Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Tahir Öngür

Sudaki Arseniğe Dair 1

Yayın Tarihi: 07.05.2021 , 23:36 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:36

SUDAKİ ARSENİK KÜRESEL KAPİTALİZMİN EGEMENLİĞİNDEN &OumlNCE NEDEN KANSER YAPMIYORDU ?

&Oumlnce, i&ccedilme-kullanma suyu olsun diye Ankara&rsquoya y&oumlnlendirilen Kızılırmak suyunda y&uumlksek arsenik olduğu ortaya kondu. ASKİ, ODT&Uuml Raporlarını kullandık, su temiz derken, ODT&Uuml Rekt&oumlr&uuml bunun yalan olduğunu, ODT&Uuml&rsquon&uumln analizlerine g&oumlre Kızılırmak suyunda y&uumlksek arsenik olduğunu a&ccedilıkladı. Sonra, ABB, Hıfzısıhha Raporlarıyla kente verilen arıtılmış suda fazla arsenik olmadığını a&ccedilıkladı. Bu kez ODT&Uuml &oumlzel olarak arseniğe y&oumlnelik bir arıtma olmadan nasıl olup ta Kızılırmak suyundaki arseniğin b&oumlyle azalabildiğini sorguladı. Bu arada, sudaki zararlı bileşenlerin yalnızca arsenik olmadığı, kadmiyum ve başka ağır metallerin de var olduğu ve bunun g&oumlzlerden ka&ccedilırıldığı ileri s&uumlr&uumlld&uuml.

Ardından da CHP/AKP yerel y&oumlnetim kapışmasının r&oumlvanşı geldi. İzmir kentlisine i&ccedilme-kullanma suyu olarak sunulan suyun &oumlnemli bir b&oumll&uumlm&uumlnde de, arsenik i&ccedileriği izin verilen sınırların olduk&ccedila &uumlzerinde idi. İzmir&rsquoin kuzey il&ccedileleri olan Karşıyaka, Bostanlı, Bayraklı, Egekent ve &Ccediliğli&rsquode i&ccedilme/kullanma suyundaki arseniğin izin verilen sınırın &uumlzerinde olduğu belirlendi. Bu konuda Sağlık Bakanlığı Belediye&rsquoyi uyarmış ama, Belediye barajların da boş olduğunu belirtip bu konuda muafiyet istemişti. Elbette bu konuda bir hoşg&oumlr&uuml g&oumlsterilmedi. Bazı kuyular zaman zaman devreye alındığı i&ccedilin, arsenik miktarları 40-50 &microg/l&rsquoden, 13-14 &microg/l&rsquoye kadar d&uumlşt&uuml ama bir t&uumlrl&uuml sınır değerlerin altına indirilemedi.

Belediye &oumlnce durumu yadsımaya &ccedilalıştı. Sosyal Demokrat olsun da &ccedilamurdan olsu diye d&uumlş&uumlnen bazı İBB savunucuları, bunun emperyalizmin arıtma tesisi pazarlama komplosu olduğunu, arseniği y&uumlksek suyu i&ccedilince &oumlyle hemen bir zarar g&oumlr&uumllmediğini yazdı. Ama sonunda, su faturalarına o suyun i&ccedililmemesi yazılmak durumunda kalındı. Kentte damacanalı su satışları %60 arttı. Adı duyulmamış markalar kente h&uumlcum etti. İzmirliler elde bidon kuyruklara girerken, lokantalar vitrinlerine &ldquoYemeklerimizde şebeke suyu kullanmıyoruz&rdquo yazıları asıyordu. 19 litresi 3,5-5,5 YTL&rsquoden satılan damacana suyunu alan vatandaşın b&uumlt&ccedilesine katkıda bulunmak i&ccedilin, İzmir B&uumly&uumlkşehir Belediyesi d&uumlş&uumlk t&uumlketimde suyun ton fiyatını 1,19 YTL&rsquoden 0,10 YTL&rsquona d&uumlş&uumlrd&uuml. Damacana suyu fiyatlarının %50 arttığı g&oumlr&uumlld&uuml. Su arıtma aygıtları satışında da patlama oldu. AK Parti İzmir İl Başkanı Aydın Şeng&uumll ise, arsenikli suyun CHP zihniyetinin bir &uumlr&uumln&uuml olduğunu iddia ederek &ldquosiyaset&rdquo yapıyordu.

Sonra Sağlık Bakanı konuştu: daha 12 &oumlnemli kent merkezinde ve bir s&uumlr&uuml başka yerleşme yerinde y&uumlksek, izin verilen sınırın &uumlzerinde arsenik vardı. Bunlar uyarılmış ve bazılarındaki kuyular kapatmış, bazılarında arıtma &oumlnlemleri alınmış ama yine de, halen 5 il merkezinde y&uumlksek arsenikli su kullanılıyor muştu!

&Oumlrneğin, bir yıl &oumlnce de, i&ccedilme/kullanma suyunda y&uumlksek arsenik belirlenen Manisa&rsquoda arıtma tesisi kurulmuş ve sorun &ccedil&oumlz&uumllm&uumlşt&uuml.

Ardından &ccedileşitli yerleşim yerlerinden panik, kaygı ve yalanlama haberleri geldi.

Emet&rsquote 30 yıldır musluklardan arsenikli su akıyormuş. Daha 6 yıl &oumlnce NTV&rsquode yapılan bir programa telefonla katılan Belediye Başkanı su kaynağının değiştirileceğini, y&oumlrede yapılmış bir sağlık taramasından ise haberi olmadığını belirtiyordu.

Soma&rsquodaki i&ccedilme suyunda (10 mikrogram/l yerine 27 &microg/l ) y&uumlksek arsenik olduğu ortaya &ccedilıktı. Bir yandan kente su sağlayan 11 kuyu denetim altına alındı bir yandan da, sudan arsenik arıtan bir tesis i&ccedilin teklif alındı.

Afyonkarahisar&rsquoda Belediye Başkanı &ldquoK&uuml&ccedil&uumlk&ccedilobanlı&rsquodaki kuyularda y&uumlksek ( 111-91-85 &microg/l) arsenik var, ama artık kente oradan su vermiyoruz&rdquo diyerek halkın &oumln&uumlnde su i&ccedilip, malum basını su&ccedillayıp, 30 yıldır o su kullanılıyordu bir şey olmadı diyerek durumu kurtarmaya &ccedilalışıyordu.

Babaeski&rsquode pompa &ccedilıkışlarında belirlenen arsenik i&ccedilerikleri 10,07-14,06 &microg/l arasında değişen miktarlarda &oumll&ccedil&uumlld&uuml. Yerel basın halkın kaygılarını yansıtıyordu.

Niğde Valisi Sebahattin &Oumlzt&uumlrk, daha &oumlnce arsenikli olduğu tespit edilen ve kapatılan i&ccedilme suyu kuyularının dışında kentteki pek &ccedilok kuyuda daha izin verilen değerlerin &uumlzerinde arsenik olduğunun belirlendiğini bildirdi. Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezinde yaptırılan tahlil sonu&ccedillarının, daha &oumlnce arsenik olduğu tespit edilen ve Niğde Belediyesince kapatılan i&ccedilme suyu kuyularının dışında kentteki başka bazı i&ccedilme suyu kuyularında daha Sağlık Bakanlığının sınır değerlerinin &uumlzerinde arsenik olduğunun belirlendiği a&ccedilıklandı.

İ&ccedilme/kullanma suyunda arsenik oranı en y&uumlksek olan kentlerden birinin de Nevşehir olduğu bildiriliyordu. Vali, yapılan araştırmalar sonucunda 19 belde ve 64 k&oumlydeki suda arsenik oranının izin verilen d&uumlzeyin &uumlzerinde olduğunun belirlendiğini a&ccedilıkladı. &Uumlrg&uumlp Kaymakamlığı 2 k&oumlyde arıtma tesisi kurmuş ve burada arıtılan suda yapılan tahlillerde arsenik oranının binde 6 oranına gerilediği belirlenmişti. Bunun &uumlzerine 19 beldeye arıtma tesisi kurulması i&ccedilin gerekli &oumldenek alınmış ve 64 k&oumly i&ccedilin de temaslar devam ediyordu.
Aksaray &Uumlniversitesi&rsquonin yaptığı bir &ccedilalışmanın sonu&ccedillarını a&ccedilıklayan Rekt&oumlr yardımcısı, Aksaray'ın şebeke suyunu sağlayan Melendiz &Ccedilayı kaynağından Mamasın Barajı'na kadar olan kısımda, suyun i&ccedilerdiği arsenik değerlerinin 13-86 &microg/l arasında değiştiğini, Mamasın Barajı'ndan itibaren arıtma tesisi girişine kadar olan kısımlarda arsenik değerlerinin 98 &microg/l&rsquoye kadar ulaştığını, Belediye arıtma tesisinden şebekeye verilen bu suyun arsenik değerinin ise 10 &microg/l&rsquonin altına d&uumlşt&uumlğ&uumln&uuml ve 8-10 &microg/l arasında değiştiğini a&ccedilıklıyordu. Aksaray'da şebekenin diğer kaynağı olan Bağlı K&oumly&uuml artezyen kuyularından gelen suların i&ccedilerdiği arsenik değerlerinin ortalama 29 &microg/l dolayında olduğunu belirten Rekt&oumlr Yardımcısı, bu su kaynağının devre dışı bırakıldığını kaydetti. &Uumlniversite tarafından, Aksaray'daki tatlı su &ccedileşmelerine tek kaynaktan su verilen Helvadere ve Tiyatro Kavşağı'nda bulunan &ccedileşmeden alınan su &oumlrneklerinde de 24 &microg/l arsenik tespit edilmiş ve tatlı su &ccedileşmelerine gelen suların arıtılmadığına işaret ediliyordu.

&Ccedilankırı Valiliğince yaptırılan denetimlerde de ilin i&ccedilme suyundaki arsenik miktarının D&uumlnya Sağlık &Oumlrg&uumlt&uumlnce belirlenen sınırların &uumlzerinde olduğu belirlendi. Valilik&ccedile kurulan &ldquo&Ccedilankırı İli İ&ccedilme Suları İzleme ve Denetleme Komisyonu&rdquo toplantısında y&uumlksek arsenik oranına karşı hangi &oumlnlemlerin alınabileceği tartışıldı.

Sağlık Bakanı&rsquonın sorunu &ccedil&oumlzemediğini belirttiği illerden biri olan Kars&rsquota, Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu, Sağlık Bakanlığı'nın kentteki i&ccedilme suyu şebekesi ve su kuyularında yaptığı arsenik tahlil &ccedilalışmalarının sonu&ccedillandığını belirterek, &quotKars T&uumlrkiye'nin en sağlıklı ve temiz suyuna sahiptir&quot dedi. Sağlık Bakanlığı'nca yapılan incelemede &Ccedilerme ve Borluk k&oumlylerinden gelen şehir şebeke suyunda arsenik bulunmadığının belirlendiği ve Digor yolu TOKİ evlerinin bulunduğu yerlerde arsenik oranının biraz fazla olduğu, burada TOKİ tarafından a&ccedilılmış bir kuyu bulunduğu, ayrıca Cumhuriyet k&oumly&uumlnde de bir kuyunun suyunda arsenik değeri 30 &microg/l olduğu i&ccedilin bunun da kullanım dışı bırakıldığı bildirildi.&nbsp

Sivas'ın Şarkışla il&ccedilesinde de, i&ccedilme suyunda arsenik olduğu belirlendi ve Şarkışla Belediyesi, arsenikli suyu kullanmamaları i&ccedilin vatandaşları uyardı. Yapılan analizler sonucu i&ccedilme suyundaki arsenik oranının y&uumlksek &ccedilıktığını belirten belediye yetkilileri, su kullanımının sakıncalı olduğunu radyo yayını ve yerel gazetelere verdikleri ilanla duyurdu. İl&ccedilede bulunan bazı &ccedileşmelerin &uumlzerine kullanılamaz yazısı asılarak vatandaş uyarıldı. İ&ccedilme suyu i&ccedilin yakın k&oumlydeki &ccedileşmelerin kullanılması istendi. Belediye yetkilileri, vatandaşın daha sağlıklı su i&ccedilmeleri i&ccedilin &ccedilalışmalara başlandığını duyurdu.

Y&uumlz&uumlnc&uumlyıl &Uumlniversitesi Veteriner Fak&uumlltesi&rsquonde yapılan bir &ccedilalışmaya g&oumlre Van İl merkezi ve il&ccedile ve k&oumlylerinde analiz edilen 77 su &oumlrneğindeki arsenik i&ccedileriğinin izin verilen sınırın pek &uumlzerine &ccedilıkmadığı belirlenmiştir. Ama, Birleşmiş Milletler &Uumlniversitesi tarafından 2003 yılında d&uumlzenlenen &ldquoAsya&rsquoda Arsenik Kirliliği Felaketi&rdquo konulu sempozyuma bir bildiri sunan İran Tahran &Uumlniversitesi Tıp Fak&uumlltesi bilim insanlarının &ccedilalışmasına g&oumlre de, sınırın hemen &oumlte yanında, K&uumlrt b&oumllgesindeki su kuyu ve kaynaklarındaki arsenik miktarları 1480 &microg/l&rsquoye kadar &ccedilıkıyor. Gen&ccedil volkanik kayalarla kaplı Van ve y&oumlresinde daha dikkatli bir &ccedilalışmanın gerektiği a&ccedilık.

Kuşkusuz, uğraşılsa daha nice yerleşim yerine sağlanan i&ccedilme/kullanma suyunda sağlığa zararlı oranlarda arsenik bulunduğuna ilişkin daha ne haberlere ulaşılabilir.

Hayır, bu konunun b&oumlyle dile d&uumlşmesini Melih G&oumlk&ccedilek&rsquoe bor&ccedillu değiliz. Arseniğin zararları da, &uumllkemiz yer altı sularında arsenik bolluğunun yaygınlığı da, alınabilecek &oumlnlemler de, halka sağlıklı ve yeterli su sağlamanın bir kamu g&oumlrevi olduğu da &ccedilok iyi biliniyordu. İlgilenenler d&uumlnyanın bu konuyla nasıl i&ccedilli dışlı olduğunu da biliyorlardı d&uumlnyanın peşinden, hi&ccedil değilse D&uumlnya Sağlık &Oumlrg&uumlt&uuml, DS&Ouml(WHO) uyarısıyla bu kamu g&oumlrevini yerine getirme yolunda bazı gelişmeler olduğunu da.

Ancak, &ldquoTıp Kurumu&rdquonun, &ccedilok &oumlnceden anımsattığı şekilde,

&ldquoAB'ye uyum s&uumlreciyle ilintili olarak 25 Şubat 2005'te y&uumlr&uumlrl&uumlğe giren Sağlık Bakanlığı &quotİnsani T&uumlketim Ama&ccedillı Sular Hakkındaki Y&oumlnetmelik&quotin &quotBilgilendirme ve Rapor Edinme&quot başlıklı 14. Maddesine g&oumlre: &quotYetkili mercilerce i&ccedilme-kullanma sularıyla ilgili olarak t&uumlketicilere g&uumlncel ve yeterli bilgilerin sağlanması gerekmektedir.&quot Yine adı ge&ccedilen y&oumlnetmeliğin aynı maddesinde &quotSuların kalitesi hakkında t&uumlketicileri bilgilendirmek i&ccedilin &uuml&ccedil yılda bir rapor yayınlanır. Rapor en azından g&uumlnde ortalama 1000 metrek&uumlp&uuml aşan ya da 5000'den fazla kişiye hizmet eden b&uumlt&uumln m&uumlstakil su kaynaklarıyla ilgili bilgileri i&ccedilererir. Rapor &uuml&ccedil takvim yılını kapsar ve bu d&oumlnemin sonundan itibaren bir takvim yılı i&ccedilinde yayınlanır&rdquo h&uumlkm&uuml de yer almaktadır.

Y&oumlnetmeliğin a&ccedilık h&uumlk&uumlmlerine karşın Sağlık Bakanlığınca i&ccedilme kullanma sularına ilişkin başta arsenik olmak &uumlzere t&uumlketicilere g&uumlncel ve yeterli bilgi sağlanmamış, n&uumlfusu 5000'i ge&ccedilen su kaynaklarıyla ilgili T&uumlrkiye'yi t&uumlm&uumlyle kapsayan bir rapor da&rdquo
hazırlanmamıştır.

Demek ki yanılmışız! İyi ki, Melih G&oumlk&ccedilek &ldquoşecaat arz etmiş&rdquo te, durumun vehameti ortaya d&oumlk&uumll&uumlvermiş.

İ&ccedilme ve kullanma sularında y&uumlksek arsenik bulunması ger&ccedilekten vahim.
&Oumlnce, buna bakalım.

ARSENİĞİN ETTİKLERİ

Arsenik, bir zehir. Arseniğin sağlığa olumsuz etkileri 200 yıldır biliniyor. Tarih boyunca birisini zehirlemek isteyen i&ccedilin en uygun kimyasal. &Ccedil&uumlnk&uuml zehirlenen kişide bir iz bırakmıyor.

Bir kerede y&uumlksek miktarda inorganik arsenik alanlar mide ve bağırsak rahatsızlıkları, kalp damar ve merkezi sinir işlevlerinde yıkım, &ccediloklu organ bozulmaları ve bazen de &oumll&uumlmle karşılaşıyor. Sağ kalabilenlerde kemik iliği azalışı, kanda alyuvarların azalışı, karaciğer b&uumly&uumlmesi, derinin kararması, sinirlerin hastalanması ve beyin hastalıkları ortaya &ccedilıkıyor. Bu akut arsenik zehirlenmelerinin etkisi 30-60 dakikada g&oumlr&uumll&uumlyor. Yiyecekle alınmışsa daha uzun s&uumlrede etkili olabiliyor.

Arseniği, sağlık a&ccedilısından &oumlzel kılan ise, az da olsa s&uumlrekli alındığında kanser yapıcı oluşu.

Arsenikten kaynaklanan hastalıklar cilt yaraları, kara ayak hastalığı, şeker hastalığı, hiper tansiyon, deri kanserleri ve i&ccedil organ kanserleridir. Kronik arsenik alımları sonucunda deride g&oumlzlenen değişiklikler arsenikozis olarak adlandırılır. Kara ayak hastalığı da bir periferal damar hastalığıdır ve kangrene kadar ilerler, ayakların kesilmesi gerekir. Karşılaşılan kanser t&uumlrleri arasında ise deri, akciğer, mesane ve b&oumlbrek kanser t&uumlrleri başta gelir.

Arseniğin kronik hastalıklara neden olduğu daha 1940&rsquoların başında İngiltere&rsquode bir sodyum arsenit fabrikası &ccedilalışanlarında artan kanser olaylarından sonra anlaşılmış. Arseniğin toz olarak solunması bu durumdaki maruz kalma yolu olarak belirlenmiş.&nbsp Cilt hastalıklarına neden oluşu da daha 19. Y&uumlzyılda anlaşılmış. 1900&rsquolerin başlarında Meksika, Şili ve Arjantin&rsquode &ccedilok sayıda cilt kanseri g&oumlr&uumll&uumlş&uuml arseniğe bağlanmış. 1920&rsquolerden beri Tayvan&rsquodaki kara ayak hastalığı ve kangrenin arsenikli sularla ilişkisi anlaşılmış ve 1950&rsquoden sonra bu ilişki iyice kesinleşmiş.

1988&rsquode ABD&rsquonde EPA&rsquonın yaptığı bir &ccedilalışma 50 &microg/l kronik arsenik alımının 400 kişiden birinde bu t&uumlr kanserlere neden olabildiğini ortaya koymuş. Aynı doz i&ccedilin yine EPA&rsquonın 1992&rsquode yaptığı bir &ccedilalışmayla da i&ccedil organ kanserlerinden &oumll&uumlm oranının 100 kişide 1,3 olduğunu ortaya koymuş. Yine ABD&rsquonde Ulusal Araştırma Konseyi&rsquonin 1999&rsquoda yaptığı bir &ccedilalışmayla aynı dozda t&uumlm kanserlerden &oumll&uumlm riskinin 100 kişide 1 olduğu ortaya konmuştur. İngiltere&rsquode yapılan bir başka araştırmada &oumlm&uumlr boyu 25 &microg/l arsenik i&ccedileren su i&ccedilen 100 kişiden 5&rsquoinde b&oumlbrek kanseri oluşacağı sonucuna varılmış. D&uumlş&uumlk arsenik i&ccedilerikli de olsa uzun yıllar buna maruz kalınması durumunda &ccedileşitli cilt sorunları da g&oumlr&uumll&uumlyor. &Oumlnce, ellerde ve ayaklarda koyu lekeler, beyaz lekeler ya da keratoz (deride boynuzsu madde gelişmesi ve derinin &ccedilatlaması) ortaya &ccedilıkar. Bu durum on ya da daha uzun yıllar s&uumlrd&uumlğ&uumlnde cilt kanseri beklenir. Yirmi otuz yıl 500 &microg/l dozlu arsenik etkisi altında kalınırsa bu durumdaki insanların %10&rsquounda i&ccedil organ kanserlerinin ortaya &ccedilıkacağı &oumlng&oumlr&uumllm&uumlş.

G&oumlr&uumln&uumlşe g&oumlre, doz ve etkilenme ilişkisi doğrusaldır, bir sı&ccedilrama noktası bulunmamaktadır. Ne kadar y&uumlksek arseniğe maruz kalırsanız hastalık riski o kadar y&uumlkselir. 1000 &microg/l dozda artık hastalıkla karşılaşma riski %100&rsquoe ulaşır.

Şili&rsquode ise arsenikten etkilenenlerde &ccedilok sigara i&ccedilenlerdekinden bile daha fazla akciğer kanseri olduğu, hele akciğerleri yeni oluşan &ccedilocuklar arsenik etkisinde kaldığında, daha sonra akciğer kanseri olma riskinin 10 kat arttığı ortaya kondu.

Arseniğe maruz kalındığında &uumlreme bozuklukları olduğu da bulgular arasında. Bu nedenle doğum &oumlncesi cenin &oumll&uumlmleri, &oumll&uuml doğumlar, yenidoğan &oumll&uumlmleri artarken, doğum ağırlığında azalma, d&uumlş&uumlk, doğuştan sakatlıklar g&oumlr&uumllebiliyor.

Organik arseniğin, inorganik arsenik kadar zararlı olmadığı biliniyor.

Arseniğin zehirleyiciliğinin başka bazı metallerle artıp eksilebildiği, &oumlrneğin &ccedilinko arttığında arseniğin zehirleyiciliğinin azaldığı da belirlenmiştir.

Arsenik insan bedenine &oumlzellikle suda &ccedil&oumlz&uumlnm&uumlş olarak girer.

Ancak, y&uumlksek arsenikli suyla yetiştirilen bitkilerde de y&uumlksek arsenik birikimleri olduğu anlaşılmaktadır. Bu birikimin &oumlzellikle bitkilerin k&oumlk sistemlerinde oluştuğuna ilişkin araştırma sonu&ccedilları bulunmasına karşın, &oumlrneğin, GD Asya&rsquoda s&uumlrekli olarak bu sularla sulanan pirin&ccedillerle beslenmeden &oumlt&uumlr&uuml halk sağlığının tehdit altında olduğu belirtilmektedir. Bu bitkilerin k&oumlk ve saplarıyla beslenen hayvanların s&uumlt ve etleri de sonu&ccedilta halk sağlığını olumsuz etkilemektedir.

Meksika&rsquoda 2002 yılında yapılan bir &ccedilalışmada, sudaki arsenik derişimi 400 &microg/l iken bile alınan arseniğin %30&rsquounun sudan değil besinlerden alındığı ortaya konmuştur. Yine EPA&rsquonın bir araştırmasıyla pirin&ccedilteki arseniğin %35&rsquoinin inorganik, sebzede %5 ve meyvede %10 olduğu belirlenmiştir. Batı Bengal&rsquode yapılan benzer bir &ccedilalışmada da pirin&ccedilteki inorganik arsenik oranının toplamdaki payı %95, sebzede ise yine %5 bulunmuştur. Besinlerle alınan arseniğin miktarını etkileyen bir başka husus ta pişirmede kullanılan suyun arsenik i&ccedileriğidir. Yapılan bir &ccedilalışma 120&degC&rsquoı aşan sıcaklıklarda bile arseniğin değişmediğini, dolayısıyla yemek pişirme ve kaynatmanın olumlu bir etkisinin beklenemeyeceğini ortaya koymuştur.

Halk sağlığını olumsuz etkileyen bir başka arsenik aktarımı da havayla olmaktadır. Y&uumlksek arsenik i&ccedileren k&oumlm&uumlr yakıldığında da yaygın halk sağlığı sorunlarıyla karşılaşılabilmektedir. &Ccedilin&rsquoin Guizhou y&oumlresinde bu şekilde etkilenmiş 3000 kadar arsenik hastası bulunduğunun bildirilmesi uyarıcıdır. Arsenik yalnızca suyla alınmıyor. Solunan havada y&uumlksek arsenikli tozlar varsa bu da sağlık i&ccedilin yıkıcı sonu&ccedillar doğuruyor. Arsenik k&oumlkenli akciğer kanserlerinin &oumlnemli bir nedeni hava kirliliğidir. &Oumlzellikle demir dışı metal maden izabe tesislerinin &ccedilalışanları ve bu tesislerin &ccedilevrelerinde yaşayanlar bu a&ccedilıdan &ccedilok şanssız. D&uumlnyanın hemen her yerinden bu t&uumlr &oumlrnekler verilebiliyor. ABD&rsquonde Washington Tacoma ve Montana Anaconda&rsquodaki izabe tesisleri ile İsve&ccedil&rsquoteki R&oumlnnskar izabe tesisi &uumlzerinde olduk&ccedila ayrıntılı &ccedilalışmalar yapılmış. Arseniğe en uzun s&uumlre maruz kalanlarda SMR 316&rsquoya kadar &ccedilıkmış. İlk maruziyetten sonra ge&ccedilen s&uumlre uzadık&ccedila SMR&rsquoin de arttığı g&oumlr&uumllm&uumlş. Fransa&rsquoda, Kanada&rsquoda, Avustralya&rsquoda yapılan &ccedilalışmalar altın işletmesi &ccedilalışanlarının başkalarına kıyasla &ccedilok daha fazla akciğer kanseri olduğunu ortaya koymuş. Batı Avustralya&rsquoda altın madeni &ccedilalışanlarının, &oumlteki Batı Avustralya&rsquolı erkeklere g&oumlre &ccedilok daha fazla hasta oluşları saptanmış (SMR=140).

Benzer sonu&ccedillar g&uumlbre fabrikası &ccedilalışanları arasında da saptanmış. K&oumlm&uumlr santrallerinin &oumlzellikle baca k&uumlllerinde biriken y&uumlksek arseniğin, bu tesislerin &ccedilalışanlarında y&uumlksek akciğer kanseri riski yarattığı belirlenmiş.

Anılan &ccedilalışmalar, yılda yaklaşık &ge0,75 mg/m3&rsquol&uumlk bir maruziyet d&uumlzeyinde &oumlnemli bir istatistik akciğer kanseri riski oluştuğunu ortaya koymuştur.

İnsan bedeninde arsenik metabolizması ve kinetiği olduk&ccedila karmaşık bir konu. Bunu karmaşıklaştıran şeyler,
&bull&nbspFizikokimyasal &oumlzellikler ve biyolojik elverişlilik arseniğin hangi bi&ccedilimde olduğuna bağlıdır,
&bull&nbspArsenik alımının değişik yolları vardır (solumayla, yemek i&ccedilmekle ve deriden),
&bull&nbspArsenik alımı akut ya da kronik, bir kerelik ya da s&uumlrekli olabilir,
&bull&nbspArsenik alımı kısa s&uumlrede, orta ya da uzun s&uumlreli olabilir,
&bull&nbspHayvanların arseniğe dayanabilirliği insanlardan farklı olduğundan niceliksel dozlara dayanıklılığın &oumlng&oumlr&uumllebilmesi i&ccedilin hayvanların tepkisine g&uumlvenilememektedir.
D&uumlnyanın değişik yerlerinde yapılan &ccedilalışmaların sonu&ccedillarının kıyaslanmasında da g&uuml&ccedill&uumlkler vardır. Değişik yerlerdeki insanların g&uumlnde su i&ccediltikleri su miktarı aynı olmadığı gibi, su dışındaki besinlerden arsenik alımları da olduk&ccedila farklıdır.
Bilinen, daha &ccedilok su i&ccedilenlerin daha y&uumlksek risk altında olduklarıdır. Bazı &ccedilalışmalar iyi beslenenlerde, yetersiz beslenenlere g&oumlre arsenik k&oumlkenli hastalıklarla daha az karşılaşıldığını ortaya koymaktadır. D&uumlzenli olarak taze meyve yiyenlerin akciğer kanseri olma riski yarıya inerken, arsenikten etkilenenlerin &ccedilok sigara i&ccedilmesi ya da asbestten de etkilenmesi durumunda akciğer kanseri riskinin katlanmadığını, defalarca arttığını ortaya koyan incelemeler de var.
ABD&rsquonin Massachutes Eyaleti topraklarında Bangladeş topraklarındakinden &ccedilok daha fazla arsenik olmasına karşın, orada arsenikle ilgili hastalıklardan s&oumlz edilmeyişi, kuşkusuz Massachutes&rsquote yaşayanların yeraltısuyu i&ccedilmeyişleri ve iyi beslenmeleri, yani varsıl oluşlarındandır.

Tahir Öngür 'ın Son Yazıları