Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

AKP'li bakanlar saldırıya geçti: Sosyal medyaya kimlik, savunmaya darbe, okullara ilahi

İktidar bakanları eliyle önümüzdeki dönemde sert bazı adımlar atacağının sinyalini verdi. Adalet Bakanı Akın Gürlek'in tepesinde duracağı izlenimi verdiği bakanlar pervasızca pek çok konuda tam gaz gerici ve piyasacı uygulamalara başladı bile.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 24.02.2026 , 15:33 Güncelleme Tarihi: 25.02.2026 , 08:27

İktidar bir süredir özellikle Adalet ve İçişleri bakanlarının değişmesinin ardından harekete geçti.

Pek çok alanda atılmak üzere rafta bekletilen adımlar hakkında arka arkaya kararlar açıklanmaya başladı.

Bunlardan ilkini bakanların en tepesindeymiş, onların temsilcisiymiş gibi konuşmaya başlayan Adalet Bakanı Akın Gürlek gerçekleştirdi. Gürlek göreve gelir gelmez yandaş A Haber'e çıktı ve sosyal medyaya kimlik zorunluluğu getireceklerini duyurdu.  

AKP'nin muhalif tek söze tahammülü kalmadı

Muhalif tek söze tahammülü kalmayan iktidar, telefon doğrulaması ve kimlik zorunluluğuyla girilen sosyal medyada neredeyse herhangi bir şey söylemenin de önünün kesileceğini Bakan'ın ağzından duyurdu: "Eğer sosyal medyada şahıs bir açıklama yapıyorsa, bir hedef gösteriyorsa o kişinin kimliği belli olduğu için artık onun da cezai sorumluluğu başlayacak."

Gürlek bununla da yetinmedi, "tutukluların avukat görüşlerinin fazla uzun olduğunu, istismar edildiğini" iddia etti ve bu hakkın kısıtlanacağının sinyalini verdi. Bu hazırlığın istisna olmaktan çıkarılan tutukluluğun savunmasızlığa itilmek istenmesiyle ilişkili olduğunu soL'da Ali Ufuk Arikan haberleştirmişti.

m
Yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi henüz daha pek "icraat" duyurmadı. Ancak göreve geldiği ilk gün dini referanslarla çok gerici bir konuşma yapan Bakan Çiftçi'nin önümüzde günlerde yapacakları ilk ziyaretçileriyle kendini gösterdi. Bakanlıkta ağırlanan ilk isimler, 90’lı yılların karanlık figürü Mehmet Ağar ile Süleyman Soylu döneminin öne çıkan ismi Muhterem İnce oldu.

Okullarda tam boy gericilik

Son günlerde dikkat çeken bir diğer Bakan da Yusuf Tekin.

Milli Eğitim Bakanlığı görevine geldiği günden bu yana gerici derneklere ve tarikatlara sağladığı protokoller gündemde olan Tekin, Diyanet'le el ele kentleri Kuran kurslarıyla, sınıfları imamlarla doldurdu.

Ramazan bahanesiyle okullara "genelge" gönderip her türlü skandala izin veren Yusuf Tekin'in kim olduğunu bugün soL'da hatırlatmıştık.

Laikliği açıkça karşısına alan Tekin, laiklikle ilgili başlatılan imza kampanyasını yargıya taşıyacağını bile açıkladı. Bakan Tekin, çocuklara ilahiler dinletip, "etkinlik" adı altında gerici her türlü safsatanın anlatılmasına izin verdi. Okullarda kurulan "Askıda İbadet" panoları ve oruç tutmayan öğrencileri dışlayan "Reyyan Kapıları", bilimsel eğitimi tasfiye ederek çocukları pedagoji dışı dini dayatmalarla da hiç olmadığı kadar karşı karşıya bıraktı.

Yusuf Tekin ramazan dolayısıyla okul okul geziyor.

Sağlık Bakanı sezaryen saldırısını sürdürdü, HPV aşısında yan çizdi

Bir süredir ortalıklarda gözükmeyen Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu da anlaşılan o ki, yükselen seslerden cesaret buldu.

Meclis'te, üstelik de "Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu"nda sunum yapan Memişoğlu yine sezaryenle doğumu hedef aldı. Sezaryenin "bir doğum şekli olmadığını" savundu, "Ameliyattır. Bunun sanki doğumun bir şekliymiş gibi algılanması ve algılatılması yanlıştır. Çünkü doğal olan normal doğumdur" dedi.

Konuşmasının hemen ardından AKP'nin ittifak ortağı HÜDA PAR'ın Mersin Milletvekili Faruk Dinç hastaneler için harem selamlık uygulama istedi. "Kadınlar mahremiyet kaygısını yaşamama adına sezaryeni tercih ediyor" iddiasında bulundu.

Bakan HPV aşısı konusunda da yan çizdi. Mücadele ile kazanılan HPV aşısı için yazın "aşı takvimine alacağız" diyen Bakan Memişoğlu, Türkiye'de yaygın olan HPV türlerinin ve kanser oluşturma riskinin "netleşmediğini" savundu. NTV'nin haberine göre, Memişoğlu, "Amerika'daki yaygın türler ile Türkiye'dekiler farklı olabilir" dedi. Bilimsel kurulun tekrar değerlendirme yapacağını söyledi.

AKP'nin istediği diziyi çek, parayı kap!

Grand Kartal faciasının hesabını veremeyen, tepkilere rağmen istifa etmeyen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ise AKP'nin bir süredir el attığı dizi sektörüyle ilgili konuştu.

Türkiye'nin satış ve ihracat gücü açısından dünyanın en büyük üç televizyon endüstrisinden biri haline geldiğini belirterek ellerini ovuşturan Bakan Ersoy, iktidarı destekleyen sektör temsilcilerine müjdeyi verdi. Ersoy, "Türkiye'de yayınlanan ve belirlediğimiz kriterleri karşılayan dizilerin her bir bölümü için, Bakanlık ve Türkiye Turizm Geliştirme Ajansı (TGA) olarak toplamda 100 bin dolar karşılığı Türk lirasına kadar destek sağlayacağız" dedi ve ekledi:

Dizilerimizi yeni nesil tanıtım vizyonumuzun lokomotifi yapıyoruz. Türkiye'nin tanıtımına katkı sağlayan, en az 3 kıtada ve 10 ülkede yayınlanan dizilerimize, Sinema Genel Müdürlüğümüz ve TGA ile destek sağlayacağız. Bu kararı vakit kaybetmeden, bu yıl itibarıyla uygulamaya başlıyoruz."

Bakan Ersoy


Diğer bakanların durumu da pek farklı değil.

Örneğin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı köprü ve otoyolları elden çıkararak özelleştirme gelirlerini katlamak istiyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na bağlı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nce 485 maden sahasının ihaleye açılması, her yerin delik deşik edilmesi için düğmeye bastı. 

Bakanların yetkileri genişletilmişti

AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan geçtiğimiz günlerde Resmi Gazete'de yayımlanan bir kararname ile üst yönetim kamu görevlilerinin atama usullerinden değişikliğe imza atmış ve bu değişiklikle de bakanlara bazı yeni yetkiler vermişti. 

Erdoğan'ın yetkilerinin bir bölümünü paylaştığı bakanlar ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı'na atama konusunda alan açıldı. Yani bakanların yetkileri artırıldı. Bu adımla birlikte ilgili bakanların kendi adlarına ciddi bir kurumsallaşma ve örgütlenme adımı atmasına da olanak sağlanmış oldu.

Şimdilik tek kişiden oluşan Cumhurbaşkanlığı Yardımcısı koltuğunun sayısında artma olması ihtimali ve yeni dönemle birlikte düşünülünce, bu adımların çok önemli olduğu anlaşılıyor.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.