Sayfa yolu
Mehmet Uçum seçimler için Nisan 2028'i işaret etti: 'Erdoğan'a son kez adaylık yolu açmak için...'
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 15.06.2026 , 12:42 Güncelleme Tarihi: 15.06.2026 , 12:46
Algoritmaya müdahale edin: Tek bir işlemle soL Haber’i Google’da ‘tercih edilen kaynak’ olarak seçin, aramalarınızda soL öne çıksın.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, son zamanlarda gündeme gelen erken seçim tartışmalarına dair açıklamalarda bulundu.
Muhalefetin erken seçim tartışması açmaya çalıştığını söyleyen Uçum, Anayasal sistemde "erken seçim" diye bir kavram olmadığını, tartışmanın "seçimlerin yenilenmesi" kavramı üzerinden tartışılması gerektiğini belirtti.
Seçimlerin yenilenmesi kararının Cumhurbaşkanı ve TBMM'de sağlanacak çoğunluk ile alınabileceğini aktaran Uçum, söz konusu kararın ancak son derece olağanüstü koşullarda verilebileceğini savundu.
Öte yandan Uçum, Recep Tayyip Erdoğan'ın üçüncü kez Cumhurbaşkanı adayı olabilmesi için yeni anayasaya veya anayasal değişikliğe ihtiyaç olmadığını savundu. Erdoğan'ın yeniden aday olacağının sinyalini verdi.
Uçum seçimler için de 16 Nisan 2028'i işaret etti.
'Muhalefet yine bir erken seçim tartışması açmaya çalışıyor'
Mehmet Uçum, AA Analiz için "Bir kez daha erken seçim tartışması üzerine" başlıklı bir yazı kaleme aldı.
Erken seçim ve baskın seçim gibi taleplerin gündeme getirilmeye çalışıldığını söyleyen Uçum, "Erken seçim tartışmasını ne zaman deneseler bu tartışma hep sonuçsuz kaldı. Buna rağmen vazgeçmiyorlar. Bu sebeple yeni sistemde erken seçim tartışmalarına tekrar göz atmak isabetli olabilir" ifadelerini kullandı.
"Parlamenter sistem tecrübesiyle başkanlık sisteminde erken seçim beklentisine girmenin gerçekçi olmadığını defalarca ifade etmiştik" dedi ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişin ardından yapılan seçimlere ve bu seçimler için yapılan "erken seçim" çağrılarına dair örnekler verdi.
Tüm bu seçimlerin "normal döneminde" yapıldığını hatırlatan Uçum, "Şimdi de muhalefet yine bir erken seçim tartışması açmaya çalışıyor. Bunun da tutmayacağı açık ancak konunun doğru anlaşılması için anayasal sistemi bir kez daha hatırlamakta fayda var" dedi.
'Anayasal sistemde erken seçim kavramı yok'
Anayasal sistemde "erken seçim" kavramı olmadığını söyleyen Uçum, Cumhurbaşkanının da Meclisin de beş yıllık sabit süreyle seçildiğini hatırlattı ve şöyle devam etti:
"Ancak bu süre her iki kurum açısından da garanti sabit süre değil esnek sabit süredir çünkü bu süre içerisinde meclis veya cumhurbaşkanı seçimlerin yenilenmesi kararı verebilir. Bunun siyasi ve toplumsal sonucunun adı 'erken seçim' olabilir. Ama hukuki anlamı ve adı seçimlerin yenilenmesidir.
Bu durumda konuyu eski sistemin kavramı olan 'erken seçim' adıyla tartışınca doğal olarak eski sistemdeki erken seçim tecrübelerinin gerekçeleriyle meseleye bakılıyor. Bu da yeni sisteme tamamen yabancı ve eskimiş argümanlarla bir seçim tartışmasına sebebiyet veriyor.
Bu nedenle tartışma 'seçimlerin yenilenmesi' kavramı üzerinden yapılmalı ve soru, 'seçimlerin yenilenmesi hangi sosyal, siyasi, ekonomik ve hukuki koşullarda olabilir' diye sorulmalıdır. Aksi takdirde bağlamında ve doğru bir tartışma yapılamaz.
Dolayısıyla işin hukuki ve olgusal boyutuna bakmak seçimlerin yenilenmesi kararının nasıl verileceği ve sonuçlarının neler olacağını değerlendirmek gerekir."
'Seçimlerin yenilenmesini istemek ancak son derece olağanüstü koşullarda verilebilecek bir karar'
Uçum, seçimlerin yenilenmesine yönelik kararı Cumhurbaşkanının verebileceğini aktardı ve "Birinci döneminde bu kararı verdiğinde kalan süresinden feragat etmiş olur. Ayrıca yeniden aday olacaksa seçilme konusunda siyasi ve sosyal riski göze alır" dedi.
Bir Cumhurbaşkanının ikinci döneminde seçimlerin yenilenmesine yönelik karar vermesi halinde ise hem kalan görev süresinden feragat edeceğini hem de bir daha aday olmayacağını ifade eden Uçum, "O zaman cumhurbaşkanı tarafından seçimlerin yenilenmesini istemek ancak son derece olağanüstü koşullarda ve başka bir çarenin kalmadığı hallerde istisnaen yani son çare olarak verilebilecek bir karardır" dedi.
'TBMM'nin seçimlerin yenilenmesi kararını vermesini beklemek gerçekçi değil'
Uçum, seçimlerin yenilenmesi kararını Meclis'in verebilmesi için 5'te 3 çoğunluğun sağlanması, yani 360 milletvekilinin bu kararı vermesi gerektiğini söyledi.
Uçum, "Buna göre meclisin bu kararı vermesi de nitelikli çoğunluk gerektirdiğinden ve bunun içinde ancak olağanüstü şartlarda bir mutabakat sağlanabileceğinden istisnai bir durum olacaktır. Eski sistemde basit çoğunlukla verilebilen erken seçim kararlarının bile belli şartlarla ve zorluklarla alınabildiği gözetildiğinde, yeni sistemde bunun ne kadar zor ve son derece istisnai olacağı daha iyi anlaşılabilir" ifadelerini kullandı.
Uçum, bu nedenle Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin seçimlerin yenilenmesi kararını vermesini beklemenin gerçekçi olmadığını savundu.
'Bugün karşılığı olabilecek bir erken seçim tartışması gerçekçi değil'
Dünyada ve bölgedeki tüm gelişmelere rağmen Türkiye'nin siyasal sistemin işleyişi açısından olağanüstü bir durum içinde olmadığını öne süren Uçum, şu ifadeleri kullandı:
"Ayrıca meclis ve hükümeti yenilemeyi gerektiren istisnai bir koşul da yoktur. Tam tersine bölgedeki durum, savaş koşulları, Terörsüz Türkiye’ye geçiş süreci gibi son derece önemli sebeplerle bugün Türkiye’yi "erken seçim" gündemiyle meşgul etmeye çalışmak ciddi sorun olur. Bu nedenle bugün karşılığı olabilecek bir erken seçim tartışması gerçekçi değildir."
Uçum, "Bu durumda 2028’e kadar olağanüstü şartlar ve istisnai durumlar oluşmadığı sürece 'erken seçim' tartışması somut bir gündem olamaz ve soyut tartışmadan öteye gidemez" dedi.
'Erdoğan’ın bir kez daha aday olması için yeni anayasaya veya anayasa değişikliğine ihtiyaç yok'
Uçum, kaleme aldığı yazıda, Recep Tayyip Erdoğan'ın iki dönem Cumhurbaşkanlığı yaptıktan sonra üçüncü kez Cumhurbaşkanı adayı olup olamayacağına dair tartışmaya değindi.
"Erdoğan’ın bir kez daha aday olması için yeni anayasaya veya anayasa değişikliğine ihtiyaç yoktur" iddiasında bulunan Uçum, şöyle devam etti:
"Mevcut anayasada zaten bu konuda imkan vardır. İstisnai adaylık dediğimiz bu imkan TBMM’nin 7 Mayıs 2028’de yapılması gereken genel seçimlerden belli bir süre önce alabileceği seçimlerin yenilenmesi kararıyla devreye girer.
Örneğin 2027 yılının son çeyreğinde veya 2028’in başlarında TBMM en az 360 milletvekilinin oyuyla seçimlerin yenilenmesi kararı alırsa ve Cumhurbaşkanı Erdoğan da tercih ederse son kez aday olur."
Erdoğan'ın yeniden aday olacağının sinyalini verdi
Erdoğan'ın yeniden Cumhurbaşkanı seçilmeye ihtiyacı olmadığını, ancak Türkiye'nin bir kez daha Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ihtiyacı olduğunu iddia eden Uçum, Erdoğan'ın üçüncü kez seçimlere gireceğinin sinyalini şu ifadelerle verdi:
"Ülke liderliği birikimi, dünyadaki güçlü ve birçok konuda öncü siyasi etki açısından Türkiye’nin büyük bir değeri olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, 2028 seçimlerinde son kez adaylık yolu açmak TBMM'nin seçimlerin yenilenmesi kararı vermesi açısından gerekli koşul olarak sayılabilir ve sayılmalıdır. Cumhur İttifakı'nın bu konuda kararlılık göstereceği hem MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin daha önce yaptığı açıklamalarla hem de AK Parti yetkililerinin beyanlarıyla şimdiden bellidir. Mecliste bu yönde güçlü bir eğilim oluşabileceği de öngörülebilir. Ancak olağan gidişatta bu hususun 2027'nin sonlarından önce gündeme gelmesi beklenen bir durum olarak gözükmüyor. Dolayısıyla bu konunun da henüz zamanının gelmediği açıktır."
16 Nisan 2028'i işaret etti
Yazısına "2027'nin son çeyreği ila 2028'in ilk çeyreğini oluşturan altı aylık periyotta seçimlerin yenilenmesi konusunun seçimlerin hangi günde yapılacağına odaklanacağı öngörülebilir" ifadesiyle devam eden Uçum, olası günlerden birinin de 16 Nisan 2028 Pazar günü olduğunu belirtti.
Uçum, önümüzdeki genel seçimlerin 16 Nisan 2028 Pazar günü yapılması için TBMM’nin 28. Dönemin son yasama yılında normal seçim günü olan 7 Mayıs 2028'den önce uygun bir zamanda seçimlerin yenilenmesi kararı almasının yeterli olduğunu söyledi. "TBMM bu kararı aldığında zaten Cumhurbaşkanı Erdoğan mevcut anayasa gereği istisnai adaylıktan yararlanarak son kez aday olma hakkına sahip olur" dedi.
Uçum şöyle devam etti:
"Önümüzdeki dönemde yapılacak genel seçimlerden bir yıl öncesinde süreye ilişkin herhangi bir yasal değişiklik olmazsa, Cumhurbaşkanı Seçim Kanunu'na göre seçimlerin yenilenmesi kararından sonra gelen altmışıncı günü takip eden ilk pazar günü seçim yapılır. Buna göre TBMM, 2028'de 9 Şubat ila 15 Şubat’a gelen günlerden herhangi birinde seçimlerin yenilenmesi kararını alırsa seçim, Kanun gereği 16 Nisan 2028 Pazar günü yapılır."
TBMM’nin böyle bir kararı alması halinde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin kabul edildiği referandumun günü olan 16 Nisan’da yani referandumun 11. yıl dönümünde genel seçimlerin yapılmasının "güçlü bir sembolik mana" taşıyacağını iddia eden Uçum, yazısını şu ifadelerle noktaladı:
"İktidar açısından Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin üçüncü seçimlerinin referandum günü yapılması sistemin teyidine ilişkin anlam ifade eder.
Muhalefet bakımından ise eleştirdikleri Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin halk tarafından kabul edildiği gün genel seçimleri yapmak sistemin muhasebesi açısından imkan sağlar.
Ayrıca birçok başka yönden de önümüzdeki genel seçimlerin 16 Nisan 2028 günü yapılması en uygun seçenek olabilir. Ancak bu sadece bir öneridir. Elbette bu konuda takdir de nihai karar yetkisi de TBMM'dedir."
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.