Abluka Günlükleri 40 | 12 Nisan 2026 Pazar
Haber Merkezi
Küba Gerçeği kapsamında yayına başlayan Abluka Günlükleri ile ABD tarafından Küba’ya uygulanan ve soykırım niteliği taşıyan ablukanın günlük olarak nabzını tutuyor; yaşanan gelişmeleri, ablukanın etkilerini ve Küba’nın bu koşullar karşısındaki direnişini, geliştirdiği çözüm ve önlemleri okuyucuyla buluşturuyoruz.

Küba’dan 1 Mayıs çağrısı: 'Vatan savunulur'
Küba Merkez İşçi Sendikası (CTC) ve Ulusal Yenilikçiler ve Rasyonalizatörler Birliği (ANIR), 1 Mayıs 2026 için yaptıkları çağrıda, ABD’nin 29 Ocak kararnamesi ile derinleşen ablukanın, doğrudan enerji alanını hedef alan bir kuşatmaya dönüştüğünü vurguladı.
Küba işçi sınıfı bu koşullarda 1 Mayıs’a “Vatan savunulur” sloganıyla hazırlanıyor; üretimden bilime, sağlıktan eğitime kadar her alanda ülkenin ayakta tutulmasını bir mücadele hattı olarak tanımlıyor.
Yapılan 1 Mayıs çağrısında, bir bayram kutlamasının ötesinde, tarihsel bir sürekliliğe işaret edildi. José Martí’nin birlik fikri, Antonio Maceo’nun uzlaşmazlığı ve Fidel Castro’nun devrimci mirası bugünün koşullarında yeniden sahiplendiği belirtildi. Miguel Díaz-Canel liderliğindeki süreçte öne çıkan vurgu hatırlatıldı:
“Abluka karşısında çözüm, geri çekilmek değil, örgütlü bir halk olarak daha fazla üretmek, dayanışmayı büyütmek ve sosyalist projeyi savunmak.”

Avrupa’da ortak ses: ABD ablukasına karşı seferberlik
11 Nisan Cumartesi günü Avrupa’nın birçok kentinde, ABD’nin Küba’ya yönelik ekonomik, ticari ve finansal ablukasına karşı kitlesel eylemler gerçekleştirildi. Farklı ülkelerden yükselen ortak talep; ablukanın son bulması ve Küba’nın egemenliğine saygı duyulmasıydı.
Roma’da, İtalya-Küba Ulusal Dostluk Derneği’nin çağrısıyla düzenlenen yürüyüşte yüzlerce kişi “Küba bir tehdit değil” sloganını attı. Kolezyum’dan Porta San Paolo’ya uzanan yürüyüşe sendikalar, siyasi yapılar ve göçmen Kübalılar da katıldı.

Brüksel’de ABD Büyükelçiliği önünde toplanan kalabalık, ablukanın yarattığı insani sonuçlara dikkat çekerken Paris’te Eyfel Kulesi önünde düzenlenen buluşmada Küba, dayanışmanın ve direnişin sembolü olarak selamlandı.
Avrupa’nın dört bir yanında yükselen sesler, yalnızca birer protesto değil; aynı zamanda Küba halkının kendi geleceğine kendisinin karar verme hakkına ve dış müdahalenin gayrimeşruluğuna işaret eden eylemlerdi. Küba Dışişleri Bakanlığı Avrupa’daki bu dayanışma eylemleri için teşekkür etti.
Kasırgayla başlayan minnettarlıkla biten bir hikâye
Guatemala’nın San Marcos bölgesinin ücra köylerinde onlarca yıldır sağlık hizmeti veren Kübalı sağlık tugayları için saygı dolu bir veda töreni düzenlendi. 22 Kübalı sağlık profesyonelinin uğurlandığı tören, dayanışmanın somut bir ifadesine dönüştü. Bölge halkı, en zor koşullarda dahi sağlık hizmeti sunan doktorlara minnetini dile getirdi.

1998 yılındaki yıkıcı Mitch Kasırgası’nın ardından Fidel Castro’nun talimatıyla yola çıkan ilk tugaylar bugün hem sağlık hizmeti hem de Guatemalalı gençlere Küba’da tıp eğitimi imkânı sağlayan dev bir köprüye dönüştü. Ancak son dönemde alınan diplomatik kararlar, bu insani iş birliğinin kesintiye uğramasına neden oluyor. Bölge halkının tepkisi ve dayanışma çağrıları, bu sürecin yalnızca teknik değil, aynı zamanda politik bir müdahale olarak algılandığını ortaya koyuyor. Küba’da eğitim alan Guatemalalı gençlerse iki halk arasındaki tarihsel bağın sürekliliğini temsil ediyor.
Şeker işçilerinin emeği 'Ulusal Öncü' ünvanıyla taçlandı
Sancti Spíritus’taki Melanio Hernández Tarımsal Sanayi İşletmesi, ağır ekonomik koşullara rağmen elde ettiği üretim başarısıyla “Ulusal Öncü” unvanına layık görüldü. Ulusal Plan dahilindeki hedeflerini aşarak 1770 ton fazla şeker üreten tesis, yalnızca üretim değil enerji katkısıyla da ülke ekonomisine nefes oldu.

Bu başarının temelinde, abluka koşullarında geliştirilen yaratıcı çözümler yer alıyor. Fabrikada görev yapan 217 kişilik yenilikçi teknik ekip, dışarıdan temin edilemeyen parçaları kendi imkânlarıyla yeniden tasarlayıp onararak üretimin aksamasını engelledi. Böylece hem maliyetleri düşürdü hem de üretimin sürekliliğini sağladı. İşletme, gıda üretimindeki bu örnek duruşa ek olarak hayvancılık ve tarım alanında devlete verdiği et ve süt sözleşmelerini de başarıyla tamamladı. 1 Mayıs İşçi Bayramı hazırlıkları kapsamında verilen bu ödül, en zor anlarda bile çözüm üreten işçilerin emeğini simgeliyor.
Küba’da para transferlerinde yeni dönem: Dijitalleşme ve denetim birlikte ilerliyor
Küba Postacılık Sistemi, yurt dışındaki yakınlarından Küba’daki yurttaşlara gönderilen para transferleri için yeni bir düzenleme yaptı. Buna göre gönderilen tutarın 20 dolara kadar olan kısmı nakit olarak ödenirken geri kalanı alıcının Küba Pesosu (CUP) kartına yatırılıyor. Böylece dijital para kullanımının yaygınlaştırılması ve nakit ödemelerin ulusal para birimi üzerinden yapılması hedefleniyor.
ABD ablukası Küba’nın uluslararası bankacılık sistemini kullanmasının önünde önemli bir engel. Bununla birlikte Küba ekonomisi kırılganlığı finansal akışın sıkı bir şekilde denetlenmesini gerektiriyor. Şu aşamada, İspanya, Şili, Uruguay, Dominik Cumhuriyeti, Kolombiya, Peru, Panama ve Cibuti’den para transferi kabul edilebiliyor. Alıcılar, işlem günündeki kur üzerinden en fazla 1000 dolar ya da avro karşılığı ödeme alabilecek. Sürecin bireysel başvuru, kimlik doğrulama ve işlem güvenliği ile yürütülmesi denetimin sıkılaşmasını sağlıyor.
Enerji devrimi gençlerin 'kendi ışığı' ile başlıyor
Guantánamo’da gerçekleşen bir buluşmada, Küba’nın enerji krizine karşı geliştirdiği toplumsal ve teknik yanıtlar konuşuldu. Enerji ve Maden Bakanlığı bünyesindeki genç uzmanlardan oluşan Kendi ışığımızla (Con Luz Propia) heyetinin toplumla iç içe bir diyalog şeklinde yürütülen buluşmasında doğal kaynakların verimli kullanımı ve yenilenebilir enerjiye geçişin önemi vurgulandı.
Ülkedeki elektrik kesintilerinin temelinde yatan yakıt kıtlığı, abluka ve termik santrallerin teknolojik eskimişliği gibi kronik sorunlara dikkat çeken Kendi Işığımızla Heyet Başkanı Leonardo Fernández Chibás, yerli ham petrolün yüksek kükürt oranının ekipmanlarda yarattığı korozyon nedeniyle bakımların daha sık yapılması gerektiğini belirtti. Güneş enerjisi ve biyokütle gibi alternatifler üzerinden çözüm arayışlarının sürdüğü vurgulandı.
Elektrikli ulaşımın desteklenmesi için kurulan güneş enerjili şarj istasyonları ve ücra kırsal bölgelerin elektriğe kavuşturulması gibi projelerle, Küba'nın hem ekonomik yükünü hafifletmek hem de halkın günlük yaşamındaki enerji kısıtlamalarını en aza indirmek amaçlanıyor.
Holguín’de başarı ve mücadele dolu bir hafta
Holguín’de haftanın en önemli gelişmesi, Holguín Balıkçılık İşletmesi’nin (PescaHol) ulusal çapta takdir edilmesiydi. İhracat hedeflerini aşan ve üretim hatlarını çeşitlendirerek verimliliği artıran işletme, su ürünleri ve endüstriyel gıda üretimindeki başarısıyla ulusal düzeyde örnek gösterildi.
Holguín şehri, aynı zamanda çalışan annelerin kreş ihtiyacını tam kapasiteyle karşılayan ilk şehir olma özelliğini taşıyor ve eğitim sistemindeki modernizasyon çalışmalarıyla ön plana çıkıyor. Ancak bu olumlu gelişmelerin yanında, ABD ablukanın sağlık sistemine etkilerinin ağır olduğu bildiriliyor. Şehirdeki Lenin Hastanesi yetkilileri, özellikle riskli gebeliklerin takibinde kullanılan ilaç, tıbbi malzeme ve cihaz yedek parçalarına erişimde ciddi sıkıntılar yaşandığını bildiriyor.
Öte yandan zorluklara rağmen geçtiğimiz hafta kentin kültürel dinamizmi hız kesmedi ve 27. Görsel Sanatlar Etkinliği kapsamında bir araya gelen sanatçılar, şehrin sokaklarını ve galerilerini birer tartışma alanına çevirdi.
Cenevre’de abluka gerçeği: Küba’dan net mesaj
Küba Dışişleri Bakan Yardımcısı Anayansi Rodríguez Camejo, Cenevre’de düzenlenen uluslararası konferansta ablukanın yarattığı insani sonuçları bir kez daha gündeme taşıdı. İlaç ve gıdaya erişimden enerji krizine kadar uzanan geniş bir etki alanına dikkat çeken Camejo, bu politikanın açık bir hak ihlali olduğunu vurguladı.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği, GAVI (Aşı İttifakı) ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi gibi uluslararası kuruluşlarla yapılan görüşmelerde, ablukanın sağlık ve aşılama programları üzerindeki olumsuz etkilerini aktaran Camejo, yeni iş birlikleri imkanlarını değerlendirdi. Küba yönetimi bu ziyaret vesilesiyle, uluslararası topluma ABD ablukasına son verilmesi yönündeki çağrısını güçlü bir şekilde yineledi.
Elektrik kesintileri günlük yaşamı belirliyor
Küba’nın Ulusal Elektrik Sistemi ciddi bir darboğazdan geçiyor. 12 Nisan itibarıyla üretim kapasitesinin talebin gerisinde kalması, gün boyu kesintileri kaçınılmaz hale getirdi. Santa Cruz Termik Santrali’ndeki 1 numaralı ünitenin planlandığı gibi devreye alınamaması, akşam saatlerinde enerji açığının beklentilerin üzerine çıkarak 1537 MW’a ulaşmasına neden oldu.
Yeni devreye sokulan güneş enerjisi parkları toplamda 3825 MWh üretim yaparak gün içinde kısmi bir rahatlama sağladı.
