ABD ablukası Kübalı çocukları nasıl etkiliyor?
Fotoğraf: Dunia Álvarez
Carmen Maturell Senon

Serebral palsi veya progresif müsküler distrofi (PMD) ile mücadele eden bu çocukların çoğu, uzak ülkelerden ithal edilen ilaçlara erişemedikleri için artık yürüyemiyor.
Okuması kolay olsa da, ABD hükümetinin adaya uyguladığı ekonomik, ticari ve mali ablukadan kaynaklanan yaptırımların Kübalı çocukların ve gençlerin tam gelişimine gölge düşürdüğünü bilmek sarsıcı.
Bu insanlık dışı politikanın üzücü sonuçlarından biri de Küba’daki 331 özel eğitim okulunu doğrudan etkilemesi ve bu okulların temel malzemelere erişimini kısıtlamasıdır.

Perşembe günü, üç otobüsün hizmet verememesi nedeniyle Havana’da yüz çocuk okula gidemedi. Bu durum devletin iradesinden değil, Küba’ya uygulanan ekonomik ablukanın doğrudan bir sonucudur.
En acı olanı ise, ABD başkanının “doğrudan ya da dolaylı olarak Küba’ya petrol satan veya tedarik eden yabancı bir ülkeden ithal edilen mallara” yeni gümrük vergileri getirmesiyle bu kısıtlamaların daha da ağırlaşabilecek olmasıdır. İnsan kendi kendine soruyor: Bir insan, bir ülkenin yaşamını felç etmeye, hatta çocukların hayatını kuşatmaya nasıl karar verebilir?
Özel Eğitim Ulusal Direktörü Beatriz Roque Morales durumu şöyle açıklıyor: “Yıllardır karşı karşıya kaldığımız ve giderek ağırlaşan koşullar, eğitim kalitesini koruyabilmek için özel eğitim okullarındaki temel kaynakları yeniden düzenlememizi zorunlu kıldı. Bu durum yalnızca insan kaynağını değil, aynı zamanda eğitim sürecini destekleyen ve çocuklar ile gençler için nitelikli bakım sağlayan teknik ekipmanların kullanımını da doğrudan etkiliyor.”
Morales, ülkedeki birçok çocuğun kas gücü kaybı nedeniyle elektrikli tekerlekli sandalyeye ihtiyaç duyduğunu ve bunların Amerika Birleşik Devletleri’nden satın alınmasının çok daha düşük maliyetli olacağını belirtti.
Ülkenin her kentinde görme engelli çocuklar için okullar bulunsa da kitap gibi temel kaynaklar da bu koşullardan olumsuz etkileniyor.
Braille alfabesiyle basılan materyallerin yüksek maliyetli olduğunu belirten Roque Morales, metinlerin ancak özel bir yazıcıyla çoğaltılabildiğini de ekledi.
Ayrıca, ablukanın bir sonucu olarak öğretmenlerin rehabilitasyondaki son gelişmelere ve motor beceri zorluklarıyla baş etme yöntemlerine ilişkin dijital platformlara ve materyallere erişimi de kısıtlanıyor.
Bu kurumlarda çocukların toplumsal yaşama dâhil olması hedeflenirken, eğitim ve sosyal alanlara entegrasyon için gerekli kişisel, psikolojik ve eğitsel kaynakların sağlanması giderek zorlaşıyor.
Bu nedenle Roque Morales, söz konusu alanın herkesin çabasına en fazla ihtiyaç duyulan alanlardan biri olduğunu vurgulayarak, karşılaşılan zorluklara rağmen eksikleri en aza indirmek için büyük fedakârlıklar yapıldığını ifade etti.

Bugün yine Perşembe. İkiz annesi Ained García Díaz’ın sesi titriyor; gözyaşlarını tutamıyor.
Kızı serebral palsi hastası ve botulinum toksini tedavisine ihtiyaç duyuyor. Ancak ABD menşeli bu ilacın “tedarik sıkıntısı” nedeniyle küçük kızın nöbetleri yeniden başladı ve yürüyemez hâle geldi.
García Díaz şöyle konuştu: “Bu yüzden ülke olarak, bu çocukların daha iyi bir yaşam kalitesine sahip olabilmeleri için mücadele ediyoruz. Bu, birçok ebeveyn, okul ve öğretmen için zor ve meşakkatli bir süreç… Çünkü bize ulaşmayan kaynaklar var. Çocuğun gelişim göstermesi, daha iyi bir geleceğe ve bağımsızlığa sahip olabilmesi, engellerine rağmen onurlu bir yaşam ve nitelikli bir eğitim alabilmesi için çabalıyoruz.”
Peki kuzeydekiler buna izin verecek mi?
Otuz yılı aşkın bir süre Solidaridad con Panamá (Panama ile Dayanışma) Okulu’nun müdürlüğünü yapan Esther de la O Ochoa (Teté) ise şunları söylüyor: “Böyle bir okulu ayakta tutmak çok zor. Bunlar belki de en fazla desteğe ihtiyaç duyan çocuklar; hem fiziksel hem de psikolojik rehabilitasyona gereksinimleri var.”
Botulinum toksini ve elektrikli tekerlekli sandalyelerin eksikliğine dikkat çeken Teté, mevcut otobüs yetersizliğine de değiniyor: “Çocukların taşınmasına ya da sabitlenmesine gerek kalmadan binebilecekleri, asansörlü bir otobüse ihtiyacımız var.”
Şüphesiz ABD hükümetinin ablukası Küba’daki yaşamın tüm alanlarını etkiliyor ve günlük hayatı baskı altına alıyor.
Teté bu durumu bir örnekle özetliyor: “Bir öğretmen eve vardığında çoğu zaman elektrik kesintisiyle karşılaşıyor. Uzakta yaşayan, otobüsle gidip gelen başka bir öğretmen de benzer sıkıntılar yaşıyor.”
Ama yine de görevine devam ediyor; çünkü çocukların gülümsemelerinin silinmemesi için mücadele etmeyi sürdürüyoruz.
Bazı çocuklar şarkı söylüyor, bazıları şiir okuyor ve bize masum bakışlarla bakıyor. Hepsinin merkezinde ise sekizinci sınıf öğrencisi “Pelusa” var. İki eli olmayan Pelusa, Solidaridad con Panamá’nın en cesur kızı olduğunu söylüyor.
“Burası dünyanın en güzel okulu” diyen 13 yaşındaki Pelusa, ülkesinin her engelli Kübalı çocuğun kişisel ve sosyal gelişimi için gerekli olan imkânları sağlamak üzere gösterdiği çabanın farkında.
Bu yüzden “abluka” kelimesini duyduğunda, ABD hükümetinden gelen tehditlerden korkmadığını belirtiyor: “Çünkü birlik içindeki Küba’nın her zaman galip geleceğinden eminim.”
Bu tablo, tüm zorluklara rağmen şefkatin yok olmadığını gösteriyor. Ve bu tür bir alçaklık karşısında, Che’nin çocuklarına yazdığı mektuptaki şu sözleri hatırlıyoruz:
“…her şeyden önce, dünyanın herhangi bir yerinde, herhangi birine karşı işlenen her türlü haksızlığı derinden hissedebilme yeteneğine sahip olun. Bu, bir devrimcinin en güzel özelliğidir.”
Yazar: Carmen Maturell Senon
Yayınlandığı yer: Granma
Yayınlanma tarihi: 9 Şubat 2026
Çeviri: Gülzerin Kızıler
"Küba Gerçeği", 2023 Şubat ayında Türkiye Komünist Partisi'nin (TKP) girişimiyle başlatılan bir yayın.
Küba'da siyaset, ekonomi, yaşam, kültür gibi konularda Kübalı yazarların ürettiği makalelerin çevirilerini yayımlayan Küba Gerçeği'nde çıkan makaleler, artık soL'da paylaşılacak.