Selim Yalçıner
Sermaye Ölüme Yöneliktir, Komünistler Yaşama
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:32 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:32
Sermayenin savaşlarını yani katliamlarını komünistler önler. Bu, komünistlerden başka savaş karşıtı bulunmadığı anlamına gelmez. Ancak komünistler savaş karşıtı hareketlere, gerekli -olmazsa olmaz- bilinci getirirler. Savaşlara, o savaşları isteyen, planlayan, bu amaçla gerekli provokasyonları yapan, savaş için şovenizmi, şovenizmleri körükleyen sermaye –ister ulusal görünsün isterse küresel planların parçası olsun- sınıfı isteklidir karşısına ancak işçi sınıfının bilinci ve fiziksel varlığıyla çıkılabilir. İşçi sınıfının bilincini fiziksel varlığıyla ete kemiğe büründürenler ise komünistlerdir. Her yerde, her zaman ve koşulda. İnsanlık onuru, bu bilinçle ve bu bilincin toplumsallığıyla oluşur ve tarihe, savaş çıkartanlar değil, savaşları önleyenler, barışı kuranlar geçerler, olumlu ne varsa onlar temsil ederler.
Barış Seferi, bu nedenle önemlidir. Barış Seferi’ni medyanın büyük çoğunluğunun –ekonomik ve politik ve ‘yasal’ baskılardan da kaynaklanan nedenlerle- ‘görmemesi’, halkın da Barış Seferi’ni düzenleyenleri ve bu eyleme katılanları görmediği anlamına gelmez. Herkes, bir avuç savaş kışkırtıcısı dışında herkes, savaşa karşıdır ve komünistlerin savaşa, savaşlara karşı olduğunun bilincindedir. Barış Seferi, otobüslere doluşulduğu andan itibaren amacına ulaşmıştır. O otobüsler yola çıkarılmasa, çıkarılmamaları için kimi çok ‘komik’ gerekçeler öne sürülerek engellense de, bu, çevrede bulunanları tanıklıkları önünde gerçekleşmiştir. Bu tanıklıkları, görenler ve duyanların kafalarından silip atabilmek artık mümkün değildir.
Türkiye’nin her yerinden Hatay’a akmak isteyen Barış Seferi eylemcilerini, savaşın bu bilinçli karşıtlarını gören gördü, duyan duydu. Medyanın büyük bir kesimi, bu eylemi ‘görmedi’. Bu medya kesimi, şimdi kalkıp, kamuoyu araştırmalarında neden medyaya güvenin zayıf olduğuna hayıflanamaz. Medya’ya güven, zaten oldukça düşük bir profil gösteriyordu, şimdi profilden mrofilden söz edilemez artık medyaya güven konusunda.
Barış Seferi’ni otobüslerin başında, daha sonra yollarda engellemeye çalışanlara gelince: Onlar, ki tümü yoksul ailelerin çocuklarıdır, savaş çıktığında katliama uğratılacaklar arasındadırlar, kendilerini telef edilecek ‘sürü’ olmaktan çıkarmak isteyenlere herhalde kendi kendilerine kaldıklarında, minnet duyacaklardır. Bu duygudaşlık, medya büyük çoğunluğuyla ne derse desin, kendi sürecini yaşayacak, bu ülkenin onurlu insanlarına, Barış Seferi eylemcilerine saygıyı getirecektir, sağlaması kolaylıkla yapıldığında görülebileceği gibi hatta, getirmiştir de.
Sermaye, bir kere kullanılıp atılacak (mermi, bomba, top, tank, tüfek, uçak, helikopter ve de ‘insan’) ‘ürün’lerin kitlesel üretiminin sağlayacağı ‘birikim modeli’ne ağzı sulanarak baktığından savaş ister, komünistler tam da bu olmasın diye uğraşırlar.
Sermaye ölüme yöneliktir, komünistler yaşama. Bu ayrımı ortaya serebilmenin tek yolu, Barış Seferi gibi eylemlerle gerçekleri gösterebilmektir.
Daha fazla söze gerek yok: Barış Seferi’ni yapanlara, ÖDP’ye, Halkevleri’ne, TKP’ye ve eyleme başka örgütler aracılığıyla katılanlara ya da kendi başlarına Barış Seferi’ne destek verenlere, katılamadıkları halde gönüllerini gönderenlere selam olsun. Onlar, bu ülkenin onurudurlar.