Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Selim Yalçıner

Katliam Müteahhitleri

Yayın Tarihi: 07.05.2021 , 23:59 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:59

Katliam, cinayet, şiddet, provokasyon, silah kaçakçılığı, fuhuş…

Bu suçlar, uluslararası ‘etkinlik’ gösteren bir mafya örgütlenmesinin işleri değil. Hepimizin bildiğimiz Blackwater’ın suçları. Blackwater, anımsayalım, Bush Yönetimi’nin Irak’ın işgalinden sonra görev verdiği askeri müteahhitlik şirketlerinden biri. Biri ama, öyle böyle bir şirket değil bu, ‘her yola’ gelebilen bir özel kuruluş. Blackwater’ın resmi görevi, Irak’taki elçilik mensupları ile diğer sivil kişilerin güvenliğini sağlamak. Ancak, şu anda Alexandria, Virginia’da Federal Mahkemece görülmekte olan davasında bu şirket, giriş tümcemizde sıraladığımız suçları işlemekten yargılanıyor, yani asıl görevini pek yerine getirebildiği, getirebilecek zamanı bulabildiği kuşkulu.

Olay, şöyle gelişiyor: 2007 yılında bu Blackwater’ın bir grup paralı askeri, Bağdat’ın önemli kavşaklarından birinde, üniformasız bir halde, yoldan geçenlere rasgele ateş açıyorlar. Çok sayıda sivil kişi yaralanıyor, 17 masum Arap ölüyor. Bunun üzerine, ölenlerin yakınları –kendi girişimleriyle değil, Amerikan yasalarını iyi bilen Amerikalı avukatların teşvikiyle, Blackwater şirketi aleyhine tazminat davası açıyorlar. Blackwater şirketi ayrıca, ABD’de yeni yönetimin iş başına gelmesinin ardından sözleşmesinin uzatılmaması nedeniyle Irak’ı terkediyor. Yani, özetle, Blackwater, Irak’ta ‘direnişçilerin sivil halka katliam uyguladığı’nı medyaya servis etmeye çalışırken, provokasyon yaparken, suçüstü yakalanıyor, başı da Amerikan avukatlarıyla derde giriyor.

Tabii bu Blackwater sadece provokasyon yapmıyor, başka işler de yürütüyor. Eski bir Navy Seal mensubu olan kurucusu Erik Prince’in özel uçağıyla örneğin, Irak‘a kaçak silah getiriyor, cinayet ve şiddet zaten asli görevlerinden, fuhuş da yapıyor. Fuhuş şöyle oluyor, paralı askerlere kaçırdıkları küçük yaştaki kızları ‘servis’ ediyorlar. Kızlar daha sonra da ortadan yok oluyorlar. Bu, fuhuş ve cinayet suçu örneğin, bilebildiğimiz bir anda 17 ve daha fazla sayıdaki silahsız, sivil, masum Arabı –suçu direnişçilerin üzerine atmak üzere örgütlenerek- öldürmek de katliam suçu, örneğin.

Avukatlar, bu davayı sadece tazminat davası olarak da açmıyorlar, ceza davası da sürüyor. Bu davada, avukatların iki tane önemli tanığı var. İsimleri gizli tutuluyor, açıklanmıyor. Bu iki tanığa John Doe 1 ve John Doe 2 deniliyor. John Doe 1, eski bir deniz piyadesi, filmlerden kahramanlıklarını izlediğimiz marine’lerden yani, Irak’ta ‘iş’ yapan eski bir şirket mensubu, paralı askeri yani. John Doe 2 ise Blackwater’ın ABD’deki ofislerinden birinin yöneticisi. Şirket hakkında açıklamalarda bulunanlar bunlar. Mahkeme başlayıncaya kadar isimleri gizli tutulacak, bulundukları yeri kimse bilmeyecek.

Bu tanıklar, bir konuya daha değiniyorlar ifadelerinde: Blackwater, çalışanlarının bir bölümünü ötekilerden ‘daha’ gizli örgütlüyor, bunları Tapınak Şövalyeleri halinde eğitiyor. Bu paralı askerler, 12. Yüzyıl’daki şövalyeler gibi, müslüman öldürmeyi ‘onur’ bilerek yetiştiriliyor, masum insanları öldürmekten dolayı herhangi bir vicdan azabı duymayacak ideolojik-teolojik desteklerle donatılıyorlar. Kendi aralarındaki muhaberelerinde de Tapınak Şövalyelerinden kalma terimler kullanıyorlar.

Sorulabilir, başka nasıl eğitilselerdi diye, sorun şurada: Sıradan bir Amerikan askerine marine, GI, ranger neyse, ‘ağır’ gelebilecek görevler söz konusu burada, yani onlara bile.

Blackwater’ın sözleşmesinin uzatılmaması sevinilecek bir karar gibi görünüyor ama, Irak’ta son aylarda her gün 50-60 kişi ölüyor, tümü de Iraklı, sivil ve masum kişiler bunlar. Amerika Birleşik Devletleri hani Irak sokaklarından-büyük üsleri boşaltıp Irak’ı tümüyle terketmek söz konusu değil, bilindiği gibi- çekilecekti, bu durumda bu karar nasıl uygulanacak, ayrı bir soru, ve de son soru: günlük masum bilançosunu kim yükseltiyor?

Selim Yalçıner 'ın Son Yazıları