Abluka günlükleri 45 | 17 Nisan 2026 Cuma
Haber Merkezi
Küba Gerçeği kapsamında yayına başlayan Abluka Günlükleri ile ABD tarafından Küba’ya uygulanan ve soykırım niteliği taşıyan ablukanın günlük olarak nabzını tutuyor; yaşanan gelişmeleri, ablukanın etkilerini ve Küba’nın bu koşullar karşısındaki direnişini, geliştirdiği çözüm ve önlemleri okuyucuyla buluşturuyoruz.
Devrimin izinde pedal sesleri
Başkent Havana’daki efsanevi Devrim Meydanı’ndan yola çıkan bir grup genç bisikletçi, 1961’de paralı askerleri sadece 72 saatte bozguna uğratan kahramanların anısını onurlandırmak için Domuzlar Körfezi’ne doğru pedallamaya başladı. 216 kilometrelik bu zorlu rota, sadece bir sportif etkinlik değil; Küba halkının egemenliğini koruma iradesinin ve Devrim’in sürekliliğinin genç kuşaklar tarafından sahiplenilmesinin güçlü bir sembolü olarak görülüyor.
UJC (Genç Komünistler Birliği) Birinci Sekreteri Meyvis Estévez Echeverría, bu girişimin Fidel Castro’nun anti-emperyalist fikirlerinin genç beyinlerdeki canlılığını kanıtladığı söyledi.
Girón Müzesi’nde son bulacak olan tur, yoğunlaşan ablukaya ve yeni saldırılara karşı Küba’nın "onur dersi" vermeye devam ediyor. Latin Amerika’da emperyalizmin ilk büyük yenilgisi olarak tarihe geçen Playa Girón zaferi, üzerinden onlarca yıl geçmesine rağmen Küba gençliği için bağımsızlığın ve direnişin sönmeyen meşalesi olmayı sürdürüyor.
Devrim geçmişin değil, geleceğin güvencesidir
Küba halkı ve hükümeti, ABD’nin son dönemde yoğunlaştırdığı enerji ambargosu ve saldırgan söylemlerine karşı tarihsel direniş çizgisini yükseltmeye devam ediyor. Altmış yılı aşkın süredir devam eden, uluslararası hukuku açıkça ihlal eden abluka, ekonomik bir kuşatma olmasının ötesinde Küba’yı teslim alma girişimi olarak sürdürülüyor. 1960 tarihli ABD belgelerinde açıkça ifade edildiği gibi, hedef “açlık ve umutsuzluk yaratarak hükümeti devirmek.” Bugün yürütülen medya kampanyaları ve “terör destekçisi devlet” suçlamaları da bu stratejinin güncel araçları olarak öne çıkıyor.
Küba halkı Devrim’in tarihsel mirasını sahiplenerek, ülkenin asla “ABD’nin arka bahçesi” olmayacağını bir kez daha vurguluyor. Domuzlar Körfezi zaferinin 65. yılı vesilesiyle yapılan çağrılar, bu kararlılığı güncelliyor. Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel’in sözleriyle: “Devrimimizin sosyalist karakteri geçmişin bir sözü değil; bugünün kalkanı ve geleceğin güvencesidir.”
Önce çocuklar
Küba Devleti, çocuk ve ergenlerin refahını merkeze alan halkçı yönetim anlayışını, uluslararası bir işbirliği protokolüyle bir kez daha somutlaştırdı. UNICEF ile imzalanan 2026–2030 işbirliği programı kapsamında, Adalet Bakanlığı Ombudsmanlık Ofisi’nin kapasitesi artırılacak. Bu adım, ekonomik zorluklara rağmen Küba’nın kamusal kaynakları öncelikle çocukların korunmasına ayırdığını gösteriyor.
Topyekün halk savaşı
Domuzlar Körfezi zaferinin yıldönümü kapsamında düzenlenen savunma tatbikatlarında, Küba’nın ‘topyekün halk savaşı’ doktrinini bir kez daha sahaya taşındı. Gençlik Adası’nda gerçekleştirilen tatbikatlarda yalnızca askeri eğitimler değil, sivil tahliye senaryoları da uygulandı. Öğrencilerden emeklilere kadar toplumun her kesimi sürece dahil edildi.
Küba’da savunma yalnızca ordunun değil, tüm halkın sorumluluğunda.
Dijital savaş ve medya ablukası
"Bilişsel Savaş ve Sosyal Medyada Nefret Söylemi" başlıklı panelde bir araya gelen gazeteciler, askeri saldırganlıktan önce medya aracılığıyla "başarısız devlet" algısı yaratılmasının bir savaş stratejisi olduğu konusunda uluslararası kamuoyunu uyardı.
İspanyol gazeteci Pascual Serrano, dezenformasyonun sadece yanlış bilgi yaymak değil, "gerçeği etkisiz hale getiren" sistematik bir şüphe tohumu ekme eylemi olduğunu belirtti. Bu bağlamda, Küba gibi emperyalist hedeflerin odağındaki ülkelerin, askeri bombalamalardan önce dijital ve sembolik saldırılarla istikrarsızlaştırılmaya çalışıldığı gerçeği panelin odak noktası oldu.
Panelin sonuç bildirgesi niteliğindeki görüşlerde, dijital alanın artık sadece bir bilgi paylaşım mecrası değil, küresel güç dinamiklerinin şekillendiği sembolik bir "çatışma alanı" olduğu teyit edildi. Gazeteciler, Venezuela'dan Falkland Adaları'na kadar uzanan örneklerle, emperyalizmin anlatı tekeli kurma girişimlerine karşı uyanık olunması çağrısında bulundular.
Küba halkının bu bilişsel savaştaki hazırlığı, sadece kendi gerçeğini savunmak değil, aynı zamanda küresel Güney'in sesi olarak dijital sömürgeciliğe karşı bir direniş kalesi oluşturma iradesini yansıtıyor.
Pinar del Río’da yangınlar sürüyor
Pinar del Río’da altı farklı noktada devam eden orman yangınları yaklaşık 760 hektarlık alanı etkiledi. Kuraklık ve sert rüzgarlar söndürme çalışmalarını zorlaştırıyor.
Yetkililer, yangınların şu an için yerleşim yerleri açısından doğrudan bir hayati tehlike oluşturmadığını ancak orman varlığının korunmasının stratejik önem taşıdığını vurguluyor. Bitki örtüsünün kurumuş olması ve düşük nem gibi olumsuz hava koşulları müdahale ekiplerini zorlasa da, devletin tüm imkanları "Vueltabajo" ormanlarını kurtarmak için seferber edilmiş durumda. Yangınların kesin çıkış nedenlerinin belirlenmesi için başlatılan soruşturmalar ise titizlikle devam ediyor.

ABD’den 91 göçmen iade edildi
ABD’den kalkan bir uçuşla, 91 Kübalı göçmen (76 erkek ve 15 kadın) Küba’ya iade edildi. Böylece 2026’nın ilk dört ayında ABD’den Küba’ya iade edilen göçmen sayısı 530’a ulaştı.
Geri gönderilenlerden ikisinin, ülkeyi terk etmeden önce işledikleri iddia edilen suçlar nedeniyle soruşturma birimlerine sevk edildiği bildirildi. Küba makamları, yasa dışı yollarla ülkeden çıkış yapmanın hayati tehlikelerine dikkat çekerek, göç süreçlerinin yasal, güvenli ve planlı bir şekilde yürütülmesi konusunda kararlı olduklarını vurguladı.

Akciğer kanseri terapötik aşısı Vaxira’ya ödül
Küba’nın Moleküler İmmünoloji Merkezi (CIM) tarafından geliştirilen ve akciğer kanseri tedavisinde devrim yaratan Vaxira (Racotumomab) 2025 Teknolojik Yenilik Ödülü’ne layık görülerek Küba biliminin küresel başarısını bir kez daha tescillemiş oldu. Küçük hücreli olmayan akciğer kanserine karşı kullanılan bu immünoterapi, hastaların yaşam süresini önemli ölçüde uzatıyor.
Küba’nın bilimsel gelişmeyi sadece teknik bir ilerleme olarak değil, halkın en temel hakkı olan yaşam süresini ve kalitesini artırma aracı olarak görmesi ve tüm tedavilerin ücretsiz sunulması ise Küba Sağlık sisteminin en temel özelliklerinden bir tanesi.

Otizm alanında yeni adımlar
Sancti Spíritus Üniversitesi öncülüğünde başlatılan yeni program, Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) olan çocukların tanı ve tedavi süreçlerini geliştirmeyi hedefliyor. "Geleceğin teminatı" olarak görülen çocuklar için bilimsel imkânlarını seferber eden Küba, son yıllarda artış gösteren OSB teşhislerine yanıt olarak tanı ve tedavi süreçlerini disiplinlerarası bir yaklaşımla modernize ediyor. At terapisi, fizyoterapi ve konuşma terapisi gibi hali hazırda uygulanan başarılı yöntemleri bilimsel protokollerle birleştiren bu proje, her bir çocuğun topluma tam entegrasyonunu sağlamayı ve ailelerin yaşam kalitesini artırmayı hedefliyor.
Ayrıca, Rusya’daki Kazan Üniversitesi gibi kurumlarla yürütülen uluslararası iş birlikleri, Küba Devleti’nin evlatları için en ileri tedavi yöntemlerini ülkeye taşıma ve küresel bilgi birikimini çocuklarının çıkarına kullanma konusundaki kararlılığını simgeliyor.
Küba’da elektrik üretiminde son durum
Dün, kapasite yetersizliği nedeniyle hizmetlerde 24 saat süren aksaklıklar yaşandı; kesinti bu sabahın erken saatlerine kadar devam etti. En yüksek üretim açığı ise saat 20.30’da 1834 MW olarak kaydedildi.
Öte yandan, 54 yeni güneş enerjisi santralinin toplam üretimi 3959 MWh oldu. Bu santrallerin ortalama bir saatte sağladığı azami güç ise 540 MW olarak gerçekleşti.
Dün Küba’da ne kadar elektrik açığı yaşandı?

