Darbe ve eylemlerin ardından Güney Amerika’da son durum: Kıta boyun eğmiyor

Bolivya’da gerçekleşen faşist darbenin ardından Latin Amerika’nın dört bir yerinde Bolivya’nın meşru lideri Evo Morales’e olan destek artıyor. Diğer yandan Şili ve Haiti’de neo-liberalizm karşıtı halk da hâlâ sokakları terk etmiş değil.
soL - Kaya Emre Uzmay
Perşembe, 14 Kasım 2019 19:05

Batı medyası her ne kadar Bolivya’da gerçekleşen faşist darbeyi ve ırkçı yeni devlet başkanını "demokrasiye geçiş süreci" olarak resmetmeye çalışsa da, gerek Bolivya’da gerek Güney Amerika’nın diğer ülkelerinde halk ABD yanlısı darbenin karşısında sokaklara çıkmış durumda.

Darbenin hemen ardından Bolivya Meclisi’nin üçte ikisini oluşturan Sosyalizme Doğru Hareket (MAS) milletvekillerinin parlamentoya girmeleri engellenirken birkaç aşırı sağcı milletvekillinin katıldığı oturumda Jeanine Anez’in kendi kendisini Devlet Başkanı ilan edişini sadece ABD ve bölgedeki ABD yandaşı rejimler ve kukla hükümetler tanımış durumda.

DARBECİLER MECLİSTE KENDİLERİ ÇALIP KENDİLERİ OYNUYOR

Ülkenin hâlâ meşru Meclis Başkanı Adriana Salvatierra’nın meclise girmesi dün polis ve askerler tarafından engellenmişti. Dün öğlen saatlerinde ilk başta kendilerine "içeriye bomba konuldu" diyerek meclise girmelerine girmelerine engel olan cuntacı askerler daha sonrasında Meclis Başkanı Adriana Salvatierra ve beraberindeki MAS milletvekillerini darp etmişlerdi.


Meclis Başkanı Salvatierra, olayın ardından bugün Sputnik International’a verdiği bir söyleşide şunları söyledi:

İlk başta, binaya bomba yerleştirilmiş olabileceği söylendi. Daha sonra, geçişimizi tamamen kapattılar. Daha sonrasında destek kuvvetleri olarak gelen bir polis ekibi soldan, sağdan ve karşımızdan bize yumruk atmaya başladılar; geçişi kapattılar ve biber gazı attılar.

12 Kasım’da faşist darbeci Jeanine Anez’in kendi kendisini devlet başkanı ilan etmesi üzerineyse Meclis Başkanı Salvatierra şunları söyledi:

Eğer Senatör Áñez Cumhurbaşkanı olmak isterse, sadece 9-10 kişinin katıldığı bir Senato toplantısı yapmak yerine Anayasa'nın öngördüğü şekilde yapması gerekir. MAS, Senota’daki koltukların 3’te 2'sinin sahibi.

Kendi kendisini devlet başkanı ilan eden Anez’in ilk yaptığı şey elinde bir İncil’le yürüyüş yapıp “İncil’i ait olduğu yere” götürdüğünü söylemek oldu. Aşırı dinci ve ırkçı kimliğiyle tanınan Bolivya’nın çiçeği burnunda cunta lideri, Bolivya yerlilerine yönelik ırkçı söylemlere sahip. Bolivya’da yerliler nüfusun yüzde 60’ından fazlasını oluşturuyor.

Anez ve 'Dev İncil'i'. Anez günün geri kalanında elindeki dev İncil'i danışmanına verip elinde daha ufak bir baskıyla başkenti turlamaya başladı.


MORALES GERİ DÖNMEYE HAZIR OLDUĞUNU İLAN ETTİ

Hakkında darbeci “golpistlerin” tutuklama kararı çıkarması üzerine Meksika’ya sığınan Evo Morales, dün buradan ilk basın toplantısını gerçekleştirmişti.

Bolivya'nın istifa eden Cumhurbaşkanı Evo Morales, dün Meksika’da yaptığı basın toplantısında ülkesinde barışı sağlamak için Bolivya’ya dönmeye hazır olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı, Bolivya'daki krizi çözmek için "ulusal diyalog" çağrısında bulundu ve kendisini geçici cumhurbaşkanı ilan eden Jeanine Anez'in liderliğinin meşruiyetini reddetti.

Morales’in Meksika’ya sığınmasının hemen öncesinde ABD, cuntacı Jeanine Anez'i resmi Bolivya Devlet Başkanı ilan etmişti.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo yaptığı açıklamada, "ABD, Bolivya Anayasası uyarınca ve Amerikalılar Arası Demokratik Tüzük ilkelerine uygun olarak, bu demokratik geçiş yoluyla ülkesini yönetmesi için Devletin Geçici Devlet Başkanı olarak adım atması için Bolivya Senatörü Jeanine Anez'i tebrik eder" dedi.

DARBECİLER 4000 SAHTE SOSYAL MEDYA HESABI AÇTI

Bolivya’da cuntayı kitleler önünde meşru göstermeye çalışan darbeciler, başlattıkları sosyal medya operasyonunda 4 binden fazla robot sosyal medya hesabı açtılar.

Menta İletişim danışmanlığı müdürü Luciano Galup, neredeyse hiç takipçisi olmayan hesaplardan Evo Morales’e karşı binlerce mesaj olduğunu açıkladı.

Galup bu hesapların, çoğunluğun Bolivya'da dünya çapında demokratik bir bozulma duygusu oluşturmak için oluşturulduğunu belirtti.

Galup, Arjantinli medya kuruluşu Pagina 12'ye verdiği demeçte “Koordineli eylemlerin iç politika üzerinde çok fazla etkisi yok. Bu deneyimleri yaşayan ve sokakları işgal eden halk üzerinde etkili değil. Ancak dünya çapında propaganda işlevi görebiliyor” dedi.

#EvoAsesino, #EvoDictador veya #EvoEsFraude gibi hashtag'leri olan bu hesapların mesajları, ilk yerli cumhurbaşkanının yozlaşmış olduğunu ve onu, Ekim seçimlerini "çaldığı" ve Jeanine Añez'in resmi cumhurbaşkanı olduğu minvalli birbirlerinin aynısı mesajlar yayımlamıştı. Darbenin hemen öncesinde faaliyete başlayan bu hesaplar, darbenin sonunda Bolivya halkına "demokrasi ve özgürlük" getirdiğine dair gene benzer mesajlar paylaşmıştı.

İyi. Bu bir skandal. #BoliviaNoHayGolpe'ye katılan ve sıfır ile bir takipçi arasında olan 3612 hesap var. Ve en skandal şey, HT'ye katılmak için dün ile bugün arasında oluşturulmuş 4492 hesap var. İki günde 4492 hesap oluşturdular.


Bu sosyal medya operasyonunun iç siyasete yön vermek yerine dünya çapında faşist darbeyi meşru göstermek amacıyla yapıldığını söyleyen Galup, "Diktatörlüklerin ve darbelerin uluslararası kamuoyuna karşı kendilerini meşrulaştırması gerekiyor, çünkü yaptırımlar olabilir. Bu adım iç politika değil dış politika yönlüydü" dedi.

SOKAKLARDA MORALES’E OLAN DESTEK BÜYÜYOR


Darbenin ardından El Alto kentinde ve başkent La Paz’da halk sokaklara dökülürken darbeci asker ve polisin eylemlere müdahalesi sert oldu. Darbeye karşı direnişin en örgütlü olduğu kent El Alto’daysa darbenin ardından halk kentin tüm yollarını kapatmış durumda. Dün El Alto’da sokağa çıkan on binlerce Bolivyalı darbeye karşı başkent La Paz’a doğru yürümeye başladı.

Ülkenin diğer yerlerinde de kitlesel eylemler devam ederken, Santa Cruz kentinde bir eylemci ağır yaralandı. Başkent La Paz’da toplanan halkaysa askerler biber gazıyla saldırırken kesin yaralı sayısına dair bir veri bulunmuyor.


Halk darbenin ardından kapatılan Bolivya TV ve Red Patria Nueva'nın tesisleri dışında basın özgürlüğü talep ediyor. Sloganlar: "Basın özgürlüğü" / "Whipala'ya saygı" / “Kardeşim Evo, Halk senin yanında ”



Diğer yandan Bolivya’nın birden fazla ulusu barındırdığını sembolize eden Whipala bayrağına karşı darbecilerin ve askerlerin saldırıları sürüyor. Ülkedeki İspanyol sömürgecilere karşı mücadelenin sembolü olan Whipala’yı yakma eylemleri darbenin hemen öncesinde sokaklara çıkan faşist çetelerce başlatılırken darbeci askerler törenler eşliğinde kendi üniformalarındaki Whipala’ları söküp sosyal medya hesaplarına yüklemeye başladılar.


ŞİLİ’DE MÜCADELE SÜRÜYOR; PİNOCHET DÖNEMİ ASKERLERİ EYLEMLERİ BASTIRMAK İÇİN GERİ DÖNDÜ

Zamlara ve neo-liberal politikalara karşı Şili’de başlayan eylemler 4. haftasına girmiş durumda. Ülke çapında 2 milyon Şililinin genel greve katılmasının ardından Sebastian Pinera hükümeti eylemleri bastırmak için 1973 diktatörlüğünde görev alan asker ve polisleri tekrar güvenlik güçlerine dahil etmeye başladı.

Cumhurbaşkanı Pinera, “Carabineros [ulusal polis] düzen ve güvenlik güçlerinin kabiliyetlerini arttırmak için emekli olan güvenlik kuvveti üyelerinin yeniden entegrasyon olasılığını açmaya karar verdik” dedi.

Liman, tarımsal sanayi, ticaret, bankacılık, sağlık ve kamu hizmetleri çalışanları ile öğretmenler ve öğrenciler Salı günü genel greve çıkmıştı.

Şili’de eylemlerin başlamasından 28 gün sonra hâlâ ülkede protesto gösterileri olmadan tek bir gün yaşanmadı.

Şili hükümetine yönelik büyük gösteriler, metro ücretlerinde 30 centlik bir artış nedeniyle 14 Ekim'de Santiago' da başladı.

Metro zammı Piñera tarafından iptal edilirken, Şilililer milyonlarca insan için ekonomik ve sosyal hakların sistematik olarak geri çekilmesiyle sonuçlanan neo-liberal politikaların "30 yılını" sorgulamaya başladıkça toplumsal eylemler güç kazandı.

Ulusal İnsan Hakları Enstitüsü'ne (NHRI) göre, geçtiğimiz ay Şili'de en az 5.629 kişi gözaltına alındı ve 2.009 kişi yaralandı.

ARJANTİN VE VENEZUELA HALKI BOLİVYA’NIN YANINDA

Binlerce gösterici, salı günü, Arjantin’in Buenos Aires’teki Bolivya Büyükelçiliğine doğru başkentin ana caddesi boyunca yürüdü ve darbeyi kınadı. Arjantin halkı meşru Cumhurbaşkanı Evo Morales’e tam destek verdi.

Arjantin’de gerçekleşen eylemde "Daha iyi döneceğiz, savaşacağız, kazanacağız ve geri döneceğiz. Çok yaşa Evo Morales Ayma" sloganları öne çıktı.


Venezuela’daysa Devlet Başkanı Nicolas Maduro, direnen Bolivya halkını Whipala’yla selamladı.


Maduro darbeye karşı “Venezuela'dan Bolivya'daki oligarşik ve ırkçı çetelerin yaktığı çeşitlilik, eşitlik ve birliğin sembolü olan Wiphala'ya saygı istiyoruz. Yaşasın yerli halklar! Çok yaşa Evo Morales!” mesajını paylaştı.


DARBEYİ DESTEKLEYENLER TANIDIK; BOLSONARA, GUAIDO, KANADA, ABD...

Bolivya’da darbenin hemen ardından Brezilyalı faşist devlet başkanı açıkça Evo Morales’in karşısında dururken, BRICS oturumu esnasında Bolivya konusunu konuşmayı "yasakladı". BRICS’in üyelerinden Rusya darbeyi açıkça “planlı bir darbe” olarak nitelendirirken, Bolsonaro, danışmanlarına "darbe" konusunda konuşmamayı emretti.

Dün ABD ve Kanada darbeye desteklerini açıklarken ABD’nin başarısız darbe girişiminde kullandığı kukla Juan Guaido’ysa darbeyi selamladığı mesajına “Venezuela Devlet Başkanı” imzası koydu.