Selim Yalçıner
Avusturya'da Neonazi Saldırıları Yeni Boyut Kazandı
Yayın Tarihi: 07.05.2021 , 23:36 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:36
DÜNYA SOLA DÖNÜYOR - AVUSTURYA Yazıları
Avusturya'da Neonazi saldırıları son haftalarda önemli, ilgili herkesi ayağa kaldıracak kadar ciddi boyutlara ulaştı. İlk saldırı, Avusturya'nın, Hitler'in doğum yeri olan eyaleti Oberösterreich'daki KZ Ebensee, Ebensee Toplama Kampı'ndaki anma toplantısı sırasında meydana geldi. Üniformalı 5 genç, Hitler selamı verip "Sieg Heil!" diye bağırarak kamptan canlı kurtulabilen yaşlı Yahudilere saldırdılar. Bunlardan, yaşı 16 olan ikisi, darp, cana zarar verme suçuyla gözaltına alındı. Diğerleri, yaşları küçük olduğundan salıverildi.
İkinci saldırı, Auschwitz Toplama Kampı'na Nisan Ayı sonunda düzenlenen bir anma gezisinde yapıldı. 14-17 yaşlarındaki öğrencilerin gönüllü olarak katıldıkları bu gezide bir kaç öğrenci, 'öne sürüldüğüne göre', Yahudilerin topluca öldürüldükleri gaz odalarını gezerken, 'Tüm Yahudileri öldürmek gerekir,' dediler. Bununla kalmadılar, anma gezisini amacından çıkaracak tartışmalara girdiler, sonunda da etkinlik sona ermeden, düzenleyiciler tarafından evlerine geri gönderildiler.
Olay büyüdü. Viyana Eğitim Müdürlüğü, bu çocuklar ve öğretmenleri hakkında soruşturma başlattı. Anma gezisine katılan tüm öğrencilerin, öğretmenlerin düzenleyicilerin ifadelerine başvuruldu. Soruşturma, önümüzdeki hafta sonuçlanacak.
Morah, March of Remembrance and Hope Derneği, Nazi toplama kamplarına düzenli anma gezileri düzenliyor. Bundan amaç, öğrencilerin bu kamplarla ilgili bilgilendirilmeleri ve gelecekte benzeri vahşete tanık olunmaması. Bu, Avusturya'da, Almanya'da olduğu devlet politikası ve bilindiği gibi, bu ülkelerde Nazi partisi kurulması, Nazi çağrışımı yapan semboller, simgeler kullanılması yasak.
Çok kısa özetlemek gerekirse, Morah, anma gezilerini düzenleyen dernek, okullarla ilişkiye geçiyor, ilgili öğretmenlerle workshoplar yapıyor, öncelikle politik açıdan onları bilgilendiriyor ve etkinliğe katılacak öğrencilerin belirlenmesiyle birlikte geziyi yürütüyor. Nisan Ayı sonundaki geziye de 17 okuldan 400'ün üzerinde lise öğrencisi katılıyor, az önce belirttiğimiz olaylar meydana gelince de Morah sorumluları, söz konusu öğrencileri, anma gezisinin tamamlanmasından önce evlerine geri gönderiyor ve Viyana Eğitim Müdürlüğü'ne durumu bildiriyor. Antisemitik sözler söyledikleri için Auschwitz'den Viyana'ya gönderilen öğrenciler, Viyana'nın 8. Bölgesi'ndeki Gymnasium Albertgasse'den, bu okul genellikle varlıklı ve eğitimli ailelerin çocuklarının devam ettiği ve bitirenlerin üniversiteye sınavsız alındıkları bir lise, alt gelir ve kültür gruplarından gelenlerin değil. Şaşırtıcı olan da bu, zira bugüne kadar, Neonazi çıkışlar, son değindiğimiz gruplardan kaynaklanmıştı. Eğitimli ailelerin çocukları da artık Neonazilik yapmaya başlıyorlar, hem de yüksek sesle.
Federal Eğitim Bakanı Claudia Schmied, "Çocuklarımızın ülkemizin tarihini ve geçmişimizin bu karanlık döneminin vahşetini öğrenebilmeleri için politikacılarımıza, ailelerimize, medyamıza ve tüm toplumumuza büyük sorumluluk düşmektedir. Öncelikle de okullarımız, demokrasimizin nasıl çalıştığını çocuklarımıza anlatmakla görevlidirler. Hoşgörüsüzlüğe, faşizme ve radikal sağcılığa karşı elimizden geleni yapmak zorundayız. Seçme yaşının 16'ya inmesinden sonra, okullara zorunlu politik eğitim dersleri koyma kararımızı 2009-2010 döneminde uygulayacağız," diyor. Bu arada, Medeni Cesaret - Sivil Courage Training'i de gündemde. Bu nedir gençler, Neonaziler'le temasa geldiklerinde onlara nasıl karşılık verecekler, bunun uygulamalı eğitimi. Faşizme karşı savaşmış bir sosyal demokrat partinin iktidarında, o partinin sermaye ile nasıl bütünleşmiş olduğunun bilinmesine karşın, totaliter arayışların ortaya çıkması üzerine tarihsel belleğin ne tür tepkiler verebileceğine örnek kararlar, uygulamalar bunlar.
Faşizm, bu belayı yaşamış ülkelerde Neonazizm şeklinde yeniden baş göstermeye başladığında ne tür tepkilerle karşılanıyor, biraz aktarmaya çalıştık. Yapılanlar, yukarıda anlattıklarımızla sınırlı değil elbette, bir çok başka düzey ve süreçlerde de faşizme karşı mücadelenin nasıl yürütüleceğine kafa yoruluyor.
Totalitarizm, faşizm belası yani, nerede görülürse, en azından yukarıda anlattıklarımız gibi başlayan karşılıklar verilebilirse yenilebilir. Yenilebilir dedik, zorunlu sonuç değil, bunun için uğraşılması gerekli, hepimizin, her yerde.