Selim Yalçıner
"Sol" İniyor Sol Çıkıyor
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:00 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:00
Almanya'da geçtiğimiz Pazar Günü yapılan seçimlerde Alman Sosyal Demokrat Partisi SPD büyük bir yenilgiye uğradı, biliyorsunuz. Alman Solu Linke ise, büyük bir sıçramayla yüzde 12'lik bir seçmen desteğini aldı. Alman politik yorumcuları, her iki partiye de rot, kırmızı diyorlar ama, Linke'nin, SPD'den büyük tartışmalarla ayrılan ve eski partisini hızla sağa kaymakla suçlayan Oskar Lafontaine ve komünist Gregor Gysi'den oluşan liderliğinin SPD'nin kırmızılığını pek de onaylamadıkları ve seçmenin, hangi partinin kırmızıyı hakettiğine karar verdiği ortada. Linke'ye oy veren seçmen, hiç bir yanılgıya yol açmayacak bir biçimde piyasacılığa ve bağımlılığa tepkisini ortaya koydu. Üstelik, genel seçimlerle birlikte eyalet yönetimini seçen Brandenburg'da, Linke yüzde 27,2, SPD ise yüzde 33 oranında oy aldı seçmenden, Almanya'nın tümüne genelleştirilemeyecek bir biçimde, bu da küreselleme safsatasının artık kabul görmediğinin kanıtı. Gene de sorunlar çözüm yoluna girmiş sayılmaz, iki değerlendirmeyle bu saptamayı açalım, biri Avusturya'dan, öbürü Almanya'dan.
Almanya'da genel seçimler yapıldığı gün, Avusturya'da da Oberösterreich Eyaleti'nin meclisi seçildi. Avusturya Sosyal Demokrat Partisi, daha önce yapılmış olan Vorarlberg Eyaleti Seçimleri'nde olduğu gibi, büyük oy kaybına uğradı. SPÖ'den kaçan oyların, FPÖ'ye (Kimileri bu partiye populist sağ diyor, kimileri de aşırı milliyetçi, ırkçı ünlü Jörg Haider'in ırkçı, Neonazi, Antisemitik, yabancı düşmanı söylemlerle oy tabanını genişlettiği parti, ki Haider, sonradan, bazı arkadaşları tarafından uzlaşmacılıkla suçlanıp yönetimden uzaklaştırılmıştı, şimdiki Başkanı Strache, gençlik yıllarında üniforma ve silahla eğitim gördüğünün kanıtlandığı Neonazi kamp fotoğraflarıyla ünlü) gittiği düşünülüyor. SPÖ de ne yapsın, kitlesinin politik olgunluğunu artırmaya hiç bir açıdan gücü yetmiyor, yabancı düşmanlığı (Türkiye göçmenlerine karşıtlık diye de okunabilir) kokan yasaların tümünü çıkardı, gene de seçmenini mutlu edemedi, şimdi Parti Meclisi'ni toplayıp yabancı düşmanlığı konusunda ne yapacaklarına –artık!- karar verecekler. Avusturya'da seçmen, büyük çoğunluğuyla Rus karşıtı (Böyle olan bir başka ülke daha anımsıyor musunuz?) ve bu tavrını anti-komünizmle de tanımlayabildiğinden, ülkenin çok köklü bir sosyalist geçmişi olmasına karşın, bu direniş dolu şanlı geçmişin izlerini silebilmek için yapılanları tereddütsüz desteklemiş durumda. Yani, kısaca, Avusturya seçmeni, işçi sınıfı mücadelesinin yükseltilmesine tam de gereklilik bulunan bir dönemde, hop, sağa kayıveriyor. Sosyal Demokratların inişi, her zaman sosyalist mücadelenin yükselişinin koşulu değil. Bu, bir.
İkincisi, Alman Sosyal Demokrat Partisi SPD, göründüğü kadarıyla, önümüzdeki yasama döneminde muhafelet yapacak. Bu, sosyalistler açısından çok tehlikeli gelişmelere yol açabilir. Güçlü (yapısıyla, üye sayısıyla düşünsel yanıyla değil) Alman Sendikalar Birliği DGB eğer SPD'nin kuyruğuna takılır ve sermayeye, piyasacılığa entegre durumunu sürdürürse, 'tehlikesiz gürültü'yle yoğunlaşan enerjiyi 'toprağa' verebilir. Bu durumda, Linke'nin, sosyalistlerin emekçilerin var olan ve artacağı beklenen sorunlarının sisteme ilişkin olduğunu, çok ayrıntılı ve zahmetli bir çalışmayla anlatmalarının zorunluk olarak görülmesi gerekecektir.
Almanya'da SPD'nin inişiyle Linke'nin yükselişi iyidir Avusturya'da SPÖ'nün inişiyle yabancı düşmanlığının yükselişi kötüdür. Ekonomik kriz, eğer önümüzdeki dönemde emperyalist kapitalist metropollerin kendi içlerine kapanmaları sonucunu da getirecekse, çalışanların kendileri gibi olanlara –sadece başka bir ülkede doğmuş olduklarından- düşmanlıklarının körüklenmesi olasılığı hiç de az değildir ve bu işçi sınıfı mücadelesiyle uzaktan yakından ilgili bir durum olmayacaktır, faşizmin konusu haline gelecektir. Geçen yüzyılda, Alman İşçi Sınıfı'nın yüzde 30'lara dayanan sosyalist bir potansiyelden, çok kısa bir süre içinde şoven bir hale dönüştürüldüğünü, bunun nasıl yapılabildiğini gördük. Tarihte hiçbir şey tekrarlanmaz ama sermaye de bir kez başvurup da olumlu sonuç aldığı yöntemlere geri dönmede tereddüt göstermez.