Abluka günlükleri 43 | 15 Nisan 2026 Çarşamba
Haber Merkezi
Küba Gerçeği kapsamında yayına başlayan Abluka Günlükleri ile ABD tarafından Küba’ya uygulanan ve soykırım niteliği taşıyan ablukanın günlük olarak nabzını tutuyor; yaşanan gelişmeleri, ablukanın etkilerini ve Küba’nın bu koşullar karşısındaki direnişini, geliştirdiği çözüm ve önlemleri okuyucuyla buluşturuyoruz.

Küba’da Adalet Bakanlığı: Uyuşturucu ile mücadelede ‘Sıfır Tolerans’
Küba Adalet Bakanlığı, Ulusal Uyuşturucuyla Mücadele Gözlemevi’nin ülkede yasadışı madde kullanımı ve kaçakçılığıyla mücadelede önemli rol oynadığını açıkladı. Bakanlık, Küba’nın Birleşmiş Milletler’in üç uyuşturucu sözleşmesine taraf olduğunu ve 45’ten fazla ülkeyle hükümet, 55’ten fazla ülkeyle ise hukuki işbirliği anlaşmaları bulunduğunu belirtirken, Gözlemevi’nin denetim yükünü hafifletme, verileri kamuoyuna açma ve erken uyarı ile araştırma ağları kurma hedefleri üzerine inşa edildiğini bildirdi. Modelin sosyal aktörler arası koordinasyonu artırdığı, epidemiyolojik gözetimi güçlendirdiği ve önleme programlarının etkisini ölçtüğü ifade edilirken, Küba’nın uyuşturucuya karşı “sıfır tolerans” politikası kapsamında suçlara azami cezaların uygulandığı vurgulandı.

Kübalı uzmanlar yenilebilir enerjiyi teşvik ediyor
Küba Komünist Partisi Birinci Sekreteri ve Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel, Salı günü Devrim Sarayı’nda uzmanlar ve bilim insanlarıyla bir araya gelerek yenilenebilir enerjiye yönelik bilim ve inovasyon projelerinin sunumuna katıldı. Cumhurbaşkanlığı kaynaklarına göre, “ısı üretimi gibi acil çözümler sunabilecek girişimler”, Enerji ve Maden Bakanlığı ile Yüksek Öğretim Bakanlığı’nın, Yenilenebilir Enerji Kaynakları ve Enerji Verimliliği Ulusal Üniversiteler Grubu (GNUFRE) aracılığıyla yürüttüğü ortak çalışmanın ürünü olarak öne çıktı.
2019’da yedi üniversitenin katılımıyla kurulan ve “2030 yılına kadar yenilenebilir kaynakların geliştirilmesi ve enerjinin verimli kullanımı” politikasına dayanan GNUFRE’nin, bugün enerji kapasitesine sahip tüm yükseköğretim kurumlarını kapsadığı ve Enerji Geçiş Yasası taslağına eşlik ettiği belirtildi. Toplantıda, domuz ve endüstriyel atıkların kullanıldığı biyogaz projeleri ile “ulaşım amaçlı biyometan üretiminde ilk deneyim” olarak tanımlanan Martí Projesi dahil çeşitli girişimler sunuldu; ayrıca Managuaco ve La Pastora projeleri ile biyokütlenin farklı alanlarda kullanımına yönelik öneriler ele alındı.
Özellikle şeker kamışına dayalı projeye dikkat çekilirken, bu girişimin “temel elektrik üretme, biyometan ve alkol üretme ve elektriksiz motorlu taşıtlar için yakıt sağlama kapasitesine sahip” olduğu vurgulandı. GNUFRE koordinatörü Dr. Manuel Alejandro Rubio Rodríguez, projenin hayvan yemi üretimini de kapsadığını belirtti. Toplantı, biyogaz ve biyokütle projelerinin yaygınlaştırılması ve şeker endüstrisine yönelik yeni modelin hayata geçirilmesi yönünde taahhütle sona erdi.
Ciego de Avila’da ileri teknoloji ile su yönetiminde yeni dönem
Ciego de Ávila ilinde kuzey ve güney nehir havzalarına yerleştirilen yüksek teknolojili cihazlar, su kaynaklarının yönetiminde önemli bir dönüşüm sağladı. Yetkililer, bu sistemlerin “otomatik ölçümlemeyi kolaylaştırdığını ve yeraltı sularının yüzde 91’i hakkında gerçek zamanlı bilgi sunduğunu” belirtti. Hidrolik sektör uzmanları, kuzeydeki adalara kadar dağıtılmış 103 modern yağmur ölçer sayesinde yağış verilerinin sistematik olarak toplandığını ve bu verilerin haritalama, bülten ve bilimsel çalışmalara temel oluşturduğunu aktardı.
Ciego de Ávila Hidrolik Kaynak Yönetimi Şirketi’nden Rafael González-Abreu Fernández, hidrolojik izleme ağının 2023-2025 döneminde uluslararası işbirliği projeleri sayesinde güçlendirildiğini vurguladı. Fernández, “yeraltı su kaynaklarının durumu üzerindeki daha fazla kontrolün, bilim ve yeniliğe dayalı karar alma ve yönetişimi kolaylaştırdığını” ifade ederek, bu sayede su kaynaklarının korunması ve ekonomik faaliyetlerde sürdürülebilir kullanımının mümkün hale geldiğini söyledi.
Sağlanan verilerin karar alma süreçlerinde somut sonuçlar doğurduğuna dikkat çekilirken, Ruspoli su kemerinin kritik seviyeyi aşması üzerine pompa istasyonunun güney havzasına taşındığı ve bölgede daha az su tüketen ürünlere yönelindiği belirtildi. Yetkililer, “uygulanan eylemlerin sonuçlarının olumlu olduğunu” vurgularken, Majagua ve Guayacanes’teki otomatik istasyonların hem su akışını izlediği hem de erken uyarı sistemlerini güçlendirdiği kaydedildi.
Uzmanlar, geçmişte yoğun yağışların neden olduğu taşkınların ciddi kayıplara yol açtığını, ancak doğru ve erken bilgiyle bu risklerin azaltılabileceğini ifade etti. Bölgede 109 kuyudan oluşan izleme ağıyla yeraltı suyu düzenli olarak takip edilirken, elde edilen veriler haritalar ve tahminler için kullanılıyor. Fernández, iklim değişikliğinin yağışların azalması ve tuzlu su girişinin artması gibi riskler yarattığını, bunun da “tatlı ve tuzlu su arasındaki dengenin bozulmasına” neden olduğunu belirtti.
İlde Morón ve Ciego de Ávila havzaları başta olmak üzere önemli su rezervleri bulunurken, kaynakların yüzde 79’unun tarıma ayrıldığı bildirildi. Gelişmiş sensörler özellikle tarım alanlarında etkin kullanım sağlarken, teknolojinin kuzeydeki kaynakların yüzde 31’ini, güneyde ise yüzde 60’ını kontrol etmeye olanak tanıdığı ifade edildi. Yetkililer, bölgenin hidroloji bültenleri ve kuraklığa uyum politikalarıyla öne çıktığını belirterek, halkın suyu “koruması ve rasyonel kullanması gerektiğini” vurguladı.

Cumhurbaşkanı Diaz-Canel Havana’daki askeri sanayi tesislerini ziyaret etti
Küba Komünist Partisi Birinci Sekreteri ve Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel, ulusal ekonominin ihtiyaçlarına yanıt veren üretim hatlarını değerlendirmek amacıyla başkentteki Regla belediyesinde bulunan Granma Askeri Sanayi İşletmesi’ni ziyaret etti. Cumhurbaşkanlığı kaynaklarına göre ziyarete, Devrimci Silahlı Kuvvetler Bakanı Álvaro López Miera ve İçişleri Bakanı Lázaro Alberto Álvarez Casas’ın yanı sıra diğer yetkililer de katıldı.
Şirket yöneticisi Lázaro Raúl Hernández Gómez, işletmenin “19 üretim birimi ve 686 çalışanı” bulunduğunu ve 2025 yılı satış planının tamamlandığını açıkladı. Kurumun faaliyetleri arasında “yüzer iskelelerin imalatı, balıkçı gemilerinin modernizasyonu” ile ev eşyaları, ulaşım araçları ve hidrolik ekipman üretimi yer alırken; su ve yakıt depoları ile “beş ila 500 kilovat arasında değişen elektrik motorlarının tamiri” başlıca üretim kalemleri arasında gösterildi.
Yetkililer, işletmenin Devrimci Silahlı Kuvvetler ve Donanmanın hazırlığını güçlendirmeyi amaçladığını belirtirken, kömür, talaş ve odun kullanan alternatif sobaların da ülke genelinde dağıtıldığını ifade etti. Turizm sektörüne yönelik gemi onarımı ile restoran ekipmanları ve soğutma hizmetlerinin de sunulduğu aktarılırken, askeri sanayi şirketlerine yapılan bu tür ziyaretlerin “ülkenin ulusal kalkınmaya katkıda bulunan araştırma ve inovasyon alanları hakkında bilgi edinme konusundaki liderlik geleneğinin bir parçası” olduğu vurgulandı.

Küba’da ergen gebeliğine yönelik program
Küba’daki Birleşmiş Milletler Sistemi, Avrupa Birliği finansmanıyla yürütülecek “Küba’da gebelik ve ergen doğurganlığının önlenmesi ve bakımı (2025-2028)” Ortak Programını Salı günü tanıttı. Kurumun paylaştığı bilgilere göre, “bir milyon avroluk bir yatırımla gerçekleştirilecek” proje, UNICEF Küba ve UNFPA Küba tarafından, Halk Sağlığı ve Eğitim bakanlıklarıyla koordinasyon içinde uygulanacak.
Programın, ergen gebelik oranlarının yüksek olduğu Camagüey, Las Tunas, Holguín ve Granma illerindeki 10 belediyeyi kapsayacağı belirtilirken, “toplumsal cinsiyet normlarını dönüştürmek, cinsel ve üreme sağlığı hizmetlerini iyileştirmek” ve Melissa Kasırgası’ndan etkilenen bölgelerde direnci artırmak hedefleniyor. Yetkililer, her gencin “kendi bedeni ve hayatı hakkında karar verebilmesi için gerekli araçlara sahip olmasını” amaçladıklarını vurgularken, programın 2028’e kadar süreceği ve sonuçların düzenli olarak izleneceği ifade edildi.
Küba’da gıda üretimine yatırımlar artıyor
Küba Gıda Sanayi Bakanlığı (MINAL), halkın taleplerine yanıt vermek amacıyla altyapıyı optimize etmeyi, enerji matrisini dönüştürmeyi ve teknolojik verimliliği artırmayı hedefleyen kapsamlı bir yatırım programı yürütüyor. Sektörün başkanı Alberto López Díaz, ülkenin “karmaşık ekonomik senaryosuna rağmen” gıda sektörünün hem sosyal tüketime yönelik taahhütlerini yerine getirmek hem de ihracatı teşvik etmek için büyüme kapasitesini güçlendirdiğini ifade etti.
Program kapsamında önceliklerden birinin, uzun süredir bakım yapılmayan buğday değirmenleri olduğu belirtilirken, “400 ton kapasiteli yeni bir üretim hattı için sözleşme imzalandığı” ve bunun un arzını istikrara kavuşturmayı hedeflediği bildirildi. Balıkçılık alanında ise tekne onarımlarının ilerlediği, kuluçka makineleri alımıyla su ürünleri yetiştiriciliğinin desteklendiği ve rezervuarlarda üretimin artırılmasının amaçlandığı kaydedildi.
Enerji alanında fosil yakıt kısıtlarını aşmak için yenilenebilir kaynaklara yönelindiğini belirten López Díaz, bu yıl “3.600 kilovattan fazla enerji üretimi” sağlandığını ve programın kademeli olarak genişletileceğini söyledi. Ayrıca gıda dağıtımı için 60’tan fazla elektrikli üç tekerlekli aracın temin edildiği ve bu modelin ülke geneline yayılmasının planlandığı ifade edilirken, devlet dışı aktörler ve küçük çiftçilerle kurulan iş birliklerinin, zorlaşan ithalat koşullarında üretim için kritik rol oynadığı vurgulandı.

Cienfuegos Hastanesi’nde çıkan yangın söndürüldü
Cienfuegos’taki Gustavo Aldereguía Lima İl Hastanesi’nde salı gecesi çıkan yangın, herhangi bir can kaybı ya da yaralanmaya yol açmazken, olay sırasında sergilenen hızlı ve örgütlü müdahale dikkat çekti. Duman kokusunun tespit edilmesinin ardından “bu tür durumlar için uygulanan protokolün derhal devreye sokulmasıyla” hastane personeli, itfaiye ve diğer görevliler eşgüdüm içinde hareket ederek tahliye sürecini başlattı.
Tahliye sırasında sağlık çalışanları, idari personel ve refakatçilerin ortak çabasıyla hastalar güvenli alanlara taşındı. “Yeni doğan bebeklerin çocuk hastanesine, hamile kadınların ise uzmanlık polikliniğine güvenli şekilde götürülmesi” ve ağır hastaların kesintisiz bakım altında korunması, kriz anında sergilenen dayanışmanın somut örnekleri olarak öne çıktı. Yetkililer, “doktorları, hemşireleri ve tüm destek personelini” kapsayan bu koordinasyonun yüksek düzeyde bir iş birliğiyle gerçekleştirildiğini vurguladı.
Yangının nedenine ilişkin soruşturma sürerken, hastane yönetimi ve sağlık çalışanlarının halka “sakinlik ve güven” mesajı vermesi de toplumsal dayanışmanın bir parçası olarak değerlendirildi. 1979’dan bu yana bölgenin ana sağlık merkezi olan hastanede yaşanan bu olay, Küba’da kriz anlarında kurumlar ve halk arasında kurulan güçlü dayanışma kültürünü bir kez daha gözler önüne serdi.

Polisin gıda güvenliği ve kamu düzeninde etkin müdahalesi
Küba Ulusal Devrim Polisi (PNR), Sancti Spíritus’un Jatibonico ilçesinde CAI Uruguay depolarından çalınan fasulye ve pirinç hırsızlığını kısa sürede çözerek, “çalınan tüm malların geri alındığını” açıkladı. Halkın temel gıda ihtiyacına yönelik olarak hazırlanan bu ürünlerin hedef alınması üzerine yapılan hızlı müdahale, kamu kaynaklarının korunması ve gıda arzının güvence altına alınması açısından önem taşıdı.
Polisin hızlı operasyonuyla sorumluların tespit edildiği ve yasal sürecin başlatıldığı belirtilirken, İçişleri Bakanlığı’na bağlı farklı birimlerin de toplum güvenliğini destekleyen çalışmalar yürüttüğü bildirildi. Bu kapsamda Pinar del Río Köpek Birimi’nde görev yapan uzmanların, polis köpeklerine yönelik “aşı kampanyaları, muayeneler, cerrahi müdahaleler ve parazit ilaçlaması” içeren kapsamlı sağlık programlarıyla suçla mücadele kapasitesini güçlendirdiği aktarıldı.
Ayrıca Ciego de Ávila Ulaşım Birimi’nin, trafik kazalarını azaltmak ve vatandaş güvenliğini artırmak amacıyla şehirdeki ana arterlerde yol işaretlerini yenileme çalışmaları yürüttüğü ifade edildi. Yetkililer, “görünür ve bakımlı işaretlerin sürücüler için kritik bir uyarı” olduğunu vurgularken, bu çok yönlü çalışmaların kamu güvenliği, düzen ve halkın günlük yaşam ihtiyaçlarının korunması açısından bütüncül bir yaklaşım sunduğu belirtildi.
Nüfus kayıt sisteminde reform
Küba’da nüfus kayıt sisteminin modernizasyonu kapsamında kapsamlı bir reform süreci başlatıldı. Adalet Bakanlığı, mevcut sistemin artan talepleri karşılamakta yetersiz kaldığını belirterek, yeni düzenlemelerle daha “vatandaş odaklı, hızlı ve dijital” bir yapıya geçileceğini açıkladı.
Adalet Bakanı Rosabel Gamón Verde, Nüfus Kayıt Dairesi’nin 1885’ten bu yana faaliyet gösterdiğini hatırlatarak, sistemin “doğumdan ölüme kadar kişilerin medeni durumlarını kayıt altına alma ve kamuoyuna duyurma” açısından hayati bir rol üstlendiğini vurguladı. Ancak bakan, hizmetin kapsamına rağmen önemli yapısal sorunlar bulunduğunu da kabul etti.
Yeni 180 sayılı Nüfus Kayıt Kanunu ile birlikte “gereksiz prosedürlerin ortadan kaldırılması, sertifikasyon hatalarının azaltılması ve bürokratik engellerin kaldırılması” hedefleniyor. Yetkililer, vatandaşın yaşamını kolaylaştıracak bu değişikliklerin Temmuz 2025’te onaylandığını ve Eylül ayında yürürlüğe gireceğini bildirdi.
Reformun en önemli ayağını dijitalleşme oluşturuyor. Bakanlık, “kitapları ve kâğıt belgeleri ortadan kaldırarak elektronik belgelere geçmeyi” amaçlarken, ulusal veri tabanı, dijital imza ve QR kodlu doğrulama sistemleriyle işlemlerin hızlandırılacağını açıkladı.
Ayrıca her vatandaş için ulusal kimlik numarasına bağlı tek bir elektronik kayıt oluşturulacak ve böylece mevcut 334 ayrı veri tabanının neden olduğu hataların önüne geçilecek. Sistem, kurumlar arası veri paylaşımıyla vatandaşın fiziksel belge taşıma zorunluluğunu da ortadan kaldıracak.
Yetkililer, reformun yalnızca teknolojik değil, aynı zamanda kurumsal bir dönüşüm olduğunu vurgulayarak “vatandaşların bu değişimin merkezinde yer aldığını” ifade etti. Amaç, daha hızlı, güvenilir ve erişilebilir bir nüfus kayıt sistemiyle kamu hizmetlerinin kalitesini artırmak olarak açıklandı.
Küba’da elektrik üretiminde son durum
Dün, kapasite yetersizliği nedeniyle hizmetlerde 24 saat süren aksaklıklar yaşandı; kesinti bu sabahın erken saatlerine kadar devam etti. En yüksek üretim açığı ise saat 20.30’da 1860 MW olarak kaydedildi.
Öte yandan, 54 yeni güneş enerjisi santralinin toplam üretimi 4156 MWh oldu. Bu santrallerin ortalama bir saatte sağladığı azami güç ise 505 MW olarak gerçekleşti.
