Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Adım adım kenevir açılımı: “Esrarlı” işler Türkiye’de (3)

Bir avuç yatırımcının hayrına, mevcut halde piyasada erişimi sınırlı, tüketimi düşük, yüksek riskli bir madde için durduk yere piyasa oluşturmak, ticarileştirilmiş ürün haline sokup erişilebilir kılmak, büyük akıldışılık.

Efza Evrengil

Yayın Tarihi: 03.09.2025 , 00:00 Güncelleme Tarihi: 11.05.2026 , 02:02

Sermayenin beklentileri çerçevesinde ilerleyen kenevirde mevzuat esnetme ve keneviri meşrulaştırma girişimlerinde Türkiye’de kritik adımlar atılıyor. Yazının bugünkü üçüncü ve son bölümünde, kenevir açılımının yol açması beklenen tüketim artışı ile açılımdan umulan ekonomik getiriden kimin nasıl nasipleneceği masaya yatırılıyor.

Kenevir açılımı kesin tüketim artışı getiriyor

Daralan ve duraklayan küresel tütün ve alkollü içecek piyasalarının aksine, kenevir piyasasının büyüme potansiyeli alabildiğine yüksek. Sermayenin bu piyasaya yoğun ilgisi buradan ve kenevir ile tütün, gıda ve içecek ürünleri arasındaki malum sinerjiden geliyor. Diğer bir deyişle, sermaye, kenevir lifinden file, fanila dokumaya gelmiyor.

Doğası gereği, sermayenin yasallaştırılmış kenevir piyasasına girişinin yegâne amacı, bu piyasayı büyütmek ve derinleştirmek olacaktır; yani, sermaye gelirini ve kârını maksimize etmek üzere en yüksek getiriye sahip kenevir tüketimini olabildiğince yaygınlaştırmaya çalışacaktır. Bunun için, en müsamahakâr ürün düzenlemesi, fiyatlama serbestisi, reklam ve tanıtım olanakları ile tekelleşme yolunun taşlarını döşeyen piyasa düzenlemesinin peşinde olacaktır; “düzenleme kuşatması” gücü oranında bunları elde edecektir.

Ampirik düzeyde yaşanan aynen bu. Açılım politikalarının hayata geçirildiği ülkelerin hepsinde saldırgan pazarlama sonucu kenevir tüketimi artıyor. BM İlaç ve Suç Örgütü’nün 2025 tarihli Dünya Yasadışı İlaç Raporu’na göre, 15-64 yaş grubunda, dünyada 244 milyon kişi (nüfusun yüzde 4,6’sı) kenevir kullanıcısı. Bu kullanıcılar arasında, yaklaşık her on kişiden birinde kenevir kullanım bozukluğu bulunduğu, 2021’de bu durumda olan toplam nüfusun 22,6 milyon kişi olduğu tahmin ediliyor.

Kenevir kullanımı son yirmi yılda hızla yükseliyor ve en fazla artış, yasallaştırma akımının yoğunlaştığı 2018-2023 arasındaki beş yıllık dönemde. Aynı kurumun kenevir yasallaştırmasına dair 2020 raporunda, 2012’de geniş açılımlı kenevir düzenlemesi yapan ABD’nin ilk iki eyaleti Colorado ve Washington ve bunu 2014’te gerçekleştiren ilk ülke Uruguay’da bariz kenevir kullanım artışlarını gösteren grafikler aşağıda yer alıyor.

Madde kullanımına ilişkin ABD sağlık bakanlığı destekli bir araştırmanın 2024 tarihli raporuna göre, ABD’de hem tüttürerek kenevir tüketimi hem de kenevirli e-sigara kullanımı 2023 sonu itibariyle yükselmeye devam ediyor. En hızlı kenevir tüketim artışı yenebilir kenevirli ürünlerde. 19-30 yaş grubunda, son bir yıl içinde kenevir tüketim sıklığı yüzde 42, son bir ayda yüzde 29 ve her gün kullanım sıklığı yüzde 10. Aynı yaş grubunda, son bir yıl içinde kenevirli e-sigara kullanım sıklığı yüzde 22, son bir ayda yüzde 14. Bu değerlerin hepsi ABD için tarihsel tepe noktaları ve ABD’li halk sağlığı uzmanlarına alarm zilleri çaldırıyor.

Şimdi Türkiye’nin de bu yola girmesi, halkın “yeşil mucize”nin nimetlerinden nasiplenmesi isteniyor. Oysa, Türkiye’de kenevir kullanım sıklığı dünya ortalamasının epey altında. Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından yayınlanan 2018 tarihli Genel Nüfusta Tütün, Alkol ve Madde Kullanımına Yönelik Tutum ve Davranış Araştırması’na göre, esrar en fazla kullanılan yasadışı madde ve kullanma sıklığı yaşam boyunda yüzde 2,7, son bir yılda yüzde 1,1 ve son bir ayda yüzde 0,8. Bu kestirimler bugün için biraz düşük olabilir, ama sermayenin bu oranlarla yetinmeyeceğinden, ürün ve fiyat çeşitlendirmesi ile tüketimi cazip kılma ve kışkırtma yoluna gideceğinden emin olabiliriz.

‘500 milyar dolarlık pazar’ın bölüşümü

Türk Toraks Derneği’nin düzenlediği Genişletilmiş Yeni Kenevir Yasası ve Toplumsal Etkisi başlıklı etkinlikte konuşan CHP milletvekili Kayıhan Pala, ilgili kanun teklifinin Sağlık Komisyonu görüşmelerinde, tamamen ticari nitelikli bu açılımın Sağlık Bakanlığı tarafından savunulmasını yadırgadıklarını belirtmesinin üzerine, Sağlık Bakan Yardımcısı’nın, “Çünkü 500 milyar dolarlık bir pazar var. Biz de bu pazardan pay almak istiyoruz” dediğini aktarıyor; ayrıca söz konusu düzenlemeyi Anayasa Mahkemesi’ne götüreceklerini açıklıyor. Umarız bundan sonuç alınır.

2019’da Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi Kendir Enstitüsü Başkanı Dr. Erdem Ulaş da, ''2030 yılında kenevirden 100 milyar dolarlık bir gelir elde edebileceğiz." demişti. Sağlık Bakan Yardımcısı ile Enstitü Başkanı’nın verilerini nereden edindiklerini bilmiyoruz, ancak önde gelen piyasa ölçüm şirketleri küresel yasal kenevir piyasası büyüklüğünün 2025’te 46 ile 79 milyar dolar/yıl arasında olduğunu, önümüzdeki beş yılda 125-200 milyar dolar/yıl’a yükselebileceğini tahmin ediyorlar.

Ancak, işin içine yasadışı piyasa girdiğinde bu rakamlar katlanarak büyüyor, doğal olarak. Dünyada hasadı yapılan toplam kenevirin 2024’teki piyasa değerinin 550 milyar dolar/yıl olduğu, bunun yüzde 18,11’lik astronomik bir bileşik yıllık artış oranı varsayımıyla 2034’te 2,9 trilyon dolara yükselebileceği tahmininde bulunan piyasa analistleri de var. Bizdeki yetkililer bu tür tahminler üzerinden, pastadan pay kapma derdine girmiş olmalılar.

Nereden bakılırsa bakılsın, bu rakamlar gerçekten hızla büyüyen devasa bir pastaya işaret ediyor. Ama daha önemlisi, Türkiye’de veya başka bir ülkede pastadan kime ne pay düşeceği. Öncelikle, yasal kenevir piyasasının, çok sayıda küçük girişimciden oluşan, isteyenin rahatça girip çıkabildiği, çiftçisinden işçisine kadar herkesin kazandığı bir sektör olacağına dair hurafeyi açığa vurmak önemli. Bu malumun ilanı denebilir, ancak kenevir piyasasının, bir avuç ulusötesi şirket oligopolünün hakim olduğu tütün ve ilaç piyasalarından farklı olduğu yönünde yaygın bir söylem var. Hayır, her üçünde de aynı merkezileşmiş küresel finans sermaye güçleri hakim.

Büyüme, metalaşma ve tekelleşme yoluyla olmak zorunda olduğuna göre, aynı tütünde, fındıkta, pamukta ve diğer endüstri bitkilerinde olduğu gibi, küresel sömürüye açık hale gelecek kenevirde de, çiftçiye düşen kendi toprağı üzerinde işçileşme ve aşırı emek sömürüsü olacaktır; açılımı yapılan kenevir piyasası kısa sürede yerli ve yabancı sermaye güçlerinin hakimiyetine girecek; pastanın aslan payı gitgide büyüyerek ve yoğunlaşarak büyük sermayenin elinde toplanacaktır. Bu hengamede, hekimler ve eczacılar düşürüldükleri aracı pozisyonunda mesleki kayıplara uğrayacaklardır. Ücretli emek için aşağı sızacak olan birkaç damla ise, ancak düşük ücretli, güvencesiz pazarlama ve satış işleri olacaktır. Kenevirli ürün satışından elde edilen yüksek tüketim vergisi gelirleriyle yeni narkoçelik operasyonları finanse edilecektir.

Özetle, kenevir açılımından kimin kazanacağı baştan belli. Konu hakkında Orhan Gökdemir’in 2019 tarihli Kenevirdeki esrar başlıklı yazısında belirttiği gibi, afyonun yanı sıra esrar üretiminde de lider olan Afganistan’ın bir türlü ne afyondan ne esrardan zengin olamamasının “gizlencesi” işte burada gizli.

Pastadan tüm yurttaşlara düşecek olan ise, belki biraz CBD merhemi, biraz kafa bulanıklığı, ama kesinkes çokça dert: boyutlarını şimdiden kestiremediğimiz, ancak sorumluluğunu kimselerin üstlenmeyeceğini çok iyi bildiğimiz bireysel ve toplumsal yepyeni zararlar ve maliyetler.

Bir avuç yatırımcının hayrına, mevcut halde piyasada erişimi sınırlı, tüketimi düşük, yüksek riskli bir madde için durduk yere piyasa oluşturmak, ticarileştirilmiş ürün haline sokup erişilebilir kılmak, büyük akıldışılık. Politika seçeneğini, “ya pahalı, zahmetli, sosyal dışlayıcı yasakçılık, ya da zarar azaltımcı serbestlik” şeklinde ortaya koymak ise büyük sahtekarlık. Durduk yere, akıldışılığa ve sahtekarlığa maruz bırakılıyoruz; durduk yere, çocuklar, gençler risk altına sokuluyor. Ama, insan sağlığını ilgilendiren her yol ayrımında, “Halk sağlığını nasıl maksimize ederiz?” diye sorarak seçilen yolda ilerlenen bir seçenek de vardır, var olmuştur, var olacaktır. 

Adım adım kenevir açılımı: 'Esrarlı' işler Türkiye’de (2)
Adım adım kenevir açılımı: 'Esrarlı' işler Türkiye’de (1)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.