Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Selim Yalçıner

Bu 'Yavuz', o 'Yavuz' gibi olmasın!

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:25 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:25

Doğu Akdeniz’deki petrol ve gaz arama sıkıntısına Türkiye de, medyadan öğrendiğimize göre, sismik araştırma gemisi Piri Reis’i bölgeye, araştırma yapmak üzere göndererek katıldı. Piri Reis’e, gene basından okuduğumuza göre, gerek görüldüğünde koruma yapması için bir savaş gemisi görevlendirildi. Geminin adı, Yavuz Firkateyni. Evet, Yavuz! Bu isim, bizim Osmanlı İmparatorluğu dediğimiz, İngilizler’in Hasta Adam dedikleri ve paylaşmak için pazarlıklar yürüttükleri yapıyı dağıtmaya girişmelerine neden olan geminin de adı: Yavuz. Çağrışım işte.

Bilenlerden özür dileyerek, yineleyelim:

Osmanlı, Almanlar’la birlikte Birinci Dünya Savaşı’na (Birinci Paylaşım Savaşı) girebilmek için, iki Alman gemisine (Goeben ve Breslau) Osmanlı bandırası çekerek (Yavuz ve Midilli) Rus limanlarını bombaladı ve savaşa böylelikle katıldık, sonu malum. Yavuz, 1960’lı yıllarda sökülerek metal hurdacılarına satıldı.

Bu Yavuz, eski Yavuz, 1911 yılında Alman Blohm-Voss tersanelerinde yapılmıştı, yeni Yavuz, Yavuz Sınıfı firkateynlerin ilki olarak 1985 yılında aynı tersanelerden denize indirildi ve 1987 yılında T.C. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na katıldı. Bugünlerde de Mersin İli Silifke İlçesi Taşucu Beldesi’nde bulunan Nato Limanı’na geldi, demirledi ya da baştan kara, kıçtan kara, bordadan yanaştı. Piri Reis sıkıntıya düşerse yardımına gidecek.

Bu ‘Yavuz’un, şu anda Mersin’de bulunan Yavuz Firkateyni’nin kaderi, birincisine benzemesin. Birincisi, hiç de olumlu anılmıyor çünkü. Büyük bir batışın, bitişin simgesi halinde. İlk büyük toplu savaş gemimiz –artık ne kadar bizimse- Yavuz’un bu olumsuzlukta bir suçu yok, metalin ne suçu olsun ki, ancak Yavuz ve Midilli dendiğinde akla çöküşün geldiği de bir başka gerçek. Bunu, savaş gemilere isim veren makamlar, artık onlar hangisiyse, mutlaka değerlendirmişlerdir, bir bildikleri vardır.

Yavuz Firkateyni’nin Piri Reis’i korumak üzere görevlendirilmesine karar verenlerin de gene mutlaka bir bildikleri vardır.

Biraz da Piri Reis’ten söz edelim. Aynı şekilde, medyadan öğrendiğimize göre, Piri Reis’in sismik araştırma yapma yeteneği, bin 200 metreye kadar. Yani, daha derinleri araştıramıyor. Oysa ki Doğu Akdeniz’de araştırma yapılması gereken derinlik, iki bin metreden başlıyor. Piri Reis’i bölgeye araştırma yapmaya gönderenler, deniz zemininde değil suda araştırma yapacaklarsa sorun yok, hayır, deniz zemininde ve bu zeminin de oldukça altında araştırmayı hedefliyorlarsa, oldukça büyük problemleri var demektir. Ünlü denizcimiz, Türkçe’nin yanında Yunanca, İtalyanca, Portekizce ve İspanyolca’yı iyi bilen, 1513 yılındaki haritasının bugün dahi büyük övgü gördüğü, sonu, padişah (1. Süleyman, Kanuni) tarafından kellesi vurularak gelen Piri Reis’in adı verilen geminin araştırma yeteneğinin biraz daha geliştirilip ele güne komik duruma düşürülmemesi gerektiğini de ilgili makamlar mutlaka biliyorlardır.

Yavuz’a geri dönersek, umarız bu gemi, bir takım limanları, gemileri bombalamaz, hatta Nato Limanı’ndan denize açılması bile gerekmez ve barış içinde sorunların çözümü için adımlara tanık oluruz. Aksi halde, yaşayabileceğimiz olaylar, birincisine rahmet okutabilir ki, bunu ilgili makamlar da kesinlikle istemiyorlardır.

Yavuz adı, bunları çağrıştırdı. Çağrıştırmaz olaydı.

[email protected]

Selim Yalçıner 'ın Son Yazıları