İzzettin Önder
Biraz Nefes
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:51 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:51
İzzettin Önder'in “Biraz Nefes” başlıklı yazısı 25 Şubat 2013 Pazartesi tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.
Bir asistan YÖK tasarısı hakkında meslektaşlarına ve öğrencilere açıklama yapıyor, rektörlük soruşturma açıyor. Bir öğretim üyesi Komünist Manifesto üzerine ders yapıyor, şikayet üzerine hakkında soruşturma açılıyor. Bir üniversitede dekan yardımcısı işi-gücü bırakmış öğrencilerin etek boyu ile uğraşıyor. En tepedeki yargı başkanı dahi yargı alanındaki hak ihlallerini dile getiriyor, ama ilgililer kılını dahi kıpırdatmıyor. Bu gidişe yeşil ışık yakmış olan “ampul aydınları” ise bugün yaptıklarını temizleme dürüstlüğünü dahi gösteremeden, susuyorlar. Genç kızlar yüzlerini göz alacak şekilde makyajlamaktan çekinmiyor, ama beyinlerini devreden çıkarırcasına, kafalarını sıkıyorlar. Baskı altında böylesi davranışa da “demokrasi” deniyor. Başbakan kaç çocuk doğuracağımız konusunda dahi öğüt verebiliyor, ama toplumda yükselen genel ve kadınlara karşı şiddete karşı bir kelam dahi etmiyor. Ülkelerin bekasının teknoloji ile sağlanabileceği bir dünyada bir bakan piyasa talebinin olmadığını gerekçe göstererek bazı üniversitelerin temel bilimler bölümünün kapatılabileceğini söyleyebiliyor. Bunlar sorunlarımızın sadece çok küçük bir bölümü. Boğuluyorum ve bu gidişattan derin kuşku duyuyorum Türkiye nereye sürükleniyor!
* * *
Böylesi çölleştirilen ortamda vahadan söz ederek, hiç değilse bu yazı boyunca biraz nefes alalım. Kitapçılarda veya kitap fuarlarında mutlaka “30 Saniyede Ekonomi” gibi bir başlık ve bu seri içinde kapsanan ve birçok alanı konu alan 30 Saniyede serisini fark etmişsinizdir. Aynı şekilde, kitapçı raflarında Ölmeden Önce serisi ile karşılaşmış ve bu seride okuyucuya sunulmuş olan çeşitli kültür alanlarını inceleme olanağı bulmuşsunuzdur. Belirli aralıklarla piyasaya sürülmüş olan ve çok çeşitli alanları kapsayan 30 Saniyede ve Ölmeden Önce serisindeki kitaplar ilginizi çekmiş, hatta belki de kütüphanenizde yerlerini almışlardır. Zeynep ve Murat Yığcı kardeşlerin kurmuş oldukları Caretta şirketinin bu yayınları edebiyat ve bilim dünyamıza çok önemli katkı niteliğindedir.
30 Saniyede serisinde şimdiye dek yayınlanmış olan Politika, Psikoloji, Ekonomi, Felsefe ve Dünya Dinleri başlıklı kitaplar herkes tarafından rahatlıkla okunabilen eserler olmanın ötesinde, ilgili fakülte ya da yüksek okullarda yardımcı el kitabı olarak da kullabilir niteliktedir. Bu dizideki kitaplarda ele alınan konuların alt bölümleri ve konu ile ilgili teoriler öz fakat anlaşılır biçimde okuyucuya verilmektedir. Ele alınan konu bir sayfada anlatılmakta, sayfanın yanında bir cümle içinde ana fikir öz olarak verilmekte, konu ile ilgili teoriler hatırlatılmakta ve alanın ileri gelenleri kısa biyografileri ile tanıtılmaktadır. Dünyanın önde gelen basımevlerinden Ivy Press yayınlarının 30 Saniyede dizisinin tercüme ve yayın hakkını almış olan Caretta şirketi ileriki dönemde bu dizinin diğer alanlardaki kitaplarını da okucularla buluşturmaya hazırlanmaktadır.
Caretta şirketinin okuyucularla buluşturduğu diğer ilginç yayınını da Ölmeden Evvel serisi oluşturmaktadır. Ölmeden Evvel serisinin yayın hakkı Quinted Book şirketinden alınarak, şimdiye dek 1001 Kitap, 1001 Resim, 1001 Albüm vb başlıklar altında kitaplar olarak okuyucuya sunulmuştur. Serinin çok önemli özelliği ele alınan konuların tarihsel ve sosyolojik ortam ve koşulları ile sunulmasıdır. Örneğin, “Ölmeden Evvel Okumanız Gereken 1001 Kitap” başlıklı eserde, literatürde dünya çapında ünlü eserler, yazarlarının kısa biyografileri, eserin basım tarihi, basımevi açıklamaları yanında, bir sayfa boyunca konu hakkında bilgi verilerek açıklanmaktadır. Ölmeden Evvel Görmeniz Gereken Resim ya da Ölmeden Evvel Dinlemeniz Gereken Album gibi seride yer alan diğer eserlerle de aynı sistematikle okuyucu bilgilendirilmektedir.
Caretta yayıncılık çocuklar dünyasına eğitici ve eğlendirici kitaplar da hazırlamaktadır. Pinokyo’dan Red Kit’e varan birçok eğitici ve eğlendirici eser çocuk dünyasına kazandırılmıştır.
Kitap okumak üzerine çok şey söylenebilir. Çok kitap okumak mı, yoksa çeşitli alanda kitap okumak mı, diye sorulduğunda, yanıtım, hiç tereddütsüz, çeşitli kitap okumak olur. Devamlı aynı alanda okuma yapmak fikirlerin kalıplaşmasına ve hatta bireyin bağnazlaşmasına yol açabilir. Oysa, çeşitli alanda kitap okumak bireyi çok yönlü ve analitik düşünceye yöneltebilir.
Eğitim sistemimizin çok önemli bir eksiği, okullarda ders kitapları dışında edebiyat, sanat, felsefe ya da sair alanlarda müfredat dışı okuma alışkanlığı kazandıracak faaliyetlerin olmamasıdır. Bu eksikliğin giderilebileceği en uygun ortam olan edebiyat veya felsefe derslerinde ise, maalesef, salt kişilerin doğum ve ölüm tarihleri ya da eserlerinin adları gibi tümü ile ezbere dayanan yaklaşımlar yapılmaktadır. Oysa, bir edebi ya da felsefe eserinin kimin tarafından yazıldığından daha önemlisi, hangi ekonomik ve sosyal ortamda yazıldığı ve neyi ifade ettiği ya da amaçladığıdır.
Umarım bir gün vaha tüm çevreyi canlandırır ve bu zulmeti yıkar!