Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Selim Yalçıner

Esas Çocuk Sıkıştı mı, Mavi Ceketliler Hemen Yetişir

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:17 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:17

Hollywood'un o tüm gezegene elden gelen her şey yapılarak izlettirilen Western'lerinde sıkça işlenen bir kurgu vardır: Vahşiler, yerliler ya da kızılderililer olarak tanımlanan gruptan biri ya da birkaçı, yaşam alanlarına el koyan 'beyaz'lara bir şekilde karşı koyar ya da böyle bir şey uydurulur ve duyulur, esas çocuk hemen oraya gider, beyaz işgalcinin intikamını almak için. Vahşiler-kızılderililerle kahramanca savaşırken bir an gelir, zor duruma düşer. İzleyici, esas çocuk ölecek mi ölmeyecek mi diye heyecandan küçük dilini yutmuşken, bir boru sesi duyulur, 'mavi ceketliler', 'uzun bıçaklılar' olarak sıfatlandırılan askerler, süvariler yani, gelir, o son anda, esas çocuğu kurtarır. Esas çocuk da, çok önceden gözüne kestirmiş olduğu, yörenin, kalenin, kasabanın en güzel kızına sahip olur, film biter. İzleyiciler, rahatlamış, ferahlamış bir biçimde salonu terkederler. Her şey yolundadır. Ortalığı pislik götürürken insanın aklına nereden gelir bu senaryo, 'doğrusunu söylemek gerekirse' akılcı bir biçimde açıklanır bir şey değil, Genel Kurmay'ın son bildirisi mi bu kurguyu çağrıştırdı diye sorulacak olursa, yanıt, kesin, açık, net bir 'hayır'dır. Nokta.

Gerçi askerin 12 Eylül 1980 tarihinden itibaren ağırlıklı olarak görülen ince ayar'lı kararları, bildirileri, duyuruları, emirleri, uygulamalarının sadece politik yaşamımızı da değil, tüm yaşamımızı derinden etkilediği Kürtçe konuşmanın yasak edilmesinin ve Diyarbakır Cezaevi'nde yoldan toplanan Kürtlere bok yedirilmesinin durduk yerde türbanın üniversitelerde yasaklanmasının umulmadık bir şekilde imam hatip okullarının sayısının geometrik bir biçimde artırılışının "Bizim adayımız Emekli General Turgut Sunalp'tir" denilerek adaşı 'rahmetli' Özal'ın seçtirilişinin 28 Nisan 'postmodern' darbesine yol açan açıklamanın ardından gelen AKP karşıtı e-bildirilerin, bu partinin olağanüstü oranlarda oylar alarak seçimler kazanmasına nasıl yardımcı olduğu ve ülkede bağımlı gericiliğin yönetime 'sivil' bir biçimde el koymasına ne tür katkılarda bulunduğunun hiç kimsenin itiraz edemeyeceği bir açıklıkta göründüğünü söyleyenler bulunsa da, birinci paragrafın sonundaki 'hayır'da gene de ısrarlıyız. Nokta.

Askerin gelip son anda esas çocuğu kurtarmasının aslında sadece ve sadece Hollywood kurgularında bulunduğunun 'bilincinde' olarak, Genel Kurmay'ın yayınladığı son bildirinin AKP Hükümeti'ne ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a büyük bir yardım olduğunu düşünmenin, komplo teorisi kapsamında ele alınması gerektiği 'değerlendirilmektedir'. Nokta.

Tıpkı, eski Genel Kurmay Başkanlarından Yaşar Büyükanıt'ın seçimlere beş on gün kala 'kafası son derece bozulmuş bir halde', 'şahsen' kaleme aldığı ve Genel Kurmay Başkanlığı'nın internet sitesinde yayınladığı bildirinin AKP'ye seçimlerde 10 puan getirdiği 'safsata'sı gibi. Nokta.

Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner'in, Haziran 2011'deki seçimlere çok kısa bir süre kala şiddetli AKP karşıtı bir bildiri, 'hatta' bildirilerle bu Parti'ye destek verebileceği kuşkularının da, komplo teorisi üretmeye yatkın bazı 'dimağ'lardan kaynaklandığı, esef verici bir biçimde 'değerlendirilmektedir'. Nokta.

Ülkenin, seçim sath-ı mailine (eğik düzlemine) girdiği bir dönemde, askerin birazcık olsun susması gerektiğini, böylelikle göstermelik bile olsa demokratik görünümün korunmasının yararlı olacağını ifade edenlerin görüşlerinin gerçekle bağdaşmadığı, ülkenin, ülkesi ve milletiyle bölünmezliği ilkesinden vazgeçilmesinin söz konusu olmadığı' değerlendirilmektedir'. Nokta.

'Yeni CHP'nin, eğer oy almak istiyorsa askerle tartışması ve hatta askerden fırça yemesi gerektiğini öne sürenlerin varlığının, Türkiye Cumhuriyeti'nin bekaasına yönelik bir tehdit olarak algılandığı ve bu tür mihrakların görüşlerine aldırılmamasının aciliyeti 'değerlendirilmektedir'. Nokta.

Askerin, bazı politikacılara ve partilere karşı sadece bildiriler yayınlamakla yetindiği ve dolayısıyla onlara çok değerli dolaylı yardımlar sunduğu, bağımlı piyasacı gericiliğe karşı mücadele edenlere ise her daim acımasızca davrandığı şeklindeki beyanların 'gerçeklerle uyuşmadığı' 'değerlendirilmektedir'. Nokta. Nokta. Nokta.

Selim Yalçıner 'ın Son Yazıları