Skip to main content
0%
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Abluka olmasa Küba neler yapabilirdi?

Elizabeth Naranjo, Wennys Díaz Ballaga

Yayın Tarihi: 30.10.2025 , 12:08 "0 dakikalık okuma süresi"
Güncelleme Tarihi: 09.11.2025 , 01:07
"Küba ekonomisi, geçmişte ablukaya dair ek önlemlerin en kötü senaryolarıyla karşı karşıya kalsa bile, halkımızın bilinci, çoğunluğun mutabakatı ve ulusal gerekçeleri kavrayışı sayesinde çözümler bulma ve hızla toparlanma kapasitesine sahip olmuştur ve olacaktır.”
1

Ablukanın Mart 2024’ten Şubat 2025’e kadar Küba’ya verdiği zarara ilişkin rapor, Dışişleri Bakanı Parrilla tarafından ulusal ve uluslararası basına sunuldu.

Küba Siyasi Büro üyesi ve Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez Parrilla, “Rakamlarla, sayılarla, ablukadan Küba ailelerine dayatılan duygusal zararı, kaygıyı, acıyı ve yoksunluğu ifade etmek imkânsız. Bu durum birkaç kuşaktır devam etmekte, bugün Kübalıların yüzde 80’inden fazlası ablukanın başlamasından sonra doğanlardan oluşuyor” diye açıkladı.

28-29 Ekim tarihlerinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda görüşülecek olan “Amerika Birleşik Devletleri’nin Küba’ya uyguladığı ekonomik, ticari ve mali ablukaya son verilmesi gerekliliği” başlıklı karar tasarısını ulusal ve uluslararası basına sunuşu sırasında Bakan Parrilla: “Bu politikanın sonuçlarının, halkımızın karşılaştığı zorluklarda dramatik biçimde gözler önüne seriliyor” diye vurguladı.

Bunun, bu dönemdeki zararın 7,556 milyar ABD dolarını aşarak, önceki döneme ait rapora kıyasla yüzde 49 oranında arttığı anlamına geldiğini; bu artışın ülke ekonomisini boğmaya yönelik önlemlerin yoğunlaşmasından kaynaklandığını ifade etti.

Ayrıca, ABD hükümetinin yönlendirdiği göç politikasının da durumu ağırlaştırdığını, bunun Küba’dan göç akışlarını artırdığını ve ülkemizde nitelikli personel ile işgücü kaybına yol açtığını; bunun da 2,57 milyar ABD doları karşılığı olarak hesaplandığını belirtti.

Küba Dışişleri Bakanı, altmış yılı aşkın süredir uygulanan ablukanın biriktirdiği toplam zararın 170,677 milyar ABD doları olduğunu, bunun “Merkez Bankası’ndaki dolar dalgalanmalarından kaçınmak için altın fiyatı üzerinden hesaplandığında 2,103 trilyon ABD dolarına eşdeğer olduğunu” bildirdi.

Rodríguez Parrilla, “Küba, bu 60 yıl boyunca, bu devasa miktar parayla, küçük ölçekli ekonomisiyle, yaptığı tüm iyi şeylerin ötesinde daha neler yapabilirdi” diye sordu.

“Bu, yalnızca bizim gibi gelişmekte olan bir ada ekonomisi için değil, dünyanın herhangi bir ekonomisi için olağanüstü bir rakamdır. Abluka olmasaydı, Küba’nın GSYH’si geçen yıl yüzde 9,2 oranında büyüyebilirdi; bu da yarımküredeki en yüksek büyüme oranlarından biri olurdu,” diye vurguladı.

Bakan ayrıca, ablukanın, Küba sağlık sisteminin ekipman, yedek parça ve malzeme temin etme kapasitesinin önündeki en büyük engeli oluşturduğunu, bunun da çeşitli göstergelerin bozulmasına doğrudan etki ettiğini ısrarla belirtti. Bu bağlamda, adanın normal şartlarda ABD yapımı ileri teknolojilere ve ilaçlara erişemediğini ifade etti.

Parilla, Beyaz Saray’ın kendisini Küba’nın Güney-Güney İşbirliği ve BM standartlarına uygun işbirliği modellerine dayalı uluslararası tıbbi işbirliğini hedef alıp baskı altına almakla görevlendirdiğini; bunun ülkemize gelir getirmeyen fakat erişime uzak yerlerdeki yoksul ailelerle dayanışmayı temsil eden meşru kazanımlarına darbe anlamına geldiğini ekledi.

Baskılamalar konusunda ise, üçüncü ülkelerden Küba’ya yönelik işlemlerin yaptırımlar ve misilleme tehditleriyle taciz edilmesini hatırlatarak, bunun sonucunda 40 yabancı bankanın işlem yapmayı reddettiğini ve 140 banka transferinin engellendiğini, aynı şekilde yakıt tedarikinin de baskıya maruz kaldığını belirtti.

Ablukanın iletişim ve bilişim sektörlerinde yol açtığı zararların ve kayıpların, Etecsa özelinde 73 milyon ABD doları olarak doğrudan etki yarattığını; ayrıca yedek parçalara erişim yetersizliği nedeniyle yolcu taşıma kapasitesinde kademeli bir bozulma yaşandığını ifade etti.

Parrilla, “ABD’nin Mayıs 2024’te açıkladığı, sözde dijital ve finansal hizmetler yoluyla ekonominin devlet dışı sektörüne fayda sağlamaya yönelik siyasi amaçlı tedbirler hiçbir zaman hayata geçirilmedi” diye açıkladı.

Küba Dışişleri Bakanı, son aylarda uygulanan en ağır önlemlerin şunları içerdiğini teyit etti:

  • Küba’nın, sözde terörizmi destekleyen ülkelerden oluşan sahte ve iftira niteliğindeki keyfi listeye yeniden dahil edilmesi.
  • Helms-Burton Yasası’nın III. Başlığı uyarınca, uluslararası hukuku ve üçüncü bir devletin egemenliğini ihlal ederek, ABD mahkemelerinde dava açılmasının imkânsız hale gelmesi.
  • ABD Başkanı tarafından 30 Temmuz tarihli beş numaralı yeni başkanlık muhtırasının yürürlüğe konulması; bunun, azami ekonomik baskı politikasını suç niteliğinde, yasa dışı ve soykırımsal bir araç olarak pekiştirerek, rejim değişikliği yaratmak ve Küba anayasal düzenini yok etmek amacıyla uygulanan bir egemenlik kurma hedefiyle uyumlu olması.

Bakan ayrıca, ABD’nin “bu politikaya yönelik kamuoyunun, vatandaşlarının, seçmenlerinin, vergi mükelleflerinin, yurt dışında yaşayan Kübalıların ve uluslararası toplumun ezici çoğunlukla duyduğu tepkiyi görmezden geldiğini” belirtti.

2024 yılında, ablukaya ve Küba’nın terör destekçileri listesine dahil edilmesine karşı, 2 binden fazla kamu etkinliği ve belge, bildirge, karar ile 1700’den fazla açıklama yayımlandı. Aynı yılın Ekim ayında, bağımsız bir Birleşmiş Milletler uzmanlar organı olan Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Komitesi, ablukanın ve listenin Kübalı kadın ve kız çocuklarının özgürlüklerinden yararlanmasına engel olan etkisini kabul etti.

“Her ne kadar abluka tüm ailelerimiz için sıkıntı, kıtlık ve acı yaratıyor olsa da, halkımızı diz çöktürmek, mevcut Anayasamızdan vazgeçirme hedefi amacına ulaşamamıştır ve asla ulaşamayacaktır… Bizi ne Devrimimizden ne de sosyalizmden vazgeçirecektir. Küba halkı, bugüne kadar dayanıklılık, yaratıcılık ve kararlılık kapasitesinin yeterince kanıtını vermiştir.

Küba ekonomisi, geçmişte ablukaya dair ek önlemlerin en kötü senaryolarıyla karşı karşıya kalsa bile, halkımızın bilinci, çoğunluğun mutabakatı ve ulusal gerekçeleri kavrayışı sayesinde çözümler bulma ve hızla toparlanma kapasitesine sahip olmuştur ve olacaktır” diye teyit etti.

Uluslararası cephede ise Parrilla, ABD hükümetinin Karayipler’deki askerî yığınaklarını, Bolivarcı Venezuela Cumhuriyeti’ni ve onun anayasal ve meşru başkanı Nicolás Maduro Moros’u hedef alışını kınadı. Böyle bir durumun Küba’yı ve tüm Amerika kıtasını da tehdit ettiğini hatırlatarak bölgesel barış ve güvenlik kavramıyla bağdaşmadığı konusunda uyardı.

Küba Dışişleri Bakanı, Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun, Küba karşıtı kongre üyelerinin ve diğer aşırı sağcı ABD’li politikacıların, Latin Amerika ve Karayip göçmenleri de dahil olmak üzere seçmenlerinin iradesini ve kendi ülkelerinin ulusal çıkarlarını hiçe sayarak bölgemizde savaş çıkarmaya çalıştıklarını söyledi.

Uluslararası toplumu, uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletler Şartı’nın amaç ve ilkelerinin savunusu için harekete geçmeye; BM Genel Kurulu’nu ve Güvenlik Konseyi’ni yükümlülüklerini yerine getirmeye ve Şart uyarınca yetkilerini kullanmaya çağırdı.

1
Malzemelerin ithalini engelleyebilirsiniz, ama benim öğrenmemi; HAYIR! ABLUKAYI KALDIRIN!

Rakamlarla abluka

  • 2 ay (1,6 milyar dolar): Ülkenin normal dönem elektrik ihtiyacını karşılayacak yakıt maliyetine eşittir.
     
  • 5 gün: Büyük termik santrallerden birinin onarımı için gereken finansmana eşittir (her biri yaklaşık 100 milyon dolar).
     
  • 12 gün (250 milyon dolar): Yıllık bakım maliyetine eşittir (yakıt ve yatırımlar hariç).
     
  • 10 dakika (148.966,82 dolar): Özel eğitimde kayıtlı engelli çocuk ve gençlerin işitme cihazı talebini karşılamak için gereken finansmana eşittir.
     
  • 2 ay (1,6 milyar dolar): Halkın bir yıl boyunca standart aile sepetiyle beslenmesini finanse etmeye eşittir.
     
  • 16 gün (339 milyon dolar): Ülke genelindeki temel ilaç tedariğinin karşılanması için gereken finansmana eşittir.
     
  • 14 saat (12 milyon dolar): Ülkedeki tüm diyabet hastalarının ihtiyacını karşılayacak insülinin maliyetine eşittir.
     
  • 4 ay (2,85 milyar dolar): Ülkede toplu taşımada gerekli otobüslerin alımını finanse etmeye eşittir.
     
  • 2 saat (1,4 milyon dolar): Psikiyatrik, kardiyolojik ve nörolojik hastalıkların tedavisine yönelik ilaçların, ayrıca genetik bozuklukları ve endokrin-metabolik hastalıkları olan çocuklar için gıdanın maliyetine eşittir.
     
  • 19 dakika (280.506 dolar): “Solidaridad con Panamá” okulu ve ülkedeki diğer tüm okullar için, motor ve zihinsel engelli çocuk ve gençlere hizmet eden Özel Eğitim Sistemi’nin ihtiyaç duyduğu tekerlekli sandalyelerin maliyetine eşittir.

Yazar: Elizabeth Naranjo, Wennys Díaz Ballaga 

Yayınlandığı yer: Granma

Yayınlanma tarihi: 18 Eylül 2025

Çeviri: Burçak Özoğlu

"Küba Gerçeği", 2023 Şubat ayında Türkiye Komünist Partisi'nin (TKP) girişimiyle başlatılan bir yayın.

Küba'da siyaset, ekonomi, yaşam, kültür gibi konularda Kübalı yazarların ürettiği makalelerin çevirilerini yayımlayan Küba Gerçeği'nde çıkan makaleler, artık soL'da paylaşılacak.

Son Küba Gerçeği