama oradan çıktı iş. Türkiye kapitalizmi silah sanayi yatırımını artırdı.
Türkiye Ukrayna'ya silah satıp sonra 'çatışmaları sonlandırmak için tarafsız şekilde toplantılar düzenlemeye hazırız' diyor. Şunu bilelim, birtakım kazalar olmazsa Türkiye bu zirveyi iyi kullanacak. NATO üyesi olmayan ülkeler geliyor, Zelenskiy davetli. Çok kapsamlı olacak. Davetli olmayan kimler? Çin, Rusya, İran. O yüzden NATO dağılmadı, yeniden yapılandırılıyor. Ancak buradan bir öykü çıkmaz. İnsanlar ne yazık ki, NATO'dan rahatsız değil."
Türkiye'nin kupa başarısızlığı ve futbolda çürüme
Türkiye'nin Dünya Kupası başarısızlığı ve TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun Akın Gürlek'i göreve davet ettiği açıklamalar da soL TV'de gündem oldu.
Kemal Okuyan, "Futbol çürütülse de bir oyun. Elenirsin, kazanırsın ama bir misyonla gittiler. AKP Türkiye'sini dayatmak için futbolu da kullanıyorlar. O zaman buna dur demek lazım. Bireyciliği, tarikatları dayattılar" dedi. Futbolda büyük paralara çok kolay ulaşılmasının oyuncular üzerindeki olumsuz etkisine dikkat çeken Okuyan, "Ne bekleniyor? Yorumcusundan, hakemine her yeri saran bir bahis hikayesi var. Bahis operasyonlarına resmen dünya kupası molası verildi. Herkes içinde, kolay para. Futbol üzerinden kumar oynatırsan bu da kaçınılmaz" şeklinde konuştu. TKP Genel Sekreteri şöyle devam etti:
Güzel bir eğlence aracı futbol ama öte yandan bu fanatizm çürütüyor. Toplumdaki total çürümeyle bağı var. Mesele sadece federasyon başkanını değiştirmek değil."
Küba'da geçen 'reform' paketi: 'Kaygılar arttı ancak Küba çok zor durumda'
Kemal Okuyan programın sonunda Küba'daki "reform" paketine de değindi. Küba'nın sosyalizmi olağan koşullarda sürdüren bir ülke olmadığını söyleyen Okuyan şu ifadeleri kullandı:
Korkunç bir tablo var. Boğazı sıkılmış bir ülkeden söz ediyoruz. Buna direnecek kaynakları yok. Küba çok zor durumda ve buradan çıkmak için bazı geri adımlar atıyor.
Geri adımlar atılır. Bunların geri adım olduğunu bilerek atılır. Küba'da çok ciddi bir evreye giriliyor. Bir kere piyasayla sosyalizm birlikte olabilir tezi yalandır, yanlıştır. 'Piyasa sosyalizmi'ni uygularsın ama geçici bir adımdır dersin. Böyle süremez çünkü meta ekonomisi ürer. Altın kuraldır.
Küba küçük ve takibi, müdahale edilmesi kolay bir ülke. Ancak bunu becerebilecek vakitleri olacak mı, yoksa daha önce çok tanıklık ettiğimiz bir yol açılacak mı meselesi karmaşık bir mesele. Ben Kübalı devrimcilerin bir dış güce asla teslim olmayacağından eminim. Ama bu politikaların da kolay yönetilemediğini biliyoruz. Risk var mı, çok büyük. 'Ne yapsalar haklıdır' diyemeyiz. Biz siyasi partiyiz.
Kaygılarımız arttı mı, arttı. Bir yandan da Küba'nın nefes alması için tüm dünyada yürütülen kampanyaları yürütüyoruz, o dayanışmamız güçlenerek devam edecek. Ancak bunlar, 'Ne olacak canım' denilecek önlemler değil. Bu bir mücadele, sınıf mücadelesi. Bunun altını çizelim. Küba'daki eşitlikçi damarın, sosyalizmin tehdit altında olduğunu hissettiğinde bir reaksiyon göstermesi mümkün. Ama bu duruma neden geldiklerini unutmayalım. Küba tek başına bir eşitlikçi projeyi çok olumsuz koşullarda yaşatmaya çalışıyor."
Okuyan, son olarak NATO karşıtı duruşun önemine dikkat çekerek TKP'nin 5 Temmuz'da Ankara Tandoğan'daki NATO karşıtı mitingine de destek çağrısı yaptı. İstanbul Caferağa Spor Salonu'nda bu hafta sonu yapılacak etkinliği de hatırlattı. "Birtakım pazarlıklar yapıp ellerini kollarını sallayıp gidemezler. Bu ülke sahipsiz değil, bunun gösterilmesi lazım. Bu ülkede bu onursuzluğa isyan eden herkes mitinge gelmelidir" dedi.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.