Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Selim Yalçıner

Bir 'Büyük Yalan' Bir Kez Daha Yıkıldı: Yetkiyi Tanrıdan Almak

Yayın Tarihi: 07.05.2021 , 23:36 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:36

Bir 'Büyük Yalan' daha yıkıldı. İkinci kez yıkıldı aslında. İlkinde, 1789 Devrimi'nde yıkılmıştı. Yetkisini 'Tanrıdan' alan kralların, krallıkların çökmesiyle. Devrimle. Halk ayaklanmasıyla. Günümüzdeyse, İran'da, Ali Hamaney'in Tanrı'dan aldığını söylediği yetkiyle yönettiğininin artık kabul edilmemesiyle. Halk ayaklanmasıyla. Halk, Ali Hamaney'i şu ana kadar devirememiş olsa da, bu dalgada belki devirecek gibi görünmese de, yetkisini Tanrı'dan aldığını iddia eden bir yöneticiyi kabul etmiyor.

Nereden nereye geldik, ileri, geri, hangi noktalara düştük:

Fransız Devrimi'nden, 1789'dan bu yana 220 yıl geçti, hala yetki meselesini çözümleyebilmiş değiliz. Halka geçmemiş miydi 1789'dan sonra iktidarın yetki kaynağı, demokrasi sözcüğünü çokça kullanıyoruz, nedir durum şimdi?

Ayrıca da, bu yetki sıkıntısını, Tanrı'dan mı geliyor, halktan mı, bir tek İran'da gördüğümüzü de sanmayalım. Kendi ülkemizden başlayalım, ta Amerika Birleşik Devletleri'ne kadar gidelim. Orada da en son bildiğimiz örnekleriyle baba oğul Bush'lar örneğin, iktidarlarına, politikalarına, saldırganlıklarına kaynak olarak sık sık Tanrı'yı, kitapları göstermiyorlar mıydı, Armageddon vesaire?

Tanrı mı Bush'u sağa sola saldırttı, kimyasal, radyoaktif silahlar kullandırttı, kendi askerlerini bile kanser etme bahasına, masum yüzbinlerce insanı öldürme bahasına?

Tanrı mı emretti insanları taşlayarak öldürün diye?

Tanrı mı istedi seçimlerde hile yapılmasını, bir takım zorbaların iktidarlarının yasal yoldan değişmesine olanak verilmemesi için?

Bu nasıl bir yetki? Tanrı böyle bir yetki verir mi? Böyle yetkiler verene Tanrı denir mi?

Kitaplar mı böyle yazıyor? Hangi kitaplar? Ahmed Arif'in "Canım alırlar ecelsiz / Sığdıramam kitaplara" dediği kitaplar mı?

Zorbalığın, baskının, işkencenin, cinayetlerin, savaşların, sömürünün kitaplara sığdırılması mümkün değil. Hiç bir kitap, hiç bir yetki yok bu saydıklarımızı onaylayan. Yalan bir bu, bir de, bu yalanları uygulamada Tanrı'dan yetki alındığı. Bir takım alimlikleri kendilerinden menkul adamları bir araya topla, Tanrı'nın Ayeti sıfatını al, hileli seçimleri savun, insanların taşlanarak öldürülmelerine emir ver, baskıyı zulmü kural haline getir!

Ha, bir de şu var, unutup 'haksızlık' etmeyelim:

Teokratik bir rejimin otokratik olanı varmış da, totaliter olmayanı bulunabilirmiş! Teokratik bir rejim ne zaman totaliter olacak? Her şeyi teokratik dogmalara uydur, sonra da totaliter olmadığını iddia et, böyle söyleyip yazanların sırtını sıvazla!

Tüm bunları, İran halkı yutmadı. Hem de nasıl yutmadı, hiçkimsenin beklemediği bir anda, ummadığı koşullarda ayaklanarak.

Hangi büyük yorumcu, gözlemci vesaire İran'da bir şeyler olacağını sezdi? Hangisi bu yönde bir imada bulundu? Hiçbiri. Otuz yıl sonra, tam otuz yıl sonra, gericilerin İran devrimini gasp etmelerinden bu kadar süre sonra, kim bekliyordu bir halk ayaklanmasıyla bu ülkede iktidarı Tanrı adına kullandıklarını söyleyenlerin büyüsünün bozulacağını?

Evet, büyü bozuldu. Bundan sonra İran'daki gelişmeler ne yöne giderse gitsin, hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Tanrı adına yetki kullandıklarını iddia edenler bundan böyle bu ülkede eskisi gibi at koşturamayacaklar. Ne yaparlarsa yapsınlar.

Selim Yalçıner 'ın Son Yazıları