Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Renan Bilek

HSYK oylaması ve muhalefet

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:10 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:10

14 Şubat Cuma günü, 20 saat süren çalışmanın sonucunda, HSYK ile ilgili düzenleme oylanarak kabul edildi. HSYK’nın 2010 yılındaki Anayasa referandumunda verilen EVET oylarıyla değiştirilen yapısı, şimdi bir kere daha iktidar partisinin isteği yönünde değiştirilmiş oldu.

Referandumda “yetmez ama” ya da gayet yeterli olarak EVET diyenlere, “referandumda verdiğiniz oylarla değiştirilen HSYK’nın, şimdi fikriniz alınmadan yeniden değiştirilmesi sizi rahatsız etmiyor mu?” diye sormanın ne kadar anlamsız olacağı herkesçe malum. Aslında, “referandumda verdiğiniz EVET oyuyla HSYK’nın yapısını da değiştirdiğinizi biliyor muydunuz?” diye sormak daha akıllıca olacak belki de.

Hayır hayır! Sanırım bu da çok saçma. Çok anlamsız. Bu ülke insanının, neye oy verdiğini bilmediği ihtimalini düşünmek bile istemiyorum. Ama olabilir de. Günlük işler, gündelik koşturmacalar yoğunluğunda, seçmenlerin bir kısmı bu konuya dikkat etmemiş, bunu atlamış olabilirler değil mi?

Diyelim ki öyle. Peki, bir milletvekilinin buna hakkı var mıdır? Bir milletvekilinin, oylaması yapılan kanunu, düzenlemeyi ve her neyse onu, bilmeme hakkı var mıdır? Yoktur tabii ki! Yoksa adama “o zaman senin orada ne işin var?” diye sorarlar değil mi?

HSYK düzenlemesinin içeriği de uzun süredir gayet net bir şekilde biliniyordu milletvekilleri tarafından. Televizyonlarda saatlerce tartışıldı. Gazetelerde bile çarşaf çarşaf yayınlandı. Düzenlemenin içeriğini buradan uzun uzun yazmaya gerek yok. Tek bir cümleyle özetlemek gerekirse, “HSYK yetkileri artık, Adalet Bakanı’na devrediliyor”.

Açık açık yazalım da tarihe kayıt olarak geçsin:

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun yetkileri, bu kanunla, HSYK’ya başkanlık yapan Adalet Bakanı’na devredilmektedir. Adalet Bakanı da, tüm bakanlar gibi Başbakan tarafından belirlenir ve görevlendirilir. Bu da, HSYK’da artık Başbakan’ın dediği olacak anlamına gelir.

Adalet Bakanı’nın izin vermediği hiçbir soruşturma açılmayacaktır. Böylesi bir durumda mesela, olası yolsuzlukların üzerini örtmede hiçbir sıkıntı yaşanmayacaktır. Seçimler bile bir formaliteden ibaret olacak, olası bir yolsuzluk ya da hile itirazı için yargıya başvurulduğunda, soruşturmaya gerek olup olmadığına onlar karar verecektir.

Kısacası bu düzenleme, yargıyı tam anlamıyla iktidara bağlamaktadır.

Ve dolayısıyla, iktidar partisi dışındaki bütün parti ve milletvekillerinin de varoluş sebeplerini ortadan kaldırmaya yönelik potansiyel bir güce sahiptir.
Peki, HSYK düzenlemesindeki oy dağılımına hiç dikkat ettiniz mi?

Kullanılan oy sayısı: 238.. Kabul: 210.. Red: 28

Katılacakları seçimleri bile anlamsız kılma şansı olan bu düzenlemenin oylamasına katılan muhalefet partili sayısı 28. Sadece 28. Yazıyla: YİRMİSEKİZ.
Oysa mecliste, iktidar partisi milletvekili olmayanların dağılımı şu şekilde:

CHP 134, MHP 52, BDP 26, HDP 4 ve Bağımsız 13 = 229

İktidar partisinin, seçim sonuçlarına itirazı engelleyerek belki de yolsuzluk ve hile yapmasının hesabının bile sorulamayacağı bir düzenlemenin oylamasına, iktidar partisine mensup olmayan 229 milletvekilinden sadece 28’i katılmıştır. Oysa bırakın bağımsızları bir yana, muhalefet partilerinin tam kadro katılımı (134+52+26+4=216), 210 oyla kabul edilen bu düzenlemeyi engellemeye yeterli oluyor.

Yerel seçimlerde “AKP olmasın da kim olursa olsun” diye düşünen dostlarım, gönüllerinde yatan adaylara oy verdikleri taktirde oylarının “boşa gideceği” endişesindeler.

Ben de sadece yukarıdaki hesabı sunarak onlara şunu sormak isterim:

Şimdiye kadar verdikleriniz boşa gitmiş olmadı mı bu düzenlemeyle?

Kendi varlıklarını bile ortadan kaldırabilecek bir düzenlemenin oylamasına, halkın oy verdiği muhalefet milletvekillerinin neredeyse sadece %10’u katılmış. Neredeler? Ya aday belirlemedeler ya bizzat çalışmalarda yerel seçimler için.

Geçmiş olsun Türkiye. Her nerede uyuyor ve uyutuluyorsan!..

Renan Bilek 'ın Son Yazıları