Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...
Serpil Güvenç

Serpil Güvenç

Altan Öymen ve Denizler

Yitirdiğimiz yoldaşlarımız için verdiği yürekli çaba dolayısıyla sevgi, saygı ve yakınlık duydum. Bu duygularım değişmeyecek ve Altan ağabey baskıya boyun eğmemiş kişiliğiyle belleğimdeki yerini hep koruyacak...

Yayın Tarihi: 26.07.2025 , 23:52 Güncelleme Tarihi: 27.07.2025 , 00:01

Mayıs ortasıydı. Gazeteci Rahmi Yıldırım telefon etti ve Altan ağabey’ in benimle konuşmak istediğini söyledi. Görüşmeyeli epey zaman olduğu için bu habere çok sevindim ve hemen kendisini aradım. Büyük bir incelik göstererek çok değerli katkılarda bulunduğu kitabımı yeni bir çalışmasında kullanmak için izin istiyordu! Hastalığını, gördüğü tedaviyi anlattı ve Ankara’ya geldiğinde görüşmek üzere noktaladık o sıcacık sohbeti. Bu kadar kısa bir süre içinde onu yitireceğimizi hiç düşünmemiştim.

İlk kez “Daracağına Mektuplar” üzerinde çalışırken görüşmüştük. Denizlerle ilgili Radikal ve Die Zeit’te iki yazı yazmıştı.  Radikal’de 12.12.2010 tarihli, “68 olaylarındaki Danny ve Deniz” başlıklı yazıda 68’li yıllarda Avrupa ve Türkiye’de “ağır cezalı suç işlememiş” iki gençlik liderinden Deniz’in asıldığını, Daniel Cohn Bendit’in ise Avrupa Parlamentosu’nda Yeşiller’in başkanı olduğunu vurguluyor, 68’li yıllarda Avrupa’da işçilerin de fabrika işgalleriyle dahil oldukları “düzen değişikliği”ni içeren taleplerin nasıl hasıraltı edildiğini, 68 gençliği denildiğinde ise “eşitlik, kardeşlik, iyilik, dayanışma, gelişme” gibi insani değerlerdeki eksiklikleri dünyaya anlatan gençlerin akla geldiğini ve saygıyla anıldıklarını yazıyordu.

Altan ağabey “Terörist ve Aynı Zamanda Kahraman” başlıklı yazıyı 11-12 Mart 1971’de Die Zeit’de yayınlamış. Israrla kendisi çevirerek bana yollamak istediğinde titizliğine de tanıklık ettim. Denizlerin rehin alıp daha sonra serbest bıraktıkları 4 ABD’li askeri konu alan yazıda, onlara nasıl iyi muamele edildiği anlatılıyor ve Deniz Gezmiş’in, sonu ne olursa olsun, halk tarafından “Türkiye’deki hayat şartlarının adaletsizliğine isyan eden bir ihtilalci” olarak görüleceği belirtiliyordu.

Altan ağabey’in Denizlerin idamı konusundaki çabaları yazılarının ötesine geçer. 

Bilindiği gibi, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının yargılandıkları Ankara 1 nolu Sıkıyönetim askeri mahkemesinde Ekim 1971’de ilk idam kararı çıktığında bir grup insan idamları durdurmak üzere bir imza kampanyası açmaya karar verdiler. Başı çekenler arasında Altan Öymen de vardı. O dönemde bir üniversitenin Tıp fakültesinde görev yapan sol eğilimli bir profesörün ve çok ünlü bir akademisyen hukukçunun bile çeşitli gerekçeler ileri sürerek imza vermekten çekindiği sıkıyönetim koşullarında toplanan 20 bine yakın imzayı TBMM’ye “dilekçe” olarak götürüp vermeyi üstlenen de oydu. Ayrıca, idam hazırlıklarının hızlandığı koşullarda elinde imzalarla ve “İstanbul’dan gelen arkadaşlarıyla” birlikte İnönü dahil TBMM’de milletvekilleriyle görüşüp derdini anlatmaya çabalayan da Altan ağabeydi…

Cunta imza toplayanları affetmedi. 

61 Anayasasının 62. Maddesindeki dilekçe hakkı nedeniyle haklarında dava açılmamıştı ama 3 Mayıs günü idamları durdurabilmek için Sofya’ya kaçırılan uçakla ilgili davada uzaktan yakından olayla ilgileri olmadığı halde Altan Öymen ve Erdal Öz yargılandılar. Olayı örgütlemekle suçlanmaktaydılar. 

Altan ağabey, kitabıma koymam için yolladığı, Radikal’de 13 Mayıs 2006’da yayınlanan “Erdal Öz ile Meclis’e Verdiğimiz Dilekçenin Akıbeti” başlıklı yazısında bu olayı hicvederek anlatır. İmzaları içeren dilekçenin “kadük” olduğu gerekçesiyle SEKA’ya gönderilip hamur edildiğini de…

Kitap vesilesiyle bu değerli insanı yakından tanımak ayrıcalığına sahip oldum. Nazik ve titiz kişiliğinin ardındaki mücadele kararlılığına herkes gibi ben de tanık oldum. Yitirdiğimiz yoldaşlarımız için verdiği yürekli çaba dolayısıyla sevgi, saygı ve yakınlık duydum. Bu duygularım değişmeyecek ve Altan ağabey baskıya boyun eğmemiş kişiliğiyle belleğimdeki yerini hep koruyacak...

Serpil Güvenç 'ın Son Yazıları