Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

2011'deki habere 2014'te değiştirilen MİT Kanunu'yla tutuklama

Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yeniden açılan soruşturmada gazeteci Selahattin Günday tutuklandı. Günday’ın avukatı, tutuklamaya gerekçe yapılan MİT Kanunu’nun 27. maddesindeki mevcut düzenlemenin suçlamaya konu gazetecilik faaliyetinden üç yıl sonra getirildiğine dikkat çekti.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 13.09.2026 , 10:00 Güncelleme Tarihi: 13.09.2026 , 11:02

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturmada gazeteci Selahattin Günday tutuklandı.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Günday, savcılık tarafından “istihbarat faaliyetiyle ilgili bilgi ve belgeleri ifşa etmek” ve “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak” suçlamalarıyla tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Hakimlik Günday’ın tutuklanmasına karar verdi. Aynı soruşturmada iki acil tıp teknisyeni de “kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklanırken, kameraman İdris Tiftikçi’nin de aralarında bulunduğu altı kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Suçlamanın merkezinde 2011'deki görüntüler var

Günday’ın sorgusunda Kaşif Kozinoğlu’nun Mart 2011’de Beşiktaş Adliyesi’ne geldiği sırada çekilen ve haberleştirilen görüntüler üzerinde duruldu.

Günday ifadesinde, o dönem Doğan Haber Ajansı’nda adliye muhabiri olarak çalıştığını, Kozinoğlu’nun OdaTV soruşturması kapsamında ifade vermek üzere adliyeye geleceğinin zaten basında yer aldığını ve adliye önünde 50’yi aşkın gazetecinin bulunduğunu anlattı.

Kozinoğlu’nun bazı görüntülerinin kendileri tarafından çekilmediğini söyleyen Günday, adliyeye geldiği bilgisini haber merkezine ilettiğini belirtti.

Günday ayrıca Kozinoğlu’nun Kasım 2011’de cezaevindeki ölümünün ardından, ölümün “şüpheli” olabileceğini kamuoyuna taşıyan ilk gazetecilerden olduğunu söyledi. Kozinoğlu’nun avukatı Hüseyin Derin Yarsuvat’la yaptığı röportajları ve 21 Kasım, 22 Kasım ve 12 Aralık 2011 tarihli haberlerini de soruşturma dosyasına sundu.

MİT Kanunu'ndaki düzenleme üç yıl sonra değiştirildi

Günday’ın tutuklanmasının ardından avukatı Hüseyin Ersöz ise kararın hukuki dayanağına itiraz etti.

Günday hakkında MİT Kanunu’nun 27. maddesinin uygulandığını belirten Ersöz, bugün yürürlükte bulunan düzenlemenin suçlamaya konu edilen 2011 tarihli gazetecilik faaliyetinden sonra kabul edildiğine dikkat çekti.

2937 sayılı MİT Kanunu'nun 27. maddesi aslında kanunun 1983'te kabul edilen ilk halinde de bulunuyordu. Eski düzenleme, MİT’in görev ve faaliyetlerine ilişkin bilgi ve belgelerin elde edilmesi ve açıklanmasını cezalandırıyor, ifşanın yayın araçlarıyla gerçekleştirilmesi halinde cezanın artırılmasını öngörüyordu.

Ancak madde 17 Nisan 2014 tarihinde kabul edilen 6532 sayılı kanunla baştan sona değiştirildi. Düzenleme 26 Nisan 2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı.

2014’te getirilen yeni metinde MİT’in görev ve faaliyetlerine ilişkin bilgi ve belgelerin alınması ve temin edilmesinin yanı sıra bunların “radyo, televizyon, internet, sosyal medya, gazete, dergi, kitap ve diğer tüm medya araçları” yoluyla yayımlanması, yayılması veya açıklanması ayrıca düzenlendi ve bunun için üç yıldan dokuz yıla kadar hapis cezası öngörüldü.

Avukatı: 2011'deki eyleme 2014 düzenlemesi uygulandı

Günday’ın avukatı Hüseyin Ersöz karara ilişkin açıklamasında, “Bu gece bir hukuk garabeti yaşadık” dedi.

Ersöz, suçlamaya konu gazetecilik faaliyetinin 2011 yılına ait olduğunu, buna karşılık tutuklamada 2014 yılında yeniden düzenlenen MİT Kanunu’nun 27. maddesinin esas alındığını söyledi.

Avukat ayrıca, suçlamaya konu görüntülerin o tarihte çok sayıda basın mensubu tarafından kaydedildiğini belirterek iddia edilen fiilin zamanaşımına da uğradığını savundu.

Ersöz, tutuklama kararına itiraz edeceklerini açıkladı.

Kanunların geriye yürümesi tartışması

Karar aynı zamanda ceza hukukunun temel ilkelerinden “suçta ve cezada kanunilik” ilkesini gündeme getiriyor.

Anayasa’nın 38. maddesine göre hiç kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamıyor. Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesi de suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunun farklı hükümler içermesi halinde failin lehine olan düzenlemenin uygulanmasını öngörüyor.


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.